Tele 1 Patronu Merdan Yanardağ’ın Tayyip benzeri attığı taklalar üzerine…

02.12.2023
124
A+
A-

Tele 1 Patronu Merdan Yanardağ, bugün ikindi saatlerinde Genel Sekreter Yardımcımız Av. Tacettin Çolak’a, Genel Başkan’ımızın 27 Haziran 2023 tarihinde yayımlanan videosuyla ilgili hakaret içerikli bir mesaj göndermiştir.

Merdan Yanardağ’ın Genel Sekreter Yardımcımız Av. Tacettin Çolak’a gönderdiği mesaj olduğu gibi aşağıdadır:

***

Merhaba Tacettin.. HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut’un benim tutuklanmam üzerine yaptığı kınama açıklamasını okudum. Önce bu dayanışma nedeniyle sevindim. Ancak daha sonra, bunun için teşekkür edip etmemekte tereddüt ettim. Sonra düşündüm ve kırılan kol yen içinde kalsın dedim. Teşekkür ederim. Çünkü, Nurullah’ın, sosyal şöven bazı çevrelerden gelen bazı eleştiriler üzerine yaptığı ikinci bir açıklama büyük bir haksızlık ve saldırı içeriyordu. Benim hakkımda -soldadan gelen- bu kadar ölçüsüz, haksız, yanlış, iftira nitelikli ve yalana dayalı bir değerlendime görmedim. Bunu kınıyorum. Düşmanca demesem de dostça olmayan bir tutum olarak görüyorum. Açıklamanın bir yerinde şöyle diyor; “Merdan Yanardağ’ın yayın çizgisinin PKK, HDP, Yeşil Sol’la Sorosçu Kemal’in Yeni CHP’si arasındaki salıncak siyaseti olduğunu, yaptığı televizyon yayının da bu çizgide olduğunu biz defalarca yazdık, söyledik. Ve o yüzden bize ekran yasağı uyguluyor, Merdan Yanardağ.” İnsaf. Bu doğru değil. Gerçek durum tam tersidir. Ayrıca bizim uyguladığımız bir yayın yasağı da yok. Bunu nereden uyduruyorsunuz. Ben devrimci ve sosyalist bir gazeteciyim. Yayınlarımızdaki rehberimiz de sol ve devrimci ilkelerdir. Su içtiğiniz kuyuya tükürmeyin. PKK ve PYD ile yakın olduğum, CHP çizgisinde yayın yaptığımız iddiası da eğer bilgi eksikliğine dayalı bir hata değilse, büyük bir yalan ve iftiradır. Ayıptır. Biz gazeteciliğin gereklerini yapıyoruz. Sizin anlamadığınız budur. Bizi CHP’li geniş kesimler de izliyor. Onları etkilemek ve daha sola çekmek bizim işimiz. Bunun yapabilmek, ancak sözümüze açık olmalarına bağlıdır. Biz de bunu yapıyoruz. Yazılarım, kitaplarım ve yaptığım programlar ortada. Çizgim açık. Kürtçü hiç olmadım. Dahası, “Solda Türk kompleksi ve Türk düşmanlığı” hakkındaki yazılarım ortada. Üstelik, “HKP haberlerini girmeyin” diye talimat verdiğimi neden uydurdunuz. Bu büyük bir yalan. Haber değeri taşıdığı sürece biz haberlerinizi veriyoruz. Nurullah ise “mecbur kaldığımız zaman haberleri verdiğimizi” ileri sürüyor. Böyle bir mecburiyetimiz hiç yok ve olmadı. Bundan sonra da olmayacak, merak etmeyin. Ayrıca, bu tutum, anlam veremediğim “düşmanlık” benim için gerçek anlamda bir önem taşımıyor. Ancak üzüldüm.. Tutuklanmamı madem kınadınız, bari orada kalsaydınız. Bu ilişkilerimizde yeni bir başlangıç olabilirdi. Dostlara saldırmanın anlamı yok. Bu tutum ancak çocukça bir acizlik ve zavallılık olabilir. Bir özür bekliyorum. Yapmazsanız da yolunuz açık, canınız sağ olsun. Nurullah Ankut’un baştan aşağı yanlışlarla dolu ilgili açıklamasının linki şöyle;

“PKK, HDP, Yeşil Sol ve Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınıp tutuklanması hakkında…”

***

Tele 1 Patronu Merdan Yanardağ’ın hakaretler içeren, gerçekleri çarptırarak kaleme aldığı mesajına Genel Sekreter Yardımcımız Av. Tacettin Çolak’ın verdiği yanıtı da noktasına virgülüne dokunmadan aynen yayımlıyoruz:

***

Merdan nam Hafız;

Eğer bunamadıysan açıktan söylediğini yalayıp yutacak ve yalanlara sarılacak kadar ahlaki ve insanı değerlerden uzaklaşmışın.

Diyorsun ki; “ben HKP haberleri yapmayalım diye bir buyruk vermedim”.

Bu yalandır, iftiradır.

Bak hafız;

Patronu olduğun yayın kuruluşunun Telegram haber grubunda aynen şu buyruğu verdin, emrindeki medya emekçilerine: “Yeni bir duyuruya kadar HKP haberi yapmıyoruz.”

Bu buyruğunu okuyan, o zaman kuruluşunda çalışan bir emekçiyi karşına çıkaralım mı? Var mısın buna? Kaldı ki, şu an yanında çalışan emekçilerden de tanık gösterebiliriz. Ama onların adını anmayalım, bir kötülüğün dokunabilir. Fakat şu an yanında çalışmıyor olan emekçinin adını verelim: Mahmut Eren Okur.

Bu emekçinin bize açıkladığına göre; medya etiğini, devrimci ve ahlaki değerleri ayaklar altına aldığını gösteren bu buyruğun karşısında şaşırmışlar ve seni kınamışlar kendi aralarında.

Dürüst ol, isminle müsemma ol diyeceğiz ama bu tutumun bizim bu tavsiyemizi yapamayacağını açıkça ortaya koymuştur.

Açıklamanda bir hırsızın hırsızlık yaptığı yerden hızla kaçışı gibi 2016’da bize karşı yaptığın yine medya etiği, ahlakı, devrimci ve insani değerleri hiçe saydığını gösteren davranışından hiç söz etmiyorsun.

Soruyoruz; 2016’da bizim izlediğin videoda da sözünü ettiğimiz “AB-D’nin Sol Tabelalı Şark Ekspresi” başlıklı yazımızı yayından kaldırdığından ve hepsi de yandaşın olan yani aynı kapsam içinde yer aldığınız yol arkadaşlarından “editoryal bir hata sonucu bu haber sitemize girmiştir, haberimiz olur olmaz kaldırdık, özür dileriz” dediğini hiç konu etmiyorsun şimdi. Onu da mı unuttun yoksa ya da inkara mı yelteneceksin? Ve senin bu büyük yanlışın üzerine bizim sana yönelik eleştirimizi sitende yayınlamaya yüreğin yetmediğinden de söz etmiyorsun.

Bak, aynen sana şöyle demiştik o zamanlar:

İşte linki:

https://www.hkp.org.tr/abcnin-yazimizi-yayimdan-kaldirmasi-uzerine/

Oku da hiç değilse gazeteciliğe, devrimciliğe ve insanlığa dair bir şeyler öğren, başarabilirsen. Pek umutlanamıyoruz ama kim bilir belki gün gelir işine yarar, bu öğrendiklerin.

Madem, diyorsun ki “ben HDP ile Kılıçdaroğlu’nun CHP’si arasında salıncak siyaseti izlemiyorum”, peki, o zaman bizim bu yazımızı niye yayından kaldırıp benzerlerinden özür diledin? Onların tamamı da Amerikancı, NATO’cu, Burjuva Kürt Hareketi’nin, PKK’nin, HDP’nin şimdiki adlarıyla Yeşil Parti’nin, HEDEP’in yörüngesinde değiller midir?

TESEV’ci, SOROS’çu Kemal’in koltuğunu kurtarmak için Ankara’dan İstanbul’a yürüyüşü sonrasında Maltepe’de yaptığı mitingde sol anlamda hiçbir değer taşımayan, boş teneke gürültüsünden ibaret laf ebeliğine “Maltepe Manifestosu” diyerek güzelleme yapan sen değil misin? Unuttun mu o yaptıklarını?

Yine Yenikapı’da yaptığı Miting’de benzer kuru gürültüsünü de “Yenikapı Manifestosu” diye allayıp pullayan sen değil misin? İşte o “manifestolar” 14 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerinde ürün verdi. Davidson Ahmet’e, Bebecan Ali’ye, Karamolla’ya ve Mehmet Ağar’ın koruması Gültekin’e 38 milletvekili hediye etti. Tayyip’e de kazanamayacağı bir seçim kazandırdı, yeni bir başkanlık hediye etti.

Biz bunları 2010’dan bu yana yani Sorosçu Kemal Yeni CHP’nin başına bir kaset kumpası ile ABD emperyalist haydudu tarafından çöktürüldüğü andan itibaren gördük ve göstermeye çalıştık. Bütün eylemlerimiz ve Genel Başkanın seçim konuşmaları dahil tüm konuşma ve yazıları bu gerçeğin açık, kesin kanıtlarıdır.

Aslında 2016’da bize karşı işlediğin suçu bir bilinç altı itmesiyle dolaylı yoldan itiraf ediyorsun, “yeni bir başlangıç olabilirdi” diyerek. Çok önceden açılmış olan sayfayı acaba kim, ne zaman, hangi sebeple kapattı hafız? Yokla bakalım hafızanı…

Bir de hiç utanıp sıkılmadan, aklınca çirkefleşerek hakarete yöneliyorsun, “su içtiğiniz kuyuya tükürmeyin” falan diyerek.

Biz, ne suyu içtik senin kuyundan?

Sen haber siteni kurmadan önce ikimiz arasında geçen bir konuşmada “sizden gelen her haberin girmesini söyledim arkadaşlara” demedin mi? Biz bunun üzerine yazılarımızı, haberlerimizi sitene göndermeye başladık ve senin 2016’da yaptığın saygısızlık ve terbiyesizlik üzerine Genel Başkan; “benim hiçbir yazım bundan sonra bu siteye gönderilmeyecek” dedi yoldaşlarımıza. Bunu da size yönelik eleştirisinde belirtmedi mi?

Sen, birkaç yıl önce Genel Başkan’ı bir programa çıkartma teklifinde bulundun bana. Ben de dedim ki sana “Genel Başkan senden özür bekliyor, ben ileteyim ama o özür gelmeden teklifini kabul etmez” dedim.

Sonra, daha yakın bir zamanda, bir medya çalışanın “Genel Başkan’la Merdan Yanardağ bir program yapmak istiyor, davet ediyoruz Genel Başkanı” dedi. Ben Genel Başkan’la görüştüm, “Merdan 2016’da yaptığından dolayı özür dilemeden onunla işim olmaz” dedi Genel Başkan bana. Ben de bunu medya emekçinize ilettim. Gerekçesini de Genel Başkan şu şekilde bildirmişti; “Gelmiyoruz, sebebini Merdan Yanardağ bilir.” Emekçiniz bunu sana iletince beni aradın. “Ya nedir bu mesele, niye gelmiyor” dedin. Ben de sana aynen şu cevabı verdim: “Genel Başkan 2016’da yaptığından dolayı senden özür bekliyor, bunu daha önce de seninle konuşmuştuk”. Bunun üzerine sen ne dedin? Aynen şunu: “Ha, işte ben buna alınırım” dedin ve konuşma bu şekilde sonlandı.

Biz, kimsenin kuyusuna tenezzül etmeyiz. Kendin ve benzerlerinle karıştırma bizi..

Genel Başkan’ı yine muhalif bir kanaldan programa davet ediyorlar, birkaç ay önce. Tamam diyor, başkan. Tüm hazırlıklar tamamlanıyor. Fakat yayının başlamasına kısa süre kala yayının moderatörü, sevimli, dürüst kızcağız teknik ekipteki arkadaşımızı arayıp “ya Genel Başkan çok sert konuşmasa” önerisinde bulunuyor. Arkadaşımız da “peki bu nasıl olacak?” diye soruyor. “Mesela ben bir teklifte bulunayım, bazı konulara girmese” diyor. Arkadaşımız Genel Başkan’a iletiyor bunu. Genel Başkan; “Bize neyi, nasıl söyleyeceğimizi kimse öğretemez, bu hanımefendinin bizden özür dilemesi gerekir, ayrıca medya etiğini de bundan sonra unutmamasını tavsiye ederiz, bu iş noktalanmıştır” cevabını veriyor ve arkadaşımız aynen iletiyor bunu, karşı tarafa..

Sevimli ve ahlaklı kızımız “çok haklı Genel Başkan, çok çok özür dilerim ama bunu söylememi bana genel yayın yönetmenimiz emretti” diyor. Biz de “tamam hanımefendi, kolaylıklar dileriz” deyip işi bitiriyoruz.

Biraz sonra aynı TV’nin Genel Yayın Yönetmeni Genel Başkan’ı arıyor, bir şeyden haberi yokmuş havasında. “Yahu öyle şey olur mu? Yanlış yapılmış size, benim programıma çıkın” diyor. Genel Başkanımız ise “gerekmiyor, bize nasıl konuşacağımızı, TRT’deki propaganda konuşmalarında nasıl konuşacağımızı Tayyip’in YSK üyeleri bile buyuramadı, onlara bile hak ettikleri cevabı verdik ve bildiğimiz gibi konuştuk” karşılığını verip görüşmeyi sonlandırıyor.

Bilmem bir şeyler anlayabildiniz mi?

Biz, siyasi hayatımız boyunca hiç kimseden proletarya yoldaşlığı, devrimciliği ve dostluğu dışında bir şey talep etmedik bugüne dek. Hele sizin gibilerden hiçbir talebimiz olmaz.

Bir de terbiyesizliği uç boyuta taşıyarak bizi zavallı kavrayışınla “çocukça bir acizlik ve zavallılık” içinde olmakla küçümsemeye kalkışıyorsun.

Aynaya bak hafız.

Genel Başkan ve biz Önderimiz Hikmet Kıvılcımlı gibi işkenceci cellatların karşısında bile acizleşmedik, zavallılaşmadık. Onlara karşı sloganlarımızı haykırıp, küfürlerini aynen iade ettik. Sen, gerçek insan görmediğin, tanımadığın için herkesi kendin ve çevrendekiler gibi sanıyorsun. Hadi git başka yerlerde siftin…

Son olarak şunu da belirtmiş olalım. Genel Başkan ve biz bugüne dek yaptığımız her eylem ve ağzımızdan çıkan her sözün arkasında durmuş, onu savunmuşuzdur. Senin tutuklanmana karşı yaptığımız açıklamanın da arkasındayız tabiî ki… Genel Başkan gerekçesini de netçe ifade ediyor, izlediğin videoda.

Biz yiğitlikler, mertlikler hareketiyiz. Biz aynı zamanda ahlak savaşçısıyız da Genel Başkan’ın da sık sık belirttiği gibi. Tabiî bu kapsam çerçevesinde adalet dağıtıcıyız aynı zamanda…

Bilmiyoruz sana bir dirhemcik de olsa ahlaka, insanlığa ve devrimci değerlere dair bir şeyler anlatabildik, öğretebildik mi?..

02.12.2023

Avukat Tacettin Çolak

***

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz