On’lar Halkların Kurtuluş Mücadelesinde Ölümsüzleştiler!

30.03.2019
61
A+
A-
On’lar Halkların Kurtuluş Mücadelesinde Ölümsüzleştiler!

Evet, ölümsüzleştiler diyoruz. Çünkü bizler biliyoruz ki ömürlerini Halkların Kurtuluş Mücadelesine adayanlar, “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” şiarıyla Sosyalizm için mücadele edenler ve yoldaşlarını idamdan kurtarmak için gözlerini bile kırpmadan ölüme gidenler, tabiî ki ölümsüzdürler.

Eninde sonunda bu kanser düzeni yıkılacak. İnsanlık Altın Çağ adını verdiği ve yaklaşık 1 milyon 7 yüz bin yıl süren İlkel Komünal Toplumda nasıl kardeşçe yaşamışsa, yine insanın insanı ezmediği, sömürmediği o Altın Çağları bu sefer bilinciyle yeniden yaşayacak. İşte o zaman insanlık, ne insanlığı karanlığa götürmeye çalışan Ortaçağcı gericileri, ne yerli yabancı Parababalarını, ne Kontrgerilla güdümünde devrimci kanı içmeye yeminli faşistleri, ne de kendi çıkarları uğruna milyonlarca masum insanın kanına susamış ABD-AB Emperyalistlerini anmayacak. O kutlu gün geldiğinde insanlık, insanlığın tek bir Sosyalist aile gibi yaşayacağı günler için mücadele eden, kendini bu mücadeleye adayan On’ların isimlerini ve mücadelelerini anacak ve unutmayacak.

On’lar; Mahir Çayan, Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin, Nihat Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kâzım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Ömer Ayna, Saffet Alp kendileri gibi ömürlerini Halkların Kurtuluş Mücadelesine adayan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan Yoldaşlarının idam kararlarını durdurmak için ölüm karşısında gözlerini bile kırpmayarak ölümsüzleştiler.

On’ların hiçbir korkuya yer vermeden, yüreklerinde kararlılıkla taşıdıkları dava;

Antiemperyalistti;

İnsan soyunun baş düşmanı ABD’ye ve şimdinin Avrupa Birliği, o zamanın Avrupa Ekonomik Topluluğu’na karşılardı. Mücadele ettikleri her yerde “Onlar Ortak Biz Pazar”, “Ya İstiklal Ya Ölüm” sloganlarını haykırdılar.

Antişovendi;

Türk ve Kürt Halklarının Kardeşliğinin ve Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkının yılmaz savunucusuydular.

Antifeodaldi;

İnsanlığı Ortaçağ karanlığına geri döndürmek isteyen şeriata, Birinci Kurtuluş Savaşı’mıza ve onun önderi Mustafa Kemal’e kin kusan emperyalistlerin maşası ve beslemesi “Yeşil Kuşak” çılara, din alıp din satan dincilere karşı Laikliğin yılmaz savunucusuydular.

İşte On’lar böylesine haklı, böylesine kutsal bir davanın savunucusu olarak Halkların Kurtuluş Mücadelesinde İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞÇILARI olarak ölümsüzleştiler.

Bugün ON’ların bu haklı mücadelesini Gerçek Devrimciler olarak Kurtuluş Partisi Gençliği devam ettiriyor.

Çünkü bizler biliyoruz ki;

Kızıldere şehitlerini savunmak “Şeriat Ortaçağdır” diyerek antifeodalist olmak ve ülkemizin faşist bir din devletine dönüşmesine karşı mücadele edebilmektir.

“Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi”, “İşgalci Yunanistan Adalardan Defol” diyerek antiemperyalist olmaktır.

“Yaşasın Halkların Kardeşliği” diyerek Kürt Sorunu’nun çözümünde emperyalist çözüme karşı, halkların tıpkı eskisi gibi bir arada kardeşçe yaşadığı devrimci çözümü savunmak, antişoven olmaktır.

Geçen yıl 1 Nisan 2018 tarihinde; Kadıköy Boğa’da, Kurtuluş Partisi Gençliği flamalarıyla, Parti amblemimizin bulunduğu bayraklarla, Mustafa Kemal’in kalpaklı fotoğrafının ve “Bağımsızlık Benim Karakterimdir.” Sözünün yer aldığı bayraklarla, “Kahrolsun Emperyalizm” yazan dövizlerle, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın posterleriyle, Kızıldere anması için toplanan yoldaşlarımız gözaltına alınmıştı.

Bu durum bir kez daha göstermektedir ki KORKUYORLAR! On’ların gerçek devamcıları olan Kurtuluş Partisi Gençliğinden korkuyorlar. Çünkü biliyorlar ki yoldaşları olarak On’ların mücadelelerini bıraktıkları yerden devam ettiren ve zafere ulaştıracak olanlar bizleriz. On’ların devamcısı olduklarını iddia eden siyasetler, partiler, On’ların Antiemperyalist, Antişovenist, Antifeodal yönünden uzaklaşırken sadece biz kaldık bu mücadelenin bayrağını yere düşürmeyen, onurla, gururla dalgalandıran.

Kurtuluş Partisi Gençliği olarak bir kez daha söz veriyoruz;

Türkiye Devriminin Önderi Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın, Denizler’in ve Mahirler’in hayatlarını adadığı davayı zafere ulaştırana kadar SAVAŞACAĞIZ!

Tüm dünyayı ve ülkemizi kan gölüne çeviren BOP’a, vatanımızı Yeni Sevr planı ile parçalamaya çalışan AB-D emperyalistlerine ve yerli işbirlikçilerine karşı sonuna kadar SAVAŞACAĞIZ!

Her türlü gericiliğe karşı Laik bir Türkiye için SAVAŞACAĞIZ!

Çünkü biz Mahirler’in, Denizler’in gerçek temsilcileri olan İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞÇILARIYIZ!

Çünkü Biz Türkiye Devrimi’nin Önderi Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın Düşünce Oğulları ve Düşünce Kızlarıyız!

Antiemperyalist, Antişovenist, Antifeodal İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştırıp, Demokratik Halk İktidarını kuracağız. Ve Sosyalizmi zafere ulaştıracağız.

Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Kızıldere’nin, Mahirler’in, Denizlerin hesabını soracağız!

Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşı’mız!

Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Kardeşliği!

Yaşasın Sosyalizm!

30.03.2019

 

Kurtuluş Partisi Gençliği