Aliağa Asbestli Gemilerin Çöplüğü Değildir! Sağlıklı Yaşam Aliağa’nın Hakkıdır!

14.04.2024
25
A+
A-

Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde yine bir asbestli gemi vakıası ortaya çıktı.

Bundan önce de zehirlerini Aliağa’ya bırakmak için yola çıkan gemiler Halkın protestolarıyla Aliağa’ya gelemediler. Kimisi geri döndü, kimisi Okyanus sularına gömüldü.

Bu günlerde haber olan ve Aliağa Gemi Söküm tesislerinde Ege Çelik Endüstri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından söküm işlemleri yapılacak olan İtalyan gemileri, denizaltılar, kruvazörler de asbestlidir. Diğer zehirli kimyasallarla birlikte hurda haline getirilmek ve sökülmek üzere Aliağa’ya getirilen İtalyan Donanmasına ait gemiler Aliağa sahillerini kirletmek için getirildiler.

Daha önce de olaylı gemi söküm işlemlerinde ismi geçen Ege Çelik Endüstri Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin sökümünü yapacağı Carlo Fecia di Cossato, Leonardo da Vinci ve Guglielmo Marconi isimli denizaltılarda asbestli ve diğer zehirli kimyasallar mevcuttur. Gemilerin zehir envanterleri açıklanmamaktadır. Yani  kimyasalların ve asbestin miktarı ve yüzdeleri bilinmemektedir. Bu olay bile askeri gemilerin zehirli olduklarının bir göstergesidir.

İtalya Savunma Sanayi Ajansı’ndan ihaleyi alan Ege Çelik firması bu gücü nereden almaktadır? Tabii ki AKP’giller’in kanatları altında olanlar, insan sağlığını hiçe sayan işlemleri pervasızca yapabilmekteler.

Ege Çelik firmasına bu hukuk tanımaz hukuk tanımaz tavırlarının nedeni, bu firmaya AKP’giller tarafından  özel güvenceler verilmiş olmasıdır. Tayyip Erdoğan imzasıyla, 15 Kasım 2023 tarihinde, Ege Çelik Firmasına ait taşınmaz, Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmiştir.  Yani asbestli ve zehirli kimyasalların sökülmesi karşılığında Ege Çelik Firması ödüllendirilmiştir. Çünkü Ege Çelik firması 2016 yılında 405 kg’lık asbestli gemiyi söktü.

Özel Endüstri Bölgesi ilan edilen Ege Çelik Firmasın sağlanan başlıca avantajlar şunlardır:

– Projesine göre bölgenin yatırımlara hazır hale gelmesi için gereken altyapıya ilişkin masraflar, bakanlık tarafından karşılanabilir.

– Bakanlık tarafından özel mülkiyete konu alanlar kamulaştırılabilir. Projesine göre kamulaştırmaya ilişkin masraflar da bakanlık tarafından karşılanabilir.

– Harita, etüt raporu, imar planları, alt ve üst yapı projeleri bakanlık tarafından onaylanır. Bu işlemler için bedel alınmaz. Yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, iş yeri açma çalıştırma ruhsatı bakanlık tarafından verilir ve söz konusu ruhsatlar için harç alınmaz.

– Yatırım için şart olan ‘ÇED gerekli değildir’ veya ‘ÇED olumlu’ kararları en geç 2 ay içinde verilir. Bakanlık tarafından verilen onay ve izinler ile tesisin üretime geçmesi için alınan diğer izinler ilgili kurumlarca 15 gün içinde verilir.

– Hazine arazileri üzerinde 49 yıllığına irtifak hakkı veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, taşınmazın emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri toplamının binde 5’i, stratejik yatırım olması durumunda ise binde 1’i oranında belirlenir.

– Özel endüstri bölgelerine ilişkin Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebilir.

– Yatırım Teşvik Belgesi alan yatırımlar, vergi indirimi ve sigorta primi işveren hissesi desteği açısından bulundukları bölgenin bir alt bölgesinde sağlanan oran ve sürelerde bu desteklerden yararlanabilir.

– Bölgede yer alan bütün binalar emlak vergisinden, arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnameler damga vergisinden muaftır.

– Bölgede yer alan gayrimenkullerin ifraz, taksim veya birleştirme işlemleri, söz konusu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri ile bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis edilene devir ve tescil işlemleri ve cins değişikliği işlemleri harçtan muaftır.

Zehirli gemi sökümlerini yapan Ege Çelik Firmasına işte bu avantajlar verilmiştir. Anılan şirket Avrupa’da gemi sökümümde 1. sırada yer alan Aliağa’da söküm yapan 2 şirketten birisidir. Türkiye, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş’ten sonra dünyadaki 4’üncü büyük gemi geri dönüşüm endüstrisine sahiptir.

 Ege Çelik firmasının diğer bir özelliği ise işçi düşmanlığıdır. Şirketin MESS grup sözleşmelerinde tespit edilen ücret zammını uygulamadığı bilinmektedir.

 Brüksel merkezli NGO Shipbreaking Platform (STK Gemi Söküm Platformu)’nun “Türkiye’de Gemi Geri Dönüşümü” başlıklı ve çok kapsamlı güncel veriler içeren raporunda, kendileriyle görüşülen Ege Çelik işçileri işyerinde yaşanan usulsüzlükleri söyle anlatıyorlar:

 “Gemi geldiğinde atıkların belli bir kısmı paketleniyor ve toplanıyor. Ama bunlar geminin toplam atığının sadece yüzde 10’una tekabül ediyor. Bir süre sonra bu kadar yeter diyorlar, geri kalanı bir yere gömülüyor. Bazen de yakılıyor. Eğer fırtınalı bir hava varsa denize döküyorlar. Metal parçalar da denize atılıyor.”

Aynı raporda gemi söküm tesislerinde;

Araştırma kapsamında yapılan mekânsal analiz, kıyı alanında gemilerin ve platformların karaya çekilmesinden ve dolgu/kazı çalışmalarından kaynaklanan morfolojik değişikliklere işaret eden renk ve ton farklılıkları ortaya çıkardı.

Ayrıca kıyı şeridinde, metal atık olduğu düşünülen objeler belirlendi. Uydu görüntüleri,  tesislerin beton zeminlerinde gerçekleşen korozyonu da ortaya koydu.

Toprakta görünen renk farkı ilk işarettir. Renk değişikliği olan alanlar genel olarak daha geometrik görünmektedir. Bu durum doğrudan bir insan müdahalesine işaret etmektedir. Çok açık sarıdan beyaza doğru görünen bu renk değişikliği en önemli göstergedir ve toprağın başka bir maddeyle kaplı olduğunu düşündürmektedir.

Katı atık döküm alanlarında zaman içerisinde basamaklar oluşmuştur. Bunlar, yapay küçük tepeler ya da katmanlar şekliyle görülebilir. Bu alanlarda gözlemlenen desenler sağlıksız çöp depolama alanlarına benzemektedir. Bu nedenle, Aliağa’da tespit edilen bu alanlar katı atık döküm alanı olarak işaretlenmiştir.”

Gemi söküm tesisleri çevreye, doğaya, insan sağlığına zarar verici unsurları içermektedir. Asbestli İtalyan gemilerinin sökümü durdurulmalı ve Aliağa’dan an geçirmeksizin uzaklaştırılmalıdır.

Bu çevre katliamının sorumlusu AKP’giller’dir ve Ege Çelik Endüstri şirketine avantajlar sağlayan Tayyip Erdoğan’dır. Bu gidişe dur demek gerekir. Halk düşmanı, işçi sağlığı düşmanı politikalara HKP olarak karşıyız. İşçiye dost, çevreye dost, doğaya dost olan partimiz önce insan sağlığını düşünerek İtalyan gemilerinin Aliağa sahillerini terk etmesini şiddetle savunmaktadır. Asbestli ve zehirli kimyasallar için ÇED Raporu getirilmeli, gazların ölçümü laboratuvarda yapılmalı ve uymayan işletmeler an geçirmeksizin kapatılmalıdır. Mahkeme kararları bekletilmeden gemi sökümüne izin verilmemelidir. Asbest faciası, hukuk faciasına dönüştürülmemelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri sıkı bir şekilde denetlenmelidir.  HKP bu faciaların takipçisi olacaktır.

14 Nisan 2024

HKP İzmir İl Örgütü

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz