Gün geçmiyor ki bir sokak canımızın katliamına denk gelmeyelim!

03.05.2026
11
A+
A-

İnternet haberlerinde insanın canını acıtan, kanını donduran bir habere daha denk geldik. İstanbul Başakşehir’de, 2 Mayıs Cumartesi günü, bir sitenin mescidinde 4 sevimli yavru kedinin parçalanmış cesedi bulundu. Parçalanarak öldürülen yavru kedilerin annesi uzun süre çevrede çaresizce miyavlayarak aramıştı yavrularını oysa. (https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/basaksehir-de-vahset-sitede-4-yavru-kedi-parcalanarak-olduruldu-iddiasi-2500550)

Bizler Halkçı Doğa ve Hayvanseverler olarak, patili canlara yapılan bu zulmü bu vahşeti büyük bir öfke ve derin bir üzüntüyle, en sert şekilde lanetliyoruz.

Bildiğimiz gibi hayvan düşmanı, doğa düşmanı, sevgi yoksunu, vicdansız, merhametsiz Vali Davut Gül İstanbul’a atanır atanmaz yaptığı ilk icraat; yaşamaları bizim gibi gerçek hayvanseverlerin insafına vicdanına kalmış bu can dostlarımıza besleme yasağı ve sokaklardan toplatılıp öldürülmesi talimatları oldu. Daha birkaç gün önce bu vicdansız Valinin başkanlığında toplanan İstanbul Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısında “ötanazi” ve “kampüslerden köpeklerin toplatılması” gündemlerinin hayvanseverlerin yoğun tepkisi ve bizlerinde katıldığı eylemleri sonucu gündeme alamamıştı. Ama bunu bile içine sindirememiş hemen açıklama yapmıştı; “Sokak hayvanları konusunda geri adım söz konusu değil” yani öldürmeye, aç susuz bırakmaya devam diyerek.

Çıkarılan Kanlı Katliam Yasası da ortada.  Bu yasa çıkarıldığından bu yana çöplerden canice katledilmiş kedi köpek cesetleri paylaşılıyor utanmadan, sıkılmadan ve “sokakları %78 temizledik köpeklerden” diye öldürmekten nasıl haz duyduklarını görüyoruz her gün çıkan basına yansıyan haberlerde.

Bu olay bir “münferit hadise” değildir kesinlikle. Yıllardır hayvanlara yönelik şiddeti görmezden gelen, cezasızlıkla besleyen, canlıların yaşam hakkını hiçe sayan AKP’gillerin doğa, hayvan, işçi, kadın, çocuk ve halk düşmanı düzeninin bir sonucudur. Yeni doğmuş, savunmasız yavrulara yönelik bu vahşet; yalnızca hayvanlara değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

Bu ve buna benzer olaylar insanların ruhlarında ağır tahribatlar yaratıyor. Toplumumuz gittikçe çürüyor ahlaken de vicdanen de ne yazık ki. İşte kadına çocuğa yapılan taciz tecavüzler, cinayetler, okullardaki katliamlar, dağlarımıza ovalarımıza ırmaklarımıza yapılan katliamlar zincirleme devam ediyor. Hiçbiri tesadüf değil ve birbirinden bağımsız değildir.

Savunmasız, gözlerini dahi açmamış canlılara yönelik bu denli vahşi bir saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişiler açıkça toplum için de büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Hayvana şiddet, cezasız bırakıldıkça büyüyen ve zamanla insana yönelen bir suçtur.

Biz Halkçı Doğa ve Hayvanseverler olarak doğaya-hayvana-insana yapılan katliamları lanetliyor, bu katliamları yapanlara karşı mücadelemizi yükselteceğimizi ve bu katliamlara göz yuman yasaları tanımadığımızı, bu yasaları onaylayanları tanımadığımızı ve onların ülkemizden defedene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha yineliyoruz.

İstanbul Doğa ve Hayvanseverler olarak tüm halkımıza çağrımızdır:

Sessiz kalmayın ve bu mücadelemizde bize katılın. Bu sadece dört yavru kedinin değil, vicdanın katledilmesidir. Halkımıza, Hayvanlarımıza, Doğamıza, İşçilerimize, Kadın ve Çocuklarımıza 24 yıldır ölümlerden ölüm beğendiren AKP’giller’in yarattığı, yaşamı hiçe sayan Parababaları düzeninin bir sonucudur.

Bizler, İstanbul’da ve ülkenin her yerinde doğanın ve hayvanların sesi olmaya devam edeceğiz. Bu vahşetin peşini bırakmayacağız ve Katledilen yavruların hesabı sorulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

İnsana Sevgi, Hayvana Sevgi, Doğaya Sevgi!

03 Mayıs 2026
İstanbul’dan
Halkçı Doğa ve Hayvanseverler