AB-D Emperyalistlerinin hizmetkârıydı, Devrimci Düşmanıydı, Vatan satıcıydı…

17.06.2015
199
A+
A-

Tüm Amerikan Uşakları, Halk Düşmanları Devrimci Kanı içmiş satılmış caniler gibi ardında iğrenç bir leş bırakarak ufkumuzdan çekildi bu Morrison Süleyman da…

Halklar böyle anacak, böyle hatırlayacak Morrison Süleyman lakaplı Süleyman Demirel’i. Satılık medyanın satılık kalemşorları, Bin Kalıplılar, Demokrat geçinen zavallılar, ne kadar aklamaya çalışırlarsa çalışsınlar, ellerinde devrimci kanı bulunan bu AB-D Uşağını ne kadar temizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar Süleyman Demirel katildir, faşisttir, Vatan Satıcıdır, Halk Düşmanıdır, emekçi düşmanıdır. Ve tarihteki yerini de bu sıfatlarla alacaktır.

Şu bir gerçektir ki, 1950 sonrası iş başına gelen Amerikancı Parababaları iktidarlarının liderlerinin en zekisidir Süleyman Demirel. Bilir kendini kimlerin iktidara taşıdığını. İsmet İnönü açıklar bu gerçekliği 1965’de; “Amerika Ankara’da benim yerime bir başbakan aradı ve buldu.” diyerek. Morrison Süleyman bilir uşaklık yaparsa AB-D Emperyalistlerine, iktidarda kalır. Bilir hizmette kusur etmez ise, AB-D Emperyalistlerinin Halk düşmanı politikalarına ses çıkartmaz, onay verirse, destek olursa bu aşağılık projelere, işte o zaman AB-D Emperyalistleri adamı altı kere götürürler yedi kere getirirler. AB-D Emperyalistlerinin aradığı işte böyle uşaklardır. Namustan yoksun olacaksın, ahlaktan yoksun olacaksın, cesaretten yoksun olacaksın, insan yüreğinden yoksun olacaksın. Zekânda olunca biraz Süleyman Demirel gibi Cumhurbaşkanlığına kadar yükselebiliyorsun.

27 Mayıs Politik Devriminin ve 61 Anayasasının sonucudur İşçi Sınıfımıza tanınan kırıntı kabilinden de olsa tanınan sendikal haklar. Bu hakları budamada başrolü oynayanlardandır Demirel. İşçi Sınıfımızın kılıcını ortaya attığı 15-16 Haziran Şanlı direnişinde şehit verdiğimiz canların, emekçilerin de sorumlusudur. Kılı kıpırdamaz, yüreğinde acıma hissi uyanmaz emekçiler katledilince bu emekçi düşmanının.

Üç fidanımız Deniz, Yusuf, Hüseyin’in idamlarına parmak kaldıranların, parmak kaldırtmak için uğraşanların başındadır Morrison Demirel. Sonrasında hiçbir pişmanlık da duymaz, içi sızlamaz, yüreği acımaz, gök ekini biçer gibi biçilen yiğitlere. Morrison AB-D Uşağı Menderesgillerin intikamı olarak görür Denizlerin idamını. Denizler isyan ederler Savunmalarında ve haykırırlar: “Süleyman Demirel’in Anayasayı ihlaline, despotizmine ve ülkeyi Amerika’ya satmasına ses çıkarılmadı. Ve meydanlarda bunlara karşı bizler dövüşmek mecburiyetinde kaldık, bizler kurşunlandık. Ve sonunda idam isteği ile buraya getirildik” diye.

Kızıldere’de Mahirler katledildiğinde de duvardır Morrison Süleyman’ın yüreği. Acıma işlemez bu duvardan yüreğe. Çünkü devrimci düşmanıdır Morrison. Çünkü Devrimcilere düşmanlık etmezse, Halka düşmanlık etmez ise iktidara taşınmazlar satılıklar, uşaklar. Kızıldere Katliamını yöneten, Mahir’ine karşı son görevini yerine getirmek isteyen acılı anneye ağır hakaretler eden, Cenazeyi taşıyan kamyon şoförünü “Bir teröristin leşini niye arabana alıp taşıyorsun” diyerek tekme tokat döven Tevfik Türün gibi, Denizler’in idam kararını veren ve idamı sigara içerek izleyecek kadar insanlıktan çıkmış olan mahkemenin başkanı Ali Elverdi gibi faşist cellatları övgülere boğan, 1950’deki Kore Savaşı’na ABD Emperyalistlerinin safında gönüllü katılan, 12 Mart işkencecilerinin başı Faik Türün gibi, Mahkemenin savcısı faşist Baki Tuğ gibi yığınla satılmışı, ABD ajanını Meclise taşımış, onlara partisinin üst yönetiminde koltuklar vermiş biridir Morrison Süleyman.

Emekçilerin maaşlarından yapılan kesintilerle oluşturulan İlksan paralarını Parababası Kemal Ilıcak’a aktarıp “Verdimse ben verdim” diyerek işi pişkinliğe vuran da Morrison Süleyman’dır.

“Bana sağcılar da cinayet işliyor dedirtemezseniz” diyerek Devrimcilerin katledilmesine göz yuman, bu insanlık suçuna azmettiren, Devrimci düşmanlığını her daim canlı tutan Morrison Süleyman’dan başkası değildir.

Dünyanın en büyük acısı olan evlat acısı yaşamış Analara “Oğlunuz cebimde mi ki, çıkarıp vereyim” diyecek kadar insan sevgisinden yoksun yönünü de göstermiştir bu AB-D Hizmetkârı.

İktidarda kalabilmek için AB-D Emperyalistlerinin bin ülkeli bir dünya projesi çerçevesinde ülkemizi en az üçe bölme, yani Sevr’in yeniden hortlatılmasına da ses çıkartmamıştır Morrison Süleyman.

En fazla İmam Hatip açmakla övünen, bu açtığı okullarda Ortaçağcı Tayyipgiller’in yetişmesinin de mimarlarındandır Morrison. Din alıp satmanın, dini siyasete alet etmenin, Halkları afyonlamanın, halktan biri gibi gözüküp halka zulüm etmenin, Halktan alıp yerli yabancı Parababalarına aktarmanın ustasıdır Morrison Süleyman.

Siyasi ömrünü AB-D Emperyalistlerinin hizmetine vakfetmiş, Halklarımıza acılar çektirmiş, “Dün dündür bugün bugündür” omurgasızlığını siyasi literatüre yerleştirmiş Morrison Süleyman, ne kadar aklanmaya çalışılırsa çalışılsın, ne kadar ellerindeki devrimci kanı temizlenmeye çalışılırsa çalışılsın, ne kadar Halk Dostu gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, kanlı geçmişi için ne kadar ağıtlar yakılırsa yakılsın, Halklarımız bu AB-D Uşağını tarihe “faşist, Vatan Satıcı, Halk Düşmanı, emekçi düşmanı, Parababalarının dostu” olarak kaydedecektir. Ve eninde sonunda Halkın İktidarı Morrison Süleyman’ın yaptıklarının hesabını soracaktır. 17/06/2015

HKP Genel Merkezi