Zaferin 98. Yılında, Çanakkale’de Çanakkale Halkıyla buluştuk

19.03.2013
195
A+
A-

Bu sene 98’inci yılına ulaşan Çanakkale Deniz Zaferi’ni, Çanakkale’de büyük bir coşku ve hüzünle kutladık. Günlerce yaptığımız afişler, açtığımız stantlar, sesli duyurular, dağıttığımız el ilanlarıyla, yerel radyo ve gazete ilanlarıyla Çanakkale Halkına sesimizi duyurup, bugünün bizde yarattığı heyecan ve coşkuyu aktardık. Çanakkale Halkına Partimizi, Mustafa Kemal’i ve Çanakkale Zaferi’ni anlatmaya çalıştık.

18 Mart sabahı diğer bölgelerden gelen yoldaşlarla birlikte İskele Meydanı’nda buluşarak, tören alanı olan Cumhuriyet Meydanı’na, basın açıklamamızı yapmak üzere yürüyüşe geçtik. Görkemli kortejimizle, pankartlarımızla, dövizlerimizle, bayraklarımızla ve coşkulu sloganlarımızla alana girerek, önce çelenk törenimizi gerçekleştirdik, ardından ülkemizin bağımsızlığı mücadelesinde şehit düşenler adına 1 dakikalık saygı duruşu ile eylemimize başladık.

Basın metnini okuyan Partimiz İstanbul İl Başkanı ve MYK üyesi Av. Pınar Akbina, Çanakkale Zaferi’nin sıradan bir savaş ya da kolayca kazanılmış bir zafer olmadığını, bu savaşta asıl öne çıkanın ulusal onurlarını her şeyin üstünde tutan; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle; yiğit, inanmış, mazlum halklar  ve Mustafa Kemal’in tüm imkânsızlıklara rağmen emperyalist güçlere karşı başarısı olduğunu vurguladı.

Yapılan açıklama sonunda Macar Şair Sandor Petofi’nin mazlum halkların zulme başkaldırarak (tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi) özgür bir dünya kuracakları günü dile getiren “Bir Düşünce Kurcalar Kafamı” adlı şiiri okundu:

 

Bir düşünce kafamı kurcalayıp duruyor;

Yatakta, baş yastıkta mı ölmek?

Gizli bir kurdun için için kemirdiği

Bir çiçek gibi sessizce mi solmak?

Bomboş bir odada bırakılmış mum örneği

Yavaş yavaş eriyerek mi tükenip sönmek?

Hayır, böyle hiçbir ölüm verme bana Tanrım

Ölümüm birdenbire olsun benim, yalvarırım.

Yıldırımdan ya da azgın fırtınalardan

Devrilen bir ağaç gibi, kocaman.

Yeri göğü sarsarak, doruktan koyağa

Gök gürültüleriyle yuvarlanan bir kaya.

Boyunduruktan bıkmış tutsak uluslar bir gün

Uyanıp savaş alanına koştuğunda

Gözleri alev alev, ellerinde bayraklar

Ve bu bayraklarda şu kutsal parola:

DÜNYA ÖZGÜRLÜĞÜ, HERKESE ve HER YERDE

Haykırınca bu sözü çınlayan sesleriyle

Haykırınca her yerde, doğudan batıya

Zalimlere karşı açılan son savaşta

Ölmek isterim ben, orada, en ön safta.

Sulasın genç yüreğim o zaman işte

Bu savaş alanının toprağını kanıyla!

 

Ardından da Çanakkale Destanı’nın halkın dilinden söylenişi olan “Çanakkale” türküsü, Çanakkale Halkının da katılımıyla coşkulu bir şekilde söylendi.

Aynı coşkuyla tekrar sloganlar eşliğinde İskele Meydanı’na yürüdük. Feribotlarla Gelibolu Yarımadası’na geçerek, burada 98 yıl önce yaşanan savaşın tanığı olduk. Gezdiğimiz her yerde zaferin coşkusunu ve ölen yiğitlerin acısını yüreğimizde yaşadık. Gezimiz sona erdikten sonra Çanakkale’yi zaferin 99’uncu yılını kutlamak için bir kez daha görmek arzusuyla geri dönüş yoluna çıktık.

Biliyoruz ki emperyalizme boyun eğmeyen, örgütlü hareket eden ve inanan halklar mutlaka kazanır. Bizler Çanakkale Zaferi ve Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızı nihai sonuca ulaştıracak 2. Kurtuluş Savaşı’mızı öreceğiz. Ülkemizde Sosyalizm bayrağını dalgalandıracağız. Ve bunu, başta İşçi Sınıfımız gelmek üzere, 1000 yıldır birlikte yaşadığımız Kürt kardeşlerimizle, Devrimci gelenekli Ordu Gençliği’mizle, bilim insanlarımızla, köylümüzle, tüm ezilen-soyulan halkımızla birlikte başaracağız.

Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi:

“Çanakkale Zaferi sadece bizim değil, tüm mazlum milletlerin Emperyalizme karşı ilk zaferidir. Onun için bu zaferi ne kadar kutlasak yeridir.”

 

Kurtuluş Partililer

 

 

Antalya:

Yaşasın Çanakkale Zaferi’miz!

 

18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 98’inci yıldönümünde Halkın Kurtuluş Partisi Antalya İl Örgütü olarak 17 Mart Pazar günü bir eylem gerçekleştirdik. 

Eylem öncesinde Antalya’daki halk örgütlerine de giderek kutlamayı birlikte yapmayı önerdik, en azından destek vermelerini istedik. Bu talebimize Eğitim-İş, DİSK Temsilciliği ve Güvenlik-İş Sendikası (Özel Güvenlik Ve Savunma İşçileri Sendikası) olumlu yanıt verdiler ve eylemimize katılarak destek verdiler. 

Eylemimiz bir arkadaşımızın günün önemini belirten konuşması ile başladı. 

Daha sonra Kontrgerillaca gerçekleştirilen 16 Mart Beyazıt ve Irak’taki Halepçe Katliamları’nı anlatan yoldaşımız, bu katliamların unutulmadığını-unutulmayacağını vurguladı. 

Ve basın açıklamasını yapmak üzere sözü Antalya İl Başkanımız Hikmet Yılmaz’a bıraktı. Coşku dolu eylemimiz, Başkanımızın okuduğu basın açıklamasıyla son buldu. 

Eylemimizde sık sık “Yaşasın Çanakkale Zaferimiz”, “Çanakkale Geçilmedi Geçilmeyecek”, “Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi”, “Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşı’mız” gibi sloganlarımızı haykırdık.

 

Antalya’dan Kurtuluş Partililer