Tayyipgiller’in MİT TIR’ları ile IŞİD’e Gönderdiği Silahlar Üzerine Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne Yaptığımız Başvuru Değerlendirmeye Alındı

03.08.2015
200
A+
A-

AKP ve şürekası, Suriye devletine ve halkına karşı AB-D Emperyalistlerinin talimatları doğrultusunda yıllardır onlarca savaş suçu işlemektedir bilindiği gibi.

Emperyalistlerin toplayıp devşirdiği onlarca Ortaçağcı örgüt, BOP Projesi doğrultusunda Esad iktidarını yıkabilmek için katliamlar yapmakta, şehirleri yağmalamakta, talan etmektedir.

Pek çok kanıt ve itirafın ortaya çıkardığı üzere, kendine IŞİD diyen bu şeriatçı katiller sürüsünü silahlandıran, lojistik, eğitim vb. destekler sunan, hatta ülkemizde Eğitip-Donatan AB-D Emperyalistleriyle birlikte Tayipgiller’dir. Bu nedenle Tayyipgiller’in Suriye halkına ve hükümetine karşı gerçekleştirdiği bu eylemler, hem Türk Ceza yasasında, hem uluslararası sözleşmelerde SAVAŞ SUÇU olarak adlandırıldığından, haklarında gerek Türkiye savcılarına, gerekse Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurular yaptık.

Ne yazık ki Türkiye savcıları, açık kanıtları ortada olan bu suçlar için takipsizlik kararları verdiler, bir soruşturma yürütmeye cesaret edemediler.

Bu durumda AKP’yi, savaş suçlularını yargılamak için kurulmuş Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etmekten başka yol kalmamıştı. İlk defa “4 adam gönderirim 8 füze attırırım” toplantısı için Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısına şikayette bulunmuştuk. Bu toplantıda Tayyipgiller, nasıl savaş provokasyonu gerçekleştireceklerini açıkça konuşuyorlar ve Roma Statüsü’nde düzenlenen haliyle “saldırı suçu”nu planlıyorlardı. Ardından gündeme gelen AKP’nin tüm savaş suçları için yeni başvurular yaptık.

MİT TIR’larıyla IŞİD’e silah taşındığına dair görüntülerin ortaya çıkması ve kimi AKP’lilerin de bunu açık ya da dolaylı itiraf etmesi üzerine bir kez daha Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptığımız başvuruya UCM’den bir yanıt geldi. Yanıtın aslını ve Türkçe tercümesini aşağıda yayınlıyoruz.

UCM BELGE

“Sevgili Bay/Bayan

“Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı belgelerinizin/mektubunuzun elimize ulaştığını doğrular.

“Mahkemeyle gerçekleştirdiğiniz bu temas Büromuzun İletişim Bölümüne usulünce kaydedilmiştir. Bu başvurunuzu, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ve Roma Statüsü’nün hükümleri çerçevesinde gerektiği şekilde değerlendireceğiz.

“Unutmayınız ki bu bilgilendirme mektubu, Savcılık Bürosunca bir soruşturmanın başlatıldığı veya başlatılacağı anlamına gelmemektedir.

“Bir karara varıldığı anda sizi yazılı olarak bilgilendireceğiz ve kararımızın gerekçesini belirteceğiz.

Nurullah ANKUT’a.”

UCM’nin bu cevabının üç önemli sonucu var:

  1. UCM, önceki başvurularımızda Türkçe’nin mahkeme dili olmadığını söyleyerek, Fransızca ve İngilizce başvuruda bulunmamızı istiyordu. Biz de başvurularımızın İngilizce çevirisini yapıp göndermek durumunda kalıyorduk. ANCAK BU KEZ UCM, TÜRKÇE BAŞVURUYA İTİRAZ ETMEMİŞ, BAŞKA BİR DİLDE BAŞVURU İSTEMEMİŞTİR, yalnızca kendisi İngilizce yanıt vermiştir. Bunu bir kazanım sayıyoruz.
  2. Mahkeme, Partimiz yetkililerini ve avukatlarını muhatap alarak bir cevap göndermiş, Türkiye hükümetleri henüz UCM yargısını tanımasa da, Türkiye’den gelen bir başvuruya yanıt vermiştir. Bu da bir kazanımdır.
  3. Türkiye Roma Statüsü’nü imzalamadığından UCM savcısı, başvurumuzu doğrudan reddedebilirdi. Bunu yapmayarak başvurumuzu değerlendirmeye alması da bir kazanımdır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, UCM tarafı olmayan Uganda ve Sudan hakkında soruşturma yürütebilmişti.

İfade etmek gerekir ki, tarafımıza gelen yanıt BİR SORUŞTURMANIN BAŞLADIĞI ANLAMINA GELMEMEKTEDİR. Soruşturma başlatılabilir de, başlatılmayabilir de. Ancak doğrudan ve ilk anda usulden reddedilmemesi dahi olumluluktur.

Bu aşamadan sonra, UCM Savcısı Türkiye’ye resmi yazıyla, yargılama yetkisinin ve UCM kurucu sözleşmesi olan Roma Statüsü’nün tanınıp tanınmadığını sorabilir. Avrupa Konseyi’ne bu konuda başvuru ve baskı yapabilir – ki Türkiye Roma Statüsü’nü imzalamayan tek Avrupa Konseyi üyesi ülkedir -. Ayrıca UCM Savcısı BM Güvenlik Konseyi’ni başvuruya da zorlayabilir ki o zaman da Türkiye’nin taraf olmaması kurtarmaz AKP’lileri. Başvurumuz bunlara yol açabilir.

İnancımız o ki, UCM ne karar verirse versin, AKP’nin Suriye Halkı ve hükümeti karşısındaki savaş suçları açık, kesin ve kanıtlıdır. Halkların bilincinde ve vicdanında AKP’ye savaş suçlusu hükmü kesince verilmiştir. Hiçbir Burjuva Mahkemesi bu kararı değiştiremez. Demokratik Halk İktidarı’nda tüm suçlarının hesabını vereceklerdir Tayyipgiller.

Ancak belki burjuva hukuku yönünden daha erken bir ceza almalarını da sağlarız. Bu da olasıdır. 29.07.2015

HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ

GENEL MERKEZİ