Siyasi Ayak, kabak gibi ortada. Herkes bunu görüyor, biliyor da. Fakat Kaçak Saraylı Caligula, Mafyatik Suskunluk (OMERTA) Yasası işletiyor…

05.01.2021
162
A+
A-

Siyasi Ayak, kabak gibi ortada. Herkes bunu görüyor, biliyor da.

Fakat Kaçak Saraylı Caligula,

Mafyatik Suskunluk (OMERTA= Bir şey Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum, Konuşmam) Yasası işletiyor…

 

FETÖ’nün Siyasi Ayağı, hasat mevsimi gelmiş Balkabağı Tarlaları gibi kör gözlerin bile göreceği açıklıkta ortada serili duruyor da, Kaçak Saray’da mukim Ortaçağcı, Dinci Maskeli “Caligula”, “Yoktur!” dediği için kimse de var diyemiyor… Korkusundan, çıkarları öyle gerektirdiğinden ya da gafilliğinden, cahilliğinden…

Hani geçenlerde de aktarmıştık ya Leonard Cohen’in “Everybody Knows” adlı efsane şarkısından bazı dizeleri:

“Herkes biliyor zarların hileli olduğunu,”

“Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini.”

“Herkes biliyor geminin su aldığını,”

“Herkes biliyor dövüşün hileli olduğunu.”

“Herkes biliyor iyi adamların kaybettiğini,”

“Herkeste buruk duygular babaları ya da köpekleri ölmüş gibi.”

 

İşte böyle bir şey arkadaşlar…

Ülen bu FETÖ denen, merkez üssü Pensilvanya olan İblis’in yönetimindeki, CIA’nın yönetimindeki bu örgüt devletin bütün kurumlarında; Orduda, Yargıda, Kargada, Medyada, Ekonomide, Eğitimde, Diyanet’te, hemen hemen akla gelebilecek tüm alanlarda örgütleniyor da, bir siyaseti mi boş bırakıyor?

Bir siyasette mi örgütlenmiyor?

Hadi len! Adamla dalga geçmeyin… 83 milyon insanımızı eşek yerine koymayın.

FETÖ’nün Siyaseti pas geçmesi için ahmak olması gerekir… Oysa liderleri Feto son derece akıllı ve deneyimli biri. Herkesin de bildiği gibi…

FETÖ’nün bir numaralı Siyasi Ayağı, Tayyipgiller başta gelmek üzere Meclisteki Amerikancı Beşli Çete’dir.

Ne demişti AKP kurucu ve yöneticilerinden, bakanlarından biri olan Prof. Abdüllatif Şener?

“AKP’de benim dışımda herkes FETÖ’cüydü.” Kaldı ki A. Şener’in de FETÖ’nün ünlü “Abant Toplantıları”nın katılımcılarından olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Yine AKP kurucularından ve eski milletvekillerinden İhsan Arslan da FETÖ’yle ortak çalıştıklarını itiraf etmişti. Geçenlerde bir röportajından yaptığımız, kelimesi kelimesine aktardığımız cümlelerinden bu bilgiyi edinmiştik. İ. Arslan’ın oğlu Mücahit Arslan da AKP’nin şu anki milletvekillerindendir. Diyarbakır milletvekili…

“Cemaatçi kardeşlerimiz bizden bugüne kadar ne istediler de vermedik?”, diyen Tayyip’in ta kendisidir. FETÖ’nün yurda bir an önce gelmesi için hamasi nutuklar atan da Tayyip’in kendisidir… Tüm adamları da Tayyip’inkine benzer bir tutum içine girmişlerdir geçmişte. Yani bu Tayyipgiller, bütün takım taklavatlarıyla eklemlenmişlerdi FETÖ’yle…

FETÖ meczuplarının, militanlarının yüzde sekseninin devlete Tayyipgiller döneminde yerleştiği, yerleştirildiği gerçeği, tartışma kabul etmez bir kesinliktedir.

Bu Tayyipgiller’in tamamı, hiç firesiz FETÖ’cüydü. FETÖ’nün en önde gelen, en kallavi Siyasi Ayağıydı.

Şimdi bu vatana ihanete eşdeğer suçtan sıyrılmak istiyorlar…

Tayyip 15 Temmuz’un hemen ertesinde bu suça bulaştıklarını kabul de etti.

“Aldatılmışız, Allah’ımdan ve milletimden özür dilerim, af dilerim”, dedi ve işin içinden çıkmak istedi.

Yahu bu nezaketsizlik suçu değil ki özürle, afla ortadan kalksın… Bu, vatana ve millete ihanet suçu…

Sen önce bir Yargı önüne, tabiî bağımsız ve tarafsız bir Yargı önüne çık, işlediğin suçun cezasını bir yüklen de ondan sonra Allah’la işini hallet.

Her suç işleyen işini Allah’a havale edip suçtan yakasını kurtarsaydı, o zaman Yargıya ne gerek var?.. Hukuka ne gerek var?.. Kapatalım Mahkemeleri de Hukuk Fakültelerini de gitsin… Böyle bir dünya var mı ya!… Ve hiç olmuş mu?..

Hayır Hafız! Hayır! Bağımsız, gerçek Yargı önüne çıkacaksınız… İşlediğiniz binbir suça ilaveten FETÖ’cülükten de, onun Siyasi Ayağını oluşturmuş olmaktan da yargılanacaksınız!..

Geçenlerde Diploma Sahtekârı Pelvan Hamza’yı Meclis Kürsüsünden; “Alnından öpüyorum, Milletvekilimiz ve Başdanışmanımızla gurur duyuyor ve başarılarının devamını diliyorum”, diye savunan AKP Sözcüsü Cahit Özkan var ya; bu vatandaş, FETÖ’nün “Ergenekon, Balyoz Kumpasları” sırasında, FETÖ’nün bu alçakça, kalleşçe ve puştça, CIA yönetimli saldırılarını olanca gücüyle ve büyük bir heveskârlıkla savunanlardan biriymiş…

Yani bugün Hamza’nın alnından öptüğü gibi, o günlerde de “Fethullah Gülen Hocaefendi”sinin ellerinden öpüyormuş.

Özetçe, en militan FETÖ’cülerden biriymiş…

Bu vatandaşın siyasi kişiliği hakkında şu yazılanlara ve onun TV’lerde yaptığı şu konuşmalara bir bakar mısınız?

***

(Samanyolu TV’nin 2010 yılının Ağustos ayında yayınlanan bir haber bülteninden alınmıştır)

Videonun Tapesi:

Haber spikeri: Sevgili seyirciler, Balyoz sanıklarının tutuklanmamak için Orduevleri ve sosyal tesislerde bulundukları iddiasını duymayan kalmadı.

Bugün, avukatların bununla ilgili farklı bir eylemi vardı. Hukukçular Derneği, basın açıklamasını Fenerbahçe Orduevi’nin önünde yaptı. Dernek, kanun tarafından aranan şahısları kollamanın, görevi kötüye kullanmak olduğunun altını çizdi.

Cahit Özkan: Deliller, söz konusu sanıkların Orduevi’ne saklandığını ve gizlendiğini göstermektedir.

Aradan geçen on gün süre zarfında, 102 sanıktan sadece 2 tanesi yakalanabilmiştir. Bu durum kamuoyunda bu kişilerin Genelkurmay Başkanlığı tarafından himaye edildiği düşüncesini akıllara getirmektedir.

Kamuoyu tarafından yüze yakın Balyoz Davası sanığı askeri personelin Orduevlerinde himaye edildiği kanaati hakimdir. Türk Ceza Kanununda bu eylem suç olarak tanımlanmıştır. Haklarında mahkeme tarafından yakalama emri verilen sanıkların, Orduevlerinde himaye edilmesi, saklanması, Türk Ceza Kanununun 283’üncü maddesinde “Suçluyu Kayırma” şeklinde suç tanımına alınmıştır.

Balyoz Davası sanıklarını teslim etmek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevi olduğundan, söz konusu askerlerin teslim edilmemesi, askeri yetkililer açısından Görevi ihmal suçunu oluşturmaktadır.

Demokratik hukuk devletinde herkes kanun önünde eşittir. Hiç kimse, diğerine oranla daha ayrıcalıklı değildir. Genelkurmay Başkanlığı, demokratik hukuk devletinin gereğini yerine getirmeli, derhal Orduevlerinde saklanan sanıkları adalete teslim etmelidir.

Kamu davası açılanların açığa alınmasının gerekliliğinden, söz konusu askeri personelin derhal açığa alınması gerekmektedir. Genelkurmay Başkanlığı ancak bu şekilde hukuka saygısını gösterebilecek ve Silahlı Kuvvetlerin yıpranmasının önüne geçebilecektir. (https://odatv4.com/vid_video.php?id=8HHD5)

*

(2011 yılının Nisan ayında Ülke TV’de yayınlanan “Ülkede Bugün” adlı programdan alınmıştır)

Videonun Tapesi:

Program Sunucusu: Bu yüzden, Fetullah Gülen Hocaefendi bir an evvel cemaat faaliyetlerini askıya alsın gibi bir çağrı geldi MHP lideri Devlet Bahçeli’den. Değerli üstada sormak istiyorum nasıl değerlendiriyorsunuz Bahçeli’nin bu çağrısını?

Cahit Özkan: Bu çağrıyı öncelikle ben şu şekilde algılıyorum: Süren davaların cemaat, siyaset, parti, irtica bağlamında değerlendirip özellikle darbenin, darbe iddiası davalarının itibarsızlaştırılması bir az önce ifade ettiğim üzere, yargıçların, savcıların itibarsızlaştırılması ve davaların akamete uğratılması gayreti olarak görüyorum.

Öncelikle bakınız, bu davalar hukuk çerçevesinde devam etmektedir. Hukuken yürüyen bir soruşturmadır. Delilleri ve iddianameleri ile bir yeknesaklık arz etmektedir yani kabul edilen iddianameler söz konusudur. O nedenle cemaat bir terör örgütü değildir ki böyle bir terör örgütü yaklaşımıyla ateşkes ilan eder gibi bir yaklaşım içerisinde bulunması gereksin.

Yani cemaatin faaliyetleri nedir, yani cemaat hukuki, siyasi bir çalışma içerisinde değildir. Velev ki siyaset, legal anlamda bir siyaset içerisinde de bulunabilir ancak burada bir terör örgütü mantığıyla cemaate yaklaşılması öncelikle o cemaatin mensuplarına bir hakarettir, bir yanlıştır. Bir siyasetçiye asla yakışmayan bir tavırdır. Ayrıca bir siyasetçinin de kendi oy potansiyelinin olduğu, olabileceği bir cemaati böyle hedef alması bu şekilde bir yaklaşım içerisinde olması maalesef bir hezeyandır diye düşünüyorum. (https://www.dailymotion.com/video/x7ue8an)

*

Baroları hedef alan AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, FETÖ kumpaslarını böyle savunmuş

CNN Türk canlı yayınında baroları hedef alan AKP Grup Başkanvekili Avukat Cahit Özkan’ın, FETÖ kumpası Ergenekon ve Balyoz davalarını savunduğu görüntüler tekrar gündem oldu.

AKP Grup Başkanvekili Avukat Cahit Özkan, CNN Türk’te katıldığı programda, baro seçimleri ile ilgili eleştirilerde bulundu.

(…)

AKP Grup Başkanvekili Özkan’ın bu sözleri hukuk camiasından büyük tepki toplarken, FETÖ kumpasları Balyoz ve Ergenekon davalarını savunduğu görüntüler tekrar gündeme geldi. Özkan’ın FETÖ kumpası olan Balyoz davası sürecinde Genelkurmay’a karşı basın açıklaması yaparak sanıkların FETÖ’cü hakim ve savcıların egemen olduğu yargıya teslim edilmesini istediği görüntüleri yayınlayan Aydın Baro Başkanı avukat Gökhan Bozkurt, “Fetöcü hakimler Türk Ordusunu esir almaya çalışırken, dernek başkanı olarak orduevi önünde ‘Genelkurmay, askerleri fetöcü hakimlere teslim et’ diye açıklama yapan Cahit Özkan, bugün barolara ayar vermeye çalışıyor. Çünkü o milletvekili yapıldı. Baroları bölmek Fetö projesidir. Nokta” ifadelerini kullandı. (https://www.yenicaggazetesi.com.tr/barolari-hedef-alan-akp-grup-baskanvekili-cahit-ozkan-feto-kumpaslarini-boyle-savunm-281150h.htm)

*

AKP Grup Başkanvekilinin ‘Balyoz’ günleri: Vücut dilini unutmayacağım

FETÖ derneği üyeliğini özgeçmişine yazan AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, kumpas davalar sürecinde aktif rol almış bir isim. Balyoz kumpasıyla hedef alınan emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel, ‘Silivri’de bizim davaya müdahil avukatı olarak gelmişti! Vücut dilini unutmayacağım’ dedi.

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’ın, 27. Dönem için Meclis’te hazırlanan albümde, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kapatılan derneklerden İstanbul Genç Girişimciler Derneği’nin Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu özgeçmişi bölümüne eklediği ortaya çıkmıştı. (İLGİLİ HABER: AKP Grup Başkanvekili FETÖ’den kapatılan derneği özgeçmişine eklemiş)

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’ın geçmişi İstanbul Genç Girişimciler Derneği ile sınırlı değil. Özkan, FETÖ’nün kumpas davaları sürecinde yaptığı savunmalarıyla da tanınan biri.

KANAL KANAL DOLAŞIP KUMPAS DAVALARI SAVUNDU

Bir dönem Hukukçular Derneği Genel Başkanlığı yapan Cahit Özkan, kanal kanal dolaşarak Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını savunmuştu. Özkan, Balyoz davasında Özgür-Der (Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği) adına davaya müdahil olmuştu.

ASKERLER TUTUKLANSIN DİYE ORDUEVİNİN ÖNÜNDE PROTESTO ETMİŞTİ

Yine aynı Cahit Özkan, 2010 yılında Fenerbahçe Orduevi önünde Hukukçular Derneği üyesi bir grup avukatla toplanarak, Balyoz davasında haklarında tutuklama kararı çıkan askerlerin ordu evinde saklandıklarını iddia etmişti. Bu durumu protesto eden Özkan, ‘askerlerin Genelkurmay Başkanlığı tarafından himaye edildiğini’ öne sürmüştü.

Ergenekon davasına Danıştay ve Dink cinayetlerinin dahil edilmesini de savunan Özkan, o dönemde basında çıkan açıklamalarında “Ergenekon sadece darbeye teşebbüs davası değildir. Darbe girişimi davaları olan Balyoz ile Ergenekon’u birbirinden ayıran en önemli fark da Ergenekon’un aynı zamanda bir cinayet davası da olmasıdır. Dink cinayetine giden yoldur” iddiasında bulunmuştu.

FETÖ’CÜ HAKİMLERE SAHİP ÇIKMIŞTI

Özkan, Ergenekon davasından yargılanan Prof. Dr. Mehmet Haberal’ı tahliye etmedikleri gerekçesiyle hakkında tazminat davası açılan hakimlere ilişkin kararın Yargıtay tarafından onanmasını da tepkiyle karşılamıştı.

FETÖ’nün İlhan Cihaner’e yönelik kumpasını da canhıraş savunan Özkan, dönemin Erzincan Başsavcısı Cihaner’in tahliyesinden sonra göreve dönmesine de tepki göstermişti. Cihaner’in, hakkındaki delilleri karartabileceği iddiasında bulunan Özkan, “Başsavcıya derhal görevden el çektirilmeli” çağrısını yapmıştı.

‘VÜCUT DİLİNİ UNUTMAYACAĞIM’

Balyoz kumpasıyla hedef alınan komutanlardan emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel, Cahit Özkan’la ilgili yaptığı paylaşımda “Silivri’de bizim davaya müdahil avukatı olarak gelmişti!

Vücut dilini unutmayacağım…” ifadelerini kullandı.

‘TUTUKLANMAMIZ İÇİN KENDİNİ YIRTTI’

Balyoz kumpası mağdurlarından emekli Kurmay Albay Ali Türkşen de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından katıldığı bir programda Cahit Özkan’la ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:

“Cahit Özkan da sağolsun bizim cezaevine girmemiz için kendini yırtıp, o şekilde milletvekili oldu. Kendini paraladı adeta. Biz tutuklandığımız zaman zafer kazanmış komutan edasında mahkeme salonunu terk eden birisidir. Cezaevine girmemiz için çok uğraştı. O da bir araştırılsa…”

‘100 YIL SONRA DA ARKASINDA DURABİLİRİM’ DEMİŞTİ

Özkan, 2012 yılında CNN Türk’te katıldığı bir programda Balyoz davasında yaptığı değerlendirmelerle ilgili “Yüz yıl sonra da arkasında durabileceğim hukuki ifadeleri kullandım” demişti.

Özkan ayrıca, FETÖ’nün en çok sızdığı dönemde Polis Akademisi’nde öğretim görevlisi olarak da görev yapmıştı. (https://www.veryansintv.com/akp-grup-baskanvekilinin-balyoz-gunleri-vucut-dilini-unutmayacagim)

*

Fenerbahçe Orduevi önünde ‘Balyoz’ protestosu

Fenerbahçe Orduevi önünde toplanan Hukukçular Derneği üyesi bir grup avukat, ‘Balyoz davası’ sanıklarının, orduevlerinde tutulduğunu iddia ederek, bu durumu protesto etti.

Fenerbahçe Orduevi önünde toplanan grup adına açıklama yapan Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Cahit Özkan, 102 ‘Balyoz davası’ sanığı hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yakalama kararı verdiğini, ancak aradan 10 gün geçmesine rağmen bu sanıklardan sadece 2 tanesinin yakalanabildiğini söyledi.

Özkan, bu durumun kamuoyunda, ‘Bu kişilerin Genelkurmay Başkanlığı tarafından himaye edildiği’ düşüncesini akıllara getirdiğini savunarak, şöyle dedi:

“Genelkurmay Başkanlığı geçmişte olduğu gibi bugün de hukuk devletinin gereği olan yargı kararlarının yerine getirilmesini zorlaştırmaktadır. Kamuoyu tarafından 100’e yakın ‘Balyoz davası’ sanığı askeri personelin orduevlerinde himaye edildiği kanaati hakimdir. TCK’da bu eylem suç olarak tanımlanmıştır.” (https://www.yenisafak.com/gundem/fenerbahce-orduevi-onunde-balyoz-protestosu-271483)

 

***

Saygıdeğer Arkadaşlar!

Şimdi bu açık, kesin kanıt olaylardan ve itiraf kapsamındaki FETÖ savunusundan sonra; “Bu adam da FETÖ’nün Siyasi Ayağı değilse, Siyasi Ayak kimdir?”, diye sormayacak mıyız?

“Bu kallavi FETÖ’cüyü kayırıp kollayıp vekil seçtirip Meclislere taşıyan, bununla da yetinmeyip onu parti sözcüsü yapıp Meclis Kürsüsünde ona Pelvan Hamza’yı savundurtan parti ve o partinin Kaçak Saray’da mukim Başkanı Tayyip nam Hafız da FETÖ’nün Siyasi Ayağı değilse, o zaman bu Siyasi Ayak kimdir?”, diye sormayacak mıyız?

Elbette soracağız da… Zaten Everybody Knows: Herkes Biliyor…

“Dövüşün hileli olduğunu…”

“Kaptanın yalan söylediğini.”

Herkes bir sebepten dolayı “kerize yatmış durumda.”

Özellikle de Mecliste muhalefet rolü oynayan üç Amerikancı parti… Daha önce de söylediğimiz gibi bunlar da ihanete batmış halde…

Burada iş yine biz Gerçek Devrimcilere kalıyor. Ne diyordu namuslu şairimiz Ahmet Arif?

“Biz ki ustasıyız vatan sevmenin!”

Hukukçu Yoldaşlarımıza yine görev çıktı…

Bu Cahit Özkan adlı FETÖ sevicisi ve savunucusu vatandaşa bir de bu özelliğinden dolayı suç duyurusunda bulunalım. Biliyorsunuz, bizde zaman aşımı yok!

Bugün teslim alınmış savcılar korkularından veya yandaşlıklarından dolayı işleme koymasalar da dilekçelerimizi, yarın oluşacak gerçek savcılar harekete geçecektir bizim istemlerimiz doğrultusunda… Bu konuda zaten hiçbirimiz kuşku taşımıyoruz!..

Hep diyoruz ya, bu Tayyipgiller, kanunlara göre işleyen normal bir siyasi parti değildir, din maskeli ve çıkar amaçlı organize bir suç örgütüdür, diye…

İşte bir kez daha gördük aynen öyledir…

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

5 Ocak 2021

Nurullah Ankut

HKP Genel Başkanı