Partimizden RTE ve İ. Melih Gökçek hakkında Suç Duyurusu: İşte FETÖ’nün siyasi ayağı…

12.03.2021
51
A+
A-

İ. Melih Gökçek Ankara’yı, AKP’giller’in Reisi de ülkeyi “parsel parsel sat”tı.

HKP-Partimiz ise, sorulacak hesabın suç duyurularını,

satır satır hazırlamaya devam ediyor…

Mart 2015’te Partili Hukukçularımız tarafından Bülent Arınç’ın, İ. Melih Gökçek’in Ankara’yı FETÖ’cülere nasıl parsel parsel sattığını açıkladığı, sonrasındaki kapışmalarının hemen akabinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına 2015/2048 Hazırlık Soruşturma Numarası ile Suç Duyurusunda bulunmuştuk.

Görevli Savcı, İ. Melih Gökçek hakkındaki iddiaları haklı bulmuş ve İçişleri Bakanlığından soruşturma izni istemişti. Ancak, dönemin, görevi Efkan Ala’dan yeni devralan İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk soruşturma izni vermemişti.

Elbette ki bu izin, esas olarak AKP’giller’in Reisi Recep Tayyip Erdoğan’dan çıkmamıştı.

Zaten anlaşılacağı üzere, Bülent Arınç ile Melih Gökçek arasındaki “Parsel Parsel” vurgun kapışmasının ucunun kendisine geleceğini öngören R. Tayyip Erdoğan, olaya müdahale ederek izin verilmesini engellemiştir.

Murat Ağırel’in, ismini, bu kapışma sırasında Bülent Arınç’ın, İ. Melih Gökçek hakkında sarfettiği; “Ankara’yı FETÖ’cülere parsel parsel sattı” ifadesinden yola çıkarak koyduğu kitabında açıkça görüleceği üzere;

İ. Melih Gökçek’in;

FETÖ’cülere yurt yerleri verdiği,

Zengin işadamlarına okullar yaptırdığı,

İmar planlarında değişiklikler yaptırarak, Belediye Meclisine aldırdığı kararla, 20 bin 690 metrekarelik Belediye arazisinin 10 bin metrekaresini Gülen Cemaatinin okul veya dershane açması için “özel eğitim ve öğretim tesisi alanı”na çevirdiği ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edilmesini sağladığı,

FETÖ’nün Ankara İmamıyla olan ilişkisini,

Ankara İncek’te Fethullahçı savcı ve yargıçlara arazi tahsis ettiği,

ABD gezisinde FETÖ’nün Amerikan İmamı ile görüştüğü ve derneklerini ziyaret ettiği,

Gelişmiş istihbarat amaçlı dinleme cihazlarını elinde bulundurduğu,

Fethullahçı işadamlarına okul için belediyeye ait arazileri usulsüz şekilde verdiği,

FETÖ bağlantılı kişilerin belediye kadrolarına alınması ve üst düzey yönetici yapılmasını sağladığı,

17/25 Aralık’tan sonra FETÖ bağlantılı televizyon kanallarına para aktarılmasını sağladığı,

Belediyede imar mevzuatına aykırı imar değişikliklerini kabul edilerek, FETÖ/PDY örgütü mensupları ile üçüncü kişiler yararına menfaat sağlanmasına yol açtığı,

Alfagaz, Ankapark yolsuzlukları gibi iddialar belgeleriyle birlikte yer almaktadır.

İşte tüm bunların AKP’giller’in Reisinden habersiz olmasının mümkün olamayacağı, AKP’nin kurucularından Abdüllatif Şener’in, AKP’de kendisinden başka tüm kurucuların FETÖ’cü olduğu açıklamasında yer aldığı üzere, yine Eski Cumhuriyet Başsavcısı, Kaset Operasyonuyla bunların üzerine gitmesi engellenen Nuh Mete Yüksel’in bir röportajdaki sorulara verdiği yanıt, bunların organize bir suç örgütü işi olduğunu ispatlamaktadır.

Ne diyordu Nuh Mete Yüksel röportajda?

“FETÖ’nün siyasi ayağı varsa, bu hangi yolla ortaya çıkarılmalı? Cumhurbaşkanı, 15 Temmuz’dan sonra “Allah affetsin, kandırıldık” demişti. Ne olmalı?

“Yargılanmaları gerekiyor. Özeleştiri yetmez.

“- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da mı yargılanması gerekiyor?

“Gerekirse yargılanmalı. Beni içeri attıracaksın.”

İşte bir kez daha belgeleriyle ispatlanan; AKP+Tayyip Erdoğan+Melih Gökçek+FETÖ ilişkisi ve vurgunları-talanları nedeniyle Partili Hukukçularımız; Görevi Kötüye Kullanma, Zimmet, İhaleye Fesat Karıştırma, Terörle Mücadele Kanununa Muhalefet suçlamalarıyla (ekinde Partimizin Mart 2015 tarihli Suç Duyurusu ve Murat Ağırel’in “PARSEL PARSEL” adındaki kitabı ile) Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunmuşlardır.

Suç duyurusunun ardından HKP Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Av. Ayça Okur, Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Okur şunları söyledi:

“Değerli Halkımız;

Bugün tarihi bir suç duyurusunda daha bulunduk. Parlamenterler Büro’ya 2021/50015 hazırlık soruşturma numarasıyla kaydedilen suç duyurumuzun şüphelileri, İ. Melih Gökçek, Recep Tayyip Erdoğan ve 2015 yılının İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk.

“Suç duyurumuzun konusu, Murat Ağırel’in Parsel Parsel kitabında somutlaştırdığı deliller neticesinde ortaya çıktı. 2015 yılının yine Mart ayında Melih Gökçek hakkında bir suç duyurusunda daha bulunmuştuk. Bu suç duyurumuzda Melih Gökçek’in soruşturulmasına izin talep eden Savcı, suç duyurumuzu haklı bulmuştu ama Savcıya İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk tarafından bu izin verilmemişti, itirazlarımız da reddedilmişti. Bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Suç duyurumuzun konusu, Görevi Kötüye Kullanma, Zimmet, İhaleye Fesat Karıştırma, Terörle Mücadele Kanununa Muhalefet.

“Tüm bu nedenlerle Melih Gökçek’in ve İçişleri Bakanının, AKP’giller’in Başkanından habersiz hiçbir şey yapamayacağının göstergesi olan bir suç duyurusudur bu. Soruşturulacağını ümit etmiyoruz. Ama satır satır suç duyurularını Tarihe not düşürüyoruz.”

12.03.2021

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi

 

2021/50015 hazırlık soruşturma numarasıyla kaydedilen suç duyurumuzun dilekçesi aşağıdadır:

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

SUÇ İHBARINDA

BULUNAN : HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI

Karanfil Sokak No: 24/15 Kızılay/ANKARA

VEKİLLERİ           : Av. Metin BAYYAR-Av. Ayhan ERKAN-Av. Ali Serdar ÇINGI

                                   Av. Tacettin ÇOLAK-Av. Sait KIRAN-Av. Azime Ayça OKUR

Av. Halil AĞIRGÖL-Av. Pınar AKBİNA- Av. Doğan ERKAN

Sezenler Cad. 4/15 Sıhhiye/ANKARA

 

ŞÜPHELİLER : 1.İBRAHİM MELİH GÖKÇEK

2.SEBAHATTİN ÖZTÜRK (DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI)

3.RECEP TAYYİP ERDOĞAN

 

SUÇ                           : GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA, ZİMMET,

                                     İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA,

                                     TERÖRLE MÜCADELE KANUNUNA MUHALEFET

 

A- OLAY :

Müvekkil Siyasi Parti, 24.03.2015 tarihli dilekçesiyle; 23 Mart 2015 günü o dönem Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın şüpheli İ. Melih Gökçek ile ilgili sözlerini savcılığınıza taşıyarak suç duyurusunda bulunmuştu. Zira Bülent Arınç açık bir şekilde o dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan İ. Melih Gökçek’in suç işlediğini açıklamıştı.

Bu açıklamasında Bülent Arınç;

Benim cemaate karşı sevgimi ve saygımı 78 milyon bilir. Ama şunu da iyi bilir ki, eğer bu paralel yapı 17 ve 25 Aralık sahtekârlığı ortaya çıktığı günden itibaren ben hükümetimin yanındayım. Eşimle ve ailemle paralel yapı ile biz mücadele ediyoruz.

Ben sayın cumhurbaşkanımızın yanındayız. Ben buyum. Her şeyimle karşınızdayım. Amerika’ya giden benim ben bunları gizlemedim ki. AMA GÖKÇEK BUNLARDAN DAHA FAZLASINI YAPMIŞTIR. BELEDİYE BAŞKANLIĞI ADAYLIĞINDA ve SEÇİMLERDE OY İSTERKEN, BU YAPININ KUCAĞINDA OTURMUŞ, BU YAPIYA ANKARA’YI PARSEL PARSEL SATMIŞTIR. YURT YERLERİ VERMİŞTİR. ZENGİN İŞADAMLARINA OKULLAR YAPTIRMIŞTIR. İMAR PLANLARINDA DEĞİŞİKLİKLER YAPTIRMIŞTIR. … 30 MART SEÇİMLERİNE KADAR PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TEK BİR KÖTÜ SÖZ ÇIKMAMIŞTIR. Çok zor seçimleri kazandıktan sonra birilerine yaranmak için mücadele ediyor görünmektedir. Kanunen vermiş olduğu yerlerin hepsini iptal etmek kaygısındadır ve mahkemelerle boğuşmaktadır.” demiştir.

(Yapılan açıklamanın tamına şu internet adresinden ulaşılabilir: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/234825/Arinc_tan_sert_gonderme__Biz_kimin_nerede_havlayacagini_cok_iyi_biliriz.html)

 

Bu sözleriyle Bülent Arınç o dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Şüpheli İbrahim Melih Gökçek’in bir terör örgütüyle olan ilişkisini en yetkili ağızdan açığa çıkarmış ve şüphelinin belediye başkanlığı görevini bu yapının çıkarı için kullandığını açıklamıştı.

Müvekkil siyasi parti de gerek Bülent Arınç’ın açıklamaları gerekse, bahse konu imar yolsuzluklarının ODATV adlı internet haber sitesinde 30.04.2014 tarihinde yayımlanan haber ve belgeleri de delil göstererek suç duyurusunda bulunmuştu. Bu habere göre; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Belediye Meclisi’ne aldırdığı kararla, 20 bin 690 metrekarelik belediye arazisinin 10 bin metrekaresini Gülen cemaati okul veya dershane açması için ”Özel Eğitim ve Öğretim Tesisi Alanı”na çevirmiş ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilmesi sağlamıştı. (kaynak: http://www.odatv.com/n.php?n=melih-gokcekten-cemaate-buyuk-kiyak-3004141200)

SAVCILIĞINIZA 2015/2048 HAZIRLIK SORUŞTURMA NUMARASI İLE VERİLEN DİLEKÇEDE, BU SOMUT DELİLLERE GÖRE SORUŞTURMA BAŞLATILMASINI TALEP EDİLMİŞTİ. SAVCILIK SORUŞTURMA İZNİ İSTEMESİNE RAĞMEN, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEMİŞTİ. TARAFIMIZCA SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEMESİNE İTİRAZ EDİLMİŞ, ANCAK BU İTİRAZ DA REDDEDİLMİŞTİ. BU NEDENLE BUGÜNE KADAR SÖZ KONUSU BAŞVURUYLA İLGİLİ BİR ADIM ATILMAMIŞ VE SOMUT BELGE VE OLAYLARA RAĞMEN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEMİŞTİR.

GELİNEN AŞAMADA VE GEÇEN SÜRE İÇERİSİNDE, SAVCILIĞINIZA VERİLEN DİLEKÇEDEKİ HAKLILIĞIMIZ, SOMUT OLAYLAR VE ORTAYA ÇIKAN BELGELERDEN BİR KEZ DAHA ANLAŞILMAKTADIR.

Ortada büyük ve örgütlü bir suç yumağının olduğu her şeyden önce kendi partisinin başkanınca görevden istifa ettirilmesinden bellidir. AKP Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan’ın “istifasını istemesiyle” 28 Ekim 2019 tarihinde Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanlığından istifa etmek zorunda kalmıştır. Bu “istifa ettirme” işinin tek bir açıklaması vardır; artık Ankara Büyükşehir Belediyesinde yaşanan yolsuzluk olaylarının halktan da gizlenememesidir. Yoksa “seçilmiş” ve işine “hevesle” devam eden bir belediye başkanı neden zorla istifa ettirilsin? Bu durum savcılığınızca yapılacak soruşturmada dönemin İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk ve AKP Genel Başkanına sorulduğunda daha da netlik kazanacaktır.

Şüphelinin terör niteliği de olan bir dizi örgütlü suçla ilişkisinin olduğu birçok idari soruşturma ve bu konuda yapılmış incelemeleri içeren haber ve kitaplardan da anlaşılmaktadır.

Özellikle gazeteci Murat AĞIREL’in hazırladığı dosya niteliğindeki Şubat 2021 baskılı “PARSEL PARSEL” kitabındaki bilgi ve belgeler 2015 yılında verdiğimiz dilekçenin doğruluğunu bir kez daha göstermiştir.

Yargı kararları, mahkemede verilen tanık ifadeleri, basında yer alan haberler ile Sayıştay ve Ankara Büyükşehir Belediyesi raporlarında yer alan bilgilerle şüphelinin sistematik olarak içinde yer aldığı iddia edilen suçlar detaylandırılmıştır.

FETÖ’nün Ankara imamıyla olan ilişkisi, Ankara İncek’te Fetullahçı savcı ve yargıçlara arazi tahsis edilmesi, ABD gezisinde FETÖ’nün Amerikan imamı ile görüşmesi ve derneklerini ziyareti, gelişmiş istihbarat amaçlı dinleme cihazlarını elinde bulundurduğu, Fetullahçı iş adamlarına okul için belediyeye ait arazilerin usulsüz şekilde verilmesi, FETÖ bağlantılı kişilerin belediye kadrolarına alınması ve üst düzey yönetici yapılması, 17/25 Aralıktan sonra FETÖ bağlantılı televizyon kanallarına para aktarılması, belediyede imar mevzuatına aykırı imar değişiklikleri kabul edilerek FETÖ/PDY örgütü mensupları ile üçüncü kişiler yararına menfaat sağlanması, Alfagaz, Ankapark yolsuzlukları gibi iddialar bu kitapta belgeleriyle birlikte yer almaktadır.

DİĞER ŞÜPHELİLER; DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI SEBAHATTİN ÖZTÜRK VE AKP GENEL BAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, SUÇ DUYURUMUZDA SORUŞTURMA İZNİ VERMEYEREK SONRASINDA AÇIĞA ÇIKACAK BİLGİ VE BELGELERİN SAKLANMASI YOLU İLE BU SUÇA İŞTİRAK ETMİŞ, HATTA ÖRGÜTLEYİCİ OLMUŞLARDIR.

 

B- HUKUKİ NİTELEME :

Yukarda belirttiğimiz açıklama dikkatli şekilde incelendiğinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan İbrahim Melih Gökçek’in bir kısım kişilere haksız şekilde maddi çıkar sağladığı, kamu mallarını yasa dışı şekilde aktardığı anlaşılmaktadır. Bunlar yalnızca bu açıklama içeriğinden çıkarılan vakıalar değildir. Bu konuda daha önce de basın organlarında haberler yapılmış ancak her nedense bu şaibeli durumlar savcılıklarımızca incelenmemiştir.

Biz bir kez daha gündeme gelen bu konuda, somut belge ve bilgiler içeren Murat AĞIREL tarafından yazılan “Parsel Parsel” kitabıyla tekrar suç duyurusunda bulunmaktayız.

Şüpheli 1984 yerel seçimlerinde Keçiören Belediye başkanı olmasından sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa ettiği 2019 yılına kadar, sürekli örgütlü bir yapı içerisinde usulsüzlük ve yolsuzluk olayları ile anılmıştır. Ancak ne yazık ki hakkında bu güne kadar etkili bir soruşturma yürütülmemiştir.

Daha önceki beyanlarımıza ek olarak sunduğumuz kitap ve içeriğindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere; zimmet suçundan ihaleye fesat karıştırma suçuna, görevi kötüye kullanma suçundan Terörle Mücadele Kanununa muhalefet etmeye kadar birçok suçun varlığı görülmektedir.

Asıl önemlisi birçok kişi hakkında soruşturma başlatılması için sadece bir banka hesabının varlığı bile yeterliyken FETÖ bağlantılı kişilere ve kurumlara açık ayrıcalık tanınması, bunlara haksız maddi menfaat sağlanmış olması soruşturulmamaktadır. Kamuoyunda FETÖ/PDY’nin siyasi bağlantısı, siyasi ayağı sürekli dile getirilmektedir. Kanaatimizce bu siyasi ayak belirttiğimiz olayların üstüne gidilmesiyle ortaya çıkacaktır.

Kamu görevi yürüten kişilerin icraatlarıyla sorumlu tutulmaları, yaptıkları yanlışların ve işledikleri suçların hesabını halk ve hukuk karşısında vermeleri bir hukuk devletinin en temel prensibidir. Müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) bu ilkenin ülkemizde hayata geçmesi için çaba sarf etmekte, mücadele vermektedir. Ülkemizin maddi ve manevi değerlerinin Bülent Arınç’ın deyimiyle “parsel parsel” yağmalanmasına sessiz kalamazdık. Vicdan sahibi hiçbir insanın, siyasi partinin ve hukukçunun da sessiz kalacağını düşünmüyoruz. Bu nedenle bu olayların failleri olduğunu bildiğimiz ve düşündüğümüz şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunmaktayız.

SONUÇ VE İSTEM : Açıkladığımız ve soruşturma sonucu ulaşılacak deliller ışığında, olayla ilgili gerekli soruşturmanın yürütülerek, şüpheliler ve bağlantılı bulunduğun diğer kişiler hakkında gerekli kamu davasının açılmasını vekâleten saygıyla dileriz. 12.03.2021

Eki: 1.Murat Ağırel’in PARSEL PARSEL isimli kitabı

2.Onaylanmış vekâletname sureti

3.2015/2048 hazırlık soruşturma nolu suç duyurusu dilekçemiz

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanlığı Vekili

Av. Azime Ayça OKUR