Partimiz; Silahlı Terör Örgütü Adnan Oktarcılarla iltisaklı A. Murat Atik’in TCDD’nin başına getirilmesi hukuksuzluğunu, kanunsuzluğunu yargıya taşıdı, yargıdan ses gelmedi ama Murat Atik istifa etmek zorunda kaldı

14.09.2021
66
A+
A-

Evet, Partimizin suç duyuruları tek tük de olsa sonuç veriyor. Tabiî ki şimdilik böyle. Gün olup devran dönünce, gücünü vicdanlarından ve hukuktan alan savcıların, hakimlerin devri hüküm sürmeye başlayınca işte o zaman Halkın Kurtuluş Partisi’nin bütün suç duyuruları, dava dilekçeleri suç bataklığına batmış AKP’giller’in önüne konacak. Tam anlamıyla sonucu da o zaman alacağız.

TCDD’nin başına AKP’giller’in Reisinin bir gece kararnamesiyle getirdiği Abdülkerim Murat Atik’in Silahlı ve sapık terör örgütü Adnan Oktarcılarla bağlantısını namuslu gazeteci ve yazar Barış Terkoğlu ortaya çıkarmıştı. Bunun üzerine Partimiz harekete geçerek yapılan bu kanunsuzluğu, hukuksuzluğu, adaletsizliği, eşitsizliği 10 Eylül 2021 tarihinde yargıya taşımıştı. Suç duyurusu dilekçemizde TCDD’nin başına getirilen A. Murat Atik’in:

Nisan ayında TCDD ile 40 milyon Avroluk özelleştirme anlaşmasına imza atan Sun Group adlı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu,

Hakkında bin yılın üstünde hüküm verilen ve kamuoyunda Adnan Oktarcılar olarak bilinen Silahlı Terör Örgütünün bir üyesi olduğunu, 1999 ve 2008 yılında bu örgüte yönelik olarak yapılan operasyonlarda iki kez firari duruma düştüğünü,

Bu örgüte yönelik yapılan operasyonlarda sanık durumuna düşmese de ifadelerde adının geçtiğini, MASAK raporunda da örgüt ile para trafiğinin devam ettiğini ve her yıl örgüte 150-200 bin lira tutarında para yardımı yaptığının örgüt üyelerinin ifadeleriyle ortaya çıktığını,

Ayrıca bu örgüte yapılan son operasyonda ortaya çıkan silahlardan birinin eski sahibi olduğunu, hibe yoluyla örgüt yöneticisine devrettiğini, örgütün Finans bölümünde faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığını Cumhuriyet Savcılığına göstermiş ve suç duyurumuzu ihbar kabul edip soruşturma açmanın görevleri olduğunu hatırlatmıştık. Ayrıca Demiryolu işi de yapan bir şirketin yönetim kurulu başkanı olan A. Murat ATİK’in TCDD’nin başına gelemeyeceğini, TCDD Mevzuatına ve üstelik AKP’giller’in KHK’sına göre bunun mümkün olmadığını göstermiştik:

233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 7’inci maddesinin 2’inci fıkrasında ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Ana Statüsü’nün 8’inci maddesinin b fıkrasında “Yönetim Kurulu başkan ve üyeleri; başka bir teşebbüste, bağlı ortaklıkta veya iştirakte yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev alamaz ve rakip kuruluşlar ile menfaat ilişkisi içinde bulunamazlar” ifadesi yer almaktadır.

Ve dilekçemizde Cumhuriyet Savcılarına şöyle seslenmiştik:

Türkiye’nin gerçek vatansever partisi olan müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi; şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm hukuksuzlukların, haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin, yolsuzlukların, vurgunların, rüşvetlerin, kanunsuzlukların karşısında kararlıca mücadele etmektedir. Konumları, durumları ne olursa olsun hiçbiri yapanın yanına kâr kalmamalıdır. Müvekkil Partinin gösterdiği bu duyarlılığı umarız Savcılık Makamı da gösterir.

Maalesef savcılar bu duyarlılığı, Kaçak Saray’ın talimatıyla yapılan hukuksuzluğa, kanunsuzluğa karşı soruşturma açacak cesareti gösteremediler. Kısacası ölü numarasına yattılar.

Ama bu kadar açık bir hukuksuzluğu, kanunsuzluğu AKP’giller halka yediremeyeceklerini anlayınca, HKP de bu hukuksuzluğu ve kanunsuzluğu gazete sayfalarında bırakmayıp yargıya taşıyınca TCDD Genel Müdürünü istifa ettirdiler.

Burada bir noktaya değinmekte fayda var: Savcıların gösteremediği duyarlılığı A. Murat Atik göstermiş değil. O bir Parababası; o, yılan yuvası Ortaçağcı tarikatların tezgâhından geçmiş biri; o, AKP’giller’in yandaşlığından prim yapmış birisi. Hiç umurunda olmaz. Bırakalım TCDD’nin başına getirilmesini, Bakan bile yapılsa işine bakar. İşi de vurmak, çalmak, çırpmak. Ama gel görelim ki bu ülkenin gerçek Vatansever Partisi HKP var, namuslu bir gazeteci var, mızrağı çuvala sığdırmayan.

Halkın Kurtuluş Partisi olarak, yaptığımız suç duyuruları karşısında savcıların, kovuşturmaya veya soruşturmaya yer olmadığına dair kararı verip geçmelerine hiç mi hiç aldırmıyoruz. Biz işimize bakıyoruz. Yok, hangi savcı soruşturma açacakmış, hepsi AKP’nin savcısıymış, bu çabalar beyhudeymiş gibi mızıldanmalara da aldırmıyoruz. Biz doğru bildiğimiz yoldan gidiyoruz, elalemin söylenmesine aldırmadan. Bu yolda da devam edeceğiz. AKP’giller’in bütün yolsuzluk, hukuksuzluk, kanunsuzluk, hırsızlık, vatan satıcılığı suçlarını kayıt altına aldırmaya, Tarihe not düşmeye devam edeceğiz. Bu bizim omuzlarımıza yüklenmiş bir görevdir. Hiç çekinmeden, korkmadan, bıkmadan, yılmadan görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz.

14 Eylül 2021

HKP Genel Merkezi