Kurtuluş Partili Kadınlar: Özgecan’nın hesabını soracağız!

14.02.2015
190
A+
A-

Özgecan Aslan… 20 yaşında, gençliğinin baharında gencecik bir üniversite öğrencisiydi. Kayboldu 2 gün önce, ailesi canlarından can kopmuşçasına kızlarını aramaya koyuldu. Ama maalesef kayıplara karıştığı ülke; özellikle 1950’lerden sonra Ortaçağcı gericilikle ablukaya alınmış ve Tayyipgiller iktidarıyla doruğa ulaşmış Türkiye idi.

Yıllardır uygulanan, kadını aşağılayan, meta haline getiren bu eğitim sisteminin ortaya çıkardığı yaratıklar; önce tecavüz etmiş, sonra bıçaklayıp öldürmüş, daha sonra da yakarak katledip bir derenin kenarına atmışlardı Özgecan’ımızın yanmış bedenini, canımızı defalarca yakarcasına…

Alışmıştık böyle haberler görmeye ve duymaya ama inanamıyorduk hala insanlığın nasıl bu kadar vicdan yoksunu, ahlak yoksunu ve bir o kadar “namus bekçisi” oluşuna!

   Tayyipgiller her gün yeni bir fetvayla çıkıyorlar karşımıza; kadın kahkaha atmasın, gülmesin, 6 yaşındaki çocukla evlenebilir, hamile kadın sokakta gezmesin vs… Bu alçaklar sürüsünün beyni o kadar sapıklaşmış ki Özgecan için de akıttıkları salyalar ortaya çıkmaya başladı. Yapmıştır bir “orospuluk” dediler yanan yüreklerimiz, her gün artan öfkemiz ve kinimiz ortadayken…

AKP’li Ayşenur İslam acaba fetva verdiği üzere atılan çığlığı duymuş mudur ya da yüreği yanan, acıyan ve acıtan bir annenin çığlığını, feryadını duyuyor mudur?

Asla!

Tecavüzcülerin, kadınları katledenlerin aldıkları ya da almadıkları cezalar ortada! İşte biz bu yüzden bunların her defasında sırtını sıvazlayan, laik ve bilimsel eğitimi dinamitleyen asıl sorumlu olarak emperyalizmin kuklası Tayyipgiller’i görüyoruz.

      1993’te Madımak’ı yakanlar, bir gazeteciyi kafese tıkıp yakanlar ile Özgecan’ımızı yakanlar hep aynıydı aslında. Ortaçağcı gerici, insan, hayvan ve bitkiden farklı 4. tür yaratıklardı. Halkın Kurtuluş Partisi programında bu tip yaratıklar için şöyle der:

“Kadının sosyal açıdan ezilmişliğini fırsat bilen, sömürücü, vurguncu, yani alın teriyle para kazanmayan, her türden ahlak anlayışından uzak sermaye sınıfına mensup erkekler, kadını cinsel zevklerini doyuracak obje olarak görmekte ve kullanmaktadır. Irz suçunun cezası idamdır.”

   Bugün gencecik hayat dolu bir arkadaşımızı daha sonsuzluğa uğurladık, gözyaşlarımızı yutkunarak içimize akıttık ve bir kez daha söz verdik. Mutlaka hesap soracağız. İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz, zamanı geldiğinde kara kaplı defterimizi açıp bir bir yargılayacağız bu insanlık düşmanlarını!

Öfkemizi bileyip mücadeleye daha sıkı sarılacağız ve kadınlar olarak bize biçilen bu hayatın zarını parçalayacağız!

ÖZGECAN’IN HESABI SORULACAK!

KADINLAR, SOKAĞA, MÜCADELEYE!                                                           

                                                                                                                        Kurtuluş Partili Kadınlar