Nasıl İblisçe bir sağlı sollu ablukayla karşı karşıya kaldığımıza bir bakar mısınız?

21.04.2018
252
A+
A-

Saygıdeğer arkadaşlar;

Nasıl İblisçe bir sağlı sollu ablukayla karşı karşıya kaldığımıza bir bakar mısınız?

5-13 Mayıs tarihleri arasında Kocaeli 10’uncu Kitap Fuarı gerçekleştirilecektir. Bugüne dek 7 kez katıldığımız Kitap Fuarı’na bu yıl katılmamız, AKP’li Kocaeli Belediyesi tarafından yasaklanmıştır.

Gerekçe ise, bebelerin bile kanmayacağı, insan aklıyla alay eden bir safsatadan ibarettir…

Konuyla ilgilenen yayıncı arkadaşlarımız, bu sansürlenmeye ilişkin bir açıklama yapmışlardır. İsterseniz, doğrudan okuyalım onu:

***

KOCAELİ KİTAP FUARI SANSÜRÜN GÖLGESİNDE YAPILIYOR:

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN DERLENİŞ YAYINLARINA SANSÜR

Derleniş Yayınları olarak 7 yıldır Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kitap Fuarı’na katılmaktayız. Bölgemiz için önemli bir kültürel faaliyet olan bu Fuar’da 7 yıldır yerimizi alarak okuyucularımızla buluşmaktaydık.

Ancak bu yıl 10’uncusu düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı’na katılmamızı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Fuar Yönetimi uygun görmemiş olacaklar ki, develerin bile güleceği bir gerekçeyle Derleniş Yayınları’nın Kitap Fuarı’na katılmasını engellediler. Gerekçe, Fuarda kendilerinin temin etmiş olduğu PLASTİK bir MASA kullanmak. Dedik ya, develer bile güler bu gerekçeyle bir yayınevinin Kitap Fuarı’na katılımının engellenmesine. Bunun adı SANSÜR’dür. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Fuar Yönetimi aracılığıyla Derleniş Yayınları’na SANSÜR uygulamıştır, Fuara katılımını engellemiştir. Üstelik bunu gerçek sebepleri gizleyerek, uydurma bir gerekçeyle, PLASTİK MASA KULLANIMI gerekçesiyle yapmıştır.

Büyükşehir Belediyesi-Fuar Yönetimi, plastik masa kullanımı konusunda uyarıda bulunmak yerine gizli gizli fotoğraflar çekmiş, Fuara katılmamızı engellemek için kendine gerekçe yaratmaya çalışmıştır.

Yazılı ve sözlü olarak yaptığımız tüm başvurulara, bu yapılanın adaletsiz bir değerlendirme olduğunu, gerçek sebep her neyse onun iletilmesi gerektiğini, plastik masa kullanılmaması gerektiği konusunda hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, böyle bir bilgilendirme yapılmış olsa gereğini yerine getireceğimizi, masanın da zaten kendileri tarafından dağıtıldığını defalarca bildirmemize rağmen olumlu bir cevap alamadık. Değerlendirip size bilgi vereceğiz, sözüne rağmen olumlu ya da olumsuz bir bilgi de verilmedi. Ancak 16 Nisan günü Fuar’ın web sitesinde Derleniş Yayınları’nın katılımcılar listesinde yer almadığını, yani hiçbir bilgi verilmeden SANSÜRLENDİĞİNİ gördük.

Nedir Büyükşehir Belediyesi’nin Derleniş Yayınları ile derdi? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi istemektedir ki, Fuarda farklı düşünce ve görüşlere ait yayınları Kocaeli halkıyla buluşturan yayınevleri olmasın. Yayınevimiz, sadece gerçekleri halkımızla buluşturmayı hedeflemiş bir yayınevidir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sahip olduğu anlayışa uygun olarak, kendininkinden başka düşüncelere tahammül edememektedir, Derleniş Yayıları’nı SANSÜRLEMESİNİN asıl gerekçesi budur. Bu yüzden de; standı, ülkemizin ve halkımızın içinde bulunduğu durumu tüm gerçekliğiyle ortaya koyan yayınlarla dolu olan Derleniş Yayınları’na uydurma bir gerekçeyle SANSÜR uygulamaktadır.

Yapılan bu adaletsiz, haksız ve SANSÜRCÜ tavrı Derleniş Yayınları olarak kınıyoruz, protesto ediyoruz.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bugün rüzgâr kendilerinden yana estiğinden dolayı, hiçbir objektif kritere dayanmadan, keyfi bir şekilde, sadece kendine yandaş olanları kayırmak niyetiyle davranmaktadır. Ama unutmayalım ki, rüzgâr hep aynı yönde esmez. Doğruyla savaşan yenilmeye mahkûmdur.

Uydurma gerekçelerle Derleniş Yayınları’nın Kitap Fuarı’na katılımını engelleyen, kendi düşüncesinden başka bir düşünceye tahammül edemeyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kınıyoruz. 18.04.2018

Derleniş Yayınları

Kocaeli

***

Yayınlarımız, AKP’giller’i rahatsız etmenin ötesinde korkutmaktadır artık, arkadaşlar. 15 Temmuz sonrası yayımlanan kitaplarımızla ilgili, Tayyip’e hakaretten üç dava açtırmıştır, AKP’giller. Davalar sürmektedir, ilgili arkadaşların bileceği gibi…

Kaçak Saraylı Reis, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçimlerin Temel Hükümleriyle İlgili Kanunun tüm maddelerini, fıkralarını ayaklar altına alarak, buyruğuna soktuğu YSK’yi, Yargıtayı, Anayasa Mahkemesini bir araç olarak kullanıp bizi Seçim dışına attırmıştır.

Yani kendi yasalarını bile hiçe sayarak, keyfi biçimde, düpedüz şiddet uygulamak anlamına gelecek bir tavırla Seçimlere katılmamızı yasaklatmıştır.

Malum ya; Kaçak Saraylı’nın TRT’sinde, onu sadece, tüm suçlarından dolayı biz eleştirdik. Ve hesap vereceğini söyledik. Tabiî efendileriyle birlikte…

Hafız, bizim bu teşhirimizi hazmedemedi. Ağır geldi, tümüyle gerçekleri dile getiren sözlerimiz. E, gelir tabiî…

Yaptığı onca suçun ağırlığına karşılık düşen sözler de elbette aynı oranda ağır olacaktır…

Kaçak Saraylı’nın Yargıtayda görevlendirdiği bir kişi, bunu tevil yoluyla da olsa itiraftan çekinmemiştir. Aynen şunu demiştir:

“7 Haziran 2015 Seçimlerinden sonra, böyle bir süreç başlattık.”

Başlatın bakalım…

Elbet günü gelecek, bunun da hesabı sorulacak sizden…

Orada da söylediğimiz gibi, bizim derdimiz oy moy değildi. Biz, Türkiye’nin içinde bulunduğu yürek yakıcı gerçekleri tüm açıklığıyla halkımıza anlatabilmenin derdindeydik, çabasındaydık. Orası bizim için Türkiye Halkının bizi en yüksek oranda izleyebileceği, dinleyip anlayabileceği bir kürsü idi sadece.

Tayyipgiller, bize uyguladıkları bu kanunsuz, keyfi yasakla o kürsüyü kaba güçle elimizden almış bulunmaktadırlar.

Bunca suç işleyen bir iktidar, bunca ihanet ve halk düşmanlığı içine batmış bir iktidar, elbette bizi en tehlikeli hasım bilerek bu yasakları, bu kanunsuzlukları uygulayacaktır.

Fakat, kendilerini “demokrat”, hatta “solcu” ve hatta “komünist” olarak adlandıran yazılı ve görsel gazeteler-haber siteleri de bize karşı aynı oranda düşmanlık beslemekte ve sansür uygulamaktadırlar.

Sondan başlayalım örneklemeye, isterseniz:

Kaçak Saraylı Hafız’ın ve onun AKP’giller’inin ve Sarayın Arka Bahçeli’sinin Baskın Erken Seçimle ihanet iktidarlarını kurtarabilmek için, umutsuzca da olsa, giriştikleri davranışa ilişkin açıklamamız olmuştu. Hem de Tayyip’in 24 Haziran’da Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Seçimleri yapılacaktır, açıklamasından birkaç saat sonra…

Bu açıklamamızı, Partimizin sayfalarında yayımlamıştık, bizi takip eden arkadaşların tanık olduğu gibi…

Bir iki istisna hariç, artık HDP çizgisine düşmüş yazarçizerlerden oluşan, dolayısıyla da bir HDP yayın organına dönüşen Yeni Cumhuriyet, bizim bu açıklamamızı görmedi, daha açığı yok saydı…

Konuya ilişkin yaptığı haberde şu parti ve grupların, bu Baskın Erken Seçimle ilgili yaptıkları açıklamalara yer vermiştir:

Halkevleri, Devrimci Parti, EHP, EMEP, HTKP, ÖDP, SYKP. (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/960945/Sosyalist_partilerden_erken_secim_aciklamasi.html)

Cumhuriyet, haberin başlığına bir de görsel yerleştirmiştir, şu şekilde:

Bununla da yetinmemiş; bu her grupçuğun yaptığı açıklamanın üstüne bir de onların logosunu koymuştur.

Netçe görüldüğü gibi, bu grupçukların tamamı Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi’nin yörüngesinde dolaşan, PKK-HDP yalaması Amerikan işbirlikçilerinden oluşmaktadır.

Bunların siyasetleri, şu anki Cumhuriyet’in yayın çizgisiyle de uyuşur…

Gelelim, Merdan Yanardağ’ın duayenliğindeki ABC Gazetesi’ne…

O da “Sosyalistlerden ‘baskın seçim’ açıklaması” başlığı altında aynı konuya yer vermiştir.

Onun haberinde de şu grupçukların açıklamaları yer almıştır:

TKP, TKH, HTKP, Devrimci Parti, EHP, EMEP, ÖDP, SYKP, Yeşiller ve Sol Gelecek, Devrimci Hareket, Halkevleri. (http://www.abcgazetesi.com/sosyalistlerden-baskin-secim-aciklamasi-84784h.htm)

Görüldüğü gibi, aynı sansür Merdan Efendi’nin internet gazetesinde de uygulanmıştır, bize karşı…

ABC’nin çizgisi de, izleyen arkadaşların görüp anlayacağı gibi, Sorosçu Kemal’in Yeni CHP’siyle Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi HDP’nin arasında gidip gelen bir salıncak siyasetidir.

Doğal olarak bunlar da, siyasetlerinin gereği, Amerika’nın Sol Tabelalı Şark Ekspresi’nin yolcuları arasındadır. Bu bakımdan, bize sansür uygulamaları ve bizi düşman görmeleri, siyasetleri gereğidir.

Gelelim, doğrudan lamsız cimsiz PKK, HDP yalamalığı yapan bazı internet sitelerine…

Mesela “Artı Gerçek” diye bir site vardır. Bu da “Sol’dan baskın seçim değerlendirmesi” başlığı altında verdiği haberde şu grupçukların adını anmıştır:

ÖDP, SYKP, Yeşiller ve Sol Gelecek, Devrimci Parti, EHP, EMEP. (https://www.artigercek.com/sol-dan-baskin-secim-degerlendirmesi-yenilecekler-1)

Bu Amerikancılar kervanına dahil haber sitelerinden son birinin daha adını anmakla yetinelim: “Demokrat Haber”. Bunun konuya ilişkin haberinin başlığı da şudur:

“Sosyalist partilerden erken seçim açıklaması”

Bu başlık altında şu grupçukları saymıştır, bu HDP’ci ve Ermeni Soykırımı Emperyalist Yalanı’nın savunucusu haber sitesi:

Devrimci Parti, EHP, EMEP, HTKP, ÖDP, SYKP. (http://www.demokrathaber.org/siyaset/sosyalist-partilerden-erken-secim-aciklamasi-h100475.html)

Netçe görüldüğü gibi, arkadaşlar; bunların tamamı Amerikan Ekspresi’nin yolcularıdır…

Amerika bunlar için “Demokrasi güçleri”, der. Ve aynı zamanda da bunları, kendisi açısından “Umut Kaynağı” ilan eder.

Bunların demokrasiden anladıkları, ABD Emperyalizminin “Project Democracy” diye adlandırdığı, gerçekte her türden demokrasinin de, özgürlüğün de, hakkın hukukun da ABD ve AB tarafından imha edilmesinin üzerini örten bir sahte demokrasi etiketidir. Onun savunuculuğunu yapmaktadır, bu ABD işbirlikçileri.

Kimisi doğrudan ABD’cidir, kimisi de Sorosçu Kemal’in ve Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi PKK-PYD’nin amigoluğunu ederek bu aşağılık işi yapmaktadırlar.

Bize düşmanlıklarının, karşıtlıklarının temel sebebi budur, arkadaşlar…

Burada anmadan geçmeyelim, isterseniz:

Çoğu yazı ve haberimize sansür uygulamış olsa da, Odatv bu konuya ilişkin haberinde bizden de söz etmiş ve açıklamamızın tamamını vermiştir. (https://odatv.com/chpden-erken-secimle-ilgili-ilk-aciklama-18041830.html)

Sağ olsunlar, var olsunlar, Toplumsal Haber, Yön Haber ve Gazete Kritik adlı internet siteleriyle Anadolu’daki birkaç yerel haber sitesi, yazılarımızı ve eylemlerimizi aksatmadan ve atlamadan vermektedir.

İşte böylesine ahlâk ve namus dışı bir abluka uygulanmaktadır bize, arkadaşlar…

Susuş suikastıyla bizi öldürmek istemektedir, bu Amerikancılar medyası…

Söylemeye bile gerek yok ama Parababaları medyası zaten sınıfsal çıkarı gereği bize en ağulu biçimde düşmanlık gütmektedir.

Kaçak Saraylı Reis’in oluşturduğu ve sadece Saray hizmetinde bulunan medya da zaten doğası gereği düşmandır bize.

Kendini “sol” veya “sosyalist” diye etiketleyen Amerikancı Sahte Sol da, görüldüğü gibi, bize düşmandır.

Olsun bakalım… Ne diyelim?..

Bu ihanetler, bu düzenbazlıklar, bu namussuzluklar ilânihaye sürüp gitmez…

Elbet bir sonu olacak bunların…

Bunlar kaybedecekler. Bu, kesin bir gerçektir. Dolayısıyla da, aslında en büyük kötülüğü kendilerine etmektedirler. Ömürlerini bir baltaya sap olamadan heba edip gitmektedirler.

Aslında acınacak haldedirler…

Oysa biz, Tarihin en haklı davasını savunuyoruz. Devrimci Önderlerimizin tek haklı ve meşru savunucusuyuz ve temsilcisiyiz. Devrim, bizim izlediğimiz yoldan gidilerek gerçekleştirilecektir. Zafere bizim yolumuz götürecektir Devrimi. Yani biz, eninde sonunda zafer kazanacağız, Devrimci Halk İktidarını kuracağız.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

21 Nisan 2018

Nurullah Ankut

HKP Genel Başkanı