HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, tamamıyla kanun dışına düşmüş mücrimler topluluğu olan AKP’giller’i, toplamda 4 yıl 8 ay hapis cezası aldığı iki davanın karar duruşmasında bir kez daha yargıladı

03.05.2019
50
A+
A-
HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, tamamıyla kanun dışına düşmüş mücrimler topluluğu olan AKP’giller’i, toplamda 4 yıl 8 ay hapis cezası aldığı iki davanın karar duruşmasında bir kez daha yargıladı

“Bu ceza çocuklarıma bırakacağım en güzel miraslardan biri, bir onur nişanesidir.”

Genel Başkan’ımız Nurullah Ankut’un 15 Temmuz Ganimet Paylaşım Savaşı’nın içyüzünü ortaya serdiği “Kanunsuzlar 2” ve “Kanunsuzlar 3” adlı kitaplarında yazdıklarından ötürü kendisine “Cumhurbaşkanına hakaret ettiği” suçlamasıyla her iki kitap için de iki ayrı dava açılmıştı. Bu iki davanın karar duruşmaları 2 Mayıs tarihinde Çağlayan Adliyesinde, 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Genel Başkan’ımızın, AKP’giller’in bir suç örgütü olduğunu belgeleriyle ortaya koyduğu ve onları yargıladığı iki davada da Genel Başkan’ımıza her birinden 2 yıl 4 ay olmak üzere toplamda 4 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Genel Başkan’ımız cezanın açıklanmasını gülerek karşıladı ve şunları söyledi: “Bu ceza çocuklarıma bırakacağım en güzel bir miras, bir onur nişanesidir. Ben gerçek insan olduğum için, gerçek devrimci olduğum için verildi bu ceza, bu benim için bir onurdur”.

“Cumhurbaşkanı yok, örgüt lideri var”

Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla hakkında dava açılan Genel Başkan’ımız Nurullah Ankut Tayyipgiller’i kendi mahkemelerinde yargılamaya şu sözlerle başladı: “Cumhurbaşkanı yok, 82 milyonu ahmak yerine koyan ve resmi evrakta sahtecilik yapmış bir örgüt lideri var. Anayasaya göre Cumhurbaşkanının yüksekokul mezunu olması gerekir ancak bu yüksekokul mezunu değil…”. Daha sonra “AKP İstanbul Milletvekili “Peygamberlerin de diploması yoktur” diyor, dolaylı yoldan diploma olmadığına dair ikrarda bulunuyor, herkesi ahmak yerine koyabilir ancak bizi koyamaz, ortada evrakta sahtecilik yapan bir çete lideri vardır.” diyerek kendisine atılan suçlamanın aslı olmadığını, çünkü ortada bir cumhurbaşkanı olmadığını dile getirdi.

“Tayyipgiller Din Devleti Savcısı yazılmalı”

Tayyip Erdoğan’ın yargıyı tutsak ettiğini vurgulayan Genel Başkan’ımız: “Adliyelerde savcıların kapısında Cumhuriyet Savcısı değil Kaçak Saray ya da Tayyipgiller Din Devleti Savcısı yazılmalı” dedi.

“Laiklik düşmanı, Anayasa ihlalcisi”

Türkiye’de Cumhurbaşkanının olmadığını, Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı unvanı için gereken niteliğe ve sıfata uymadığını, onun attığı imzaların geçersiz olduğunu vurguladı ve şunları dile getirdi: “Anayasanın başlangıç ilkesine göre laiklik; dinin devlet işlerine ve politikaya karıştırılmamasıdır. Bunun hayatı din alıp satmak, insanları Allah ile aldatmak. Demokratik, laik ve sosyal devlet ilkesini her saat ihlal ediyor.” Bu sözleriyle Genel Başkan’ımız AKP’giller’in laiklik düşmanı, din sömürücüsü ve anayasa ihlalcisi olduğunu belirtti.

“Siz şükür namazı kılıyor musunuz Hakime Hanım?”

Genel Başkan’ımız AKP’giller’in Gerçek İslam’la da de hiçbir ilgisinin bulunmadığını şu sözlerle dile getirdi:

“Allah, böyle bir başbakanı bize nasip ettiği için her gün iki rekat şükür namazı kılıyorum” diyorlar. Siz şükür namazı kılıyor musunuz Hakime Hanım?

“Bunlar, cahil ferasetine güveniyoruz diyor, cahil insanları Allah ile aldatıyorlar. Namuslu ilahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk diyor ki; “Bunların Müslüman sıfatı ile cenaze namazı kılınmaz” biz boşuna demiyoruz, bunların dini Muaviye ve Yezid dinidir, Kuran ve Hz. Muhammed ile ilgisi yok”

“Belediyeleri çalıştırmıyorlar”

İstanbul Belediyesi’nin AKP’giller’in elinde olduğu dönemlerde çeşitli Ortaçağcı vakflara (Ensar, Okçular, TÜGVA vb.) belediyeden toplam 847 milyon TL aktarıldığını belirten Genel Başkan’ımız, bunun açıkça yolsuzluk ve kanunsuzluk olduğunu vurguladı. Ayrıca AKP’giller’in son yerel seçimde birçok Büyükşehir Belediyesini kaybetmesine rağmen bunu hazmedemeyip belediyeleri sabote ettiklerini şu sözlerle belirtti: “Belediye meclisinde çoğunluk bunlarda, belediyeyi çalıştırmıyorlar. Anayasaya göre görevini tarafsızlıkla yapacağına yemin ettin de ne oldu? Belediyede uyuştutucu ile mücadele ve sosyal cinsiyet eşitliği komisyonu kurulmasını engelliyorlar. Ondan sonra da biz dindarız diyorlar…

“Uyuşturucu kullanımı bunların döneminde ilkokula kadar indi, cezaevlerinde 260 bin tutuklu ve hükümlü var, bunlardan 50 bini uyuşturucudan cezaevinde, en çok da İstanbul’da. Belediye Başkanı böyle bir komisyon kurulsun istiyor, ancak AKP ve MHP karşı çıkıyor, kendi siyasi hırsı için Türk evlatları umurunda değil.”

“Başka bilirkişi mi kalmadı?

Bilirkişi’nin kendisine mahkeme tarafından gönderilen dosyayı değerlendirme niteliğine sahip olmadığnı belirten Genel Başkan’ımız: “Burada bir eleştiri de size Hakime Hanım, bu dosyada nasıl eğitim fakültesi mezunu birisi bilirkişi olabilir, hiç mi hukukçu kalmadı? Dosyada raporu bulunan bilirkişi, 87-90 yılları arasında Zaman gazetesinde yazı yazmış, 50 tane ülkeyi bu gazetede yazı yazarken gezmiş, bundan başka çeşitli gazetelerde de yazı yazmış. Aksiyon’da da yazmış, 17-25 Aralık’tan sonra da il başkanımızı bu dergiden aradılar, FETÖ’cüler bize yanaşmak istediler. İl başkanımız bunu Başkanlık Divanı’na açtı, kabul etmedik, FETÖ de Tayyipgiller gibidir, birbirinden ayrı değildir. Bu bilirkişinin kitaplarının yayınlandığı Marifet ve Furkan yayınevleri hep ortaçağ yayınlar yapan yayınevleridir. Bilirkişi eski FETÖ’cü, Kaçak Saraylı’ya yaranmak için “sadece hakaret değil, iftira ve tehditten de dava açılmalı” diye rapor yazıyor. Koca ülkede hukukçu mu bulamadınız da bu adamı bilirkişi yaptınız.” dedi.

“Onlar bu mahkemelerde yargılanacak”

Genel Başkan’ımız, yaptığı Tarihi Kopuş Savunmasını, Tayyipgiller yargılamasını şu sözlerle bitirdi:

“Sizden beraat istemiyorum, ceza verin, biz kurbanlık koçuz. Benim yüzümden sizin başınıza bir bela gelirse üzülürüm. Daha önce Tayyip Erdoğan’a hakaret dosyasında beraat kararı verdiği için Erzurum Hakimi Aydın Başar’a HSK ceza verdi, cesur hakimin başına bunlar geliyor.”

“Bunlar eninde sonunda buralara gelecekler ve emri sadece vicdanından ve hukuktan alan namuslu hakim ve savcılar tarafından bu mahkemelerde yargılanacaklar… Bizi kimse korkutamaz… Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!”

İki davada da Genel Başkanımıza her birinden 2 yıl 4 ay olmak üzere toplamda 4 yıl 8 ay hapis cezası verilen karardan sonra HKP olarak Çağlayan Adliyesi önünde toplandık.

Genel Başkanımız Nurullah Ankut burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Ankut açıklamasında savunmasında söylediği sözleri tekrarlayarak şunları söyledi:

Sevgi ve saygıdeğer arkadaşlarım,

Tayyipgiller sanıyorlar ki bizi yargılayabilecekler…

Hayır!

Dünyada hiçbir güç bizi yargılayamaz. Çünkü biz İnsanlık Tarihinin tanık olduğu en haklı, en meşru davayı savunuyoruz. Halkların Kurtuluş Davasını, kardeşlik davasını, eşitlik davasını savunuyoruz.

Ege’de 18 Adamızı ve bir kayalığımızı bilerek ve isteyerek Yunanistan’a peşkeş çekenler, vatana ihanet suçu işleyenler, vatan topraklarını başka bir devletin egemenliğine bırakanlar, sanıyorlar ki bizi yargılayabilecekler…

FETÖ’yle 2002’den 2013 yılına kadar iş tutarak, Orduyu, Türk Ordusu’nu mahvedenler, eğitimi mahvedenler, yargıyı mahvedenler; sanıyorlar ki bizi yargılayabilecekler…

Anayasayı defalarca ihlal edenler, kanun tanımayanlar, Ortadoğu’da, dost ve kardeş Müslüman ülkelerde ABD ve AB Emperyalist Haydutlarının saldırı, savaş ve işgallerinde, on milyon Müslümanın buralarda katledilmesinde onlara suç ortaklığı edenler, sanıyorlar ki bizi yargılayabilecekler…

Hayır!

Tarih gösterecek, genç arkadaşlar buna tanık olacaklar, bizi yargılamaya kalkanlar, Kaçak Saray’da ikamet edenler, tıpkı bugün FETÖ’nün avanesi gibi, bu mahkemelere gelecekler. Bugünkü Türk Ceza Yasası kapsamı içinde işledikleri binbir suçun hesabını verecekler buralarda. Ama şu anki savcılar ve yargıçlar tutsak, Kaçak Saray’ın tutsağı, onun buyruklarını yerine getirmekten öte başka bir karar veremezler. Bunları, bizi yargılamaya kalkan o hakimlerin yüzüne karşı da, savcıların yüzüne karşı da, biraz önce mahkemelerde söyledik.

Ama bunlar bizim için vız gelir!

Biz, Kurtuluş Savaşı’mızın, Kuvayımilliye’nin başladığı günden itibaren silaha sarılarak, Mustafa Kemal’in ordusunda sekiz yıl savaşmış bir dedenin torunuyuz. Vatanın ve milletin, halkımızın çıkarları söz konusu olduğu zaman gözümüzü kırpmadan, belaya atlar gideriz!

Onların yaptıkları hiçbir suç yanlarına kalmayacak! Bizi yargılama çabaları boşuna. Biz, Tarih ve İnsanlık nezdinde çoktan beraat etmiş kahranmanlarız. Buna er geç, her namuslu ve vicdanlı insan tanık olacaktır.

Halkız, haklıyız, yeneceğiz!

2 Mayıs 2019

HKP Genel Merkezi