Fetö’nün “Siyasi Ayağı”, “Biz Buradayız” diyor. Ancak biz Suç Duyurusu yapmazsak kimse harekete geçmiyor! Bir kez daha görev bize düşmüştür!

25.11.2020
112
A+
A-

AKP 22. ve 23. Dönem Diyarbakır milletvekili Mehmet İhsan Arslan 17 Kasım 2020 tarihinde BBC Türkçe’den Ece Göksedef’e röportaj vermiştir. Röportajda sarf ettiği şu sözler açık ve net bir itiraf niteliğindedir:

“İlk aşamada askeri vesayet vardı, adım atamıyorduk. Ne zaman ki ciddi bir mücadeleyle askeri vesayeti ortadan kaldırdık, orada yılana sarıldık. İşbirliği yaptık.

“Tahmin etmediğimizden fazla onlar işin içine girdi. Hatta onlar lokomotif oldu, biz arkada icraatta bulunduk. Sonra FETÖ’nün vesayeti gündeme gelmeye başladı. Biz bunu fark ettiğimizde irkildik. Ondan sonra da tabiî kıyamet koptu. O güne kadar hukuk içinde kalmaya azami dikkat gösteriyorken 15 Temmuz’dan sonra doğrusu panikledik ve olayın vahameti karşısında ancak yargıyı kullanarak başarılı olabileceğimiz kanaatine vardık.

“Onların yargıyı kullanırken kullandığı bütün taktikleri, araçları, biz kullanmaya başladık, can havliyle.

“Biz ülkede sistemin kendisi olduk. İlkeleri doğrusu bir kenara attık. Bizi gelecek seçimlerde hangi kesimler iktidara taşıyacak ve iktidarda kalmamızı sağlayacaksa, onlarla iş tutmayı tercih ettik.”

Suç ikrarı niteliğindeki bu sözlerin sahibi, AKP’li olmayan herhangi biri olsa aynı gün iddianame düzenlenirdi. Ancak AKP’liler söz konusu olunca, yarım bir tevilli nedamet sözüyle ceza soruşturmasından/kovuşturmasından bağışık tutulmaktalar.  Çünkü AKP, FETÖ ile ortaklığının ve etle tırnak gibi kaynaşıklığının üzerini örtmek istemektedir.

Yukarıdaki sözlerle böylesine net şekilde ortaya konan yalın gerçekler örtülebilir mi?

Örtülemez!

Buna izin vermeyeceğiz.

Bu nedenlerle, hem Mehmet İhsan Arslan’ın yargılanması, hem de “biz” diyerek örgütsel birlik ifade ettiği diğer şüphelilerin ortaya çıkarılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına “Terör Örgütü üyeliği” suçundan suç duyurusunda bulunduk.

Ankara’da Cumhuriyet’in Savcısı kalmış mıdır?

Hep beraber göreceğiz.

26 Kasım 2020

 Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi

Suç duyurusu dilekçesini aynen yayımlıyoruz:

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 

 

SUÇ DUYURUSUNDA 

BULUNAN                           : Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanlığı

Karanfil Sokak No:24/15 Kızılay/ANKARA

 

V E K İ L L E R İ                :  Av. Metin BAYYAR, Av. Ayhan ERKAN, Av. Ali Serdar ÇINGI,

Av. Tacettin ÇOLAK, Av. Sait KIRAN, Av. Azime Ayça OKUR, Av. Halil AĞIRGÖL, Av. Pınar AKBİNA, Av. Doğan ERKAN

Ortak adres: Sezenler Caddesi No: 4/15 Sıhhiye/ANKARA

 

ŞÜPHELİ                             : 1- Mehmet İhsan ARSLAN ( AKP eski Diyarbakır milletvekili)

2- Şüphelinin dinlenmesiyle ortaya çıkacak ve “biz” dediği örgüt

üyesi diğer şüpheliler

 

SUÇ                                       : Silahlı “FETÖ terör örgütü üyeliği”.

(TCK. 220/6-7 ve 314. mad. ile 3713 sayılı TMK. 3. mad.)

 

AÇIKLAMALAR               :

 

1-Bilindiği gibi şüpheli Mehmet İhsan ARSLAN; 22. ve 23. Dönem AKP Diyarbakır milletvekili olarak görev yapmıştır.

 

2- Şüpheli Mehmet İhsan ARSLAN’ın 17 Kasım 2020 tarihinde BBC Türkçe’den Ece GÖKSEDEF’e röportaj vermiştir. Röportajda sarf ettiği şu sözler açık ve net bir itiraf niteliğindedir: “İlk aşamada askeri vesayet vardı, adım atamıyorduk. Ne zaman ki ciddi bir mücadeleyle askeri vesayeti ortadan kaldırdık, orada yılana sarıldık. İşbirliği yaptık.

“Tahmin etmediğimizden fazla onlar işin içine girdi. Hatta onlar lokomotif oldu, biz arkada icraatta bulunduk. Sonra FETÖ’nün vesayeti gündeme gelmeye başladı. Biz bunu fark ettiğimizde irkildik. Ondan sonra da tabiî kıyamet koptu. O güne kadar hukuk içinde kalmaya azami dikkat gösteriyorken 15 Temmuz’dan sonra doğrusu panikledik ve olayın vahameti karşısında ancak yargıyı kullanarak başarılı olabileceğimiz kanaatine vardık.

“Onların yargıyı kullanırken kullandığı bütün taktikleri, araçları, biz kullanmaya başladık, can havliyle.

“Biz ülkede sistemin kendisi olduk. İlkeleri doğrusu bir kenara attık. Bizi gelecek seçimlerde hangi kesimler iktidara taşıyacak ve iktidarda kalmamızı sağlayacaksa, onlarla iş tutmayı tercih ettik.

            Suç ikrarı niteliğindeki bu sözlerin sahibi, AKP’li olmayan herhangi biri olsa aynı gün iddianame düzenlenirdi. Ancak AKP’liler söz konusu olunca, yarım bir tevilli nedamet sözüyle ceza soruşturmasından/kovuşturmasından bağışık tutulmaktalar. Bunu anlamak mümkün değildir.

Bilakis, “birlikte iş tutan”lar, bu örgütün devleti ve kurumları ele geçirmesinde asli fail düzeyinde suç ortaklarıdır. Yargılanmaları hem FETÖ ile mücadele, hem laik hukukun yeniden tesisi, hem de gerçek ceza adalet sisteminin sağlanması için olmazsa olmazdır.

3- TCK m. 220’de, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçu yaptırıma bağlanmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “suç örgütü kuran veya yönetenleri”, ikinci fıkrasında; “bu örgüte üye olanları”, dördüncü fıkrasında;“bu örgütün silahlı olması halinde verilecek cezaların ağırlaştırılacağını, beşinci fıkrasında; “örgüt yöneticilerinin örgüt adına işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılacaklarını”, altıncı fıkrasında; “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenlerin ayrıca örgüt üyeliğinden de cezalandırılacaklarını”, yedinci fıkrasında ise; “örgüt hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek veya isteyerek yardım eden kişinin örgüt üyesi gibi cezalandırılacağı”öngörülmüştür.

 

4- Olayımızda söz konusu olan suç örgütü; silahlı olduğu kanıtlanmış ve Yargıtayca da kabul edilmiş “FETÖ” silahlı terör örgütüdür. Hal böyle olunca, 3713 sayılı TMK m. 3 uyarınca terör suçu kapsamında kabul edilen TCK m. 314’ün de uygulanması gerekmektedir. Şüpheli Mehmet İhsan ARSLAN’ın örgütün hiyerarşik yapısı içindeki yerine bizim bilebilmemiz mümkün değildir. Soruşturma anında ortaya çıkartılacak bir olgudur. Ancak TCK m.220/7’de, örgüte hâkim olan hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, suç örgütünün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden veya maddi yardımda bulunan kişinin örgüt üyesi olarak kabul edilip cezalandırılması öngörülmüştür.

 

Olayımızda, TCK 220 ve 314. maddelerinin tüm unsurları bulunmaktadır. Şüphelinin örgüt hiyerarşisindeki yerini tespit etmek savcılığın görevidir.

 

Mehmet İhsan ARSLAN’ın BBC Türkçe’den Ece GÖKSEDEF’e verdiği röportaj beyanları hiçbir yoruma gerek kalmadan, şüphelinin “FETÖ” üyeliğini kanıtlamaktadır. Esasen savcılık makamınca re’sen harekete geçilip soruşturulması gerekmektedir.

 

Keza şüphelinin, eylem, amaç ve örgüt birliği içinde olduğu kişileri kastederek “biz” dediği diğer şüphelilerin tespiti de, hem kendisinin dinlenmesiyle, hem de savcılığın soruşturmayı derinleştirmesiyle ortaya çıkacaktır.

 

Müvekkil parti, tarihsel görev ve sorumluluğunu yerine getirmek için işbu suç duyurusunu yapmaktadır. Eğer adaletin herkese eşit uygulandığı söyleniyorsa, her türlü kanıtlarıyla ispatlanmış bu suçun soruşturulması ve cezasız bırakılmaması gerekmektedir.

 

SONUÇ VE İSTEM            : Yukarıda ayrıntılıca anlatılan nedenlerle;

Silahlı “FETÖ terör örgütü üyeliği” suçu sabit olan şüpheli Mehmet İhsan ARSLAN ve “biz” dediği diğer şüphelilerin tespitiyle, haklarında TCK. 220/6-7 ve 314. mad. ile 3713 sayılı TMK. 3. maddeleri uyarınca soruşturma yürütülerek cezalandırılmalarının sağlanmasını vekâleten dileriz. 26.11.2020

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNAN

HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ VEKİLLERİ

Av. Metin BAYYAR                                                                                             Av. Sait KIRAN

Av. Azime Ayça OKUR                                                                             Av. Doğan ERKAN