Bir Kedi Davası Daha Görüldü

13.10.2016
225
A+
A-

Bir Kedi Davası Daha Görüldü

Yalnız bu sefer davanın tarafı genel Başkanımız değil, Parti üyemiz ve Genel Başkanımızın eşi Hacer Ablamız, Hacer Yoldaşımızdı.

Bir de ilk defa “sanık” sandalyesinde değil de şikâyetçi konumundaydık.

Hayvan ve doğa düşmanı gerici bir güruhun tehdit ve hakaretlerine maruz kalan ama her defasında da bu terbiyesizlere haddini bildiren; yüreği insan sevgisi kadar hayvan ve bitki sevgisiyle de dolu olan Genel Başkanımız ve Eşi, yoldaşları ve avukatlarıyla beraber bir kez daha İstanbul Anadolu Adliyesindeydi.

Hacer yoldaşımızın bu gerici güruh hakkındaki 11.02.2013 tarihli şikâyeti ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, yapılan itiraz sonucunda nihayet 28.12.2015 tarihinde itirazımız kabul edilerek 11.02.2016’da bu gerici güruhun karı-koca elebaşları ve iki yalancı tanıkları hakkında dava açılmıştır. Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinde, Tehdit ve hakaret suçlarından yargılandıkları davanın bu günkü duruşmasına daha önce ifadeleri alınan kışkırtıcı karı koca da, daha hiç ifadeleri alınmamış olan yalancı tanıklar da gelmemiştir. Bunun üzerine, ifadeleri alınmayanlara yeniden celp çıkartılmasına karar verilerek bir dahaki celse 09.02.2017 tarihine ertelenmiştir.

Genel Başkanımızın apartman ve yakın bina komşuları çoğunluğu birbiriyle akraba olan gerici bir güruhtan oluşmaktadır. İnsana olduğu kadar doğaya ve hayvana da düşmandır bunlar. Bunlar kedileri tekmeler, sokak hayvanları ve kuşlar için kıyı-kenara bırakılan yemek ve su kaplarını savurup atarlar, yolu göreceğim diyerek güzelim ağaçları kökünden keserler. Bunlar akraba çoğunluğuna güvenerek ve kendileriyle aynı karakterde ve dünya görüşündeki birkaç aileyi de yanlarına alarak, diğer mahalle sakinlerini terörize etmişlerdi. Bu yüzden onların bu doğa ve hayvan düşmanlıklarını tasvip etmeyen insanlar, hayvanlara ve doğaya yaptıkları zulme karşı ses çıkaramaz hale gelmişlerdi.

Genel Başkanımıza ve onunla aynı anlayışta olan, sokak hayvanlarına elinden geldiğince bakmaya çalışan eşine önce diş geçirmeyi denedi bu güruh.

Eşi de kendisi gibi emekli öğretmen olan ve kıt kanaat geçindikleri gelirlerinin bir kısmını bu hayvancağızlarla paylaşan genel başkanımız onların anlayacağı dilden konuşunca, bu insanlıktan çıkmış din tüccarları sağa sola şikayetlere koşturdular. Bu güruhun başını çeken ve genel başkanımızla aynı apartmanı paylaşan kişi, Belediyede makam şoförü olmanın nüfuzunu da kullanarak önce belediyeye iki kez şikayette bulunuyor. Belediyeden gelen yetkililerin genel başkanımızı haklı bularak çekip gitmesi üzerine bu sefer de Üsküdar Savcılığına şikayette bulunuyor.

Genel Başkanımız hakkında, tehdit ve hakaret suçlamasıyla Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesinde açılan dava 09.05.2012 tarihinde sonuçlandı. Tehdit suçundan BERAAT eden genel başkanımız hakkında hakaret suçuyla ilgili olarak da cezalandırılmasına yer olmadığına karar verildi.

Davanın bu şekilde sonuçlanmasında genel başkanımızın 10 sayfalık savunmasının önemli ölçüde rolü olduğunu düşünüyoruz. Hayvan sevgisi üzerine Kuran’dan, Hz. Muhammet’in yaşamından örnekler, ünlü şairlerden alıntılar içeren savunma adeta edebi bir metin zenginliğindedir. İnsan sevgisiyle hayvan ve doğa sevgisinin bir bütün olduğunun, eşit kardeşlerden oluşan bir dünya için zulme karşı mücadelenin hayvanlara ve doğaya karşı yapılan zulme karşı çıkmayı da gerektirdiğinin, gerçek sosyalistlerin tüm canlıları nasıl sevdiğinin eşsiz bir anlatımıdır genel başkanımızın bu savunması.

Ama ne yazık ki medya (o zamanki Yurt Gazetesi ile internet gazeteleri Oda tv ve ABC hariç) bu dava hakkında tek satır bile yazmamış, hayvansever geçinen örgüt ve kişiler tüm çağrılarımıza rağmen medyatik bulmadıkları için davaya hiç ilgi göstermemişlerdir.

Olay bir ana kedinin tekmelenmesine genel başkanımızın müdahale etmesinden kaynaklandığı için “Kedi Davası” olarak adlandırdığımız bu dava vesilesi ile bir kez daha tekrarlarız ki: tüm dünyanın tüm canlılar için tüm güzellikleriyle eşitçe paylaşılarak özgürce yaşanan bir dünya olması uğruna verdiğimiz mücadelenin bir gün zaferle sonuçlanacağından zerre kadar kuşku duymamaktayız. 13 Ekim 2016

Kurtuluş Partili Hukukçular