“Benim adım AOÇ, yavaş yavaş öldürülüyorum…Çocuklar, ağaçlarıma sarılan çocuklar, neredesiniz?”

16.07.2013
200
A+
A-

Başkent Dayanışması’nın, Atatürk Orman Çiftliği’nde Tayyipgiller tarafından devam etmekte olan talanına karşı eylem ve etkinliklerden biri de 12 Temmuz 2013 Cuma günü saat 19.00’da gerçekleştirildi. Türlü ayak oyunlarıyla ve artık ayak oyunlarına dahi gerek kalmaksızın Gezi Parkı’nın 600 küsur katı büyüklüğündeki ormanlık, tarım alanı, hayvancılık ve ürünleri üretim merkezi, hayvanat bahçesi ve gezi alanı, Ankara’nın ciğeri bu devasa yer, yok ediliyor.

Binlerce ağaç kesilerek saçma sapan yollar açılıyor, Başbakanlık binası denilerek halktan korkan Tayyip Erdoğan’a şato gibi Başbakanlık binası yapılıyor, Çiftlik arazisi üzerinde. Bu da yetmiyor şimdi de ABD Elçiliği yapılmak üzere.

İşte Ankaralılar bu talana karşı çıkmaktaydılar ki Gezi Direnişi ile bu hassasiyet daha da arttı. Büyükşehir Belediyesi, Çiftlik’e toplu ulaşımı ortadan kaldırarak insanların gözünden ve de gönlünden uzak düşürerek parsayı götürmeye devam ederken, İstanbul’un orta yerindeki Gezi Parkı’na yapılan müdahale ile gözler hassas bir şekilde AOÇ’ye çevrildi.

Başkent Dayanışması, 12 Temmuz’da Mustafa Kemal’in mütevazı evinin önüne randevu verdi. Aşağıda görülen metinle çağırdı, Ankaralıları yanıbaşına. Davete icabet etmemek ne mümkün… Kurtuluş Partililer de yerini aldı forum ve mini gösterilerin olduğu eyleme.

Taksim ruhu burayı da sarmalamıştı. Herkes coşkuyla “Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam”, “Fı ‘ş’ kiyeyi Biz Kırdık”, “Hepimiz Ali’yiz Öldürmekle Bitmeyiz” sloganları eşliğinde Gezi Direnişi Şehitleri için saygı duruşu ile başladı program. Özel aracı olmayanların ve de CHP’nin kaldırdığı bir iki tane otobüsün dışındaki ulaşım imkânı bulamayanların gelemediği bu muhteşem yerde, az sayıda insanla içten bir forum gerçekleştirildi. Forumda Kurtuluş Partisi adına bir Yoldaşımız da söz alarak Partimizin görüşlerini ve bu talana karşı örgütlü bir şekilde mücadele etmenin önemini vurguladı.

Ankara’dan Kurtuluş Partililer

 

 

 

 

Başkent Dayanışması’nın Duyurusu

Benim adım Atatürk Orman Çiftliği. 1925 yılında bataklıklardan doğan nazlı bir çiçeğim. Büyüdüm babam varken hem de çok… Küçüldüm babam yokken hem de çok… Vuruldum, yaralandım sizler varken hem de çok… Dallarım kesildi birer birer, topraklarım parçalandı betonlaşmış yollarla… Kalbime bir hançer saplandı sonra, binlerce ağacımı kestiler, bu ülkenin başbakanına saray yaptılar bağrımda, ağladım hem de çok… Bir kâbus gibiydi, bağırdım, bağırdım, sesim çıkmıyor, siz beni duymuyordunuz… Hançer bağrımda, çekip çıkartmadılar daha, her ağacım kesildiğinde hafiften oynatıyorlar, kalbim acıyor, yavaş yavaş ölüyorum… Benim adım Atatürk Orman Çiftliği. Direnmeyi babamdan öğrendim. Direniyorum sizlere sesimi duyurmak için… Direnerek ölmenin güzelliği yakışır bana, babam öyle öğretti… Benim adım Atatürk Orman Çiftliği. Babam beni sizlere emanet etti. Koruyun, büyütün, ağaç dikin, yeşillendirin, nefes alın, beni yaşatın diye… Benim adım Atatürk Orman Çiftliği. Yavaş yavaş öldürülüyorum… Çocuklar, ağaçlarıma sarılan çocuklar, neredesiniz?

Benim Adım AOÇ

12 Temmuz 2013’te

Saat 19.00’da

Babamın Evinin Yanında

Ben Direniyorum… Sesimi Duyanlar Buluşuyor.

Sesimi Duyan Var Mı?