AKP’giller MİT TIR’ları Davası’nı yeniden sahneye koyuyor! AKP’giller’in bir operasyon enstrümanı haline getirilmiş olan Yargı da bu davada Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut’a daha ağır cezalar vermek istiyor!

30.05.2023
150
A+
A-

Yargılayacaklarını sandılar, yargılandıklarını, üstelik kendi mahkemelerinde yargılandıklarını görünce yanıldıklarını anladılar.

Hapis cezalarını arka arkaya yiyince korkar, siner, susar sandılar; fena halde çuvalladılar.

Susuş suikastına uğratırsak sesini de duyuramaz, o zaman belki sesi kısılır sandılar, bunun fayda etmeyeceğini, etmediğini gördüler.

İnsanlığın Kurtuluş Mücadelesinde kendini alevin kalbine atan Gerçek İnsan, Gerçek Devrimci Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut, hançeresini yırtarcasına bağırıyor AKP’giller ve Reisine:

“Onlardan, mahkemelerinden, cezalarından korkan, onlardan beter olsun!

“Bizi sindirebileceklerini, yıldırabileceklerini, korkutabileceklerini sanıyorlar.

“Fena halde yanılıyorlar!

“Bizi dünyada hiçbir güç korkutamaz, sindiremez!”

Ne diyor Önderimiz Kıvılcımlı?

“Vatan aşkını söylemekten korkar hale gelmektense ölmek yeğdir.”

AKP’giller ve Reisinin “Onur Yaşamdan Değerlidir” sözünü düstur edinmiş Genel Başkan’ımızı susturmak, sindirmek, korkutmak için girdikleri çabalar beyhude çabalar. Bu mücadelede her zaman kazanan, kazanacak olan bellidir. Yarım asırlık bilimli, bilinçli, inançlı, örgütlü mücadelesini bir an olsun ara vermeden, esnemeden devam ettirmiş, başında yağlı urganlar sallanırken de mücadelesini devam ettirmiş, işkencelerin bile mücadelesinin hızını kesemediği Nurullah Efe Ankut’tur, kazanan ve kazanacak olan.

Yeniden sahneye konan MİT Tırları Davası sürecini kısaca anlatalım:

Bu dava “MİT TIR’ları Davası” adıyla Genel Başkan’ımız hakkında açılan ve 1 yıl 2 ay 22 günlük hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlanan bir davaydı. Tayyipgiller daha Suriye bataklığına ülkemizi sürüklemeden, halkımızı, milletimizi bu felaketten sakındırmak için elimizden gelen her türlü çabayı göstermiştik.

Ankara’da, 2014 yılının başlarında MİT Başkanı Hakan Fidan’ın, Dışişleri Bakanı Davidson Ahmet’in, İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın, zamanın Genelkurmay 2. Başkanı Org. Yaşar Güler’in (bugünün Genelkurmay Başkanıdır) ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun bir gizli toplantısı olmuştu. Henüz Suriye bataklığına dalınmamıştı o zamanlar ve AKP’giller tüm takım taklavatı ve Reisleriyle birlikte yanıp tutuşuyorlardı, “o bataklığa Türkiye’yi nasıl sokarız?”, diye.

Halkın Kurtuluş Partisi olarak AB-D Emperyalistlerinin aşağılık BOP’unun Eşbaşkanı olmakla övünen bu satılmışların niyetini anlayınca hemen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk. Fakat AKP’giller’in Hukuk Bürolarına dönüştürülmüş Yargıdan tabiî ki istediğimiz doğrultuda olumlu bir karar çıkmadı. İşlenen bu kadar aleni suçlara dair; “Kovuşturmaya gerek görülmemiştir”, diyerek başvurumuza ret kararı verdi AKP’giller’in yargısı.

AKP’giller’in Birleşmiş Milletler’e üye egemen bir devlet olan Suriye’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne karşı ve içişlerine yönelik bir saldırı hazırlığı apaçık bir şekilde Uluslararası Hukuka göre “Savaş Suçu” oluşturmaktaydı. Bunun için bir de UCM’ye yani Uluslararası Ceza Mahkemesine başvurduk.

ABD ve AB Emperyalist Haydutlarının emri altında olan UCM de, başvurumuzu incelemeye aldı ama başvurumuzla ilgili olarak aradan 8 yıl geçmiş olmasına rağmen, herhangi bir ilerlemede bulunulmadı.

Biz UCM’ye yaptığımız başvurumuzu yayımladık yayın organlarımızda. AKP’giller ve Reisi hemen bize; “Vay sen misin bize bunu yapan. Bizi nasıl UCM’ye şikayet edersin?”, diyerek saldırı başlattılar ve kendilerine hakaret ettiğimiz savıyla dava açtırdılar aleyhimize, Ankara 5’inci Asliye Ceza Mahkemesinde.

Yargı sopasını gösterince, ömrünün 22,5 yılını zindanlarda geçirmiş, kendine baş eğdirmeye kalkan herkese baş eğdiren Hikmet Kıvılcımlı’nın öğrencisi Nurullah Efe Ankut’u sindireceklerini sandılar. Yanıldıklarını, kendi mahkemelerinde, kendi avukatları, savcıları ve yargıçları huzurunda yargılanıp mahkûm edildiklerini görünce anladılar. Güç bu devirde onlardaydı. Dolayısıyla 2015 yılında Genel Başkan’ımıza 1 yıl 2 ay 22 gün ceza kestiler. O dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala da, kendisine hakaret edildiği iddiasıyla 50 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Sürüyor o dava da…

Tayyipgiller’in bir operasyon enstrümanı haline getirilmiş olan Yargı aynı konuda Genel Başkan’ımızı yeniden yargılayarak, “bizim önünde cübbemizi ilikleyerek boyun eğdiğimiz, itaat ettiğimiz Reisimize ve onun avanesine karşı yapılan bu itaatsizlik sebebiyle alınan ceza bugünün şartlarında artık yeterli değil, sizin hakkınız daha ağır cezalar” diyorlar.

Bu nedenle 2015 yılında bitmiş, sonuçlanmış davayı hukuk, akıl, mantık ve vicdan dışı bir gerekçeyle yeniden açtırıp başa döndürüyorlar ve başeğmez Devrim Savaşçısı Nurullah Efe Ankut’u daha ağır ceza talebiyle yargılamaya başlıyorlar. Daha doğrusu yargılayacaklarını sanıyorlar.

Sansınlar bakalım…

Türkiye ve Dünya Tarihine girecek, altın harflerle bu şanlı tarihte yerini alacak kopuş savunmalarından bir örneği daha yaşayacak Halkımız.

İşte Yargıtayın, Recep Tayyip Erdoğan’ın olay tarihinde Cumhurbaşkanı olması nedeniyle yargılamanın TCK 299’uncu maddeye göre yapılması gerektiği yönünden dosyayı bozmasından dolayı, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yeniden görülmeye başlanan bu davanın bir duruşması daha 29 Mayıs 2023 tarihinde, Ankara Adliyesi 5. Asliye Ceza Mahkemesinde yapıldı.

Kaydedildi bu tarih. Türkiye ve Dünya Devrim Tarihine geçecek olan bu kopuş savunmalarına tanıklık edenler, bir kez daha bizzat kendi mahkemelerinde, kendi avukatlarının, savcılarının, hakimlerinin huzurunda AKP’giller nasıl yargılanır, çıkar amaçlı suç örgütüyle nasıl hesaplaşılır, gördüler.

Bir kez daha görüldü ki; Gerçek Devrimcileri, Gerçek İnsanları hiçbir güç korkutamaz, hiçbir güç yargılayamaz, hiçbir güç onlara geri adım attıramaz.

Genel Başkan’ımızın duruşma sonrası Sıhhiye Ankara Adliyesi önünde yaptığı açıklama aşağıdadır:

***

Saygıdeğer arkadaşlarım;

Bu Tayyipgiller İktidarı, artık siyasi hayatının sonbaharına geldi. Bu sonbahar sonrası kıştır ve onun sonrası da işledikleri binbir suçtan dolayı Çelik Bilezikle tanışarak bu mahkemelere geleceklerdir. Bağımsız ve tarafsız hâkimlerden oluşan yargı organlarının karşısına çıkacaklar ve hesap verecekler.

Ülkemizi Suriye bataklığına soktu. 600 canımız kayboldu. Ülkemiz 250 milyar dolar zarara uğradı. Vatanımızı 13 milyonu aşkın Suriyeli, Afgan, Pakistanlı, Afrikalı sığınmacı işgal etti. Bütün bu suçlardan utanmıyorlar, arlanmıyorlar. Biz onları, Türkiye’yi Suriye bataklığına sokma diye uyardığımız için, mücadele ettiğimiz için, bizi kendilerine hakaret ettiğimiz savıyla yargılamaya kalkıyorlar.

Biz bunların cezasından korkacak insanlar değiliz. Bunlar kim ki bizi korkutabilirler ya. Bunların bizi korkutabilme olasılığı, bir karganın bir kartalı korkutabilme olasılığı kadardır ancak. Bunlar eninde sonunda göreceksiniz, tıpkı FETÖ’nün savcıları yargıçları gibi, hocaları, imamları gibi bir bir buraya ellerinde Çelik Bilezikle gelecekler, yargılanacaklar ve hesap verecekler. Bundan kaçışları yok.

Halkız haklıyız yeneceğiz.

***

Yine Genel Başkan’ımız duruşma sırasında Tayyip Erdoğan’ın avukatlarının, “Evet, provokasyon yapıyorum” diyerek ortamı provoke etmelerine yönelik olarak yaptığı değerlendirme de aşağıdadır:

***

Dün Ankara’daki duruşmada Tayyipgiller’in avukatları, bir gün önceden yani seçim akşamı tahmin ettiğimiz gibi biraz hava yapıp gelmişler.

Fakat hiç ömürlerinde görmedikleri insanlarla karşılaştılar. Havalarını aldık. Ayarlarını çektik…

Her ne kadar ortamın şartları gereği tam hak ettikleri şekilde olmasa da yeterli bir ayar almış oldular.

Ve biz her zamanki gibi bu ABD yapımı, Ortaçağcı, mafyatik, çıkar amaçlı bir suç örgütü olan Tayyip ve avanesinin bütün hırsızlıklarını, yolsuzluklarını, ihanetlerini 1 saat 45 dakika boyunca kanıtlarıyla birlikte sayıp ortaya koyduk.

Ayrıca dedik ki erken bayram etmeye kalkmasınlar sakın. Siyasi ömürlerinin sonbaharına girdiler. Onun sonu kış ve kışın bitiminde de bilekleri Çelik Bilezikle tanışacak. Ve sanık sıfatıyla buralara gelecekler. Ve emri sadece kanunlardan ve vicdanlarından alan savcı ve yargıçlardan oluşan mahkemelerin huzurunda işledikleri binbir suçun, binbir ihanetin, binbir zulmün hesabını bir bir verecekler. Bundan kaçışları asla olmayacak. Bunu aklınızda mıh gibi tutun, dedik!”

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

***

Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut’un savaş suçlusu AKP’giller’i bir kez daha yargılayacağı MİT TIR’ları Davası’nın bir sonraki duruşması 18 Eylül 2023 tarihinde görülecektir. Tüm halkımızı şimdiden bu tarihi anlara tanıklık etmeye davet ediyoruz.

30 Mayıs 2023

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz