Afyonkarahisar’da patlayan Tayyipgiller’in ar damarıdır

10.09.2012
41
A+
A-
Afyonkarahisar’da patlayan Tayyipgiller’in ar damarıdır

Deprem olur, Tayyipgiller açıklama yapar; “İlahi adalet, hak yerini buldu”. Sel felaketi yaşanır, onlarca insanımız sel sularında can verir, Tayyipgiller açıklama yapar; “takdiri ilahi”. Madencilerimiz hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı, hiçbir denetimin yapılmadığı patlamalarda can verirler, bu güruhun açıklamaları hazırdır; “Allahın takdiri, ölümleri güzel oldu”. Her gün iş kazaları sonucu işçilerimiz can verirler, açıklama belli; “kader”. Uludere’de katledeler halkımızı, açıklamaları kan dondurucudur; “köylüler zaten kaçakçıydı, kanun dışı işler yapıyorlardı. Mayınlara da her nasılsa basmıyorlardı.” ABD ve AB (AB-D) Emperyalistlerinin bin yıllık kardeşliği düşmanlığa dönüştürme projelerine halklarımız kurban edilir, insanlıktan çıkmış Tayyipgiller açıklama yaparlar; “birkaç Mehmet öldü, ne olacak?” Afyonkarahisar’da 25 Askerimiz “Mühimmat Patlaması” sonucu hayatını kaybeder, artık gerizlere süpürülmesi hak olan Tayyipgiller açıklama yaparlar; “Hindistan’da, Pakistan’da da oluyor böyle olaylar, ne yapalım takdiri ilahi”…

Onlar için ucuzdur insan hayatı. Onlar halklarımızı kendi pis çıkarlarına hizmet edecek uşaklar olarak görürler. Onlar halklarımızı güdülecek sağmal sürü olarak görürler, o yüzdendir halklarımızı örgütsüz bırakmak için bu kadar yoğun uğraş vermeleri. Onlar halklarımızın ürettiği tüm değerleri, önce AB-D Emperyalistlerine, sonra yerli Parababalarına aktarmak için iktidara oturtulmuşlardır. Bu görevlerini layıkıyla yaptıkları için de “gelmiş geçmiş en satılık iktidar” unvanıyla ödüllendirilmişlerdir halklarımız tarafından.

AB-D Emperyalistlerinin “bin devletli bir dünya” projesinin ülkemize yönelik bir parçası olan Türk Ordusu’nu dizayn etme, onursuzlaştırma, iğdiş etme görevini başarıyla yerine getirmekte Tayyipgiller. CIA yönetiminde ve güdümünde Amerika’daki İblis ve Tayyipgiller ortaklığıyla gerçekleştirilen “Ergenekon Davası” adlı bir operasyonla Türk Ordusu’nun Mustafa Kemalci, yurtsever, laik, gerçek asker, kurmay, asıl genelkurmayını oluşturacak subayları Hasdal’a ve Silivri’ye tıkılmakta. Onların görevlerini, Özel Paşaya yakın liyakatsiz kişiler yürütmektedir. Bu yüzden artık Türk Ordusu kendi mühimmatını bile bir yerden bir yere nakledememekte… Naklettiği mühimmatı da 1 günlük nakliye parası olan 650 TL’yi vermemek için patlatmakta… Ne içler acısı bir durum, Ulusal Kurtuluş Mücadelesini zaferle taçlandırmış bir ordunun 650 TL’yi ödeyememesi. Türk Ordusu’nun içine düşürüldüğü acıklı durumu bundan daha iyi ne gösterir?..

Türk Ordusu’nun başındaki Tayyipgiller’e “Özel” Tombalak Paşa da, Türk Ordusu’nun başına gelen en büyük felaketlerden. Afyon’da 25 canımızı yok yere kaybetmemizden sonra; “Hiçbir şey konuşmayacağım, her şey ortada” açıklamasıyla Tayyipgiller’e Özel olduğunu kanıtladı. Kesmedi bu açıklama Tombalak Paşayı; Tayyipgiller’in Valisi tarafından hediyelere boğuldu. Üstelik kazayı denetlemek için gitmişken. Üstelik 25 canın acısı daha taptazeyken. Sanki 25 askerin ölümünü kutlarcasına… Hadi almış olduğun Bayat Kilimi, Afyon Mermerinden satranç neyse de, Kurtuluş Savaşı’nın simgelerinden Utku Anıtı işlemeli plaketi böyle bir günde alman sana bile yakışmadı Tombalak Paşa… İnsan Mustafa Kemal’in, silah arkadaşlarının ve emperyalist yedi düveli bu topraklardan kovmak için şehit düşen Türk ve Kürt Halklarının kemiklerini bu kadar da sızlatmaz ki…

O Ulusal Kurtuluş Savaşı ki, Türk ve Kürt Halklarının onurudur, yeniden dirilişinin destanıdır.

O Ulusal Kurtuluş Savaşıdır ki, Dünya Halklarına örnek olmuş, dünyanın mazlum halklarının birçoğunun yeniden onurunu kazanmasına öncülük etmiştir.

O Ulusal Kurtuluş Savaşıdır ki, emperyalistleri bozguna uğratmış, süngülerini yerlere düşürmüştür.

O Ulusal Kurtuluş Savaşıdır ki, uğruna, milyonların kanıyla bu topraklar sulanmıştır ve her bir yiğidin toprağa düşmesi sızlatmıştır Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yüreğini.

Bırakalım yüreği yanmasını, üstüne bir de hediyeleri kabul ediyor Tombalak Paşamız.

Tayyipgiller de bu Özel ve çapsız Tören Paşasını savunmak için açıklama yapıyor, “halkımızda cenazelerde lokum dağıtıyor ki”, diyerek… Böyle bir açıklama bile Tayyipgiller’in sadece insan müsveddesi olduklarının en büyük göstergesidir.

Türk Ordusu’nun başına çuval geçiren şimdiki CIA başkanıyla, Suriye Halkına yönelik kan, gözyaşı ve katliamların planlarını yapmak da Tayyipgiller’in onursuzluk hanesinin en büyük kalemlerinden birini oluşturmakta.

Tayyipgiller o kadar düşmanlar ki ulusal değerlere, o kadar düşmanlar ki Mustafa Kemal Önderliğinde, Sovyet Halklarının büyük yardımlarıyla, Türk ve Kürt Halklarının ortaklaşa zaferle taçlandırdığı Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Mücadelesine, o kadar düşmanlar ki laikliğe, devrimciliğe, gözleri başka bir şey görmüyor. Kin ve kan bürümüş gözlerini. Vahdettin’lerin, Ali Kemal’lerin, Damat Ferit’lerin, Derviş Mehmet’lerin intikamını alıyoruz, diyerek sevinç naraları atıyorlar. Ülke elden gidiyor, kardeşlikler düşmanlığa dönüşüyor, bin yıldır küffara karşı birlikte mücadele yürütmüş halklar düşmanlaşıyor, umurlarında mı Tayyipgiller’in… Bu arada insanlar ölüyormuş onlar için ne gam. Ortaçağcı İrticacılar için önemli olan halklarımızı, AB-D Emperyalistlerinin isteği doğrultusunda “Ilımlı İslam” adı altında Ortaçağ karanlığı demek olan Şeriata mahkûm etmek, “CIA İslamı”na mahkûm etmek… Ümmetçi bir toplum yaratma yolunda da emin adımlarla ilerliyorlar. Şimdilik…

Afyon’daki patlamayla ortaya saçılan pis kokular bununla da bitmiyor. Mühimmatın Suriye Halkına ve önderliğine karşı katliamlarda kullanılmak üzere gönderileceği kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında. Mühimmatın sayımının alelacele, gece yarısı, gizlice yapılması bunun en büyük kanıtlarından biri. Ve 25 canımız Tayyipgiller’in, Suriye Halkını ve önderliğini AB-D Emperyalistlerinin bir emriyle satmasının kurbanları ne yazık ki.

25 askerimizin ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bir kez daha Halklarımızın başı sağ olsun.

AB-D Emperyalistleri halklar tarafından son yolculuklarına uğurlanmadığı sürece bu acılar yaşanacak. Ülkemizde yerli-yabancı Parababaları ve onların satılık iktidarları, Türk ve Kürt Halkları tarafından lağım deliğine süpürülmediği sürece bu ölümler, bu zulümler hep bizlere, emekçilere, ezilen halklara olacak.

Ama bu hep böyle gitmeyecek. Dünya Halklarının baş belası AB-D Emperyalistleri de, onların uşakları da, o uşakların ülkemizdeki versiyonu Tayyipgiller de son yolculuklarına uğurlanacak. İşte o zaman bu acılar da, bu ölümler de, bu zulümler de son bulacak. Halklarımızın barışa, mutluluğa erişeceği günler mutlaka gelecek. 09.09.2012

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi