Ulusal Egemenliğimize Göz Dikenler ile Çocuklarımızın Katline Sebep Olanlar AB-D Emperyalistleri ve Onların Yerli Uşaklarıdır. Kutlu Mu 23 Nisan?

Ulusal Egemenliğimize Göz Dikenler ile Çocuklarımızın Katline Sebep Olanlar

AB-D Emperyalistleri ve Onların Yerli Uşaklarıdır

Kutlu Mu 23 Nisan?

ABD ve AB Emperyalistlerinin ve onların yerli işbirlikçileri günümüzün Vahdettin’leri, Damat Ferit’leri, Nemrut Mustafa Paşa’ları, Ali Kemal’leri, Dürrizade Abdullah’ları olan Ortaçağcı AKP’giller’in hiçbir zaman hazmedemediği, unutturmak, izini, tozunu silmek istediği Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızı komuta eden Türkiye Büyük Millet Meclisi 106 yıl önce 23 Nisan 1920’de kuruldu.

Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın zaferiyle kurulan Laik Cumhuriyet’in sembolü olan bu Gazi Meclis; kuruluşunun 106’ıncı yılında ne yazık ki “ulusumuzu mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme” teslim olmuştur. Onların güdümüne girmiştir. “İnsan soyunun başdüşmanı ABD Haydut Devleti”nin, saldırgan, işgalci savaş örgütü NATO önünde hizaya girip diz çöken partilerle doldurulmuştur ve Milletin Meclisi olmaktan çıkarılmıştır. Artık ulusal egemenliğimizin dayanağı değildir!

Finlandiya’nın NATO’ya alınıp alınmaması oylamasında 1 adet bile Hayır oyu çıkmayan bu Meclis, 23 Nisan 1920’de kurulan Gazi Meclis olamaz!

Ne diyor CIA Şefi Nelson Ledsky?

“Biz Türkiye’de Meclisin her yerindeyiz. Bütün siyasi partileri biz yönetiyoruz”.

ABD Emperyalist Haydudunun casus örgütü CIA’nın, sağından soluna her yerinde cirit attığı bir Meclis, Emperyalist Yedi Düvele karşı verilen Bağımsızlık Savaşına komuta eden, bu savaşı Ulusal Egemenlikle taçlandıran Gazi Meclis olamaz.

Peki, Mustafa Kemal ve Kuvayimilliyeci Atalarımızın Ulusal Egemenliğin sembolüne dönüştürdükleri Gazi Meclis artık kimin Meclisidir?

Bu Meclis artık:

“Keşke Yunan Galip Gelseydi”cilerin,

İnsanlığı Ortaçağ karanlığına götürmeye yeminli tarikatlara, cemaatlere hayır diyemeyenlerin,

Çocuklarımıza tecavüzü “bir kereden bir şey olmaz” diyerek alkışlayanların,

Bu Ortaçağcı kurumların varlığına son vermek için kılını kıpırdatmayanların,

Mustafa Kemal’in kurduğu Partiyi özünden uzaklaştıranların,

“Terörsüz Türkiye”, “Barış ve Demokrasi Süreci’ demagojileriyle halkımıza yutturulmaya çalışılan ihanet sürecinin ulaşacağı hedef olan Ortaçağcı Faşist Din Devletine giden yolun taşlarını sağlı sollu örenlerin,

Lozan’a saldırıp Ege’deki 20 Ada’mızı Yunanistan’a peşkeş çekenlerin,

Montrö’yü delerek Boğazlarımızın üzerindeki egemenlik haklarımızı NATO’ya devredenlerin Meclisidir.

Ulusal Egemenliğimizin sembolü olan Gazi Meclis, Gerçek Devrimcilikle, Solculukla, Yurtseverlikle, Halkseverlikle bir ilgileri olmayanlarla dolmuş durumda. İşte bu kuklalar, kuklacı ABD Emperyalist Haydudunun ajan örgütleri, Pentagon’u, Washington’u tarafından BOP yani Yeni Sevr çerçevesinde oynatılmaktadır. Bu güruh, Türkiye’yi elbirliğiyle her gün santim santim ilerleterek BOP cehennemine doğru sürüklemektedir.

Ortaçağcı AKP’giller’in yere göğe sığdıramadıkları atalarının, ülkemizi tıpkı 106 yıl önce Sevr Bataklığına sürükledikleri gibi…

İşte, Ortaçağcı Faşist Din Devletine koşar adım götürüldüğümüz bu karanlık günlerde, her birimizin yüreklerini yakan, gözyaşlarımızı döktürten arka arkaya kahredici olaylar yaşıyoruz. Daha birkaç gün önce Siverek ve Kahramanmaraş’ta okullarda silahlı saldırılar yaşandı. Bu saldırılardan birinin faili de çocuk, 14 yaşında daha. Ne yazık ki bu saldırılarda 9 çocuğumuz ve bir öğretmenimiz yaşamını kaybetti. Yavrularımız daha hayatlarının baharında yok olup gittiler.

Çocuklarımızı bu duruma düşüren ortam; Kanlı Zalim ABD Emperyalist Haydudu tarafından iktidara getirilen ve onlara uşaklık görevlerini yapmak kaydıyla iktidarda tutulan Halk düşmanı, kadın düşmanı, Çocuk düşmanı, laiklik düşmanı, bilim düşmanı, Ortaçağcı gerici AKP’giller iktidarı tarafından 24 yıldır adım adım örüldü. Ülkemizi Ortaçağcı Faşist Din Devletine ve Yeni Sevr hain planına sürüklemenin çok önemli bir parçasıdır bu felaketler.

Vatanımızın ulusal egemenliği böylesi bir tehdit altındayken kendilerine dünyada ilk defa bir bayram armağan edilen çocuklarımızın durumu nasıl peki?

AKP’giller iktidarında en basit çocuk gereksinimleri bile karşılanamıyor. Anne ve babasıyla, arkadaşlarıyla tiyatroya, sinemaya, konsere, dışarıda vakit geçirmeye gidebilmeyi hayal dahi edemiyor çocuklarımız.

Tarikat-cemaat evlerinde zorbalık ve istismarlara uğruyorlar. Ruhlarında derin izlerle, travmalarla yaşamak zorunda kalıyorlar. Ortaçağcı gericiliğin dogmalarıyla kafaları yakılan çocuklarımız insanlıklarından çıkarılıyor. İnsan ruhunun temel besini olan sevgiden yoksun bırakılıyor, çocuklukları öğütülüyor bir anlamda.

Laik ve Bilimsel eğitimin kırıntısının dahi bırakılmadığı, Ortaçağcı gericiliğin kıskacına girmiş, Peşaver Medreselerinden farksız hale gelmiş olan okullarda, öğrenmenin tadına varabilmesi, çocuk ruhunu beslemesi, yaratıcılığını geliştirebilmesi, sosyalleşebilmesi, bedenen, zihnen, ruhen sağlıklı olabilmesi mümkün olamıyor. 

Çocuk İşçiliğin yasal kılıfa büründürüldüğü bir AKP’giller projesi olan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM)’lerde 2024-2025 öğretim yılı içerisinde en az 72 çocuk çalışırken iş cinayetine kurban gitti.

Çocuklar beslenemiyor. Okullarda bir öğün ücretsiz yemek teklifleri AKP ve MHP oylarıyla reddediliyor. Kendileri Meclisin ceylan derisi koltuklarında oturup Meclis lokantasından 66-100 TL arası fiyatlardaki etli yemekleri ve kavurmaları mideye indirirken, bizim çocuklarımız okullarda bundan çok daha pahalıya yedikleri tavuk dönerlerden zehirleniyor. Birçok çocuğumuz okul kantinlerinin yanına bile yaklaşamıyor. Okula aç gidip eve aç dönen çocuklarımız var. Temiz içme suyuna dahi erişemiyor çocuklarımız.

Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği verilerine göre, Türkiye’de 5 yaş altı çocuklarda yetersiz beslenmeye bağlı bodurluk (kronik beslenme yetersizliği) oranı yaklaşık yüzde 10 civarında. Kronik beslenme bozukluğuna bağlı bodurluk yüzde 12-16, düşük gelirli hanelerde ise yüzde 43’ün üzerine çıkabiliyor.

Çocuklarımızı aç bırakmakla, beyinlerini Ortaçağcı hurafelerle doldurmakla kalmadılar, ülkemizden kaçırılan çocukların da götürüldüğü Epstein Adası adlı çocuk öğütme merkezinde yüzlerce çocuğun bedeninde ve ruhunda onulmaz yaralar açtılar. Çocuklarımızı katlettiler.

ABD Emperyalistleri bir yandan da bekçi köpeği İsrail’le birlikte Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmeye devam ediyor. Filistin’de, Gazze’de Ekim 2023’ten bugüne 72 binden fazla Filistinli katledildi. Katledilenlerin 18 binden fazlası çocuk. Katil ABD ve Siyonist İsrail çocukları sadece kurşunlarla değil, aç ve susuz bırakarak da öldürdüler. Yüzlerce çocuk yetersiz beslenmeden dolayı acılar içinde kıvranarak yaşamını kaybetti.

Dünyanın baş haydudu ABD Emperyalistleri ve onun faşist, bunak, pedofil lideri Trump Sosyalist Küba’ya da saldırı hazırlığında olduğunu ağzından salyalar akıtarak geveliyor sürekli. Saldırılarına, Küba’ya yönelik gelmiş geçmiş en büyük ablukayı uygulayarak başladılar bile. Günde sadece 2-3 saat elektrik verilebilen ülkede, ameliyat olmayı bekleyen 90 binin üstünde hasta ameliyat edilemiyor. 30 binin üzerinde yenidoğan ve gebenin yanı sıra diyaliz gibi makineye bağlı yaşayan hastaların hayatları tehdit altında. Küba Halkı ve Kübalı çocuklar yeterli gıdaya ve temiz suya erişmekte de sorun yaşıyor.

ABD Emperyalistleri, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı altında Ortadoğu’nun haritasını yeniden çizmek istiyorlar. Bu kapsamda Libya ve Suriye’den sonra şimdi de İran’a saldırıyorlar. ABD-Siyonist İsrail, saldırıların ilk gününde bombaladıkları Şahare Tayyebeh Okulu’nda 168 küçücük kız çocuğunu katletti. Bu Emperyalistlerde vicdan yok, merhamet yok, insan sevgisi yok. Ama işte İran Halkı ABD Emperyalistlerine kan kusturuyor, savaşıyor, ülkesini onlara bırakmıyor. ABD ve Siyonist İsrail’i dize getiriyor!

İşte bu şartlarda Kutlu mu 23 Nisan?

Hayır!

Ama ciğerimiz paramparça olmuş olsa da, acılar içinde olsak da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ısrarla ve inatla sahipleniyoruz. Korumaya çalışıyoruz. Bunca kötülük ve acılar içinde çocuklarımıza 23 Nisan’ı fırsat bilerek ulusal egemenliğin önemini ve değerini aşılamaya çabalıyor azıcık nefes alabilsinler diye kutlamaya çalışıyoruz.

Biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu toprakların İkinci Kurtuluş Savaşçıları, Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızda Yörük Ali Efe Çetesi’nde elde silah Emperyalist Yedi Düvele karşı mücadele eden Hikmet Kıvılcımlı’nın öğrencileri, Genel Başkanımız Nurullah Efe’nin öncülüğünde çocuklarımızın ve halkımızın her gününün bayram olacağı günler için mücadele ediyoruz. Eninde sonunda bu mücadeleyi biz kazanacağız!

Çocuklarımızın aç yatmadığı, çocukluklarını yaşayabildiği, anaların ağlamadığı günler bizim ellerimizle gelecek. Devrimci Ozan Nazım Hikmet’in dediği gibi “Çocuklar inanın, inanın çocuklar güzel günler göreceğiz!”

 

Çocuklar Öldürülmesin, Şeker de Yiyebilsinler!

Mustafa Kemal Ölümsüzdür!

Yaşasın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı!

HKP Genel Merkezi

22.04.2026