Alayı Mandacı Alayı Amerikan Hizmetkârı

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Meclisteki Amerikancı partiler birbirlerine giriyorlar. Birbirlerine “Mandacı”, “alçak” vb. kavramlarla saldırıyorlar.

Biz ne dedik?

1950’den bu yana Türkiye’yi Türkiye yönetmiyor.

1950’de Bayar-Menderes liderliğinde, CHP içinde o güne kadar çöreklenmiş en aşağılık tipleri bulup, Demokrat Parti diye örgütledi Amerika ve 1950 14 Mayıs Seçimleriyle iktidara getirdi. Ve bu iktidar Meclisten bile izin almadan, danışmadan 4500 kişilik bir Türk Tugayını Amerika’nın hizmetine koşmak üzere, Kore’ye gönderdi. Binlerce vatan evladı Amerika’nın çıkarları uğruna hayattan koparılıp gitti.

Ve 1952’de NATO’ya girildi. 7-8 ay sonra Amerika getirdi Ankara’da Türk Ordusu’nun kışlasının göbeğine Süper NATO’nun, Gladyo’nun, Kontrgerilla’nın Türkiye Şubesini oturttu. Ve Orduyu bütünüyle ABD’li sapık, sarhoş generallerin emrine verdi NATO’ya sokmakla birlikte. Siyasileri tamamen kendisi devşirdi.

Bu Bayar-Menderes Çetesi sonrası, 1965’de geldi Amerikalı CIA Generali, Ankara’da kimi buldu?

Morrison Sülü’yü buldu. Süleyman Demirel’i buldu.

Süleyman Demirel, bildiğimiz gibi 1950’li yıllarda, 54-55 yıllarında Amerika’da tezgâhtan geçiriliyor. Eisenhower Vakfı’nın bursuyla Amerika’ya götürülüyor ve orada devşirilip ajanlaştırılıyor. Ondan sonra Türkiye’ye gönderilip Amerika’nın Morisson Knudsen Şirketi’nin Türkiye’deki temsilciliğini ve şubesini açıyor. Yani sıfır numara Amerikan uşağı. İsmet İnönü de aynen söyler bunu;

“Amerikalı general geldi, Ankara’da araştırdı ve benim yerime bir Başbakan olarak Süleyman Demirel’i buldu”, der.

Demirel, Türkiye siyasetinde 25 yıl Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı Amerika hizmetinde.

Bu Demirel’in Amerikan uşaklığını bu kadar sürdürmesini hicveden merhum Fikret Kızılok’un “Süleyman” isimli bir şarkısı vardır, salık veririm ilgi duyan arkadaşlara, dinlemelerini.

Demirel gitti, yerine kimi buldu?

Devşirilmiş ve ABD’de Dünya Bankası’nın çalışanı olarak görev yapmış Turgut Özal’ı buldu. Ve o da ajanlaştırıldı Amerika’da. Türkiye’ye dönüşte Türkiye’nin en önemli holdinglerinden Sabancı Holding’in bugünün deyişiyle “CEO”luğuna, o günlerde böyle bir kavram olmadığı için Genel Koordinatörlüğü’ne getirildi. Daha sonra Parababalarının en damardan örgütleri olan MESS’in yöneticiliğine getirildi. “Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası” sözüm ona.

12 Eylül 1980 sonrası da Özal’ı getirdi değil mi, bulup kardeşleriyle birlikte?

Yusuf Bozkurt Özal, o da Dünya Bankası çalışanı. Onu getirdi. Bir de dincilikte, gericilikte İsmail Kahraman’dan zerre farkı olmayan, Tayyipgiller’den farkı olmayan Korkut Özal’ı getirdi, İçişleri Bakanlığı yaptırdı ona da.

Ve sonrasında da bildiğimiz gibi en son Tayyip’i, gelip Morton Abramowitz devşirdi 1994’te Refah Partisi İstanbul Beyoğlu İlçe Başkanıyken. İhanet potansiyeline bakar hep ABD, devşireceği kişilerde. Gerçekten de hiç hata yapmaz bu Amerikan ajanları. Sonra avaneleriyle birlikte devşirdi, partileştirdi, iktidara taşıdı, işte 23 yıldan bu yana da iktidarda tutuyor.

Yani bunların alayı Amerikan kuklası, söylemekten bıkıp usandık artık. Sorosçu Kemal adı üstünde; Sorosçu Kemal’di. Bununla övündü; “Ben Sorosçu TESEV’in kurucusuyum”, diye övündü bununla. Bugünkü CHP yönetimini de işte o Sorosçu Kemal belirledi. Daha doğrusu Amerika efendisi ona öneride bulundu, akıl verdi o çerçevede Kılıçdaroğlu belirledi.

Milliyetçi geçinenleri daha önce anlattık; Alparslan Türkeş’i 1940’lı yıllarda nasıl devşirdiğini ABD’de ajanlaştırdığını, Fuat Doğu ve Ruzi Nazar’la birlikte. Sonrasında da işte Kaçak ve de Haram Saray’ın arkadan Bohçalı’sı devam ettirdi. Yani Kontrgerilla’nın paramiliter bir örgütü MHP.

Yani bunların alayı Mandacı, Amerikan kuklası, Amerikan hizmetkârı. PKK, PYD, YPG, DEM zaten Amerika’nın doğrudan hizmetinde ve buyruğunda şu anda. Kuzeydoğu Suriye’deki Pekekistan’da 22 Amerikan Üssüyle beraber, 100 bin kişilik bir Ordu kuruverdi Amerika Pekekistan’a ya da YPG’ye, PYD’ye. Ve bizim Sevrci Soytarı Sahte Sol dediğimiz solcuları da bu DEM sopa ve havuç taktiği kullanarak yörüngesine çekti, onun yörüngesinde oynar şimdi onlar da.

NATO kimin örgütü?

Doğrudan Amerika’nın örgütü, dün paylaştık.

NATO, BOP demek. BOP Haritasını envanterine almış bu Amerika’nın saldırgan savaş örgütü. Onu kolejlerinde ders olarak işliyor, anlatıyor.

Meclistekilerin bir teki karşı çıkabiliyor mu NATO’ya?

Hayır, hepsi alkışlıyor.

NATO’cu olmayan var mı?

Yok. Yok…

Amerika’ya tık diyebilen var mı?

Yok.

Amerika’nın şu anda CIA’sıyla, Thomas Barrack’ıyla, Öcalan’ıyla açtığı bu BOP Açılımı var bildiğimiz gibi. Bu “Barış, Demokrasi ve Kardeşlik, Terörsüz Türkiye” cart curt diyorlar ya bunların hepsi sahtekârlık, kandırmaca. BOP Açılımı bu. BOP çerçevesinde Türkiye’nin üç parçaya bölünmesine giden yolun taşlarını bir bir döşüyorlar işte Meclisteki bu Komisyoncular. Yakında İmralı’ya, Öcalan’ın ayağına gidecekler, Öcalan’dan ayar almak için. Bunların hepsi BOP’çu. Bunların birbirlerine karşı dediği bütün o suçlamaların hepsi gerçek.

Biz yıllardır boşuna demiyoruz; bu Mecliste 600 kişinin içinde gerçekten Kuvayimilliye’yi, Mustafa Kemal ve Silah Arkadaşlarının Geleneğini, Laik Cumhuriyet’i, Vatanımızı ve Halkımızı düşünen bir elin parmaklarını geçmez, diye.

Demek ki; halkımızın bu gerçekleri bir an önce görüp kavraması gerekiyor…

Bu Tayyipgiller Ege’de 20 Ada’mızı ve 2 Kayalığımızı Yunanistan’a peşkeş çekiyorlar. Bunun peşine düşen var mı?

Bu adalarımızı niye teslim ettin Yunanistan’a diyen var mı Tayyipgiller’e?

Yok.

Ne demişiz biz?

“Vatan Satıcılar Bodrum ya da Çeşme Meydanı’nda Halka açık bir mahkemede yargılanacaklardır!”, demişiz.

Ege’deki bu 20 Ada ve 2 Kayalığımızı Yunanistan’a elleriyle teslim eden hainler, Tayyipgiler; ayrıca Türkiye’ye sığınmacı adı altında 15 milyon istilacıyı doldurdular.

Buna karşı çıkan kim var?

Mecliste buna karşı çıkan tek bir parti var mı?

Yok. Yok…

Bunlar bir proje dahilinde, Türkiye’de Türk’ü azınlığa düşürmek için özel olarak çağrıldılar. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarından çok daha fazla ayrıcalıklarla donatıldılar. Sınavsız en gözde devlet üniversitelerine yerleştiriyor bunlar. İş kurdukları zaman vergi alınmıyor bunlardan. Kaçak mal satıyorlar, belediyeler hiç dokunmuyor bunlara. Kaçak sigara, kaçak tütün satıyorlar hiç kimse dokunmuyor. Çünkü bunların görevi; Türkiye’de Türk’ü azınlığa düşürmek.

Şimdi de ne diyor Tayyip?

“Gazzelileri, Filistinlileri Türkiye’ye getirebiliriz”, diyor.

22 tane Arap ülkesi var. Gazzeliler, Filistinliler Arap değil mi?

Koca Arap coğrafyasında yer mi yok?

Niye oralara gitmiyorlar, aynı dili, aynı kültürü yaşıyorlar da?

Ama yok, bir an önce Türkiye’de Türk’ü azınlığa düşürecek, hain çünkü. Çünkü ABD bunlara Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkma ve vatanını parçalama görevini verdi. Bu da düşman… Bunlar; “keşke Yunan galip gelseydi”, diyenler. O yüzden büyük bir heveskârlıkla, iştahla yapıyorlar bu hainane görevi.

Buna karşı çıkan var mı?

Yok.

Ne demişiz biz kitabımızda?

“Sığınmacı Sorunu Değil Türkiye’de Türk’ü Azınlığa Düşürme Oyunu. Batı’nın Bin Yıldır Bitmeyen Kini ve Değişmeyen Planı: Türkleri Anadolu’dan Atma” 

Ve ne dedik biz?

İktidarımızda, 2011’den sonra Türkiye’ye gelmiş ne kadar Suriyeli, Iraklı, İranlı, Afganistanlı, Afrikalı varsa, hangi statüde olurlarsa olsunlar Türkiye’den gönderilecekler.

Nereye?

İsterlerse Avrupa’ya. Avrupa’ya gidebilmeleri için her türlü kolaylık sağlanacak onlara, imkân sağlanacak. Çünkü bu cehennemi onlar yarattı, bu planın sahibi onlar. O yüzden cezalarını çekmeleri gerekir. Avrupa’ya gitmek istemeyenler, geldikleri yerlere gönderilecekler.

Ve şu anda oynadıkları en hainane oyuna gelirsek.

Bunu da tâ 2014 yılında ortaya koymuş ve kitaplaştırmışız. Bu hainane işin buralara geleceğini 11 sene önce görmüş ve göstermişiz. Ne demişiz?

“Yugoslavya, Irak, Libya, Suriye… Sıra Sende Türkiye”

 İşte bu hainane göreve de girişti bu satılmışlar, bu Amerikan kuklaları.

Saygıdeğer Halkımız;

Hep dediğimiz gibi, senin gerçekten biricik dostun biziz. Senin acılarına Kerem misali yanan sadece biziz. Bize anlamazsan bunların binbir yalanıyla, binbir oyunuyla başa çıkamazsın.

Kalın sağlıcakla…

17 Ekim 2025