Namuslu CHP Yöneticileri ve CHP’ye umut bağlamış içtenlikli insanlarımıza dostça uyarımızdır…

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Biz durup dinlenmeden diyoruz ki; 1950’den bu yana Türkiye’yi Türkiye yönetmiyor, ABD Emperyalist Haydut Devleti yönetiyor.
Bizim bu tespitimiz kimi izleyicilerimize rivayet geliyor galiba, bizim hissettiklerimize göre. Oysa Türkiye’nin en kahredici gerçeklerinden biri budur.
ABD, CIA Şefi Nelson Ledsky ne diyor böbürlenerek?
“Biz Türkiye’de Meclisin her yerindeyiz”, diyor.
Yani iktidarı da muhalefeti de sağı da solu da dinci oynayanı da milliyetçi oynayanı da bütünüyle biz belirleriz; nasıl oynayacağı konusunda biz karar veririz, onların tamamını biz oynatırız, diyor. Yani onlar bizim kuklalarımızdır, diyor. Kuklacı biziz, diyor.
İşte buna iki somut örnek vermek istiyorum, kanıt göstermek istiyorum:
Biz belki en az on kez demişizdir ki; bu İmamın Oğlu Ekrem devşirilmiştir. Bu İmamın Oğlu Ekrem; Amerika’ya, CIA’ya çalışmaktadır aynen Tayyip gibi, Alparslan Türkeş gibi, Devlet Bohçalı gibi ve benzerleri gibi. Bu da CHP’ye içtenlikle umut bağlamış bazı arkadaşlarımıza rivayet gelebilir ama değil. Bu İmamın Oğlu Ekrem aslında ömrünün, siyasi hayatının hiçbir döneminde solcu, sosyal demokrat olmamıştır. Tam tersine gerici olmuştur hep. Süleyman Demirel’in Doğru Yol çizgisinde, Turgut Özal’ın ANAP çizgisinde bir siyaset izlemiştir, babası da kendisi de. Ama Sorosçu Kemal bunu kendisi gibi olduğu için, ortak paydaları aynı olduğu için belirlemiş, devşirmiş belki de ABD tarafından ona önerilmiş, getirip İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başına oturtmuştur.
Şimdi Beşşar Esad İktidarı, yani BAAS İktidarı, yani Suriye’nin yüzde 84 oyla seçilmiş yasal iktidarı; ABD, Tayyipgiller, tüm Ortaçağcılar, El Kaide, HTŞ, El Nusra tarafından, Siyonist İsrail tarafından devrilince, onun yerine HTŞ şefi Golani adlı alçak, satılmış, Ortaçağcı, kelle kesen, insanlık düşmanı gelince, onun Suriye’sine ilk gidip onu tebrik etmek isteyen İmamın Oğlu Ekrem olmuştur. Bu hem Golani’yi kutlayarak ona verilen bir mesaj, hem Siyonist İsrail’e “yanınızdayız, destekçiniziz” diyen bir mesaj, hem de en büyük efendisi, sahibi ABD Emperyalist Hayduduna “emrindeyim” şeklinde verilen bir mesajdır.
Gelelim son ihanetine:
Bu İmamın Oğlu Ekrem; “Nobel Barış Ödülünü kazanan Maria Corina Machado’yu en içten duygularımla kutluyorum” diyerek, Venezuela’daki Amerikan ajanı, Amerikan kuklası ve Amerika hesabına çalışan ajanı anında kutladı. Bu kadın, aldığı Nobel Barış Ödülü’nü “Trump’a adıyorum”, diyor.
Trump ne yapıyor?
Tüm Karayip Denizi’ni ve Venezuela kıyılarını abluka altına alıyor savaş gemileriyle. Balıkçı teknelerinin bile oralarda dolaşmasına izin vermiyor. Venezuela’yı işgal tehditlerinde bulunuyor. Böyle bir kadını kutluyor.
Burada Nobel Kurumundan da birkaç cümleyle söz etmek istiyoruz:
Nobel de, ABD Emperyalist Haydudu CIA’nın, Pentagon’un, Washington’un doğrudan yönetimi ve idaresi altındadır. İsveç Kraliyetine bağlı filan deniyor da esas bağlı olduğu ABD Emperyalist Haydududur. Bugüne kadar Nobel ödülü verilenlerin yüzde 90’ı hep gericilerden, antikomünistlerden, vatanını satanlardan, halk düşmanlarından oluşur. Ara sıra, onda bir oranında da, incir yaprağı oluştursunlar diye bazı demokrat, aydın insanlara verilir.
İşte bu kadın da o ajanlardan biri. İşi gücü; vatansever, halksever Maduro’nun iktidarını yıkmak, ülkesini bütünüyle, yeraltı yerüstü kaynakları ve halkıyla birlikte ABD Emperyalist Hayduduna satmaktır.
Evet, Ekrem İmamoğlu’nun 10 Ekim 2025 tarihli X paylaşımı;
“Nobel Barış Ödülü’nü kazanan Maria Corina Machado’yu en içten duygularımla kutluyorum. Venezuela’da demokrasi ve özgürlük mücadelesi verenlerin bu onurlu başarısı, sadece Latin Amerika için değil, otoriter rejimlerin gölgesinde yaşayan tüm halklar için ilham vericidir. Diktatörlüklerin, baskıların ve hukuksuzlukların hüküm sürdüğü bir dünyada, halkın iradesini savunan cesur liderler, insanlığın ortak geleceği için umut kaynağıdır.”
Ulan satılmış İmamın Oğlu Ekrem!
Yiğit devrimci, Küba dostu, Fidel hayranı Hugo Chavez’in öğrencisi ve devamcısı Maduro temsil ediyor halkın iradesini. Sen sahtekârlık yapıyorsun aynen rakibin olan Tayyip gibi.
“Bugün Maria Corina Machodo’nun ödülle taçlandırılan mücadelesi, yarının özgür ve demokratik toplumlarının teminatıdır.”
ABD kuklası ulan satılmış! Senin özgür demokratik toplumlar dediğin, Amerika’nın yörüngesine girmiş Tayyipgiller gibi devşirilmiş kuklaların diktası altında halkının inim inim inlediği yarısömürge ülkelerdir. Aşağılık herif!
“Türkiye’de de bizler aynı inanç ve kararlılıkla adalet, özgürlük ve demokrasi mücadelesini sürdürüyoruz. Bu ödül, her coğrafyada demokrasiye inananlara verilmiş bir cesaret ve dayanışma mesajıdır.”
Senin demokrasiden anladığın; Amerikan Emperyalist Haydudunun bizim gibi mazlum ülkeleri işgal ve ilhak etmek için yaptığı askeri operasyonlara meşruiyet kazandırmak için kullandığı kandırmacaya verdiği addır ulan!
Daha önce de önerdiğimiz gibi; CHP’de devşirilmemiş, yurtsever, gerçekten Kuvayimilliye ve Mustafa Kemal Geleneğini savunan liderlerin ve CHP’ye içtenlikle umut bağlamış halkımızın, bu hain Amerikan uşağına ayar çekmesi gerekmektedir, dizginlemesi gerekmektedir. Yoksa bunun Tayyip’ten tek farkı, daha önce de defalarca belirtiğimiz gibi; Ortaçağcı bir dünya kurma hedefinin olmaması ve hırsız olmamasıdır. Paraya ihtiyacı yok zaten, babadan halkımızın deyişiyle “milyarder Laz müteahhit”. Bunun derdi; koltuk, makam, ün, poz. Bunun hırsı bu.
CHP’de bir ajan daha, bir satılmış daha:
2015 Haziran Seçimlerinde Sorosçu Kemal’in milletvekili yaptığı ve ondan sonra da her seçimde milletvekili seçilen Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer. Biz bu satılmışın, daha Cumhuriyet Gazetesi’nde yazarken yazdığı yazılardan dolayı ne olduğunu netçe belirlemiş, anlamış ve bunun CIA tarafından devşirilmiş, CIA tarafından oynatılan bir ajan olduğunu yazmıştık, literatürümüzde geçer. Ondan sonra da defalarca bunun ajanlığını vurgulamıştık değişik vesilelerle.
Evet, bu satılmış, Slovenya’nın başkenti Lübliyana’da yapılan “NATO Parlementerler Asamblesi Toplantısı”na katılıyor temsilci olarak. Burada İran’a, aynen Amerikan Emperyalist Haydudunun ve Siyonist İsrail’in argümanlarıyla, ağzıyla saldırıyor. Aynen, bire bir. Ama İran’a bu hainlerin verdiği tahribatı yeterli bulmuyor; “daha da saldırılar ve tahribat ağırlaştırılmalı bu artık bölgede hiç hareket edemez hale getirilmelidir”, diyor. “Bölge ve NATO’nun istikrarı için bu gereklidir”, diyor. Ayrıca ABD’nin petrol çıkarlarını da savunuyor, bir yerde bakın:
“Ayrıca İran, müttefik ülkeler için siber güvenlik riskleri de oluşturmaktadır. Stratejik konumu ve bölgesel etkisi nedeniyle Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mandeb ve Kızıldeniz üzerinden küresel ticaret ve enerji güvenliğini tehdit edebilecek kapasitededir. Bu bağlamda rapor NATO üyelerinin İran’ın istikrarsızlaştırıcı eylemlerine daha fazla odaklanmaları gerektiğini ve azami baskı stratejini nasıl uyumlu hale getirip genişletebileceklerini araştırmaları gerektiğini belirtmektedir.”
Şuraya bakın!
Nasıl daha fazla baskı altına alırız İran’ı onu konuşalım, ona odaklanalım, diyor. Satılmışa bakın!
İşte ne yazık ki CHP içinde daha keşfedemediğimiz böyle, tıpkı diğer partilerde olduğu gibi, pek çok ajan var. Ama bu ajan bizim tarafımızdan yukarıda belirttiğimiz gibi daha Cumhuriyet’te çalışırken keşfedildi, kulağından tutularak teşhir edildi. Ama sesimizi CHP tabanındaki namuslu insanlara duyuramıyoruz ki…
Bu ajan, Bilkent Üniversitesini bitirdikten sonra ABD’deki Maryland Üniversitesinde Dijital Gazetecilik eğitimi almış 2008-2009 yılları arasında. İşte orada devşirmişler bu haini.
Ve oraya nasıl gitmiş?
CIA Vakıfları tarafından devşirilip, fonlanmış ve hiçbir masrafa girmeksizin Amerika’ya gitmesi, orada eğitim alması, Amerika’nın damardan CIA güdümündeki gazetelerinde staj yapması ve geri dönüşünün de CIA tarafından sağlanması belirlenmiş.
Uluslararası Daniel Pearl ve Humphrey Vakıfları’ndan burs alıyor 2008-2009 yılları arasında. Los Angeles Times ve Washington Post’ta staj yaparak, nasıl ajanlık yapacağı iyice öğretiliyor bu haine. Türkiye’ye dönüşte de Milliyet, Akşam ve Cumhuriyet Gazetelerinde çalışmasının önü açılıyor. Oradan da doğrudan anamuhalefet CHP’nin Meclisteki milletvekili yaptırılıyor. Orasını bilmiyoruz ama belki CHP Yönetiminde de vardır bu ajan.
Bu ajanın raporunun medyada yayımlanan önemli bölümleri, bayağı yer tutuyor. Biz burada daha fazla vaktimizi almaması için bunu sadece paylaşımımızın bir köşesine koyalım ilgi duyan arkadaşlar okusun:
Utku Çakırözer’in NATO’ya sunduğu rapordan öne çıkanlar:
“1979 Devrimi’nden bu yana İran İslam Cumhuriyeti, Orta Doğu’da kalıcı bir istikrarsızlık kaynağı olmuştur. Şii siyasal İslam üzerinden nüfuzunu genişletme, bölgesel hegemonyasını tesis etme ve özellikle ABD olmak üzere Batı etkisine sistematik biçimde karşı çıkma hedeflerini takip etmektedir. Ayetullah Humeyni liderliğinde gerçekleşen İran Devrimi, monarşiyi otoriter bir teokrasi ile değiştirdi ve bu rejim şu stratejik hedeflere bağlı kaldı: ABD’nin askeri ve siyasi etkisini Orta Doğu’dan kovmak; İsrail devletini ortadan kaldırmak; ideolojisine uygun gruplar altında bir Filistin devleti kurulmasını desteklemek. Bu hedeflere ulaşmada karşılaştığı aksiliklere rağmen, İran’ın politikaları, eylemleri ve vekil aktörleri bölgesel istikrarı ciddi biçimde zayıflatmıştır.
“İran’ın üç ana rakibi İsrail, Suudi Arabistan ve ABD ile olan ilişkileri, hem dış hem de iç politikalarının temelini oluşturmaktadır. Bu ülkeler arasındaki etkileşim, kırk yılı aşkın süredir Orta Doğu jeopolitiğini şekillendirmiştir. Son yıllarda İran’ın bölgesel etkisi, Suriye’de Esad rejimine verdiği destek ve Hamas, Hizbullah, Yemen’deki Husiler gibi militan gruplara sağladığı destekle artmıştır. “Direniş Ekseni” olarak adlandırılan bu vekil güçler defalarca ABD, müttefik ve ortak hedefleri vurmuş, İran dış politikasında kritik bir araç olmuştur. Ancak İran bugün, bölgesel vekillerinin zayıflaması, nükleer tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle hava savunmasının zarar görmesi, ekonomik sıkıntılar ve siyasi baskının tetiklediği toplumsal hoşnutsuzluk gibi önemli iç ve dış sorunlarla karşı karşıyadır.
“Tahran’ın bölgeye güç yansıtma kapasitesi önemli ölçüde azalmaktadır. Buna rağmen İran’ın bölgesel ve Avrupa-Atlantik güvenliğine oluşturduğu tehdit devam etmektedir. Tahran hâlâ Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırma kapasitesine sahiptir. Bölgedeki en büyüklerden biri olan kapsamlı füze programı ve nükleer yetenek arayışı, ciddi bölgesel ve küresel riskler doğurmaktadır. İran’ın Ukrayna’daki Rus saldırganlığına sağladığı destek, Çin ve Kuzey Kore ile derinleşen bağları, uluslararası güvenlik manzarasını karmaşıklaştırmakta ve Avrupa-Atlantik çıkarlarını zorlamaktadır. Ayrıca İran, müttefik ülkeler için siber güvenlik riskleri de oluşturmaktadır. Stratejik konumu ve bölgesel etkisi nedeniyle, Hürmüz Boğazı, Bab el-Mandeb ve Kızıldeniz üzerinden küresel ticaret ve enerji güvenliğini tehdit edebilecek kapasitededir.
“Bu bağlamda rapor, NATO üyelerinin İran’ın istikrarsızlaştırıcı eylemlerine daha fazla odaklanmaları gerektiğini ve “azami baskı” stratejisini nasıl uyumlu hale getirip genişletebileceklerini araştırmaları gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca, mevcut nükleer çerçevelerin tamamen çökmesini önlemek ve İran’ın daha fazla nükleer geliştirme girişimlerini engellemek için güçlendirilmiş diplomatik yaklaşımı vurgulamaktadır. Son olarak, bölgesel istikrarı güçlendirmek amacıyla NATO’nun Güney Komşuluk bölgesiyle daha fazla angajman için somut önerilerle rapor sonuçlanmaktadır.”
CHP yönetimindeki devşirilmemiş, namuslu, gerçekten Kuvayimilliye’ye, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına, onların kurduğu kısmen Laik Cumhuriyet’e ve vatanımıza, halkımıza içtenlikle bağlı olanların bu ajanları ya içlerinde barındırmamaları ya da bunları etkisizleştirmeleri gerekmektedir. Utku Çakırözer gibilerinin bizce en kısa sürede defedilmesi gerekir.
İmamın Oğlu Ekrem’iyse, ABD bizce Tayyip Erdoğan sonrasına hazırlıyor kullanmak üzere. Şu anda içeride tutarak da onun kahramanlaşmasını sağlıyor. Bizce Tayyip sonrasında, Tayyip’in belirlediği varislerle AKP işi götüremeyecek. ABD artık bu dinci kadrolarıyla oynamaya ara verecek ve onun yerine sosyal demokratı oynayan ama aynı oranda kendisine ve kendinin casus örgütlerine ve dünyadaki, Ortadoğu’daki, ülkemizdeki çıkarlarına sadakatle hizmet edebilecek bu ajanla işi götürmek isteyecektir. Bu konuda da içtenlikli CHP’li kardeşlerimizi ve halkımızı uyarmak isteriz.
Kalın sağlıcakla…
16 Ekim 2025