Soma Katliamı’nın İkinci Yılında Yine Haykırdık: “Bu Acıları Elbet Bir Gün Dindireceğiz!”

14.05.2016
194
A+
A-

Soma Katliamı’nın İkinci Yılında Yine Haykırdık: “Bu Acıları Elbet Bir Gün Dindireceğiz!”

13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma ilçesindeki kömür madeninde yaşanan katliamın üzerinden iki yıl geçti. Katliamın ikinci yıldönümüyle ilgili düzenlenen mitingde HKP olarak yerimizi aldık. Saat 13’te başlayacak miting için, miting alanına uzanan Atatürk Caddesi girişinde toplanarak sloganlarımızla alana kadar yürüdük. “Madencinin Ahı Madende Kalmayacak”, “İşçide Kömür Karası AKP’de Yüz Karası”, “Soma’nın Katili Sömürü Düzeni”, “Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek” sloganlarımız ve “Soma’nın Katili AKP’giller’in Bekçiliğini Yaptığı Sömürü Düzenidir” yazılı pankartımızla Soma sokaklarını inleterek cadde boyunca yürüdük ve miting alanına girdik. Soma halkının, katledilen madenci ailelerinin birçoğu da dâhil bu katliam karşısındaki ilgisizliği ilk dikkat çeken olaydı.

Mitingde söz alan madenci yakınları da esnaflar başta olmak üzere Soma halkına, mücadelede yer almayan madenci ailelerine tepkilerini ve üzerinden iki yıl geçmesine rağmen dinmeyen acılarını dile getirdiler.

Bizce bu ilgisizliğin bir sorumlusu da, Soma Katliamına karşı gösterilecek tepkileri parçalayanlardır. Katliamda işverenin suç ortaklarından birisi olan Türk-İş’e bağlı sarı-gangster sendika Maden-İş’e yönelik tepkilere sahip çıkıp, Soma işçilerine DİSK alternatifini sunamayanlardır. Bu mücadelenin Soma’ya tabela asmakla olmadığını, zorlu ve kahırlı bir çalışma gerektirdiğini (uyarılara rağmen) göze alamayanlardır. Yine sınıf hareketini Amerikancı Kürt Hareketinin yedeğine takanlardır.

Bu ekip, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bir gün önce mezar ziyareti yaparak yasak savmış oldu ve madencilere sözde “sahip çıkmış” oldu(!)

Ancak bugünkü mitingi düzenleyenler de maalesef grupçuluk hastalığından kurtulamadıklarını bir kez daha gösterdiler. Mitingin düzenleyicileri (resmi olarak) İşçi Aileleri ve Sosyal Haklar Derneği olmasına karşın, zaten bin kişiyi bile bulmayan cılız katılım içinde kendi gruplarını kortejin başına geçirmek için bin bir türlü Ali Cengiz oyununa başvurdular. Bunun üstüne bir de miting alanında CHP milletvekili ve Haziran Hareketi’ne söz verince siyaset yasakçısı yüzleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıverdi.

Böylece, bir kez daha, kendini halkımıza umut olarak yansıtan ama gerçek işçi sınıfı mücadelesiyle ilgisi olmayanların “koftiliği”, devrimcilikten anladıklarının meydanlarda poz kesmekten başka bir şey olmadığı görülmüş oldu.

Eğer katılan siyasi yapılara söz verilecekse, gerek katliamın yaşandığı günlerde, gerek Soma Katliamı’nın Akhisar’da devam eden davasının en tutarlı takipçisi olan, dışarda yoldaşlarımızla, içerde partimizin İzmir İl Başkanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak başta olmak üzere avukatlarımızla kararlıca davanın peşini bırakmayan, “Soma’nın Katili Tayyipgillerin Bekçiliğini Yaptığı Sömürü Düzenidir” pankartı nedeniyle hakkında altı tane dava açılan partimize de söz verilmesi gerekmekteydi.

Geçen yıl da benzer bir bezirgânlık yaparak CHP ve HDP Milletvekillerine söz vermişlerdi. İki yıldır miting alanındaki konuşmacılar arasında partimize yer verilmemesi bir kez daha hareketimize sadece burjuvazi tarafından değil, kendini sol olarak konumlandıran kurumlar tarafından da ambargo uygulandığını gösterdi bize.

Biz de bugüne kadar bütün mitinglerde sonuna kadar kalıp pankart ve bayraklarımızı toplamadığımız halde, bu bezirgânlığa tepki olması bakımından miting bitmeden alandan ayrıldık.

Varsın bazı siyaset bezirgânları, parababaları ile birlikte bize susuş suikastı uygulasınlar. Bu katliamın (başta siyasi plandakiler olmak üzere) sorumlularının peşini bırakmamaya, katledilen madenci ailelerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Soma Katliamı’nın hesabını er ya da geç soracağız.

Bizler, bu ülkenin gerçek devrimcileri, işçi sınıfının ve halkların gerçek savunucuları, Soma Katliamı dahil halkımıza yaşatılan tüm acıların hesabını soracağız. Ant olsun ki ister açıkça sömürücü sınıfın saflarında dövüşsün, ister işçi sınıfını ağzından düşürmeyip özünde işçi sınıfı mücadelesini baltalasın, kimse bizi davamızdan yıldıramayacak. Demokratik Halk İktidarını ve sosyalizmi kurup, halkımızı bir daha bu acıları yaşamamak üzere umut dolu günlere kavuşturacağız! 14 Mayıs 2016

Halkın Kurtuluş Partisi