Sefalet ücretine mahkum olmayacağımızı haykırdık

29.12.2017
194
A+
A-

Sefalet ücretine mahkum olmayacağımızı haykırdık

2018 yılı için “Asgari Ücreti” daha doğru bir tanımlamayla “Sefalet Ücreti”ni belirleyecek komisyon son toplantısını bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gerçekleştirdiği sırada protesto ettik.

Çankaya İlçe Başkanımız Ahmet Erdem’in okuduğu basın açıklamasında, Asgari Ücretin sefalet ücreti olduğunu haykırdık.

“İşsizliğe Pahalılığa Zamma Zulme Son”, “İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek”, “Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek”, “Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız”, “Sefalet Ücreti İstemiyoruz”, “Asgari Ücret Arttırılsın” sloganlarımızla Sefalet Ücretini belirleyecek komisyona sesimizi haykırdık.

“Sizin Zenginliğiniz İşçiden Çaldıklarınızdır”, “Sefalet Ücretine HAYIR dövizlerimiz ve Parti Bayraklarımızla haykırdık AB-D Emperyalistlerinin güdümündeki parababaları iktidarlarının emekçi halkımıza hiçbir şey vermediğini vermeyeceğini. Emekçi Halkımızın ancak ve ancak Halkın iktidarında gerçekten huzura kavuşacağını, gerçek özgürlükle buluşacağını ve sıkıntılarından kurtulabileceğini haykırdık, sağır kulaklara.

Emekçi Halkımıza gerçek kurtuluşu sağlama görevi bizim omuzlarımızda. Ant olsun ki bu görevimizi de yerine getireceğiz.

                                                                                                               29 Aralık 2017

                                                                                              HKP Ankara İl Örgütü

Basın açıklaması metnini aynen yayımlıyoruz:

Asgari Ücret değil, İnsanca Yaşanacak Ücret!

Asgari Ücret ortaoyununu Halkın İktidarı bozar

İnsan onuruna yakışır bir ücreti Halkın İktidarı sağlar!

 

Halkın İktidarında asgari ücretin açıklanmasını işçiler ve aileleri dört gözle beklemeyecekler, onları bir heyecan basmayacak, “yüzde kaç olacak artış” diye bir meraklanmaları olmayacak.

Çünkü Halkın İktidarında standart belli. Ne diyor Halkın Kurtuluş Partisi’nin Programı Asgari Ücret için?:

“ÜCRET: Asgari ücret normal geçim endeksinden aşağı düşmeyecek.”

Halkın İktidarı gerçekleşmiş olsaydı, bugün Asgari Ücret 5.500 TL’den aşağı olmayacaktı. Kaldı ki, asgari geçim endeksi de kimi güdümlü devlet kuruluşları ya da sarı sendikaların bugün yaptıkları gibi değil, halkın gerçek ihtiyaçlarının bilimsel metotlarla hesap edilmesiyle ortaya konurdu, Halkın İktidarı kurulmuş olsaydı.

Hangi kaynaktan vereceksin, diye soracaklar. Ülkemizi it dalamış sürü gibi soyup soğana çeviren, talan eden, sayıları da toplamda 2 bin 500-3 bini geçmeyen, Milli Gelirin yarısından fazlasını iç eden Parababalarının ve ortağı Tefeci-Bezirgânların düzenine son verildiği zaman, işte o zaman 9 şiddetinde bir depremde ortaya çıkan enerji gibi kaynak ortaya çıkar. Bütün kaynakları kurutan da, Emekçi Halkımıza koklatmayan da, Emekçileri Sefalet ücretine mahkûm eden de, ABD ve AB Emperyalistlerine çalışan, bu yerli satılmış güruhudur. Bu güruh alaşağı edildiği zaman, Emekçiler sefalet ücretine mahkûm olmaktan kurtulur, insanca yaşayacakları bir ücrete kavuşurlar.

Halkın İktidarı kurulduğu zaman Asgari Ücret bir haber değeri taşımayacak. Çünkü insanı merkezine koyan, sırtını Emekçi Halka yaslayan, Halksever, Yurtsever bir iktidarın emekçilerine insanca yaşanacak bir ücretin altında bir ücret vermesi düşünülemeyecek. Emekçi Halkımız bilecek ve diyecek ki, Halkın İktidarı Halkın ürettiğini halka eşit dağıtır.

Halkın İktidarında, İşçi Sınıfımızın alınteri bir avuç vurguncuya gitmeyecek.

Halkın İktidarında yatırımlar, hizmetler, kalitesizliğin, sömürünün, kolaycılığın, vurgunun adı olan aracılara, taşeronlara havale edilmeyecek. “Pahalı devletin yerine, insanlarımıza iş bulmayı, pahalılık yangınını söndürmeyi birinci görev bilen ucuz devlet geçir”ilecek. “Özelleştirme adı altında yerli-yabancı Parababalarına yeyim ettirilen kamu malları sömürgenlerin elinden geri al”ınacak.

Halkın İktidarında sendikasız bir işçi kalmayacak. Asgari Ücret İşçi Sınıfımızın örgütü sendikaların katılımıyla, göstermelik değil, gerçekten söz sahibi olacağı komisyonlarda belirlenecek.

Halkın İktidarı kurulursa olacak bütün bunlar. Halkın İktidarı kurulursa kurtulacağız, toplumun bütün hücrelerine metastaz yapan bu kanser düzeninden.

Peki, kurulamazsa ne olacak?

Şu ana kadar ne olduysa o aynen devam edecek. 2018’de de, 2019’da da ve devam eden yıllarda…

Aralık ayının başında toplanacak, Parababalarının İktidarının temsilcileri, Parababalarının Örgütü TİSK’in temsilcileri ve sarı gangster TÜRK-İŞ’in temsilcileri. Başlayacaklar oyalamaca, kandırmaca, uyutmaca, yutturmaca, yedirmece oyunlarına. TÜRK-İŞ diyecek ki mesela, bari kurumunuz TÜİK’in bir kişi için açıkladığı net 1 893 lira 90 kuruşu ver de benim de insan içine çıkacak yüzüm olsun. TİSK Temsilcileri hemen açıklama yapacak, bu rakam verilirse ben batarım. Devlet Vergi Muafiyeti sağlamalı ki ben işime devam edebileyim. Parababalarının iktidarı diyecek ki, hiç kimse merak etmesin öyle bir rakam açıklayacağım ki, bütün kesimler memnun olacak. Bütün bunlarla geçecek günler, gelinecek Aralık ayının sonuna. Yine İşçi Sınıfımız sefalet ücretine mahkûm edilecek. Gerekçeleri “ülkemizin içinden geçtiği zor dönemler” olacak, “bütün kesimler feragat etmeli”, diyecekler. Kısacası kırk dereden kırk su getirmeler…

Bak diyecekler bak, Asgari Ücret, tamam istediğimiz gibi değil ama taşeronlarda çalışanları devlet kadrosuna geçirdik, onlara iş güvencesi sağladık. Yalan söylüyorlar yalan. Hem de ekmek yer su içer gibi. Sanki taşeron sistemini kendileri yaratmamış gibi. Sanki iş güvencesini kendileri ortadan kaldırmamış gibi. Samimi değiller, hem de hiçbir konuda. İşleri güçleri alavere dalavere, dümen çevirme, göz boyama.

Sonra İşçi Sınıfımız örgütlendi mi, bir greve çıktı mı, haksızlıklara karşı yürüdü mü hemen OHAL yasakları devreye sokulacak, grevler yasaklanacak, işçilere biber gazlarıyla, plastik mermilerle, gaz bombalarıyla saldırılacak, gözaltına alınacak.

Kısacası bu kanser düzeni devam ettiği sürece, ağlayan Emekçi Halkımız olacak, gülen Parababaları ve onlara hizmette kusur etmeyenler.

O zaman yapılacak belli;

An geçirmeden Halkın İktidarını kurma görevi Tarihen omuzlarına yüklenmiş Halkın Kurtuluş Partisi saflarında örgütlenmek. HKP saflarında kanser düzenini devam ettirmekle görevli zalimlerin üstüne yürümek, birlikte mücadele etmek. Bu kara günlerden aydınlığa ancak o zaman çıkarız. O zaman gülen İşçi Sınıfımız olur, Emekçi Halkımız olur.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

Kahrolsun Parababaları Düzeni!

29.12.2017 

Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi