Şanlı Türk Ordusu’nu bu hale getirenler, AKP’giller ve onların emrindeki Tören Paşalarıdır!

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Birkaç gün önce Kuzey Irak’ta PKK’nin daha önce hastane olarak kullandığı bir mağarada, 12 Askerimiz zehirlenerek hayatını kaybetti. Daha yaralı askerlerimiz var, onların durumu ne olacak o da belli değil…
Yahu, bu ne iş böyle?
İran’la İsrail 12 gün füze savaşı yaptılar, İsrail bir tek asker kaybediyor.
Bu ne yahu?
Tek kurşun atmadan 12 Vatan Evladını zehirleyerek öldürt.
Bu nasıl askerlik?
Ne defineciler böyle bir hata yaparlar ne mağara bilimciler ne maceraperestler. Nedir bu felaket?
Çoğu da sözleşmeli er, yoksul ailelerin çocukları…
O cenazeleri izlerken anaların, babaların feryatlarını duyunca gözyaşlarımızı tutamadık biz. Ama biz ordunun bu hale düşürüldüğünü önceden gördük. Çünkü 23 yıldan bu yana Mustafa Kemal, Kuvayimilliye ve silah arkadaşlarıyla birlikte Laik Cumhuriyet’e ve Türk Silahlı Kuvvetlerine de savaş açmış, Amerikan yapımı, hain kere hain bir iktidar var Türkiye’de.
Orduyu nasıl çökertiriz, en yetenekli komutanlarını nasıl saf dışı bırakırız?
Hep işleri güçleri bu!
Biz ordunun bu hale düşürüldüğünü zaten Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 11 ilimizi vuran deprem felâketi sonrasında da netçe gördük. Ve TRT’deki Seçim Konuşmalarımızda da açıkça bu felâketi ortaya koyduk. İşte videosu:
***
Videonun çözümü
TRT Konuşması: Tayyip’in Hulusi’si diyor ki “Silahlı Kuvvetler depremde 327 kişi kurtardı. İmkân ve kabiliyeti ancak buna yetti.”
“KADAK” adlı 25 kişilik kadroya sahip bir Gönüllü Arama Kurtarma Derneğinin Başkanı Haydar Daştan da diyor ki; “depremde 450 can kurtardık.”
***
Mete Han’dan bu yana üç kıtada at koşturmuş, batılı tarihçilere bile; “2000 yıllık tarihin her yerinde Türkler var”, dedirtmiş koca Türk Ordusu’nu ne hallere düşürmüşsünüz böyle? Hainler! Solucanlar!
Yine “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz!” diye slogan atan Beş Yiğit Teğmen Yavrumuzun ordudan ihracı sonrasında yaptığımız açıklamalarda da bunu ortaya koyduk. Bu Tayyip’in güya eski Genelkurmay Başkanı şimdiki Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, Kara Kuvvetleri Komutanının vb. komutanların aslında asker olmadıklarını açık biçimde koyduk. Bunlar; evkafta memur olabilirler, vergi dairesinde memur olabilirler, pazarcı, manav, bakkal olabilirler ama asla kesinkes asker olamazlar, demiştik.
İşte bir kanıtı da bu…
Bu evlatlarımız yok yere hayatını kaybediyor; bunların derdi o değil. Beş Teğmen Evladımızın Orduevine girişini nasıl yasaklarız, onunla uğraşıyor bunlar. Bu Beş Yiğit Teğmen Yavrumuzun Avukatının oğlu Üsteğmen, Asker. Evlilik töreni yapılacak, Orduevi’nde yapılacak törene Avukatları bu yavrularımızı da davet ediyor; bunlar da “geliriz”, diyorlar. Ama Genelkurmay listeyi inceleyip görünce; “hayır bunlar katılamaz”, diyor. Şunların uğraştığı şeye bakın. Düştükleri duruma bakın. Şu rezilliğe bakın! Utanmazlığa bakın!
Burada şunu da belirtmiş olalım ki:
Bu Tayyip’in askerleri, Kaçak ve de Haram Saray’ın muhafız gücü olan askerler, başka hiçbir işe yaramazlar. Bunlar bu yapıp ettiklerinin, bu ihanetlerinin hesabını verecekler. Ama ordudan ihraç etmeye kalkıştıkları o Teğmen Yavrularımız, Türk Ordusu’nun en yetenekli, en yetkili komutanları olacaklar ileride. Ebru Eroğlu yavrumuz kadın olarak, Kara Kuvvetleri Komutanı olacak ileride. Buna tanık olacaksınız. Hiç yaptığımız ihanet yanımıza kalır diye sevinmesinler bunlar.
Bir de utanmadan yalan söylüyorlar; “metan gazından zehirlenmiş”…
Uzman biri mağaranın önünde açıklama yapıyor:
Mağaranın kapısı kapatılmış, ancak patlayıcı ekibi gelerek, patlayıcı yerleştirerek mağara kapısını havaya uçurmuş. Eğer metan gazı varsa o patlayıcıyla birlikte onun da patlaması, tümden yanıp yok olması gerekirdi, diyor. Kaldı ki bu askerlerimiz, o patlamadan bir saat sonra girmişler mağaraya.
Bunların gaz dedektörü niye yok?
Bu evlatlarımıza oksijen maskesi niye verilmedi?
Askerin hayatı bu kadar ucuz mu?
Ama bunların gözünde ucuz, çünkü hiçbirinin oğlu askerlik yapmıyor bunların. Bakın Tayyip ve avanesinin bir tekinin oğlu halkımızın evlatları gibi askerlik yapmış mı? Tayyip’in biri çürüğe çıkarıldı oğlunun, öbürü de 21 gün Burdur’da mangırla askerlik yaptı güya. Evet, bunların evlatlarının hepsi aynı kategoride.
Ama bizim dört oğlumuzun üçü, savaş bölgesinde yaptı askerliğini. Biri de her bakımdan güvenilirliğinden dolayı özel olarak seçilip Ankara’daki Genelkurmay Karargâhında yaptı Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olduğu dönümde.
Ordunun komuta kesimini de çökerttiler diye defalarca belirttik biz size. Bunlar asla bir savaşı yönetecek bilgi, beceri, cesaret ve yeterliliğe sahip değiller. Bunlar ancak Kaçak ve de Haram Saray’ın koruma birliği olabilirler. Bunların hesabı sorulacak hep bunlardan. Başta FETÖ’yle birlikte çökerttiler orduyu, şimdi de Tayyip çökertmeye devam ediyor hâlâ.
Dünyada askeri hastanesi olmayan ordu var mı?
Yok yahu, yok!
Ama onu bile çok gördü bu hainler. Millî Savunma Üniversitesi diye güya bir üniversite kurdular bunlar. O üniversitenin başına da Erhan Afyoncu denen tarihçiyi getirdiler. Bu vatandaş yıllarca televizyonlarda programlar yapan, Altaylar’dan gelen haybeci yiğit Fatih Altaylı’nın programında kayıtlı konuklardan biriydi. Murat Bardakçı bununla dalga geçerdi, şamar oğlanı konumundaydı Murat Bardakçı’nın. Bu, gelmiş Millî Savunma Üniversitesi’nin rektörü oluyor; şuraya bakın yahu?..
Evet, maksat asker yetiştirmek değil. Gerçek anlamda asker olsun istemiyorlar. Askeriyeyi, orduyu da çökertmek istiyorlar. Yeter ki bize muhafızlık edecek, kafayı yakmış insanlar olsun, diyorlar bunlar. İşte Hulusi gibi, Yaşar Güler gibi, benzerleri gibi bizim amigolarımız olsun, onlar yetişsin, diyorlar…
Ama bunlara güçleri yetmeyecek. Ordu Gençliği’ni tümden kandırıp yörüngelerine çekemeyecek bu hainler. Ordu Gençliği’miz, aynen o Beş Yiğit Teğmenimizin ruhiyatını taşıyor. Onlar gerçek anlamda Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının askerleri. Bunu yok edemeyecekler.
Bu hainlerden ordumuza yaptıkları bu ihanetin de hesabı sorulacak. O 12 Askerimiz metan gazından boğularak hayatını kaybetmedi. Orada ya bazı uzmanların söylediği gibi; “PKK’nin sarin gazlı bir tuzaklaması var ya da başka bir zehirli durum var. Bir tuzak var orada, bu evlatlarımız o tuzağa düşürüldü.”
Bunlar dedik ya; kötülükten başka hiçbir şey üretmezler. Bunlar Türkiye’ye çalışmıyorlar.
İşte ne diyor Tayyip’in Bakanının biri?
“Suriye’yi ayağa kaldıracağız”, diyor. Türkiye’de halk, en temel gıda maddelerini bile alamaz, tüketemez hale gelmiş. Çocuklarımız, ergenlerimiz kansızlık çekiyor. Gelişme geriliği yaşıyor insanlarımız. Ama umurlarında değil bunların.
Böylesine hainler yönetiminde işte halkımız, ülkemiz, vatanımız…
Bu iktidarın Türkiye’ye, halkımıza, vatanımıza çalışmadığını onlarca kez belirttik. İşte bunun bir kanıtı da bu 12 Evladımızın yok yere hayatının kaybedilmesine sebep olmaları. Öyle sanıyoruz ki; PKK bile bir kez olsun böyle bir hataya düşürmemiştir emrindeki silahlı güçlerini. İçler acısı durumumuz bu işte.
Kalın sağlıcakla…