Önderimiz Nurullah Efe, Tam 14 İddianamenin Birleştirilmesiyle Açılan “Torba Dava”nın Bugünkü Duruşmasında AKP’giller’i Bir Kez Daha Kendi Mahkemelerinde Yargıladı!

17.09.2026
9
A+
A-

ABD-AB Emperyalistleri ve Siyonist İsrail tarafından Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni çökertmek amacıyla projelendirilen, partileştirilen, jet hızıyla iktidar koltuğuna oturtulan ve neredeyse çeyrek yüzyıldır efendilerine ettikleri hizmetler karşılığında iktidarda tutulan AKP’giller’in Partimize ve Kurucu Genel Başkanımız Nurullah Efe’ye yönelik hukuk maskeli saldırıları hız kesmeden devam ediyor.

Daha önce de bilgilendirdiğimiz üzere AKP’giller, Kaçak Saray’a bağlayarak hukuk bürosuna dönüştürdükleri Yargıyı bir operasyon silahı olarak kullanmakta, Gerçek Devrimci Nurullah Efe’nin neredeyse her konuşmasına, her yazısına, her sosyal medya paylaşımına soruşturmalar başlatmakta, davalar açtırmakta ve cezalar verdirmektedir. Şu ana kadar kendisine tam 14 yıl 7 ay 5 gün hapis cezası verilmiştir. İstinaf aşamasındaki bu cezaların yanı sıra devam eden davalarda kendisi hakkında 40 yıldan fazla hapis cezası istenmektedir. AKP’giller tüm bu hukuk maskeli saldırılarla da yetinmemiş; emri altına aldıkları Yargıtay marifetiyle Nurullah Efe’nin Parti Genel Başkanlığını ve Parti Üyeliğini düşürmüştür. Ayrıca Nurullah Efe’ye, yine uydurma gerekçelerle haksız ve hukuksuz bir şekilde TCK’nin 53’üncü maddesi uyarınca siyasetten men cezası verilmiştir.

Çok iyi bilmekteyiz ki AKP’giller’in tüm bu hukuk maskeli saldırıları; Gerçek Devrimci Nurullah Efe’nin kendilerine ve efendileri olan ABD-AB Emperyalistlerine karşı korkusuzca, sonunu düşünmeden sürdürdüğü devrimci kavgayı engellemeye yönelik beyhude çabaların ürünüdür. Nitekim Nurullah Efe, AKP’giller’in bu saldırıları sonucu her hakim karşısına çıkışında yargılanan değil, yargılayan taraf olmuş, mahkemeleri AKP’giller’in vatan satıcılık da dahil olmak üzere işlediği binbir suçun teşhir edildiği platformlara dönüştürmüştür.

Gerçek Devrimci Nurullah Efe; başta Kaçak Saraylı Tayyip olmak üzere Binali Yıldırım, İbrahim Kalın, İ. Melih Gökçek, Süleyman Soylu, Mehmet Özhaseki, Ziya Selçuk, Derya Yanık, Süleyman Karaman gibi AKP avanelerine hakaret ettiği isnadıyla açılan ve tam 14 iddianamenin birleştirildiği davanın bugünkü duruşmasında da aynı tutumunu sürdürmüş, AKP’giller’in gerçek niteliğini bir kez daha kanıtlarıyla, belgeleriyle ortaya koymuştur.

İstanbul Çağlayan Adliyesi 52’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşma öncesi her zamanki gibi AKP’giller’in kolluk güçleri, Yoldaşlarımızın duruşma salonuna alınmasını engellemeye çalıştılar. Kısa süreli tartışmaların ardından Parti Avukatlarımız ve Yoldaşlarımızın kararlı tutumu sayesinde tüm Yoldaşlarımız salona girerek duruşmayı izledi.

Duruşmanın başında Gerçek Devrimci Nurullah Efe, iddianamede geçen ve kendisine ait olup olmadığı sorulan ifadelerin muhakkak ki kendisine ait olduğunu ve bu ifadelerin yüzde yüz oranda gerçekliği ifade ettiğini dile getirdi. Ömrü boyunca “Onur yaşamdan değerlidir”, şiarıyla yaşadığını belirten Efe, Devrimci Kavgaya ilk adımını attığı 1967 yılından bugüne kadar ülkemizin Tam Bağımsızlığı ve halkımızın mutluluğu için mücadele ettiğini belirtti.

Gerçek Devrimci Nurullah Efe savunmasında, daha doğrusu AKP’giller yargılamasında, AKP’nin ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail tarafından nasıl kurulduğunu kanıtlarıyla ve belgeleriyle ortaya koydu. AKP’giller’in görevinin Türkiye’yi çökertmek olduğunu belirten Efe, “Barış, kardeşlik, Terörsüz Türkiye” demagojileriyle bugün yürütülen BOP sürecinin, bu görevin devam ettirilmesinden başka hiçbir şey olmadığının altını çizdi.

Gerçek Devrimci Nurullah Efe, Türkiye’de meşru bir Cumhurbaşkanı bulunmadığını çünkü Tayyip’in kesinkes diplomasız olduğunu belirterek; “Şuraya Tayyip’in diplomasını koyun, bana atfedilen tüm suçlamaları kabul edeceğim”, ifadelerini kullandı. Hakaretin siyasi argümanlardan yoksun kişilerin başvuracağı bir yöntem olduğunu ifade eden Efe, Şövalye Ahlâkına sahip olan kendisinin kimseye hakaret etmeye tenezzül etmeyeceğini, Türkiye’deki en büyük siyasi küfürbazın ise Kaçak ve de Haram Saray’da mukim Tayyip olduğunu örneklerle kanıtladı.

AKP’giller’in kamu malı hırsızlıklarına da değinen Kurucu Genel Başkanımız, bu halk düşmanı iktidarın halkımızı işsizlik ve pahalılık cehenneminde inim inim inlettiğini belirtti. Birkaç gün önce AKP’giller’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türk Milleti için “Azınlık” ifadesini kullandığını hatırlatan Efe, AKP’giller’in Türkiye’de Türk’ü azınlığa düşürmek istediğinin altını çizdi.

AKP’giller yargılamasında “Sokrates’in Savunması”ndan da pasajlar okuyan Gerçek Devrimci Nurullah Efe, sözlerini Komünist Şairimiz Nazım Hikmet’in Kuvayimilliye Şehitleri şiirini okuyarak noktaladı.

Kurucu Genel Başkanımız Nurullah Efe’nin ardından söz alan Parti Avukatlarımız, başta hazırlanan iddianameler olmak üzere tüm yargılama sürecinin gerek usul gerekse de esas bakımından birçok eksiklik ve yanlışlık barındırdığını dile getirdiler. Yargı sisteminin bir bütün olarak çökertildiğini belirten Av. Tacettin Çolak, iddianamelerde geçen hiçbir ifadenin hakaret niteliği taşımadığını dile getirdi. Çolak’ın ardından söz alan diğer Parti Avukatlarımız da baştan sona hukuksuz bir şekilde yürütülen bu ve benzer davaları, farklı yönlerini dile getirerek mahkûm ettiler.

Duruşmanın tamamlanmasının ardından Çağlayan Adliyesi önünde bir eylem gerçekleştirdik. Eylemde açılış konuşmasını yapan MYK Üyemiz ve İstanbul İl Başkanımız Av. Pınar Akbina Karaman’ın konuşmasının tam metni aşağıdadır.

***

Değerli Halkımız, Değerli Basın Emekçileri;

Doymuyorlar!

AKP’giller Yargısı, Halkın Kurtuluş Partisi Kurucu Genel Başkanı ve Önderimiz Nurullah Efe hakkında dava açmaya doymuyor. Her söylediğine, her yazdığına dava açar hale geldiler. Hatta bununla da yetinmiyorlar, davalarda yaptığı savunmalardan dolayı, dava çıkışı burada olduğu gibi yaptığı konuşmalardan dolayı da sürekli davalar açıyorlar, gözaltına alıyorlar, cezalar veriyorlar.

Ama Önderimiz Nurullah Efe yılmıyor!

Mahkemelerde de hakimlerin, savcıların yüzüne gerçekleri haykırmaya devam ediyor. Bir yandan da parti içerisinde önderliğe devam ederek, her gün yeni açılımlar getirerek cepheden suçlulara suçlarını söyleyerek ve niteliklerini belirterek onları teşhir etmeye devam ediyor. Ülkemizi Büyük Ortadoğu bataklığına sürükleyen ve adeta bir suç örgütü gibi çalışan AKP’giller’i her gün teşhir etmeye devam ediyor.

Bugün de 52’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde bir duruşma görüldü. Bu duruşma sırasında meslektaşımız, yoldaşımız Avukat Tacettin Çolak’ın da söylediği gibi; Torba Yasalar var ya hani, içine her türlü alandan yasalar çıkararak attıkları, işte öylesine bir “Torba Dava” şeklindeydi bugünkü dava. 14 tane ayrı iddianamenin birleştirildiği ve 7 tane sözde mağdurun olduğu bir davaydı. Mağdurlar; Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Derya Yanık, Mehmet Özhaseki, Süleyman Karaman, Süleyman Soylu ve İbrahim Kalın’dı.

İddianamelerin bir kısmı da Halkın Kurtuluş Partisi’nin bugüne kadar (biliyorsunuz 600’ye yakın suç duyurusu gerçekleştirdi; yolsuzluklara karşı, vurgunlara karşı, katliamlara karşı) yaptığı suç duyuruları nedeniyle açılan davalarla ilgiliydi. Dilekçe verildiği için açılan ve avukatları olarak bizlerin de yargılandığı dosyalar bunlar. Ancak o dilekçelerin öznelerinin araştırılması yerine, hakkında suç iddiası olanların yargılanması yerine bugün yine Kurucu Genel Başkanımız Nurullah Efe hâkim karşısındaydı.

Ancak bu duruşmada da yine her zamanki gibi yine yargılayan taraf oldu. Tek tek bu dilekçelerde isimleri geçenlerin suçlarını belgeleriyle ortayla koydu. Yargının geldiği durumu açıkça ortaya koydu. Ve duruşma mütalaa verilmek üzere ertelendi, 16 Şubat tarihine.

Konuyla ilgili Halkın Kurtuluş Partisi Önderi, Kurucu Genel Başkanı Nurullah Efe’ye sözü veriyorum.

 ***

AKP’giller yargılamasına adliye önünde de devam eden Kurucu Genel Başkanımız Nurullah Efe’nin yaptığı konuşmanın tam metni aşağıdadır.

***

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Bu Amerikan devşirmesi, Amerikan kuklası, Amerikan hizmetkârı Tayyip ve onun bir hukuk bürosuna dönüştürdüğü, bir operasyon enstrümanına dönüştürdüğü Yargısı bizi güya yargılamaya kalktı.

Oysa bizi dünyada hiçbir güç yargılayamaz!

Zamanında işkenceci cellatlar da bize insanlık dışı işkenceler yaparlarken onların ibişliklerine, korkaklıklarına biz kahkahalar atarak gülmüşüzdür. 12 Eylül’ün faşist diktatörleri bizi idamla yargılayıp tepemizde yağlı urganlar sallandırırken biz, kalın ve kıllı ensemizi kaşıyıp alay etmişizdir o faşist diktatörlerle.

Bizi kim korkutabilir ya…

O tavşan kadar yürek taşımayan Tayyip ve onun avanesi, fırıldak gibi dönen Kaçak Saray’ın kaset tutsağı, yürüyen ceset Arkadan Bohçalı’sı şimdi ABD’li efendilerinin kendilerine verdiği Yeni Sevr yani BOP çerçevesinde ülkemizi üç parçaya bölüp ortadan kaldırmak istiyorlar. Bu arada da bizim sesimizi kısmak için bizi yargılamaya kalkıyorlar.

Bizi korkutabilmelerine imkân var mı?..

Bu tavşan kadar yürek taşımayanların bizi korkutabilmesi, bir tarla sıçanının bir aslanı korkutabilme olasılığı kadardır ancak. Ya da bir karganın bir kartalı korkutabilme olasılığı kadardır ancak. Her seferinde biz bunları yargılarız.

Bizi gözaltına alıyorlar, cezaevlerine atıyorlar. İşte şimdi de bugün, gece on ikiye kadar Çengelköy Polis Karakolu’nda parmak imzası verdirerek cezamızın infazını devam ettiriyorlar. Ve ondan önce de ayağımızda elektronik kelepçe vardı. Ama biz, son soluğumuzu verene kadar bu hain kere hainlerle, bu vatan satıcılarla, bu halk düşmanlarıyla savaşmaya devam edeceğiz!

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Şundan emin olun ki; en sonunda bunları yine 100 yıl önceki hain öncülleri gibi hezimete uğratacağız. Arkalarındaki Emperyalist Çakal ABD ve AB Emperyalistleriyle beraber bunlara hezimet yaşatıp ülkemizden defedeceğiz!

Ve 1967’den beri hep söyleyegeldiğimiz gibi; Denizler’in, Mahir Yoldaşların da dile getirdikleri gibi darağacına çıkarken; biz, ülkemizin Tam Bağımsızlığı ve halkımızın mutluluğu için savaştık. Nefes alıp verdikçe bu savaşımız sürecek ve en sonunda yine biz kazanacağız! Bu hainler kaçacak fare deliği arayacaklar ama bulamayacaklar. Bu adliyelerin önüne gelecekler, tarafsız ve bağımsız yargının önünde işledikleri binbir suçun, vatan satıcılık dahil, hesabını verecekler. Bunların on binlercesi, tüm avanesi buralara gelecek. Bunu siz genç yoldaşlarım mutlaka görüp bunlara tanık olacaksınız!

İşte bugün de 52’nci Asliye Ceza Mahkemesinin Yargıcının ve Savcısının, bunların işlediği ihanetlerden eşantiyon babında önemlilerini seçip, ortaya koyarak zihinlerini açtık. Halkımız giderek bizi daha iyi anlayacak. Halkımız uyandığı anda bunların işi bitecek.

Halkız Haklıyız Kazanacağız!

***

Çağlayan Adliyesi 52’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın bir sonraki duruşması, 16 Şubat 2027 günü 14.00’te görülecektir. Tüm halkımızı şimdiden bu tarihi duruşmaya tanıklık etmeye çağırıyoruz.

Kahrolsun ABD-AB Emperyalistleri ve yerli hain işbirlikçileri!

Yaşasın Halkın Kurtuluş Partisi!

 

17 Eylül 2026

HKP Genel Merkezi