Ne istersiniz bu masum, sevimli, sokak hayvanlarından? İstanbul Valiliği, sokak hayvanlarını beslemeyi yasakladığını açıkladı…

İl il, kurum kurum açıklıyorlar. Sindire sindire, hazmettire hazmettire, tek tek açıklıyorlar vicdansızlıklarını, merhametsizliklerini, insana, doğaya hayvana olan düşmanlıklarını. Çanakkale, Afyonkarahisar, Ankara Valiliklerinden sonra İstanbul Valiliği de sokakta yaşayan kuyruklu ve patili dostlarımızın sokakta beslenmelerini yasakladı.
Emir aynen şöyle; “Sahipsiz köpeklerin toplanması, kısırlaştırılması ve rehabilitasyon süreçlerinin hızlandırılarak, köpeklerin bakımevi/doğal yaşam alanlarına nakillerinin meri mevzuat hükümlerine uygun, ivedi bir şekilde gerçekleştirilmesi. Sahipsiz köpeklere yönelik kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi.”
Hiçbir hukuki gerekçesi olmayan yazılı emir aynen böyle!
Biz bu yazılı emrin sokaklarda nasıl uygulanacağını, hiçbir vicdana sığmayan benzeri insafsız uygulamalardan adımız gibi biliyoruz:
“Topla ve öldür. Hatta diri diri koy çöp torbalarına, at çöplüğe!”
Bunun örneklerini; insanlıktan nasibini almamış insan suretli dördüncü türlerin masum canlarımızı nasıl diri diri, can çekişe çekişe çöp torbalarına koyup, çöp konteynerlerine attıklarını Gebze’de gördük, Ümraniye’de gördük. “Köpek bakımevi” dedikleri barınakların nasıl ölüm kamplarına dönüştüğüne şahit olduk
“İstanbul Valisi”, siz öncelikle görev yeriniz olan İstanbul’u yaşanılır, güvenli alanlara dönüştürün!
Resmi olarak 15 milyonu aşan nüfusu ile Avrupa’nın en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul, suç oranlarında açık ara farkla zirvede yer alıyor. Mülteci dediğiniz istilacıların ve kayıt dışı yaşayanların eklenmesiyle birlikte 20 milyonu aşkın bir nüfusu olduğu tahmin edilen megakentte, yüz binlerce suç olayına tanık olunuyor. Sizlerin mülteci dediğiniz İstilacıların yoğun olduğu ilçelerde neredeyse Türkçe tabela göremez hale geldik. Kendi şehrimizde yabancı durumuna düşürüldük. İşsizlik ve Pahalılık cehenneminde kavrulan emekçi halkımız, özellikle kadınlarımız çöplerden yiyecek toplayıp, semt pazarlarından çürük sebze meyve toplayarak mutfağını döndürmeye çalışıyor. Kentsel dönüşüm adı altında yapılan rantsal dönüşümlerle şehrimiz adeta beton yığınına döndü. Yakılan, yıkılan, kesilen ormanlarımızın yerlerine şehrin Parababaları kondurdu villalarını, kondurdu AVM’lerini, olası bir depremde bırakalım deprem toplanma alanını, çadırlarımızı kuracak toprak kalmadı. Şehrin göbeğinde faaliyetlerine izin verilen taşocakları, temiz su kaynakları bırakmadı İstanbul’umuzda. Kadınlarımız, çocuklarımız sokaklarında özgürce dolaşamıyor. Kadın cinayetlerinin en çok yaşandığı illerin ilk sıralarında yer alıyor İstanbul. Okulların önleri uyuşturucu satanlarla doldu, çocuklarımızı zehirliyorlar. Katiller, hırsızlar cirit atar oldu bu güzelim şehrimizde. Sayalım mı daha fazla…
Siz bunları görmeyin, gözünüzü sokak hayvanlarının mama kaplarına dikin!
Mülki amir olarak sizlere düşen görev; ayrılmaz bir bütün olan İnsan-Doğa-Hayvan üçlüsünün sağlıklı, güvenli, temiz bir şekilde yaşamlarını sürdürecek şehirler için çalışma yapmak. Ancak bunu sizlerden beklemek ölü gözünden yaş beklemeye benzer. Çünkü siz 24 yıldan bu yana ülkemizi yoksul emekçi halkımıza ve emeklilerimize zindan eden, insana-doğaya-hayvana düşman AKP’giller iktidarının atadığı, onların siyasi temsilcisi bir valisiniz.
Ama şunu iyi bilin ki bizler, yabanıl-evcil hayvanlarıyla, ormanlarıyla, dağlarıyla-denizleriyle bizlere Vatan olan bu toprakları tarumar etmenize asla izin vermeyeceğiz. İnsanlarımızın, sokaklardaki patili kuyruklu canlarımızın, büyüğünden küçüğüne doğadaki tüm yaban hayvanlarımızın doğalarına uygun biçimde, sağlıklı ve birbirleriyle uyum içinde yaşayacakları bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ve bizler kazanacağız!
Sevgi kazanacak!
Sizlerse Tarihin çöplüğünde pislik kokularınızla birlikte yok olup gideceksiniz.
25 Kasım 2025
İstanbul’dan Halkçı Doğa ve Hayvanseverler