Mandacılar; Yurtseverleri kendi evine sokmuyor

17.07.2020
126
A+
A-

Gerçek bir yurtsever, vatansever olan Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri, Emekli Kurmay Albay Sayın Ümit Yalım; Ege Denizi’nde 18 Adamızın ve 2 Kayalığın Yunanistan tarafından işgaline seyirci kalan AKP’giller’i yıllardır teşhir ediyor. Suç Duyurularında bulunuyor.

Sayın Yalım; Yunan siyasetçi ve askerlerin dönem dönem Ege Adalarında yaptıkları egemenlik gösterilerini önceden tespit edip teşhir eden birisidir. AKP’giller’in de bu işgal ve ilhaka karşı sessiz kalmasının vatana ihanet olduğunu ve yargılanmaları gerektiğini ve yargılanacaklarını cesurca söyleyen bir askerdir.

Bazı emekli askerler gibi; Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk vb. davalardan yıllarca hapis yattıktan sonra iktidara biat etmeyi ya da köşesine çekilip sessiz kalmayı tercih etmemiştir. Gerçek bir antiemperyalist, laik, yurtsever bir asker olarak, Vatan Topraklarımızın savunusunu yapmaya devam etmektedir.

Bu zeminde kendisi ile dayanışma içinde olduk, oluyoruz.

Sayın Yalım’ın bu kararlı duruşu AKP’giller’in tepkisini çekmekte. AKP’giller zaman zaman hakkında suç duyurularında bulunmakta ve AKP’nin hukuk bürolarına dönüştürülen mahkemelerde yargılanmaktadır. Son olarak da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açtığı tazminat davası nedeniyle Ankara Adliyesinde görülen davaya geldiğinde, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genel Kurmay Başkanı Yaşar Güler’in emriyle bir yıl Orduevlerini girişinin yasaklandığı öğrenilmiştir.

Sayın Yalım’a Necdet Özel döneminde de benzer bir yasak uygulanmıştı, ancak Askeri İdare Mahkemesi bu yasağı kaldırtmıştı.

15 Temmuz’da Pensilvanyalı İblis’in çakallarına teslim olan, elleri kelepçelenip yerlerde sürüklenerek derdest edilen bu “tören paşaları”, şimdi Türk Ordusu’nun gerçek vatansever bir subayının Orduevine girişine yasak koymaktalar. Bu yasak, Sayın Yalım’ın AKP’giller’in vatan satıcılıklarını teşhir eden duruşundan intikam alma amaçlıdır.

Ama bugüne kadar yıldıramadılar, bundan sonra da yıldıramayacaklar. Orduevleri Hulusi ve Yaşar nam hafızların malı değildir. Sayın Ümit Yalım da düşman askeri değildir. Türk Ordusu’nun kahraman bir subayıdır. Kendisine getirilen bu yasağı protesto ediyoruz ve kendisi ile her türlü dayanışma içinde olduğumuzu bildiriyoruz.

Aşağıda Ümit Yalım tarafından kaleme alınmış olan Başın Açıklamasını aynen yayımlıyoruz.

17 Temmuz 2020

HKP Genel Merkezi

                                                                                                                                                      

 

14 Temmuz 2020

KUVA-YI İNZİBATİYE SALDIRIYA GEÇTİ !…

     Kurtuluş Savaşı’nda işgalci Yunan askerleri ile savaşan Kuva-yı Milliye’ye karşı İstanbul Hükümeti tarafından Kuva-yı İnzibatiye adlı Hilafet Ordusu kuruldu. 18 Nisan 1920’de kurulan Kuva-yı İnzibatiye Ordusu’ndaki subay ve erlerin maaşlarını İngiltere ödedi. Kuva-yı İnzibatiye, “Yunan ordusu halifenin ordusudur” diyerek Anadolu’yu işgal eden Yunan ordusunun yanında saf tuttu ve Yunan ordusu ile savaşan Kuva-yı Milliye birliklerine karşı savaştı. Mustafa Kemal liderliğindeki Kuva-yı Milliye Ordusu, hem Kuva-yı İnzibatiye Ordusunu hem de Yunan Ordusunu yenerek Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.

Yunan ordusunun, Adalar(Ege) Denizi’ndeki Türk adalarını 2004’te işgal etmesiyle birlikte Kuva-yı İnzibatiye yeniden hortladı. Kamuoyunun yakından tanıdığı Kuva-yı İnzibatiye uzantısı emekli amiraller, TV kanallarında ve konferanslarda boy göstererek işgalin üzerini örtmeye çalışıyor. Adaların işgalinden sorumlu olan Erdoğan ve AKP Hükümetlerini aklamak üzere sahaya sürülen amiraller, Mavi Vatan söylemleri ile dikkatleri Doğu Akdeniz’e çekiyor ve kamuoyuna sundukları haritalarda, işgal edilen Türk adalarını, Yunan adaları olarak gösteriyor. Ayrıca, Türk adalarının işgalini gündeme getiren ve vatan toprağına sahip çıkan Kuva-yı Milliyecilere de açık bir şekilde saldırıyorlar.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU’NDAN KUVA-YI İNZİBATİYE UYGULAMASI

Adalarımızı işgal eden ve adalarımızda egemenlik ve bayrak gösterisi yaparak Türkiye’ye meydan okuyan eski Yunan Savunma Bakanı Dimitris Avramopoulos, Çavuşoğlu tarafından Ankara’daki Büyükelçiler Konferansına davet edildi. Konferansın 08 Ağustos 2019 Perşembe günü yapılan oturumunda konuşma yapan Türk Düşmanı İşgalci Dimitri, Çavuşoğlu tarafından dost olarak tanımlandı ve Türk Büyükelçileri tarafından hararetle alkışlandı.

Anılan oturumun video görüntüsünün bağlantısı aşağıda sunulmuştur:

https://www.msn.com/tr-tr/haber/gundem/abli-yunan-komisere-%C3%A7avu%C5%9Fo%C4%9Flundan-yunanistan-mesaj%C4%B1/vp-AAFwkc0

Sn. Ahmet Takan’ın 17 Ağustos 2019 tarihli “Büyükelçilerimiz Türk düşmanını nasıl alkışladı” başlıklı köşe yazısı üzerine Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Sn.Takan ve benim hakkında 20 bin TL’lık tazminat davası açtı. Dava konusu olayları tekzip etmeden tazminat davası açan Çavuşoğlu mahkemeye sunduğumuz delillerin hiçbirisine cevap veremedi, karşı belge sunamadı. 10 Temmuz 2020 Cuma günü Ankara’daki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan ön inceleme duruşmasında yaptığımız suçlamaların hiçbirisine Çavuşoğlu’nun avukatı da cevap veremedi.

Çavuşoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı döneminde, 2 Türk Adası (Ardıççık, Marathi) ve 1 Türk Kayalığı’nın (Plati) işgal edildiğini belirterek, Çavuşoğlu hakkında Türkiye Cumhuriyeti adalarını Yunanistan’ın egemenliği altına koymaktan, anayasal düzeni değiştirerek ortadan kaldırmaktan TCK 302 ve TCK 309’dan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması talebim duruşma tutanağına yazıldı. Sn. Takan da yazılarını belgelere dayanarak yazdığını ve yazıdan sonra herhangi bir tekzip ve yalanlama gelmediği için davanın reddine karar verilmesini talep etti.

Verilen somut örneklerden anlaşılacağı üzere Çavuşoğlu’nun, adalarımızı işgal eden Yunanistan ile mücadele etmek yerine Türk Düşmanı İşgalci Dimitri’yi dost olarak tanımladığı ve Yunanistan ile mücadele eden Kuva-yı Milliyeci Ümit Yalım ve Ahmet Takan’a, Kuva-yı İnzibatiye yöntemi ile saldırdığı açık bir şekilde görülmektedir.

2 TÜRK ADASI VE 1 TÜRK KAYALIĞI İŞGAL EDİLİRKEN AKAR VE GÜLER NE YAPTI ?…

Yunan Deniz Kuvvetleri’nin, Adalar(Ege) Denizi Türk Karasularında icra ettiği ASTRAPI (Yıldırım) Tatbikatı sırasında “Nikiforos Fokas” adlı Yunan firkateyninden havalanan bir Yunan helikopteri 11 Şubat 2016’da Muğla Ardıççık Adasına düştü. Yunanistan, hemen bir NOTAM (havacılara duyuru) yayımlayarak, bir C-130 uçağı ve bir Süper Puma helikopteri ile arama kurtarma çalışmalarına başladı. Yunanistan’ın NOTAM’ına karşılık olarak İstanbul’dan, aynı gün saat 04.40’da yayımlanan NOTAM ile söz konusu bölgenin Türk Deniz Arama/Kurtarma Bölgesi olduğu ve arama/kurtarma çalışmalarının Türk yetkilileri ile koordine edilerek yapılması gerektiği bildirildi.

Söz konusu Arama Kurtarma, Türk Adası’nda ve Türk Genelkurmay Başkanlığı’nın sorumluluğunda olmasına rağmen Arama Kurtarma işlemini Yunan Genelkurmayı yürüttü.

Yunan Savunma Bakanı Kammenos, Yunan Genelkurmay Başkanı ve Yunan askerleri ile birlikte 09 Mart 2016’da Muğla Ardıççık Adası’na giderek helikopter kazasında ölen Yunan askerlerini anma törenine katıldı ve ada Yunanistan tarafından işgal edildi.

Türk Genelkurmay Başkanlığı’ndaki kayıtlar ile İngiliz ve Amerikan haritalarında, Yunanistan’ın işgal ettiği Muğla Ardıççık Adası’nın 12 Ada deniz sınırları dışında ve Türkiye’ye ait olduğu açık bir şekilde gösterilmiştir.

     Yunanistan 27 Eylül 2017’de Muğla Ardıççık Adası’nda hayatını kaybeden Yunan askerleri için tören yaparak anıt açılışı yaptı.

Aynı gün Ardıççık Adası’nda Yunan Kara Üssü ve Deniz Üssü açılarak Türkiye’ye süngü gösterisi yapıldı.

2016’da Aydın Marathi Adası da işgal edildi. 1932 yılında yayınlanan T.C. Resmi Gazete ve 1933 yılında yayınlanan Milletler Cemiyeti Tescil Belgesi’ne göre ada Türkiye’ye aittir.

Ayrıca, Türk Genelkurmay Başkanlığı’ndaki kayıtlar ile 1939, 1943 tarihli İngiliz haritaları ve 1951, 1957 tarihli ABD haritalarına göre Aydın Marathi Adası Türkiye’ye aittir.

Adaların işgal edilmesinden Tayyip Erdoğan ile AKP Hükümetleri birinci derecede sorumludur. Ancak, İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesine göre, “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmaktır”. Yani, Hükümet Direktifi verilmese bile Gökçeada ve Bozcaada ile birlikte Adalar(Ege) Denizi’ndeki 200 civarında ada, adacık ve kayalığın savunulmasından Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Ege Ordusu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı sorumludur.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak, Ege Ordusu Komutanı Abdullah Recep, Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler vatan topraklarını savunmadı ve Yunan askerleri elini kolunu sallayarak Muğla Ardıççık Adası ile Aydın Marathi Adası’nı işgal etti. Askerlik yemini ederek vatanı korumak üzere namusu üzerine and içenler, vatan toprakları işgal edilirken kılını bile kıpırdatmadı, olanı biteni turist gibi seyrettiler.

1999 Yılında Başbakan Bülent Ecevit, Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun savunduğu ve sahip çıktığı Muğla Plati Kayalığı, 2020 yılında Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar, Ege Ordusu Komutanı Ali Sivri ve Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin döneminde işgal edildi.

Bir hafta önceden basında duyurulmasına rağmen ve e-posta ile Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıkları haberdar edilmesine rağmen, Yunan Cumhurbaşkanı Katerina hiçbir engelle karşılaşmadan elini kolunu sallayarak Aydın Eşek Adası’na geldi.

Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar, Ege Ordusu Komutanı Ali Sivri ve Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin, Katerina’nın bizim adamızda bize meydan okuyarak egemenlik ve bayrak gösterisi yapmasına seyirci kaldı.

ORDUEVLERİ DİMİTRİ’NİN ÇİFTLİĞİ Mİ?…

11-13 Eylül 2015 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen NATO Askeri Komite Toplantısı’na katılan Genelkurmay Başkanları arasında Yunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Michail Kostarakos da vardı. Toplantıya katılan ülkelerin Genelkurmay Başkanları sivil otellerde kalırken Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından Org. Kostarakos’a özel uygulama yapılarak Fenerbahçe Orduevi’nde kalması sağlandı. 11-13 Eylül 2015 tarihleri arasında FB Orduevi’nde kalan Kostarakos’a her gün ziyafet verildi.

Yunanistan’ın işgal ettiği Türk Adalarında egemenlik ve bayrak gösterisi yaparak Türkiye’ye meydan okuyan Türk Düşmanı İşgalci Yunan Genkur. Bşk. Kostarakos’a FB Orduevi’ne gidiş ve gelişlerinde Skorsky Helikopter tahsis edildi. Kostarakos’a yapılan ayrıcalıklı işlemler bizzat tarafımdan tespit edildi. Orduevleri Dimitri’nin çiftliğine çevrildi.

AKAR VE GÜLER’DEN KUVA-YI İNZİBATİYE UYGULAMASI

Türk Düşmanı İşgalci Yunan Subayları Orduevlerine elini kolunu sallayarak girip çıkarken vatan topraklarını savunan Ümit Yalım’a düşman muamelesi yapılarak Orduevlerine girişi engelleniyor. İşgal edilen adaları savunmadığı için Necdet Özel’i eleştiren Ümit Yalım’ın orduevlerine girişi 2014 yılında Necdet Özel, Yaşar Güler ve Metin İyidil (FETÖ’den tutuklu) tarafından 1 yıl süre ile yasaklanmıştı. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nce yasağı kaldırılan Ümit Yalım’ın orduevlerine girişi, Hulusi Akar-Yaşar Güler ikilisi tarafından 1 yıl süreyle tekrar yasaklandı.

Anayasa’nın 138. Maddesine göre İdare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. İdare Mahkemesi’nin kararı ve Anayasa Mahkemesi’nin, “orduevlerine giriş yasağı hak ihlalidir” kararına rağmen mahkeme kararlarını yok sayan, kendilerini Anayasa’nın üstünde gören Akar-Güler ikilisinin aldığı yasaklama kararı ile  09 Temmuz 2020 akşamı Ankara Merkez Orduevi’ne girişim engellendi. Vatan topraklarını savunmadıkları için eleştirdiğim Akar-Güler ikilisi, vatan topraklarını savunan Kuva-yı Milliyeci Ümit YALIM’a, Kuva-yı İnzibatiye uygulaması yapıyor. Ancak, Akar ve Güler akıntıya karşı kürek çekiyor. Kuva-yı Milliyeciler geçmişte olduğu gibi şimdi de Kuva-yı İnzibatiyecileri hezimete uğratacaktır.

Yunan askerlerinin adalarımızı işgal etmesini ve Madam Katerina’nın Türk adalarına girişini engellemeyenler, Yunanla mücadele edenleri engelliyorlar. Bu eylemin tarihteki karşılığı Kuva-yı İnzibatiye’dir.

Ümit YALIM

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri