Kurtuluş Partili Hukukçulardan İstanbul Barosuna destek;

12.02.2013
207
A+
A-

YARGIYI TESLİM ALARAK KENDİ HUKUK BÜROLARINA DÖNÜŞTÜREN TAYYİPGİLLER VE HUKUKÇU MASKELİ KAPIKULLARI;

ANTİEMPERYALİST, YURTSEVER VE DEMOKRATİK-LAİK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNAN İSTANBUL BAROSU YÖNETİCİLERİ’NİN HAKLI MÜCADELESİNİ ENGELLEYEMEYECEKTİR!

 

İstanbul Barosu Başkan ve Yöneticileri hakkında; özel olarak görevlendirilmiş İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, hukuk maskeli CIA saldırısı olan “Balyoz Davası”nda; Baro Yöneticisi olmanın kendilerine yüklediği savunma görevi yerine getirdikleri için kamu davası açılmıştır.

İstanbul Barosu Yönetimi, Balyoz Davası duruşmasında, Avukatlık Kanununun 76, 95, 97’nci maddelerince kendilerine tanınan hak ve yetkilerini kullanmıştır. Yargılamanın olmazsa olmazı savunmaya ve avukatlara yönelik engellemeleri önlemek ve üyelerine, meslek onuruna sahip çıkmak için hukuki bir tavır sergilemişlerdir. Yani yaptıkları tamamıyla yasaldır ve meslek örgütü yöneticisi olmalarının gereğidir.

Bu açıkça bilinmesine rağmen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi ve Konya Barosu Başkanlığı’nın ihbarları üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonucunda 30.01.2013 tarihli iddianame ile İstanbul Barosu Başkan ve yöneticileri hakkında “Yargı Görevi Yapanı Etkilemeye Teşebbüs” suçu kapsamında kamu davası açılmıştır.

Ancak bilmekteyiz ki İstanbul Barosu’na yapılan saldırılar yeni değildir ve bu son saldırı da hukuki değil siyasidir.

İstanbul Barosu Yöneticileri antiemperyalist, yurtsever, laik oldukları ve demokratik hukukun üstünlüğünü cesurca savundukları için susturulmak, sindirilmek ve korkutulmak istenmektedir.

Onlar bu saldırı karşısında “Görevimizin başındayız… Davalar, baskılar bizi yıldıramaz! Hukukun üstünlüğüne, hukuk devletine, demokrasiye, savunmaya, meslek onuruna Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaya aynı kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek cesur ve kararlı duruş sergilemeye devam etmektedirler.

Bu nedenlerle Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist ilkeler ışığında mücadele veren biz Kurtuluş Partili Hukukçular, İstanbul Barosu Başkan ve yöneticilerini destekliyoruz ve sonuna kadar yanlarında olduğumuzu ilan ediyoruz.

Ve biz kesinlikle inanıyoruz ki İşçi Sınıfımız, emekçi halklarımız, Jön Türk gelenekli gençliğimiz, gerçek bilim insanları ve gerçek hukukçularımızla birlikte kuracağımız Demokratik Halk İktidarında emperyalistler ve yerli uşakları bu saldırılarının hesabını halkın adaleti önünde mutlaka vereceklerdir.

Halkın adaletinde, halka karşı işlenen suçlarda zamanaşımı yoktur! 11.02.2013

 

KURTULUŞ PARTİLİ HUKUKÇULAR