İzmir Eski Semt Garajı “Basmane Çukuru” Halkın Malıdır! Sermayeye Peşkeş Çekilemez!

İzmir Eski Semt Garajı “Basmane Çukuru” Halkın Malıdır!

Sermayeye Peşkeş Çekilemez!

Parababalarının sömürü düzeninde, güzelim ülkemizin yeraltı-yerüstü kaynaklarının talanı sürerken, ülke genelinde uygulanan yolsuzlukla birleşmiş siyasi ve ekonomik yönetim anlayışı her alana sirayet ediyor. İktidardaki AKP’giller’in ve sözde muhalefetin yerel yönetimleri de halk düşmanı uygulamalarını, vurgun ve talanlarını ara vermeksizin sürdürüyorlar.

Bunun en son örneği kentimiz İzmir’de yaşanıyor. Kentimizin en merkezi bölgesinde yer alan, 1. derece sit alanı olan Kültür Park’ın devamında, onu tamamlayan ve 2. derece sit alanı olan “Basmane Çukuru” olarak bilinen, yıllardan beri davalık olan  ve kamuya ait Eski Semt Garajı alanının Yeni CHP’nin İzmir Belediye Başkanı Cemil Tugay tarafından sermayeye rant olarak peşkeş çekilmesinin anlaşmalarının yapıldığı yerel basında geniş biçimde yer aldı. (https://www.egedesonsoz.com/cakmurdan-basmane-cukuru-protokolu-tepkisi-buyuk-bir-suc-isleniyor).

İzmir’in göbeğindeki bu paha biçilemez arazi, 1922 Büyük İzmir Yangını’nın küllerinden doğan, halkın ortak mülkiyeti olan bir alandır. Uzun yıllar “Semt Garajı” olarak kente hizmet veren bu bölge, sadece bir ulaşım noktası değil, Kültürpark ile bütünleşmiş, kentin soluk alıp verdiği devasa bir kamusal koridordur.

Tabii bu kadar değerli bir alanın “çukur” kavramı kullanılarak halkın algısında değersizleştirme yönlendirmesinin yapılması da içinde yaşadığımız soysuz düzenin ayrı bir düzenbazlığı…

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi de konuyla ilgili bir açıklama yaparak tepkisini dile getirdi. Yapılan açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 16 Ocak 2026 tarihli meclis gündeminde yer alan ve Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi’nde bulunan, kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen parsele ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi, TMSF ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi tarafları arasında niyet protokolü kararının mülkiyeti ve hukuki statüsü son derece tartışmalı olan ve uzun yıllardır İzmir kamuoyunun gündeminde yer alan önemli bir alanın geleceğini doğrudan etkilediği, uzun süredir devam eden hukuki süreçte, alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesi kamunun lehine devam ederken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin alandaki hisselerin tamamına sahip olması gündemde iken, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile protokol yapılmasının kamuya ait olandan feragat etmek demek olduğu vurgulandı (https://www.birgun.net/haber/spo-dan-basmane-cukuru-aciklamasi-kamuya-ait-olandan-feragat-ediliyor-687630).

Tabii TMSF’ye devir ile birlikte, İzmir Halkına ait olan bu önemli alan, Parababalarına yeyim ettirilecek, onların kârına kâr katacak.

Bu değerli alanın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay tarafından ranta kurban edilmesine eski İzmir Belediye Başkanları Yüksel Çakmur ve Aziz Kocaoğlu da şiddetle karşı çıkmakta, açıklamaları basında yer almaktadır (https://www.egedesonsoz.com/cakmurdan-basmane-cukuru-protokolu-tepkisi-buyuk-bir-suc-isleniyor), (https://www.egedesonsoz.com/kocaoglu-basmane-cukurunda-meydan-okudu-kim-etik-kim-yitik-izmirli-ogrenecek)

Mevcut Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetimi, önceki dönemlerde başlatılan ve belediyenin lehine sonuçlanmak üzere olan hukuki süreci bir kenara iterek, halkın malını sermayeye teslim edecek bir “takas” yetkisi almıştır.

Takas mı, Kamu Zararı mı? Rakamların Diliyle İhanet

Belediye Meclisi’nden alınan yetki, Basmane’deki paha biçilemez haklarımızın, Konak’taki eski belediye binasının yeniden inşa edilmesi maliyetiyle takas edilmesini öngörmektedir. Bu, tam bir akıl tutulmasıdır:

  • Bedavaya Teslim: Basmane’deki 21 bin metrekarelik arazi, İzmir’in en kıymetli gayrimenkulüdür. Belediyenin halihazırda süren “Tapu İptal Davası” kazanılmak üzeredir. Davayı kazanıp araziyi tamamen geri almak varken, cüzi bir bina inşaat maliyeti karşılığında bu haktan vazgeçmek, İzmir halkının cebinden milyarlarca liranın çalınmasıdır.
  • Hakkın Gaspı: Mevcut sözleşmeye göre bile belediyenin orada 31.200 m2 bina ve 8.500 m2 otopark hakkı vardır. Takas gerçekleşirse, belediye zaten sahip olduğu bu haklardan vazgeçip üstüne bir de arazinin %70’ini sermayeye (TMSF ve ortaklarına) ebediyen terk edecektir.

Oysa günümüz itibarı ile yapılması gereken, yıllardır devam eden ve kamu yararına sonuçlanması beklenen hukuki sürecin de işaret ettiği gibi söz konusu değerli alan İzmir Halkına aittir ve bu alan İzmir Kültür Park’a dahil edilmelidir. Basmane Çukuru, Kültürpark’ın 2. etap genişleme sahası ilan edilmelidir. Burası gökdelenlerin değil, İzmir’in imbat rüzgârlarını kente taşıyan ağaçların yeri olmalıdır.

Değerli Halkımız,

Halkın Kurtuluş Partisi olarak, 2024 Yerel Seçimlerinde de ifade ettiğimiz gibi:

Gerek iktidardaki AKP’giller, gerekse yerel yönetimlerin başında olan sözde muhalif partiler, “kentsel dönüşüm” adı altında insanlarımızı evlerinden etmekte, borç batağına sürüklemekte, şehirlerimizi ucube binalarla doldurmakta, ferah ve huzurlu yaşam alanlarını yok etmektedirler. Yapılan kamulaştırmalarla halkın elinden adeta silah zoruyla alınan arsa ve binalar, birkaç vurguncu müteahhide peşkeş çekilmektedir. Bugün merkezi idare nasıl yolsuzluk ve rüşvet batağına saplandıysa, yerel yönetimlerde de aynı suçlar işlenmektedir.  Ülkemiz, belediyelerin zengin ettiği işadamları cenneti haline getirilmiştir

Bu yönetim anlayışında, doğaya ve insana sevgi yoktur. Her yeşil alan, inşaat yapılacak, vurgun vurulacak bir arsa olarak görülmektedir. Halkımızın nefes alabileceği daha fazla park, bahçe olanağına kavuşması yerine kentlerimiz alışveriş merkezleriyle doldurulmaktadır. Deprem anında sığınılacak açık alan bile bırakılmamıştır ülkemizde. Ne yazık ki kentimiz İzmir’de bu içler acısı durum yaşanmaktadır.

Kâr uğruna kentimizin tarihi dokusu, yeşil alanlarımız, kıyılarımız acımasızca tahrip edilmekte, yok edilmektedir. Tüm bunların yerine iş merkezi, katlı otopark, lüks konutlar yapılmaktadır. Vatanımızın, kentlerimizin zenginlikleri, değer yaratan, üreten halkımızın değil, bir avuç Parababasının hizmetine sunulmaktadır.

Halkın Kurtuluş Partisi olarak, şehirlerimizin tarihî dokusunu yok edip yerine sadece kâr getiren binalar inşa eden, kamu malını sermayeye peşkeş çekmekte hiçbir beis görmeyen, halk düşmanı, çevre düşmanı, doğa düşmanı, hayvan düşmanı anlayışa karşı mücadelemize kararlıca devam edeceğiz

Bu mücadele “Halk İçin, Halkla Birlikte, Halk Tarafından Yönetim” mücadelesidir.

Bu mücadele aynı zamanda Devrimci Demokratik Halk İktidarı mücadelesidir.

Çünkü biliyoruz ki gerçek anlamda insana dost, doğaya dost, çevreye dost, hayvana dost kentler inşa edebilmek de Devrimci Demokratik Halk İktidarını kurmakla mümkün olacaktır.

İzmir’in Malı Halkındır, Satılamaz!

Sermaye Elini Basmane’den Çek!

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

29  Ocak 2026

HKP İzmir İl Örgütü

           

 

.