HKP İzmir İl Örgütü’nden İzmir’deki OHAL Uygulamalarına karşı basın açıklaması

10.03.2014
178
A+
A-

Konu ile ilgili açıklamayı, İzmir Adliyesi önünde yapan HKP İzmir İl Başkanı Av.Tacettin Çolak, daha sonra dava dilekçesini Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi Yargıçlığına sunulmak üzere İzmir  22. Sulh Ceza Mahkemesi Yargıçlığına verdi.

 

İLERİ DEMOKRASİ DEDİLER,

ÜLKEYİ POLİS DEVLETİNE VE AÇIK ÇEZAEVİNE DÖNÜŞTÜRDÜLER

Ankara ve İstanbul’dan sonra ilimizde de geniş bir coğrafyaya yayılan ve ucu açık arama kararları verilmeye başlandı. İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından bundan bir ay önce verilen fakat kamuoyunca yeni öğrenilen bir kararla Çiğli ve Konak ilçelerinde tüm yurttaşların çantalarının, eşyaları dahil üst ve araçlarının 24 saat aranabileceğine karar verilmiştir. İlçe Emniyet Müdürlüklerinin istemi ve Kaymakamlıkların oluru ile başvurulan mahkeme, bu başvurudaki taleplerin kişi özgürlüğü ve güvenliğini ihlal içerikli olduğunu düşünmeden ve yine özel hayatın ve aile hayatın gizliliğinin Anayasal güvence altında olunduğuna aldırmadan, polis fezlekelerindeki talepleri aynen karar haline dönüştürmüştür.

Polis, arama kararını isterken; “PKK’nin eylemlerini arttıracağı, 30 Mart Yerel Seçimlerinde siyasi ortamın gerginleşeceğinden karşıt gruplar arasındaki muhtemel olayların önüne geçilebilmesi” vb. istihbaratları gerekçe göstermiştir. Sanki kendileri yıllardır bizzat PKK lideri ile görüşmüyorlarmış gibi… Bu gerekçelerin hiçbirisi inandırıcı değildir. Kaldı ki, ne tür bir istihbarat alınırsa alınsın, tüm toplumu, milyonlarca insanı potansiyel suçlu olarak gören bir anlayışı kabul edemeyiz. Bu anlayış, kendilerine ne kadar “demokrat” yaftası takarsa taksın, diktatörlüğün ta kendisidir.

Ayrıca belirtelim ki, İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesi Çiğli İlçesi’ni kapsayacak şekilde arama kararı veremez. Çünkü Çiğli ilçesi Karşıyaka Adliyesi’nin yargı alanındadır. Karşıyaka Adliyesi’nin yargı alanında bulunan bir İlçe ile ilgili olarak yetkisiz bir mahkeme tarafından arama kararı verilmesi düşündürücüdür. Yoksa burada da mı ayarlanmış mahkemelerle karşı karşıyayız diye düşünmeden edemiyoruz.

Verilen karar hiçbir şekilde hukuka uygun değildir. Dahası yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere de aykırıdır. Demokratik Hukuk devletinde hiçbir mahkeme; “11 Şubat 2014 – 05 Nisan 2014 arasında” tam 53 gün ve 24 saat esasına göre tüm ilçeyi kapsayacak şekilde arama kararı vermez, veremez, vermemelidir. Eğer verirse bunun adı “Demokratik Hukuk”, “Bağımsız Yargı” olmaz. Olsa olsa diktatörlerin ayarlanmış mahkemelerle ve hukuk alet edilerek halka zulmetmelerinin bir başka yolu olur. Bu kararın verildiği yere mahkeme de denmez.

HKP olarak biz, yurttaşlarımızın potansiyel suçlu ilan edilerek, 53 gün boyunca 24 saat esasına göre aranmak istenmesini kabul etmiyoruz. Siyasi iktidar tarafından ülkemizin açık cezaevine dönüştürülmesine ve polis devletine hayır diyoruz. AKP hükümetinin yargıyı kendi hukuk bürolarına dönüştürmesine karşın, yargı içinde hala hukukun üstünlüğüne inanan, kişi hak ve özgürlüklerine saygılı yargıçların varlığına inanmak istiyoruz. İşte bunun için bu kararın iptal edilmesi amacıyla Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine itiraz dilekçemizi veriyoruz. Başvurumuzun takipçisi olacağız. 10/03/2014

Halkın Kurtuluş Partisi

İzmir İl ÖrgütüBu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır