HKP: Halklarımızı Katliama Uğratan, Vurguncu, Talancı, Din Tüccarlarının Sonu Geldi Artık!

29.12.2013
190
A+
A-

kadkoyeylem2 

 

Tarih 28 Aralık 2011…

Bu sefer katliam yeri Şırnak’ın Roboski Köyü.

Roboski’de savunmasız, 16-20 yaşlarında 34 Kürt İnsanı katledildi bombalarla.

Bombalarla parçalandı 34 can…

Kuzey Irak’taki Zaho’dan kaçak mazot ve sigarayı katırlara yükleyip, Türkiye sınırına doğru ilerliyorlardı evlerine bir parça ekmek götürebilmek için.

İnsanlık düşmanı AB-D Emperyalistlerinin tahsis ettiği insansız hava araçları ve termal kameralarla önce tespit edildi canlar…

Sonra jetlerle bombalanarak, yakıldı, parçalandı 35 Yoksul Kürt Köylüsü…

Ve analar oğullarının parçalanmış kollarını, bacaklarını, başlarını topladı karın üstünden.

Kendi yürekleri ise bin parça…

Bu Katliam’ın sorumlusu bir türlü ortaya çıkartılmadı. Tayyipgiller durumu gizlemek için ıkınıp sıkınıyordu. Bu hallerinden bazı önemli bilgileri sakladıkları besbelliydi. Yapılan katliam, uzun süreden beri uygulanan Türk ve Kürt Halkları arasına nifak sokma çabalarından biriydi. İstihbaratsa, tabiî ki ABD tarafından verilmişti.

 

Tarih 24 Aralık 1978…

K. Maraş’ta 12 Faşist Darbesinin en önemli kilometre taşı olan vicdanı alınmış insan suretli yaratıklar tarafından insanlığın gördüğü en vahşi katliamlardan biri gerçekleşti.

Maraş’ta önce Alevilerin evlerine işaretlendi ve sonra o evlerdeki kadınlar karınlarındaki çocukla kurşuna dizildi, çocuklar öldürülerek ayaklarından ağaca asıldı.

Maraş’ta bir gözü kör olan 90 yaşındaki ihtiyar insanın diğer gözü tornavida ile oyuldu. Sonra vurularak öldürülüp ayaklarına araba tekerleği geçirilerek baş aşağı tuvalet çukuruna dikildi.

Maraş’ta öldürülen insanlar o kadar çoktu ki, Et Balık Kurumu’na dahi doldurdukları halde sığmadı.

Bu katliamı planlayan CIA’ydı, uygulatan MİT ve Kontrgerillanın sivil kanadı olan MHP’li faşistlerdi.

Kontrgerillanın partisi MHP’nin katilleri “solcular camiye bomba koydu” vb. provokasyonlarla yıllardır kardeşçe yaşamış Maraş Halkı arasında Alevi-Sunni ayırımı yarattı ve ortaçağcı-gericilerin arkasına sığınarak; solcu-alevi diye bilinen kişilere ve mahallelere saldırdı. Kadın-çocuk, yaşlı-genç demeden, yüzü aşkın insanı katlettiler, bini aşkın insanı da yaraladılar.

Amaç 27 Mayıs Politik Devriminden sonra toplumda hızla yayılıp gelişen Sosyalist Hareketin ve Sosyalist Kültürün kökünü kazımaktı.

Katliam geceli gündüzlü tam 3 gün sürdü ve Maraş’ta bu 3 günlük süre zarfında devlet yoktu!

 

Tarih 30 Aralık 2013…

Bugün o katliamları yapanlar iktidarda.

O tarihlerde bu katliamları yapan Yerli-Yabanca parababaları yine arkalarına ABD ve AB Emperyalistlerini alarak, Şanlı Gezi Direnişimizde olduğu gibi yine Alevileri katlediyor, yine Kürtleri katlediliyorlar…

Sadece katliamlar mı?

Cumhuriyet Tarihi boyunca gelmiş geçmiş en büyük hırsızlıklar yapılıyor “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” olan Tayyipgiller tarafından. Görevden aldıkları Deniz Feneri Savcısı Abdulvahap Yaren boşuna demiyor “Hırsızlar İmparatoru” diye…

İktidara geldiklerinden beri Tayyipgiller ve Pensilvanyalı iblis Kuvayimilliyeci atalarımızdan yadigâr 90 yıllık bütün kamu mallarını yerli-yabancı Parababalarına peşkeş çektiler, bütün hazine arazilerine el koydular ve yerli-yabancı Parababalarına Türkiye’nin tüm ormanlarını, dağlarını, ovalarını, kıyılarını, limanlarını, şehirlerini, parklarını, bahçelerini, yeşil alanlarını yağmalattılar. Tarımın ve köylünün işini bitirdiler. Türkiye’nin Ortadoğu-İslam Coğrafyasındaki tüm yakın-uzak komşularıyla, ilişkilerini bozdular. Milli Eğitimin işini bitirerek Ortaçağ Medreselerine döndürdüler.

Bu gidişata dur diyen Namuslu, antiemperyalist, laik, yurtsever, Mustafa Kemalci ne kadar subay, bilim insanı ve aydını ise Silivri, Hasdal ve benzeri zindanlara tıktılar.

Ancak bir süre sonra Tayyipgiller ve ABD’nin kucağındaki CIA İslam’ının temsilcisi İblis Fetullah’ın ganimeti paylaşma savaşına girdi. Bu ülkenin Tarihindeki en büyük yolsuzluk böyle ortaya çıktı.

Hırsızlık babadan oğula geçiyordu. Aralarında bakan çocuklarının da bulunduğu hırsızlık-vurgun olayının ardından, Tayyipgiller’in artık çuvala sığmayan yolsuzlukları pis kokular yayarak gün yüzüne çıkarıldı.

Açığa çıkan hırsızlıklar çocuklarının, damatlarının vurgunlarının çaldıklarının, çırptıklarının binde biri bile değil. Bu sadece bir açılış ve asıl büyük hırsız daha yakalanmadı. 23 Aralık tarihli Yurt Gazetesinin manşetine göre “Yolsuzluk ve rüşvet zincirinde bütün yollar Başbakan’a çıkıyor.”

Zaten yıllardır biliyoruz: Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminden kalma, hepsi de akçeli, yüz kızartıcı suçlardan yedi tane dosyanız var, milletvekili dokunulmazlığı sayesinde mahkemelerde bekletiliyor.

Hz. Muhammed gelenekli gerçek İslamda Abdullah Bin Mübarek’in sözleri ile “insanların en alçağı din kisvesi altında dünya menfaati sağlayandır.” Onun için Hz. Muhammed öldüğünde bir ibriği bir hırkası vardır.

Ancak bugünkülerin gerçek İslamiyetle hiçbir ilgileri yoktur. Bunların mallarının, mülklerinin haddi hesabı yoktur. Bunlar vurgunlarını halkımızın temiz inançlarını sömürerek, Muaviye-Yezid İslamıyla, bugünkü adıyla Pentagon-CIA İslamıyla kandırarak, uyutarak, aldatarak din sömürüsü ile yapıyorlar.

Bugün bu iki ayrı hırsızlık çetesinin kapışması sonucu yolsuzlukları açığa çıktı. Ancak bunları açığa çıkaranlarla, yolsuzluk yapanların aynı zihniyetten geliyor. Tabiî Pensilvanyalı İmam ve milletvekilleri, valileri, savcıları, polisleri Tayyipgillerin bu aşağılık suçlarını bire dek biliyorlardı. Zamanı gelince Emniyetin içinde yuvalanmış örümcek ağlarıyla vurdu Tayyipgiller’i. Arkasına ABD efendisini alarak artık kubura süpürülmeye karar verildiğini gösterdi.

Yani Tayyipgillerin ipi çekildi. Bakın ne diyor Uluslararası Finans-Kapitalin ekonomi gazetesi,7 Ekim 2013 tarihli Financial Times gazetesi Tayyip ve avenesi için:

“Türkiye’nin kuyruklu yıldızı yavaş yavaş sönüyor”

Tabi en büyük darbeyi Şanlı Gezi İsyanımız vurdu Tayyipgillere. Tayyipgillerin bütün İğrençliklerini, mide bulandırıcı ruhlarını çırılçıplak ortaya çıkarıverdi ve çatlattı tam ortalarından. O çatlak artık kapanmaz. Her geçen gün de büyüyor, büyüyecek…

Bu günlerde AB-D Emperyalistleri ve yerli uşaklarından tüm katliamlarının, hırsızlıklarının, vurgunlarının hesabı halklarımız tarafından soruluyor, sorulacak…

Ve bir daha gelmemek üzere inlerine gömülecekler, yeryüzünden silinecekler…

Ve büyük devrimci Önder Fidel Castro’nun dediği gibi “eninde sonunda Dünya tek bir Sosyalist aile olacak”.

Eninde sonunda…

 

HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ

İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ