HKP, bu kez de elektrikteki soygunu durdurmak için dava açtı!

10.12.2020
242
A+
A-

Bir yandan tüm insanlık dünya çapında bir salgınla boğuşurken bir yandan da AKP’giller her alanda halkımızı pahalılık cenderesinde sıkmaya devam ediyor.

AKP kullandığımız enerji kaynaklarını her geçen gün daha da pahalı hâle getirirken, elektrikte birkaç vurguncu dağıtım şirketine de haksız kazanç elde ettirmek peşinde. Daha önce kayıp-kaçak bedellerinin halka ödetilmesi ile ilgili özel yasa çıkarmış ve bu bedelleri elektrik abonelerine yansıtmıştı. Şimdi de elektrik dağıtım şirketlerinin yıl içinde yaptıkları temsil ve ağırlama giderleri, üye oldukları derneklere ödedikleri aidatlar, verdikleri ilanların giderleri gibi tüketiciyi ilgilendirmeyen birçok harcama vatandaşın ödediği elektrik faturalarına yansıtılacak.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Kasım ayında aldığı kararla Resmi Gazetede Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ile Dağıtım Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ yayımlanmıştır. Bu tebliğlerdeki düzenlemelerle elektrik dağıtım şirketleriyle elektrik tedarik şirketlerinin yaptıkları denetim, danışmanlık ve müşavirlik giderleri, dava, mahkeme, avukatlık, icra ve arabuluculuk giderleri, dernek aidat giderleri, temsil ve ağırlama giderleri, noter giderleri, ilan giderleri gibi giderler elektrik faturalarına yansıtılabilecektir.

Halkın Kurtuluş Partisi olarak gerek bu konuda gündem yaratmak gerekse söz konusu hukuksuz işlemlerin uygulamasını durdurmak üzere Danıştayda ilgili tebliğ maddelerinin iptali için dava açtık.

HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Sait Kıran aracılığıyla verilen dava dilekçemizde ilgili tebliğ hükümlerinin tüketicinin korunmasıyla ilgili Anayasanın 172’nci ve vergilerin yasayla konulabileceğini düzenleyen 73’üncü maddesine aykırı olduğunu belirttik.

Bizzat elektrik dağıtım şirketlerinin kendi kârlarından karşılamaları gereken giderlerin, örneğin bir derneğe kişisel bağlılığı ifade eden aidat ödentisinin tüketiciye yansıtılması, hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşamaz. Zaten özelleştirme sonunda karşılıksız büyük kazanç elde eden bu şirketlerin mensuplarının yedikleri ve içtiklerini halkımız ödemek zorunda değildir.

Salgın döneminde dahi hız kesmeyen bu vurgunların sonu elbet bir gün gelecektir. Haktan, adaletten ve elbette Halkımızın yüksek çıkarlarının yanında yer alacak vicdanlı bağımsız yargıçlar bu vurgunlara elbette dur diyeceklerdir!

10 Aralık 2020

 Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi

Dava dilekçesini aynen yayınlıyoruz:

“ Yürütmeyi Durdurma İstemimiz Vardır.” 

DANIŞTAY (   )     HUKUK DAİRESİ

SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

A N K A R A        

 

Davacı                  :  Halkın Kurtuluş Partisi

Karanfil Sokak No :24/15 Kızılay/ ANKARA

 

Vekilleri                 : Av. Metin BAYYAR, Av. Fettah Ayhan ERKAN, Av. Ali Serdar ÇINGI

Av. Tacettin ÇOLAK, Av. Sait KIRAN, Av. Azime Ayça OKUR,

Av. Halil AĞIRGÖL, Av. Pınar AKBİNA, Av. Doğan ERKAN

Ortak Adres: Sezenler Cad. No: 4/15 Sıhhiye/ ANKARA

 

Davalı                    : T.C. ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU

KEP:Vergi Kimlik Numarası :3350233334 Maltepe V D

Mustafa Kemal Mahallesi, 2078. Sokak No:4 06510 Çankaya/ ANKARA

Konusu …………:, Davalı Kurum tarafından düzenlenen 19 Kasım 2020 tarihli 31309 Resmî Gazete’de yayımlanan DAĞITIM TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ’in 7/2’inci maddesi ile 17 Kasım 2020 tarihli 31307 Resmî Gazete’de yayımlanan PERAKENDE SATIŞ TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ’in 8/2’inci maddesinin iptali ve ileride telafisi zor zararlara neden olacağından, ÖNCELİKLE YÜRÜTMENİN   DURDURULMASI istemidir.

OLAY ve HUKUKİ

DURUM                :

1- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun DAĞITIM TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞİ 19 Kasım 2020 günlü 31309 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır. (EK-1) 

2- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun PERAKENDE SATIŞ TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞİ 17 Kasım 2020 tarihli 31307 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanmıştır. (EK-2)

4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 19/6/2020 tarihli ve 31160 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan söz konusu tebliğler elektrik dağıtım şirketlerinin dağıtım ve satış esnasındaki tüm maliyetlerini belirlemektedirler.

Dağıtım Tarifesi; 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi” başlıklı 17/ç maddesinde tanımlanmıştır;

ç) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir.

Ayrıca Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinde de benzer şekilde de Dağıtım Tarifesinin tanımı yapılmıştır.

Perakende Satış Tarifesi de ; 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi” başlıklı 17/d maddesinde tanımlanmıştır;

d) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.)Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur.

Bu düzenlemelere göre Elektriğin tüm dağıtım ve satış maliyet kalemleri dava konusu tebliğler ile EPDK tarafından belirlenmektedir. Bu maliyet kalemleri de tüketicilere yansıtılmakta elektrik faturalarının miktarını belirlenmektedir.

EPDK;

19 Kasım 2020 tarihli 31309 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan DAĞITIM TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ’in “Düzenlemeye esas işletme gideri hesaplamaları” başlıklı 7/2’inci maddesini;

“(2) Denetim, danışmanlık ve müşavirlik giderleri, dava, mahkeme, avukatlık, icra ve arabuluculuk giderleri, dernek aidat giderleri, temsil ve ağırlama giderleri, noter giderleri, ilan giderleri, emsal kararlar dikkate alınarak ödenenler de dâhil olmak üzere mahkeme kararı gereği oluşan tazminat harici giderler için, söz konusu giderler ile kontrol edilemeyen işletme giderleri dışarıda tutularak belirlenen düzenlemeye esas işletme gideri %7 artırılır.”

Şeklinde,

17 Kasım 2020 tarihli 31307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan PERAKENDE SATIŞ TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ’in “Düzenlemeye esas işletme gideri hesaplamaları” başlıklı 8/2’inci maddesini de;

“(2)Diğer denetim, danışmanlık ve müşavirlik giderleri, dava, mahkeme, avukatlık, icra ve arabuluculuk giderleri, dernek aidat giderleri, temsil ve ağırlama giderleri, noter giderleri, ilan giderleri, emsal kararlar dikkate alınarak ödenenler de dâhil olmak üzere mahkeme kararı gereği oluşan tazminat harici giderler için, söz konusu giderler ile kontrol edilemeyen işletme giderleri dışarıda tutularak belirlenen düzenlemeye esas işletme gideri %7 artırılır. “

Şeklinde düzenlemiştir.

 

Böylelikle her iki tarifede de dernek aidat giderleri, temsil ve ağırlama, ilan giderleri gibi kalemler düzenlemelere esas işletme gideri hesaplamalarına dahil edilerek elektrik satış tarifesi belirlenmiş olmaktadır. Bu düzenlemeler ile dava giderlerinden, sosyal sorumluluk, seminer, panel, temsil ağırlama harcamalarına varıncaya kadar, pek çok dağıtım faaliyetiyle ilgili olmayan gider için düzenlemeye esas işletme giderinde yüzde 7 artış sağlanmakta bu nihai tüketici olan vatandaşa yansıtılmaktadır.

DÜZENLEMEYE ESAS İŞLETME GİDERLERİNDE ARTIRMA ÖNGÖRÜLEN BU GİDER KALEMLERİ DAĞITIM FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ İÇİN GEREKLİ HARCAMALAR DEĞİLDİR. NE KADAR GERÇEKLEŞECEĞİ BELLİ OLMAYAN BİR KISIM HARCAMALARIN YÜZDE 7 ARTIRILARAK TARİFEYE YANSITILMASI HUKUKA AYKIRIDIR.

a- İdarenin öncelikle tüketiciyi koruması gerekmektedir. Anayasanın “Tüketicilerin korunması” başlıklı 172’nci maddesi bunu emretmektedir. Ancak söz konusu durumda davalı idare düzenlediği tebliğ işlemleriyle içeriği açık ve şeffaf olmayan denetlenmesi son derece zor gider kalemleri belirleyerek elektrik dağıtım şirketlerine haksız kazanç sağlayacak nitelikte işlem tesis edilmiştir.

b- Elektrik dağıtım şirketlerinin EPDK kurul kararları ve tebliğleri çerçevesinde, elektrik kullanan abonelerin faturalarına yansıtarak alacakları dernek aidat giderleri, temsil ve ağırlama giderleri gibi dağıtım bedellerinin elektrik enerjisi kullananlara (sanayi, ticarî ve mesken abonelerine) aktif tüketim bedeli dışında ek bir mâli yük ve külfet getirmektedir. Anayasanın 73. maddesi gereğince; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler sonucunda kanunun verdiği açık ve şeffaf yetkiye dayanmadan tüketicilerden para tahsil edilmektedir.

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun temel ilkeleri çerçevesinde amaçlanan husus; Amaç, Kapsam ve Tanımlar başlıklı 1’inci maddesinde belirtilmiştir. Kanunda, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre fâaliyet gösteren, mâli açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetim yapılmasının sağlanmasının amaçlanmıştır. Amaçlanan elektrik dağıtım şirketlerinin denetlenemez kârı değildir.

Yasa tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme yetkisi ve görevi de verilmemiştir. EPDK kurul kararları ve tebliğleri Elektrik Piyasası Kanunun düşük maliyetli enerji temini ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasası oluşturulması ilkelerine uygun olmalıdır.

c- EPDK’nın tarife düzenlemelerinde elektriğin düşük maliyetli şekilde kullanıcıya sunulmasını sağlamak zorundadır. Yapılan düzenlemeler elektrik sektörünün mali açıdan sürdürülebilir olmasının ötesinde birkaç elektrik dağıtım şirketine maddi kaynak sağlar nitelikledir. Mali açıdan sürdürülebilirlikle ilgisi olamayan açık net şeffaf nitelikte olmayan denetlenemez giderlere tüketicinin katlanması beklenmektedir. Dernek aidat giderleri, temsil ve ağırlama giderleri gibi bu kalem giderler elektrik dağıtım faaliyetinin yürütülmesi aşamasında kaçınılmaz gider değildir. Bu tür giderler bizzat elektrik dağıtım şirketlerinin kendi kârlarından karşılamaları gereken giderlerdir. Örneğin bir derneğe kişisel bağlılığı ifade eden aidat ödentisinin tüketiciye yansıtılması hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşacağı hiçbir şekilde söylenemez.

Bu nedenlerle söz konusu düzenlemelerin iptali gerekmektedir.

DAVA EHLİYETİ BAKIMINDAN:

A- Halkın Kurtuluş Partisi 2005 yılında kurulmuş ve faaliyet yürüten bir siyasi partidir. Partinin Tüzüğünde belirtilen amaç maddesi şu şekilde belirtilmiştir;

MADDE 2 – PARTİNİN AMACI

Oligarşik nüfuz yerine Halkın Demokratik İktidarıyla:

a-) Devleti Halk’tan üstün değil, Halk’ı Devlet’ten üstün tutan gerçek özgürlüğü fiilen kurmak ve antidemokratik yasaları ayıklamak.

b-) Müzmin İşsizlik ve azgın Hayat Pahalılığı kanser haline gelmiştir. Bunları köklerinden kazımak için ikinci bir Kuvayimilliye (Kurtuluş Savaşı) seferberliği gerekmektedir. Bu ekonomik seferberliğimizi bilim ve teknolojinin en son aşamasına dayanan ağır sanayi temeline oturtmak.

c-) Ulusal üretim mücadelemizin para maddesini -ne sadakayla ne zorla- ancak UCUZ DEVLET ve BİLİNÇLİ TİCARET yoluyla sağlamak.

d-) Bu kutsal ekonomik Kuvayimilliye seferberliğimizin güdücü ruhunu -başta İşçi Sınıfımız gelmek üzere- cahil, alim, köylü, şehirli… bütün değer yaratan emekçi halkın tamamıyla aşağıdan gelme ve tamamıyla serbest; GİRİŞİM, ÖRGÜTLENME VE DENETİMİNDE bulmak ve bu amaçla bütün organlarda bilfiil üretmenleri çoğunlukta görmek, yarımız olan Kadını ön safta bulmak, Gençliğe sonsuz inanmak.

e-) Bu güdücü ruhu oluşturan her kesimden insanlarımızı, bu yüce davayı gerçekleştirebilmek ve nihai amacına ulaştırabilmek için insan, hayvan, bitki ve doğa sevgisiyle donatarak bencillikten uzak, toplum için her türlü fedakârlığı seve seve yapabilecek hale getirmek için gerekli çalışmayı şimdiden başlatmak.”

Bu nedenle, Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşımızda dökülen kan ve gözyaşlarıyla, halkımızın yıllarca akıttığı alınteriyle kurulmuş işletme ve değerlerin heba edilmesi, kanunsuzca kamunun elinden alınması anlamına gelen dava konusu işlem ve düzenlemeler davacı HKP’yi doğrudan ilgilendirmektedir.

Ayrıca Anayasanın 68’inci maddesinde belirtildiği üzere “Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.”

2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 3’üncü maddesinde de partiler; “Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır. şeklinde tanımlanmıştır.

B- Halkın Kurtuluş Partisi tüzel kişilik olarak bir elektrik tüketicisidir.

Halkın kurtuluş Partisi Genel Merkezinin ve diğer il örgütlerinin tüzel kişilik olarak elektrik abonelikleri bulunmaktadır. Genel Merkez aboneliği 1001402658 abone nosu ile Enerjisa Başkent Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketine kayıtlıdır.

Anayasanın ve 2820 Sayılı Yasanın kendisine verdiği görev ve sorumlulukla yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösteren HKP açısından elektrik tüketicisi olmasından ötürü de “menfaat ihlali” oluşmuştur. İptali istenen idari işlem ve tebliğ maddelerinin uygulanması halinde müvekkil partinin çıkarlarını savunduğu tüm çalışan halk kesimlerinin çıkarları zedelenecek, hak kayıpları oluşacaktır. Bunun yanında elektrik tüketicisi olarak kendisi de zarara uğrayacaktır. Dolayısıyla müvekkil parti HKP dava konusu idari işlem ve yasa hükümlerinin iptali için dava açma hakkına ve ehliyetine sahiptir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlıklı 5’inci maddesine göre aralarında maddi ve hukuki yönden bağlılık ayrıca sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan her iki tebliğin belirtilen maddelerinin iptali için tek dilekçe ile de davamız açılmıştır. Zira söz konusu tebliğler aynı kurum tarafından aynı yasal dayanakla çıkarılmış ve aralarında sebep sonuç ilişkisi mevcuttur. Dağıtım tarifesinin belirlenmesi maliyet miktarını ve perakende satış fiyatlarını belirlemektedir.

Hukuki Nedenler: Anayasa, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, İYUK, ilgili mevzuat.

Deliller …………: 17 Kasım 2020 tarihli 31307 sayılı ve 19 Kasım 2020 tarihli 31309 Resmî Gazete ile diğer türlü delil

Sonuç ve istem: Yukarıda sunulan nedenlerle; Davalı Kurum tarafından düzenlenen 19 Kasım 2020 tarihli 31309 Resmî Gazete’de yayımlanan DAĞITIM TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ’in 7/2’inci maddesi ile 17 Kasım 2020 tarihli 31307 Resmî Gazete’de yayımlanan PERAKENDE SATIŞ TARİFESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ’in 8/2’inci maddesinin iptali ve ileride telafisi zor zararlara neden olacağından, ilgili idari düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına,                           yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz. 10.12.2020

             Davacı Vekilleri

                      Av. Metin BAYYAR        Av. Sait KIRAN     Av. Ayça OKUR     Av. Doğan ERKAN

Ek:

  • Dağıtım Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ
  • Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ
  • Vekaletname