Gidin, odalarınızı Kaçaksaray’a Taşıyın

02.09.2016
198
A+
A-

Gidin, odalarınızı Kaçaksaray’a Taşıyın

Madem, “Kaçaksaray’da Adli Yıl Açılışı yapmak, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmaz” mış,

Madem, “Devletin başı ve ailesiyle bir arada olmaktan, onlarla çay toplamaktan onur” duyuyorsunuz,

Madem, Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten kişiye, fiil duruma uygun olarak “devlet başkanı” diyorsunuz,

Madem, Mustafa Kemal tarafından çiftlik olarak kullanılması için millete armağan edilen devasa arazinin yapılaşmaya açılmasını ve verilen yargı kararlarına ve hukuka meydan okuyarak kaçak bir saray kondurulmasını yargıç olarak içinize sindiriyorsunuz,

Öyleyse siz millet adına karar veren bağımsız-tarafsız yargıçlar olamazsınız.

O zaman gidin Kaçaksaray’a, odalarınızı, duruşma salonlarınızı oraya taşıyın.

Nasıl olsa orası size de yeter, diğer Ortaçağcı sapkın güruhlara da..

Gündüz çalışır, akşam “zikrullah”lar yaparsınız.

Kaçaksaray mukiminin insanlarımızı Allah’la kandırmasına katkınız olur.

İki yüzlülük yapmayın. Ya milletin yargıcı olun ya da Kaçaksaray’ın..

Bir de kalkıp,“Bilinmelidir ki, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, kurumumuz tarafından büyük bir özenle ve titizlikle korunmakta olup, kapasitesi sınırlı ve güvenlik açısından sıkıntılı olabileceği anlaşılan bir otelin toplantı salonu yerine sahibi devlet ve millet olan bir kongre salonunda bu toplantının yapılacak olmasının nasıl yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını zedeleyeceğini anlamakta zorluk çekmekteyiz.” demeyin.

Hiç inandırıcı olmuyor.

Siz de battıkça debeleniyor, debelendikçe batıyorsunuz.

Madem, Kaçaksaray’da “sahibi devlet ve millet olan ve güvenlikli bir kongre salonu” vardı da o zaman Nisan ayından beri niye buranın dışında, sizin deyiminizle “güvenliksiz bir otel salonu”nda Adli Yıl Açılışı hazırlığı yapıyordunuz?

Metin Feyzioğlu’nun savunmaya ihanet edip, Kaçaksaray’da sizin önünüzü açmasına hemen “mal bulmuş mağribi” gibi sarıldınız.

2016-2017 Adli Yıl Açılışına kara bir leke düşürdünüz. Kaçaksaray’da yasama ve yürütmenin başını-tek hâkimini ayakta alkışladınız.

Bir de cübbelerinize ilik-düğme yaptırsaydınız ya da Kaçaksaray camii’nde “zikrullah” yapan cellâtların cübbelerini ve sarıklarını giyseydiniz, daha iyi göze girerdiniz.

Artık sizden bağımsızlık, tarafsızlık, hak-hukuk beklenmez.

Adam bir de kalkmış; “Dostlarımızdan ‘Yenikapı Ruhu’na uygun davranmalarını bekleriz” diyor. Yani dalga geçiyor. İki yıl önce “edepsiz” dediğine, aylar önce “adam değilsin” dediğine “dostlarımız” diyor. Daha doğrusu “verdiğiniz sözü tutun”, “önerilerinizin arkasında durun” diyor.

Kısacası hepiniz biat edeceksiniz diyor.

Maalesef siz, biat etmiş durumdasınız. Böylece, Türk Yargısı’nın “ruhuna el fatiha”, dedirttiniz.

Bundan sonra vereceğiniz hiçbir kararın adil, bağımsız ve tarafsız olduğuna kimseyi inandıramazsınız. İnandıramayacaksınız.

Çünkü siz, majestelerinin yargıçlarısınız.

Yazık.

HALKÇI HUKUKÇULAR