Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut’tan Türkiye ile İngiltere arasındaki anlaşmaya sert tepki

12.08.2023
122
A+
A-

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Bu Tayyip ve avanesi, Türkiye’ye “sığınmacı”, “göçmen” vs. adlar altında 13 ila 15 milyon Suriyeli, Afgan, Pakistanlı, İranlı, Afrikalı, Ortadoğuluyu doldurdu.

Bununla da yetinmiyor; kesmiyor adamı bu kadar işgalci. İngiltere’yle yeni bir anlaşma yapıyor. Biliyorsunuz, daha önce iki defa “Geri Kabul Anlaşması” yaptı. Avrupa’da yakalanan göçmenler Türkiye’ye postalanacak; Türkiye mülteci kampına çevrilmiş bir ülke olarak onları ülkesinde tutacak, diye.

Şimdi yeni bir anlaşma daha yapmış ama gizli. Ne medyada yer alıyor ne Tayyip’in avanesi açıklıyor. Bunu İngiltere İçişleri Bakanı açıklıyor, İngiltere’nin Devlet Bakanı açıklıyor, BBC yayınlıyor, ondan sonra bizim medyaya düşüyor bu haber.  Devleti devlet olmaktan çıkardı Tayyip, kanun devletini bile bitirdi.

Hep söyleyegeldiğimiz gibi, bir suç örgütüyle, bir çeteyle devleti ayıran nedir?

Her ikisi de şiddet kullanır ama biri kanunlara göre şiddet kullanır, öbürü reisinin, şefinin, liderinin iki dudağı arasından çıkan buyruklara göre şiddet kullanır. Bunlar, Anayasayı, kanunları yasaları, TCK’yi tümden çöpe attılar. Tayyip ve avanesi ne buyurursa o yapılıyor. Gizli anlaşma yapıyor, hiç kimsenin haberi yok. İngilizler açıklayınca biliyoruz bunu.

Ne yapacakmış Türkiye?

Bütün göçmenleri sınırları içinde tutacakmış. özellikle İngiltere’ye geçişleri, Avrupa’ya geçişleri daha sıkı şekilde denetleyecekmiş ve bu konuda da İngiliz polisiyle, Türkiye polisi işbirliği halinde çalışacakmış. Şuraya bakın…

İngiliz polisleri gelecek; burada bizim Kapıkule’de ve diğer sınırlarda, Ege’de sınırları denetleyecek, göçmen çıkışını engelleyecek. Artık bu hale getirdi memleketi. İngiltere diyor ki, bunun karşılığında para da vereceğiz Tayyipgiller’e. Ama onun miktarını açıklamıyor.

Aynı şeyi Numan Kurtulmuş da tekrarlıyor.  Bu kişi, biliyorsunuz, başka bir partinin genel başkanıydı. Tayyip bunu Bakanlık koltuğu vererek satın aldı. Bu şahıs da o partideki kendisine umut bağlamış bütün arkadaşlarını satarak Tayyip’in kucağına atladı. Onu da yıllardan bu yana bakan diye tutuyor çevresinde. Şimdi de Meclis Başkanı yaptı. O da bunu savunuyor. Geçen Büyükelçiler Toplantısı yapmış: “Biz,  göçmen düşmanı değiliz, yabancı düşmanı değiliz”, diyor. Şuraya bakın, arkadaşlar.

Tayyip, biliyorsunuz, daha önce Biden’la da, Amerikalılarla da bir anlaşma yapmıştı. Afganistan’da ABD Conileriyle birlikte çalışan 1 milyon hain Afgan’ın Türkiye’ye getirilmesini kabul etmişti. Bunlar, peyderpey sınırlardan ekipler halinde geldi ve gelmeye de hâla devam ediyor. Seçimden sonra bu gelişler artarak sürüyor, hızlandı. Onu da biz Amerikan medyasından öğrenmiştik, Amerikan Devletinin açıklamasının üzerine. O anlaşmayı da gizli yapmıştı. Devleti bitirdi bu Tayyip denen şahıs. “Yeter ki beni iktidarda tutun, ben size her türlü hizmete hazırım”, diyor. Ondan sonra da yerli, milli demagojilerini yapıyorlar. Size sürseniz bulaşmaz ya yerlilik, millilik. Alayınız sıfır numara Amerikan uşağısınız, Amerikan devşirmesisiniz, Amerikan kuklasısınız.

Bunca ihanetine, bunca kötülüğüne rağmen hâlâ iktidarda nasıl kalabiliyor bu, bu avane, bu suç örgütü, bu mafyatik çıkar amaçlı suç örgütü, bu çete, Tayyipgiller denilen çete?

Bir; arkasında Amerika var, onun müttefiki Avrupa Birliği Emperyalist Haydut Devletleri var.

İki; bu durup dinlenmeden din alıp satıyor. “İnsanları Allah’la aldat”ıyor.

Milyonlarca İmam Hatip öğrencisi, İmam Hatip mezunu buna çalışıyor. 145 bin kişilik Diyanet kadrosu bunun profesyonel militanları durumunda. Halk besliyor onları ama onlar Tayyipgiller’e çalışıyorlar, onun militanı konumundalar. Bütün İlahiyat Fakülteleri, İslami İlimler Fakülteleri buna çalışıyor, bunun kadroları. 30 tarikat, ona bağlı 100 küsur cemaat durup dinlenmeden buna çalışıyor. Muaviye-Yezid Dininin diniyle durup dinlenmeden afyonluyor insanlarımızı, halkımızı. 10 milyonlarca insanımızı zihin hasarına uğrattı, uyuşturdu beyinlerini. O insanlar ne dünyayı algılayabiliyorlar ne doğayı ne toplumu ne Türkiye’yi ne de olayları görüp anlayabiliyorlar, kavrayabiliyorlar. Düşünme yetilerini kaybetmiş durumdalar; o hale getirdi insanlarımızı.

Hitler’in propaganda bakanı Goebbels bile, inanın bunlarla kıyaslandığı zaman ağzı süt kokan bebe kalır.

Ne diyordu Goebbels?

“Metot iyi kullanıldığı takdirde kitleler her zaman beş yaşındadır.”

Kaldı ki o eğitimli, sistematik felsefenin merkezi olan Almanya’da söylüyordu; Alman halkını nasıl kandırdıklarını söylüyordu bu metotla. Bizim gibi Ortaçağ kalıntısı bir ülkede insanları kandırmak kolay, çok daha kolay. İşte bunlar da 21 yıldan bu yana kandırıyorlar insanlarımızı durup dinlenmeden.

Bir üçüncüsü de; ABD Emperyalist çakalı, muhalefeti de kendisi oynatıyor. Üretilmiş, onun ürettiği bir muhalefete izin veriyor Türkiye’de.

Ve bizim dışımızdaki muhalefeti oynayan tüm burjuva partileri hep üretilmiş muhalefet. Bunların dincisi de öyle, milliyetçisi de öyle, sosyal demokratı da öyle, solcusu da, sosyalisti de, hâlâ kendisini komünist olarak adlandıranı da öyle. Hepsi üretilmiş muhalefet, hepsi Amerika’nın yörüngesinde, onun yönlendirmesiyle hareket eden, onun çizdiği sınırlar içinde hareket eden muhalefet. Gerçek bir muhalefet yok ki halkı aydınlatsın, bilinçlendirsin, uyandırsın.

E, biz de tek başımıza işte daha önce de söylediğimiz gibi, bir zindana hapsedilmiş durumdayız. Bütün ekranlar bize kapalı, bütün gazete sayfaları bize kapalı. Bütün söylemlerimiz, bütün eylemlerimiz, bütün feryatlarımız, bir zindanın taş, yaş ve loş duvarına vurulmuş bir yumruk gibi yansısız kalıyor, halkımıza sesimizi duyuramıyoruz. Türkiye’nin yaşadığı felaketler ne yazık ki buradan kaynaklanıyor.

Ama ne yapalım?..

Biz mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz ve umudumuzu asla kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz. Eninde sonunda Kuvayimilliyeci Atalarımız nasıl başarmışlarsa biz de başaracağız.

Kalın sağlıcakla…

12 Ağustos 2023

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz