“Filistin’de insanlık ve savaş suçlarını işleyen Siyonist İsrail ve Emperyalist devletlerdir”

22.11.2023
80
A+
A-

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

ABD Emperyalist Çakalı ve Avrupa Birliği Emperyalist Haydutları, onların en önde gelenleri İngiltere, Fransa, Almanya bunların üçü de şu anda Amerika’yla beraber İsrail’in yanında; tüm askeri, ekonomik imkânlarıyla değil mi arkadaşlar?

Ve işte bu emperyalist haydutların bir uzantısı olan, Ortadoğu’daki bir ileri karakolu olan, bir jandarma birliği müfrezesi olan ve Ortadoğu’da onların petrol bekçisi olan Siyonist İsrail Filistin Halkına soykırım yapmaya devam ediyor değil mi, 7 Ekim’den bu yana?

15 bine yakın Filistinliyi katletti. On binlercesini yaraladı, yüz binlercesini yurdundan, evinden, bucağından sürdü, kovdu. Hastaneleri, okulları bombaladı. 5300 civarında bebe katletti. Bunun içinde daha kundaktaki bebeler var. Ve 3500 civarında kadın katletti.

Ve bu emperyalist haydutların kılı kıpırdadı mı?

Hayır. Tam tersine İsrail’e destek vermeye tam gaz devam ediyorlar.

Biz hep ne diyoruz?

Bu emperyalist haydutlarda insani değerler namına hiçbir şey bulamazsınız. Bakmayın bunların kültürlerindeki birkaç namuslu düşünürün kitaplar yazmasına, söylevler vermesine. Bu çakallarda insana dair hiçbir şey yoktur.

Ve bu ülkelerin halkları da inanın yoksul Afrika Halklarından bile çok daha cahil. Her seferinde bu emperyalist çakalları seçip iktidara getiriyorlar ve ABD Çakalının saldırgan, namussuz, işgalci savaş örgütü NATO’nun kollarına girelim diye birbirleriyle yarış ediyorlar. Finlandiya’sından İsveç’ine, Belçika’sından Danimarka’sına, Hollanda’sına varıncaya kadar. Zır cahil bu ülkelerin halkları. Siyasi bilinç bakımından sıfır düzeyinde…

Ve ne yazık ki emperyalist kapitalizmin ve Ortadoğu’daki Antika Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının çamurlara bulayıp, çürüttüğü, insanlıktan çıkardığı insanlık âlemi, umursamaz hale geldi bu soykırımı. Arap Ülkeleri zaten festivaller, eğlenceler yapıyorlar. Oraların kralları, sultanları, emirleri, şeyhleri günlerini gün ediyor lüks içinde. Firavun’ların saltanatı, Nemrut’ların, Karun’ların saltanatı bile bunların yanında yoksul fakir evleri gibi kalır, bunların saraylarının, sürdükleri saltanatın yanında. Umurlarında değil Filistin Halkının uğradığı soykırım.

Türkiye’ye bakalım…

Tayyipgiller’in umurunda mı?

Hayır.

O yeni Şahlık, Padişahlık, Sultanlık, Reislik Anayasa’sı yapma derdinde. Onu yedirme derdinde. Dikkat edersek Siyonist İsrail’in uyguladığı soykırım artık manşetlerden düştü. İkinci, üçüncü sıradaki haberler durumuna geldi. Yani insanlık umursamaz hale geldi. Duyarsızlaştı bu soykırım karşısında.

Nazi Almanya’sının propaganda şefi Goebbels ne diyordu?

“Yöntem iyi uygulandığı takdirde kitleler her zaman beş yaşındadır.”

Evet, Tayyipgiller Türkiye’de bu yöntemi geliştirerek uyguluyorlar.

Batı’da da emperyalist haydutlar aynı yöntemi uyguluyorlar. İnanın biraz önce adlarını saydığım bu canavar AB devletlerinin ve ABD’nin liderlerinin, devletlerinin Nazi Almanya’sından zerre farkları yok. Bunlar daha usturuplu, daha sinsi, daha karanlık. Aradaki fark bu… Başka bir fark yok…

Filistin Halkını savunan Arap Dünyasında sadece üç liderin ülkesi vardı:

Muammer Kaddafi’nin Libya’sı.

Tabiî Filistin Halkını savunmak demek, aynı zamanda Siyonist İsrail’e düşman olmak demek cepheden, karşıdan. İşte bunlardan biri Muammer Kaddafi’nin Libya’sıydı. Muammer Kaddafi hem Arap Birliği’ni savunuyordu hem Afrika Halklarının, Ülkelerinin Birliği’ni savunuyordu. İşte emperyalist çakallar tarafından, haydutlar tarafından, onlarca bu iki affedilmez suçu nedeniyle, katlettirildi, linç ettirildi paçavra sokak çakallarına.

Ve Muammer Kaddafi’nin memleketine giderken onun konvoyunu kim vurdu?

Fransız Emperyalist Haydudunun uçakları vurdu. Böylece onu bertaraf ettiler.

Başka kim vardı?

Saddam Hüseyin’in Irak’ı vardı.

Aynı, Saddam Hüseyin de hem Arap Dünyasının Birliği’ni savunuyordu hem de Siyonist İsrail’in cepheden düşmanıydı.

Kitle imha silahları barındırıyor diye iblisçe bir yalanla ülkesine savaş açtı bildiğiniz gibi ABD Emperyalist Çakalı, onun NATO’su ve Avrupa Birliği Emperyalist Haydutları. Tâ Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan gelen 650 bin kişi civarındaki ABD Emperyalist Çakalının amigolarından oluşan ve Suudi Arabistan’da üslenen, mevzilenen savaş hazırlığı yapan ordular saldırdı Saddam Hüseyin’in Irak’ına. Bir ay süresince havadan vurdular, taş taş üstünde bırakmadılar. Tarihi müzeleri, anıtları bile yerle bir ettiler ve müzeleri yağmaladılar, oradaki tarihi eserleri çapul ettiler. Saddam Hüseyin’i tutsak ettiler. Onun namuslu, genç askerlerinden ve Irak Halkının vatansever gençlerinden oluşan “Direniş Güçleri” ABD Emperyalist Çakalının işgal ordularına karşı mücadele başlattı.

Saddam Hüseyin’e zindanda bir mektup getirdi ABD Emperyalist Çakalı. Orada deniyordu ki;

“Bu direnişi durdur, istediğin Arap ülkesine seni gönderelim orada gönlünce yaşa, ailenle beraber.”

Saddam Hüseyin bu mektubun içeriğini okumayı bir tarafa bırakalım, o mektubu eline almayı bile reddetti. “La, La (Hayır, Hayır)” çekti.

Yani Saddam Hüseyin; bir tarafta halkını ve vatanını satma seçeneği, öbür tarafta tepesinde sallandırılan yağlı urgana boynunu uzatma seçeneğiyle baş başa bırakıldı. Ve tereddütsüz bir şekilde Saddam Hüseyin, yağlı urgana boynunu uzatmayı tercih etti. Ve videosu var, yiğitçe idam sehpasında meydan okuyarak hayata gözlerini yumdu, son soluğunu verdi.

Hemen ertesi yıllarda İmralı’daki Abdullah Öcalan bir açıklama yaptı:

“Saddam kaba direniş yaptı”, dedi. “Bana da aynı şeyi teklif ettiler ama ben bu oyuna gelmedim”, dedi.

Biliyorsunuz sorgusunda gizlediği tek bir konu, tek bir nokta, tek bir olay kalmadı Abdullah Öcalan’ın. Bildiği, düşündüğü, tahmin ettiği her şey ve her kişiyi ele verdi. Ve Kemalist oldu o günlerde dikkat ederseniz:

“Atatürk Milliyetçiliği ırka dayanan bir milletçilik değildir, kültürel milliyetçiliktir. Bu milliyetçiliği ben de benimsiyorum, ben de savunuyorum”, dedi.

Bunların arasındaki farkı, değerlendirmeyi size bırakıyorum…

Bir üçüncü ülke daha vardı, Filistin Halkını ve Arap Dünyasının Birliği’ni savunan:

Beşşar Esad’ın Suriye’si.

Ve orayı da bildiğimiz gibi 2013’den bu yana vuruyor ABD Emperyalist Çakalı. Ve cehenneme çevirdi Suriye’yi. Fakat 2015’te Rusya’nın sahaya inmesiyle yenilgiden kurtuldu Beşşar Esad liderliğindeki Suriye Devleti ve vatansever Suriye Halkı. Çin Halk Cumhuriyeti de bildiğimiz gibi destekliyor, pasifçe de olsa Suriye’yi.

Türkiye’ye dönersek…

Tayyip bir taraftan numaradan “terör devleti” diyor İsrail’e değil mi?

Ama daha önce de birkaç kez söylediğimiz gibi, Amerika’da Yahudi Lobisi’nin boynuna taktığı Cesaret Madalyası’nı hâlâ boynunda taşıyor. Onu bile çıkarıp iade edemedi. Bırakalım Kürecik’i, İncirlik’i kapatmayı, onu bile çıkarıp iade edemedi.

Ve bu saldırı başlamadan bir ay kadar önce Netanyahu’yla el ele, kucak kucağa bir araya gelmişlerdi, değil mi?

Faşist, ırkçı, Siyonist, Arap düşmanı Benjamin Netanyahu’yla…

Evet, bunlar hep ikili, üçlü oynar. Ve İsrail’le olan ticarete hiç ara vermeden devam etti. Her gün yedi gemi İsrail’e her türlü mühimmatı taşımaya devam ediyor Türkiye’den. Hiç aksamadan… Burada da bir kesinti olmadı.

Ve Gazze’yi, Batı Şeria’yı vuran uçaklar uçuş ve atış eğitimlerini nerede yapıyorlar?

Konya Karapınar semalarındaki uçuş alanında. Orada da bir kesinti olmadı…

Bunların her şeyi numara, hile, düzen, aldatmaca üzerine kurulu. Kaç kez söyledik:

Siyasal İslamcılarda ahlâka, vicdana, insani değerlere, ulusa dair değerlere yer yoktur. Bulamazsınız. Ararsanız hüsrana uğrarsınız. Bunlar anında satarlar. Koltuk için, para için, avro için, dolar için, altın için. Satmayacakları bir değer yok bunların. Ve makam için.

Ne yazık ki halkımız bunların elinde, bunlar tarafından kandırılıyor.

Biz gerçek komünistler 1960’lı yıllardan bu yana Filistin Halkını hep destekledik, hep yanında olduk.

Ve dedik ki:

Siyonist İsrail Amerika demektir, AB Emperyalist Haydut Devletleri demektir. Onların Ortadoğu’daki ileri karakoludur, bekçi köpeğidir, petrol bekçisidir. Arap Dünyasında, Arap Coğrafyasında işgalcidir bu devlet, biz tanımıyoruz bu Siyonist Haydudu.

Ve bizim gibi gerçek komünistler de tanımıyor, Küba da tanımıyor.

Ama Arap Dünyasının pek çok ülkesi tanıyor. Hatta Suudi Arabistan İsrail’le anlaşmalar yapıyor. BOP çerçevesinde Türkiye’nin üç parçaya bölünmesinde birlikte faaliyet göstermek üzere anlaşıyorlar ve bunu yazılı mutabakat metnine dönüştürüyorlar.

İşte para, pul, altın, makam, koltuk, küp, saray insanları böyle insanlıktan çıkarır, çamurlara bular, paçavraya çevirir. Maalesef şu an bütün İslam Dünyası’nın liderleri bu kategoriye girer.

Bebeler katlediliyor yahu… 5500’e yaklaşan bebe katlediliyor… Hastaneleri bombalarla uçurup patlatıyorlar, terk edin, diye. Kuvözdeki çocuklar katlediliyor. Ama insanlığın kılı kıpırdamıyor.

Demek ki insani değerleri, ahlâki değerleri sadece biz gerçek komünistler taşıyoruz. Vatana, halka, dair değerleri sadece biz gerçek komünistler taşıyoruz. Böylece biz gerçek komünistler insanlığın doruklarında yaşıyoruz.

Eninde sonunda biz kazanacağız. Anlayacak bizi halkımız. Eninde sonunda anlayacak.

Kalın sağlıcakla.

22 Kasım 2023

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz