Ey Kadın Düşmanı AKP’giller Tarikatı’nın Resmi Sözcüsü, Ortaçağcı Diyanet İşleri Başkanlığı! Açık açık bunları da söyle ki tüm kadınlarımız derin uykularından uyansın!

30.12.2022
216
A+
A-

 

Kadınlarımızın giyim tarzına, toplumsal yaşamdaki konumlarına yönelik ve benzeri birçok konuda yayınlarla gündeme gelen Diyanet TV’de bu kez kadınların seyahat özgürlüğü hedef alındı. Diyanet İşleri Başkanlık Müşaviri Zeki Sayar, “Kadınlar yalnız yolculuk edebilir mi?” sorusuna: “Genel hükmü söyleyelim: Hanımefendilerin, eğer yanlarında oğlu, kocası gibi bir mahremi yoksa İslami ölçülere göre 90 kilometre ve daha fazla bir sefer mesafesine yalnız gitmeleri caiz, uygun değil” yanıtını verdi. İmam Şafi’nin, “Yanlarında en az iki üç kadının yer aldığı bir grubun oluşması durumunda kadınların, hac veya umre gibi amaçlarla 90 kilometre üzerindeki bir mesafeyi gidip gelebilecekleri”, şeklindeki görüşüne atıf yapan Sayar, ardından şunları söyledi:

Diyanet de yıllardır hac ve umre programlarında bu görüşü uyguluyor. Bu görüşü genelleştirirsek günümüz şartlarında yolculuklar, cemaatler halinde yapılıyor. Ziyaret etmek veya farklı amaçlarla bu turlar içinde kendisini güvenli hissettiğinde, bayan arkadaşlarıyla bu turlara katılabilir. İmam Şafi’nin bu görüşü çerçevesinde gidip gelmesinde sakınca olmaz.

Kurtuluş Partili Kadınlar olarak; Diyanetin yetkili hafızlarınca yapılan bu açıklamalara şaşırmıyoruz. Çünkü İslam, birbirine taban tabana zıt, iki farklı maddi dünyanın iki farklı biçimde toplumsal hayata yansıdığı iki döneme ayrılır: Mekke İslam’ı ve Medine İslam’ı!

Mekke İslam’ının değerleri ve Kur’an’a yansıyan ayet ve sureleri; eşitlik, adalet, kardeşlik üzerine kurulu bir Tarihsel Devrimin ürünüdür. Ezilenlerin; kölelerin, yetimlerin, dulların yani toplumun en alt kesiminin sesidir.

Hicret sonrası Medine’de yaşanan İslam ise, İslam’ın erkeklerin önderliğindeki cihatlar döneminin de başlamasıyla birlikte (maddi ganimetler, köleler ve cariyelerin ele geçirilmesiyle); Ortaçağcı Tefeci-Bezirgânlığın ve o dönemin baskın toplum biçimi olan Köleci Toplumun çürümüş değerlerinin ve ahlâkının yeniden egemen olduğu dönemdir. Dolayısıyla Medine’de ortaya konan ayetler, sureler ve hadisler, erkek egemen Köleci Toplumun kadınları yerden yere vuran içler acısı durumunu savunur hale gelir. İşte bu nedenle de Mekke döneminde ortaya konan 86 surenin hiçbirinde kadını vuran ayetler yer almaz. Kadını vuran ayetlerin tamamı, Medine döneminde ortaya konan 28 sure içinde yer alır.

Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut’un, öncelikle tüm kadınlarımızca mutlaka okunması ve anlaşılması gereken “Türban Konusu ve İşin Aslı…” adlı değerli kitabından alıntılayalım:

***

(…) Köleci Toplumun kadını düşürdüğü içler acısı durum, tamamen efendilerin gözünden yani egemen Antika Tefeci-Bezirgânların gözünden Kur’an’a ve Hz. Muhammed’in hadislerine yansır. Yaşanan maddi hayatın gerçekliği budur çünkü. O zaman “din dünyası”na yani Hz. Muhammed’in ortaya koyduğu ayet ve hadislerine de yansıyacak olan, bu dünyaya ait gerçekler-yaşananlar olacaktır.

İşte o zamanki Arap Toplumunun maddi yaşamından “din dünyası”na yani önce Hz. Muhammed’in zihnine, oradan da Kur’an ve Hadislere yansıyanlara bakmamız gerekir. Bu kapsamda bu yansımaları Arif Tekin’in “Kur’an’da Kadın ve Hz. Muhammed’in Hanımları” adlı kitabından aktaralım. Çünkü bu İlahiyatçı Yazar kapsamlı bir araştırma yapmış bu konuda.

“Eğer siz erkekler, kadınlarınızın -size karşı olan- serkeşliklerinden (saygısızlıklarından) endişe ediyorsanız, o zaman onlara nasihat edin, onları yataklarında yalnız bırakın ve onları dövün.” (Bakara Suresi, 34’üncü Ayet)

“Kız çocuğunun idrarı erkek çocuğununkinden daha pistir (necistir).” (Hadis)

“Bir erkek çocuğunuz dünyaya geldiği zaman onun için iki koyun veya keçi kesiniz; şayet çocuğunuz kız ise, o zaman bir koyun veya keçi kesiniz.” (Hadis)

“Sizi tek bir nefisten/candan (Âdem’den) yaratan, gönlü (sembolik olarak Âdem’in gönlü kast ediliyor burada; ama genel anlamda tüm erkekler için geçerli) ısınsın diye ondan da eşini (Havva’yı) yaratan odur/Allah’tır.” (A’raf Suresi, 189’uncu Ayet)

“Allah’ın huzur bulmanız için kendi nefsinizden size eşler (hanımlar) yaratması ve böylece aranızda sevgi ve merhameti var etmesi, Allah’ın varlık kanıtlarındandır.” (Rûm Suresi, 21’inci Ayet)

“Eğer Havva annemiz Âdem’e hıyanet etmeseydi (cennete yasak edileni ona yedirmeseydi), kadın kısmı hiçbir zaman erkeğe karşı gelmezdi; kocasına karşı hep saygılı ve itaatkâr olurdu.” (Hadis)

“Ey kadınlar! Sadaka verin, Allah’tan günahlarınızın bağışlanmasını dileyin. Çünkü bana cehennem ehli gösterildi, oradaki cezalıların çoğu kadınlardı.” (Hadis)

“[Bu sözler üzerine “Bizim suçumuz nedir?” diye soran kadınlara cevaben] Çünkü çoğu kez hem ağzınızdan kötü söz çıkar; hem de sizler kocalarınıza karşı çok nankörsünüz. Bir de siz, hem dinen hem de aklen eksik yaratılmışsınız. Sizin gibi hem aklı hem de dini eksik olanlar, kalkıp da akıl sahibi olan erkeklerin aklını çelebilsin, böyle birini görmedim, böyle bir örnek yok.” (Hadis)

“Veresiye alışverişlerde iki erkek şahit tutun. Şayet iki erkek yoksa o zaman rıza göstereceğiniz, kabul edebileceğiniz bir erkekle iki kadın şahit tutun. Bu durumda, şayet o şahit olan iki kadından biri unutursa (yanılırsa) diğeri ona hatırlatmış olur.” (Bakara Suresi, 282’nci Ayet)

“Kadınlardan kendinizi koruyun! Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlardan gelmedir.” (Hadis)

“Erkekler, kadınların yöneticileridir. Sebebine gelince, hem Allah’ın kimisini kimisine karşı üstün kılmış olması, hem de erkekler mallarından harcama yaptıkları için kadınlara karşı yöneticiler. Başkaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın ve onların dövün.” (Nisa Suresi, 34’üncü Ayet)

“Şayet bir toplum, yönetimini kadına bırakırsa, o toplum iflah olmaz (huzur bulmaz)” (Hadis)

“Eğer Allah’tan başka herhangi birine secde etmek olsaydı, ben Allah olarak ‘kadın kocasına secde etsin’ (ona eğilsin) diyecektim.” (Hadis)

“Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır; ancak erkekler için kadınlar üzerinde bir üstünlük payı vardır.” (Bakara Suresi, 228’inci Ayet)

“Allah size çocuklarınız hakkında, erkek olan çocuğa kız çocuğunun payının iki katını -miras vermenizi- emreder.” (Nisa Suresi 11’inci Ayet)

“Şayet bir erkek hanımını yatağa/cinsel ilişkiye davet eder de hanım gitmemezlik ederse ve böylece o erkek dargın bir şekilde yatağına girerse, bu durumda melekler o kadına sabaha kadar lanet yağdırırlar.” (Hadis)

“Bir kadının kocası, şayet kendisinden razı olacak bir durumda ölürse, o kadın cennetliktir.” (Hadis)

“Kocası kendisinden razı olmayan bir hanımın ne namazı ne de başka bir ibadeti kabul olunmaz; onun ibadetinin kabulü, ancak kocasının rızasına bağlıdır.” (Hadis)

“Evde, kadında ve atta/beygirde uğursuzluk vardır veya uğursuzluk olsaydı at, ev ve kadında olurdu.” (Hadis)

Görüldüğü gibi, arkadaşlar; ortaya konan ayet ve hadisler, kadının yerden yere vuruluşunu din adına kutsuyor. Yukarıda birkaç yerde belirttiğimiz gibi başka türlü de olamazdı zaten. (Nurullah Ankut, Türban Konusu ve İşin Aslı, Derleniş Yayınları, s. 60-62)

***

Yani yetmez Diyanetin hafızları, bunları da açık açık fetva edin!

Deyin ki Kadınlar (Eksik Etekler!):

  • Erkeklerle eşit değildir, ancak iki kadın bir erkek eder,
  • Erkekleri ve toplumu dinden çıkaran şeytanlardır,
  • Uğursuzdur, günahkârdır,
  • Aklen kıttır,
  • Fitne kaynağıdır,
  • Erkeklerin mutfak ile yatak odası arasındaki köleleridir,
  • Toplumda asla söz sahibi, yönetici olamazlar,
  • Erkeklere secde etmelidirler! Erkeklerin sözünden çıkamazlar! Çıkarlarsa erkekler tarafından her türlü şiddeti, hatta ölümü hak ederler,
  • Maddi haklara sahip değildir!

Bunları açıkça fetva edin ki, Laik Cumhuriyet kurumu altına gizlenmiş peçeniz yere düşsün! Gerçek yüzünüz görünsün ve böylece derin uykularından uyansın, başta kadınlarımız olmak üzere kadın, erkek tüm halkımız!

Görsün Ortaçağ’ın karanlık yüzünü kadınlarımız! Görsün ki laikliğin hele de kadınlar için ekmek kadar, hava ve su kadar yaşamsal olduğunun bilincine varsın! Bilincine varsın ki sizin Tarihin en eski, en asalak, en vurguncu sınıfı olan Tefeci-Bezirgân Sermayenin ideolojisinin temsilcisi olduğunuzu anlasın! Anlasın ki Tefeci Bezirgân Sermayenin, etle tırnak gibi kaynaşık olduğu AB-D Emperyalistleri ve yerli Finans-Kapital ile birlikte halkımızı Ortaçağcı Faşist-Din Devleti’ne koşar adım sürükleyişine karşı mücadele etsin! Demokratik Halk İktidarımızı kurmak için İkinci Kurtuluş Savaşı’mıza katılsın!

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

Laiklik Kadının Özgürlüğüdür!

30 Aralık 2022

Kurtuluş Partili Kadınlar

 

 

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz