Eğer Yeni CHP’nin şefleri İmamın Oğlu Ekrem ve Özgür Özel ve şürekâsı, Aydın Gençliğimiz başta gelmek üzere Halkımızın bu hainler haini, Amerikan yapımı, Amerikan kuklası Tayyipgiller iktidarına karşı başlattığı başkaldırı ve isyan dalgasına sırtlarını dönüp onu sönümlendirmeye çalışmasaydı;

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

İçimde bir burukluk; bir aile yakınımı, bir yoldaşımı ya da patili dostlarımdan birini kaybetmişim gibi… Zaten dün gece, sokakta baktığımız köpekler, yine sokakta baktığımız kediciklerimden birini öldürmüşler, üzüldük tabiî son derece.

Fakat esas üzüntü kaynağım; halkımızın, bu Tayyipgiller adlı Amerikan yapımı, mafyatik, çıkar amaçlı bir suç örgütünden başka hiçbir şey olmayan iktidarına karşı başlattığı isyanın, Yeni CHP’nin şefleri tarafından yani Özgür Özel’ler, İmamın Oğlu Ekrem’ler ve diğerleri tarafından söndürülmüş olması.

Oysa halkımız artık yaka silkmişti bu Amerika’nın başımıza sardığı Tayyipgiller belâsından.

Onun ihanetleri, onun yaptığı vatan satıcılıklar, bunların yaptığı hırsızlıklar, yolsuzluklar, vurgunlar, talanlar ve bütün bu kanunsuzlukları sonucunda halkımızın kuru ekmeğe, kuru soğana muhtaç edilişi, işsizlik ve pahalılık cehenneminde yanıp yakılışı, halkımızda korkunç bir isyan dalgası uyandırmıştır.

Yedi gün boyunca milyonlar sokaklara, meydanlara aktı, başta İstanbul Saraçhane Meydanı olmak üzere. Jön Türk Gelenekli yani Devrimci Gelenekli, Kuvayimilliye Mustafa Kemal, İnönü Gelenekli gençliğimiz, özellikle üniversite gençliğimiz, okul kampuslarını isyan meydanlarına çevirdi ve çığ gibi aktı Saraçhane Meydanı’na ve diğer illerdeki önemli meydanlara. Bu kötülükler imparatorluğuna karşı öfkesini, nefretini, hıncını haykırdı.

Eğer bu isyan dalgasına; Yeni CHP’nin şefleri namuslu, içtenlikli, halksever ve vatansever olabilselerdi, zerre miktarda olabilselerdi, sahip çıkarlardı ve bunu büyüterek zafer kazandırırlardı. Kendileri de aynı zamanda zafer kazanmış olurlardı ve Tayyipgiller adlı bu kötülükler imparatorluğu, baştan aşağı yıkılırdı. Ama tam tersini yaptı bu Yeni CHP şefi. Öyle görülüyor ki anlaştılar Tayyipgiller iktidarıyla; artık karşılıklı olarak ne alıp ne verdiklerini, netçe bilemiyoruz biz.

Zaten defalarca belirttiğimiz gibi, Meclisi dolduran bu 600 milletvekilinin 595’ini ve bütün siyasi parti şeflerini Amerikan Emperyalist Haydudu oynatıyor, onun casus örgütleri oynatıyor. Bunların hiçbiri kendi aklıyla, fikriyle oynamıyor. Kukla bunlar.

Ve ABD Emperyalist Haydudu, Tayyipgiller’deki onun Kaçak ve de Haram Saray’ının Arkadan Bohçalı’sındaki ihanet potansiyelini sonuna kadar kullanmaya, sömürmeye karar vermiş. Onlarla, Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi PKK’yi ve onun legal plandaki temsilcisi DEM’i masaya oturtacak. Ve bunlara BOP’un Türkiye ayağını uygulatmak için anlaşma yaptırtacak, önümüzdeki günler bu süreci yaşatacak Türkiye’ye.

Ve 1991’den bu yana söylediğimiz gibi, Amerikan Emperyalist Haydudu, Türkiye’yi en az üç parçaya bölmek için Yeni Sevr demek olan BOP’u zaten uygulamaya koymak için fırsat bekliyordu. Ve o çerçevede siyasi iktidarlar, siyasi partiler belirliyordu. Tayyipgiller de işte BOP Eşbaşkanlığı yapmak ve ABD’nin bu konuda kendilerine verdiği görevi harfiyen yerine getirmek sözü vererek iktidara taşındılar ve 23 yıldan bu yana da iktidarda tutulmaktadırlar.

MHP ise zaten baştan itibaren, 1965’den itibaren, ABD’nin Süper NATO’sunun, Gladio’sunun, Kontrgerilla’sının legal plandaki paramiliter bir örgütü. Doğrudan CIA oynatır bu partinin şeflerini.

İşte bunlara, Tayyipgiller’le beraber, BOP’u uygulamaya koydurtmaya başladı.

1 Ekim 2024’te başlatılan Kaçak ve de Haram Saray’ın Arkadan Bohçalı’sı Devlet Bahçeli’nin, Abdullah Öcalan Açılımı adını verdiği açılım, tümüyle bunu amaçlıyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi, ABD alçağı bunları kullanarak, BOP’un Türkiye ayağını hayata geçirmeye çalışacak.

Bunların tabanları zaten bu işe yatkın. Tayyipgiller tabanında ulusa dair hiçbir değer yok. Onlar Ortaçağ’ın ümmetçilik konağını yaşamakta ve onun özlemini duymaktadırlar. MHP tabanıysa zaten liderlerinin kulu, kuklası durumundadır. Onlar vatanın tamamını satsa bile bu MHP tabanından çatlak bir ses çıkamaz.

İşte bunların içlerinde yer almış olan vatansever, Kuvayimilliyeci, Mustafa Kemalci Sinan Ateş’i, ABD’nin emriyle ve Türkiye’de Bohçalı’nın, İzzet Ulvi Yönter’in, Semih Yalçın’ın ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın verdiği buyruklarla katlettirdiler torbacılara değil mi, Ankara’nın ortasında, güpegündüz?

Daha önce de belirttik; İmamın Oğlu Ekrem ve Özgür Özel ve benzeri Yeni CHP şefleri de BOP’un Türkiye ayağının uygulanmasına itiraz etmezler. Onlar da Amerika tarafından devşirilmiştir çünkü.

Ama CHP tabanı, CHP’ye oy veren geniş kitleler Kuvayimilliye ve Mustafa Kemal-İnönü geleneğine bağlıdır, o ruhu taşırlar. O yüzden, bu Yeni CHP’nin şefleri gönüllerince bu ihanet planını uygulamaya sokamazlar, tabanları itiraz eder bunlara. Ama Tayyipgiller ve MHP tabanından böyle bir itiraz gelmez.

İşte o yüzden, Tayyipgiller’i bu dönem de iktidarda tutmaya karar verdi ABD. Sanıyoruz düşündü ki; Tayyipgiller, artık Kaçak Saray Sultanı Tayyip’in son demlerini yaşayışı sebebiyle iktidarlarının sonuna yaklaştılar. Bunlardaki ihanet potansiyelini iyice sağalım bir, kullanalım, sonra Yeni CHP şeflerine; İmamın Oğlu Ekrem’e ve diğerlerine sıra gelir. Onları da çıkar arabamızın beygirleri olarak koşum altına alırız, kullanıma sokarız, diye düşündüler.

Ve sanıyoruz, bunlara da böyle bir sinyal verdiler; sizin yaşınız genç. Tayyip zaten son günlerini, son demlerini yaşıyor. Yani Türkiye’de şu anda bir karışıklık çıkarmayın, itiraz sesleri yükseltmeyin, Tayyip sonuna kadar sürdürsün iktidarını, zaten o bedence tükenişe uğrayınca sıra size gelir, size de iktidar veririz, sözü verdiler. Bu bağlamda bu ihanet projesi yürüyüp gidiyor. Türkiye’de, ABD’nin oynattığı bu ihanet tiyatrosu oynanıyor sonuna kadar.

Bunu ne bozabilir, bu ihanet oyununu ne bozabilir?

Halkımızın uyanışı, bilinçlenmesi bozabilir.

İşte bu sebepten biz, halkımıza, durup dinlenmeden, tekrar tekrar bu acı gerçekleri anlatıyoruz. Her şey halkımızın bizi anlamasına kalmış.

 

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Böylesine kara günlerde, yine de halkımızın bir kültür, bir gelenek haline dönüşmüş olan Ramazan Bayramlarını kutlarız.

İnsanlarımızın, elden geldiğince, olabildiğince bu bayramlarını kutlu ve mutlu geçirmelerini isteriz.

Kalın sağlıcakla…

29 Mart 2025