Birinci Kuvayi Milliyeciliğimizin zaferle taçlandığı 29 Ekim Kutlu Olsun >>> 29.10.2012

29.10.2012
233
A+
A-

Cumhuriyet düşmanı Tayyipgiller’e inat Kurtuluş Partililer Türkiye’nin dört bir tarafında 29 Ekim’i kutladı

Cumhuriyet’e olan düşmanlıklarını her fırsatta pervasızca gösteren Tayyipgiller’in tüm engellemelerine, tehditlerine, saldırılarına rağmen biz Kurtuluş Partililer, Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın kazanımı olan Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim’in yıldönümünü Türkiye’nin dört bir tarafında yaptığımız basın açıklamalarıyla kutladık.

 

 

 

İstanbul  

İstanbul’daki basın açıklamamızı saat 13.00’da Taksim Meydanı’nda gerçekleştirdik. Açıklamamızı İstanbul İl Başkanı’mız Av. Pınar Akbina okudu. 

Halkımızın yoğun ilgi gösterdiği açıklamamızda Akbina, AB-D Emperyalistlerinin taşeronluğunu yapan Tayyipgiller’in, halklarımızı 89 yıl önceki koşullardan daha da geriye götürdüğünü belirterek; tıpkı Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızda olduğu gibi, AB-D Emperyalistleri ve yerli işbirlikçilerin İkinci Kurtuluş Savaşçıları öncülüğünde halklarımız tarafından tarihin çöplüğüne gönderileceklerini ifade etti.   

Eylem sırasında sık sık “Yeni Sevr’e Karşı Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız”, “Kahrolsun AB-D Emperyalizmi”, “Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler”, “Şeriat Ortaçağdır”, “Katil AB-D Ortadoğu’dan Defol”, “Davamız Halkların Kurtuluş Davasıdır” sloganlarımızı aramıza katılan halkımızla birlikte gür biçimde haykırdık.

 

İstanbul’dan Kurtuluş Partililer 

Ankara  

 Biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak mazlum halklarımızın emperyalist işgalcilere karşı verdiği Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’nın kazanımlarına her zaman olduğu gibi sahip çıkıyoruz. Ulusal Kurtuluşu Toplumsal Kurtuluşla taçlandırmanın mücadelesini yürütüyoruz yıllardır. 

Cumhuriyetin 89’uncu yılını HKP olarak bir basın açıklamasıyla kutladık. 

Partimizin önünden başlattık yürüyüşümüzü. Basın açıklamasının yapılacağı Sakarya Meydanı’na kadar pankartlarımızla, bayraklarımızla, sloganlar eşliğinde yürüdük. “Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal ve onun En Büyük Müttefiki Lenin” ve “Yeni Sevr’e Karşı Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız” pankartlarımız ellerimizde, “Gün Gelecek Devran Dönecek Tayyipgiller Halklara Hesap Verecek”, “Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız”, “Kahrolsun ABD AB Emperyalizmi”, Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler” sloganları dillerimizde gerçekleştirdik basın açıklamasını. 

Basın açıklamasıyla andık Birinci Kuvayimilliyecileri. Basın açıklamasının ardından yine kortej oluşturarak Partimize kadar sloganlar eşliğinde yürüdük. 

Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının yarım bıraktıklarını biz tamamlayacağız. Demokratik Halk İktidarını kurup Halklarımızı nihai kurtuluşa ulaştıracağız. 

Ankara’dan Kurtuluş Partililer 

 

Bursa  

Tayyipgiller’in gemiyi azıya aldığı son yıllarda, Birinci Kuvayimilliye’ye ve onun yadigârı kurum ve kuruluşlara sahip çıkmak biz Halkın Kurtuluş Partililer için daha bir anlamlı olmaya başladı. Bu kurumlara ve değerlere sahip çıkma görevi biz İkinci Kurtuluş Savaşçılarının önünde durmaktadır. 

İşte bu sorumluluk ve görevimiz gereği saat 14.00’da Kent Meydanı’nda buluştuk. Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal ve onun en büyük müttefiki olan Lenin’li pankartlarımız başta olmak üzere pankartlarımız ve bayraklarımızla Bursa Halkına seslendik. 

Bursa Halkı da sesimize kulak vererek bizleri ilgi ve coşku ile izledi ve alkışladı. Basın açıklamamızı İl Sekreterimiz Gülistan ÇELİK Yoldaş’ımız okudu. 

Basın açıklamasında sık sık “Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi!”, “Emperyalistler İşbirlikçiler Geldikleri Gibi Gidecekler!”, “Katil ABD Ortadoğudan Defol!”, “Davamız Halkın Kurtuluş Davasıdır!”, “Gün Gelecek Devran Dönecek Tayyipgiller Halka Hesap Verecek!”, “Yeni Sevr’e Karşı Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız!”  ve “Halkız Haklıyız Kazanacagız” sloganları atıldı. 

                                                                                                                                                     Bursa’dan  Kurtuluş Partililer 

 

İzmir  

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı HKP İzmir İl Örgütü tarafından yapılan bir yürüyüş ve basın açıklamasıyla kutlandı. 

29 Ekim’de saat 14.00’da Karşıyaka İZBAN istasyonunda toplanan Kurtuluş Partililer burada açtıkları pankart ve dövizlerle yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş boyunca Cumhuriyetin anlamı üzerine konuşmalar yapıldı, coşkulu sloganlar atıldı. İzmir Halkının ilgiyle ve beğeniyle izlediği yürüyüş Karşıyaka Çarşı’nın iskele tarafındaki girişine kadar sloganlarla devam etti. 

Burada Halkın Kurtuluş Partisi İzmir İl Başkanı Av. Tacettin ÇOLAK tarafından Cumhuriyetin anlamı ve kuruluş amacı ile ilgili bir açıklama yapıldı. 

Eylem sırasında sık sık “Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi”, “Emperyalistler İşbirlikçiler Geldikleri Gibi Gidecekler”, “Gün Gelecek Devran Dönecek Tayyipgiller Halka Hesap Verecek”, “Yaşasın Tam Bağımsız Demokratik Türkiye”, “Halkız Haklıyız Kazanacağız”, “Şeriat Ortaçağdır” sloganları atıldı.

 İzmir’den Kurtuluş Partililer

 

      

      

 

Okunan Açıklama: 

Çanakkale’de Yazıldı Yeni Türkiye’nin önsözü

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ile tamamlandı giriş  

AB-D Emperyalistleri ve Yerli Satılmışlar söz sahibi oldular sonrasında

Ama son söz daha söylenmedi Son sözü halklarımız söyleyecek

Bu topraklar üzerinde yaşayan 72 milletten insanın Emperyalist Yedi Düvel’e karşı ortak zaferiydi Çanakkale Zaferi. Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızda Yörük Ali Efe Çetesi’nde savaşan, Köyceğiz Kuvayimilliye Komutanı, Türkiye Devrimi’nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi “Çanakkale Zaferi sadece bizim değil, tüm mazlum milletlerin Emperyalizme karşı ilk zaferi”ydi. Fazıl Hüsnü Dağlarca da Çanakkale Zaferi’ni “Yeni Türkiye’nin önsözü” olarak görüyor.

Bu zaferle birlikte atıldı Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın temelleri. İlk olarak Çanakkale Zaferi ortaya çıkardı Emperyalistlerin aslında kâğıttan kaplan olduğunu. Halklar, “Yeter artık!” diyerek ayağa kalkarsa, emperyalistlerin yenilgiye uğratılabileceğini tüm mazlum halklara Çanakkale Zaferi gösterdi. Çanakkale Zaferi kanıtladı Mustafa Kemal’in askeri dehasını dosta düşmana…

Çanakkale’de önsözü yazanların, destan yaratanların önderliğinde verildi Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı. Türküyle, Kürdüyle, Alevisi, Sünnisiyle, kadını, erkeğiyle ayaklanan Halklarımız, Emperyalist İşgalcileri, yanlarında yerli satılmışlarla birlikte geldikleri gibi gönderdiler inlerine. Birinci Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın en büyük müttefiki Lenin ve Sovyet Halklarının da büyük yardımlarıyla, “cansız bir vatan, kansız bir millet” yaratmak isteyen emperyalist işgalcilere ve yerli satılmışların suratlarına tüm mazlum halklara örnek olacak tokat da atılmış oldu. Emperyalist Yedi Düvel ve yerli satılmışlara atılan tokatla gelen zaferin ardından 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi.

İşte emperyalistler ve yerli satılmışlar bu tokadı unutamadılar. 89 yıldır bu tokadın intikamını almaya çalıştılar dur durak bilmeden. 2012 yılının 29 Ekimi’nde aşağılık çabalarının en “kaliteli” ürünlerini alıyorlar artık. Çanakkale’de önsözü yazanların, 29 Ekim Cumhuriyetin ilanıyla giriş bölümünü tamamlayanların izi tozu silinmeye, bu zaferler unutturulmaya çalışılıyor.

89 yıl önce çok büyük bedeller ödeyerek gönderdik inlerine emperyalistleri, bugün artık ellerini kollarını sallayarak giriyorlar ülkemize.

“Verilecek bir karış toprağımız yok!” diyerek başlattılar mücadeleyi atalarımız. O bir karış toprak için kanlar döküldü oluk oluk, bugün topraklarımızı emperyalistlerin torunları paralarıyla satın alıyorlar.

  89 yıl önce emperyalistlerin Sevr planını da, onlara kucak açan Ortaçağcı İrticacıları da parçalayıp attı atalarımız, bugün Yeni Sevr’e doğru götürülüyor bu vatan.

   89 yıl önce verilen mücadele; onur mücadelesiydi aynı zamanda. Yok sayılmaya, “Hasta Adam” muamelesine, aşağılanmaya, itilmeye bir isyandı halklarımızın mücadelesi. Bugün Türk Ordusu’nun başına çuval geçiriliyor AB-D Emperyalistleri tarafından, Yurtsever askerler, bilim insanları adi birer suçlu gibi zindanlara tıkılıyor, AB-D Emperyalistlerinin talimatlarıyla. Onurdan nasibini almamış Ortaçağcı İrticacılar alkış tutuyorlar.

   89 yıl önce Birinci Kuvayimilliyeciler kurdular, ağır sanayi tesislerini, madenleri, limanları, iletişim sistemlerini, Sümerbank’ı, Seydişehir Alüminyum’u, fabrikaları. Bugün bu ekonomik değerlerimiz vatan tanımaz, halk düşmanı ümmetçi kafalar tarafından, yangından mal kaçırırcasına, haraç mezat yerli-yabancı Parababalarına, Özelleştirme adı altında peşkeş çekiliyor.

   89 yıl önce kazanılan zafer yol gösterdi Ortadoğu’nun, Afrika’nın, Latin Amerika’nın mazlum halklarına. Mustafa Kemal’in ve yol arkadaşlarının mücadelesini, bu vatan için yaptıklarını örnek aldı Nasır, Musaddık, Che, Fidel… Emperyalistlere karşı mücadelenin fitilini ateşledi, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mız. Bugün AB-D Emperyalistlerinin Müslüman Arap Halklarına giriştikleri Haçlı savaşında Tayyipgiller, Türk Ordusu’nun Özel Tören Paşaları gönüllü maşa olarak yer almakta. Tabiî ki alavere dalavereyle cepheye sürülecek olan, Türk ve Kürt Memetlerdir…

   89 yıl önce Mehmetçiklere bu vatan topraklarına emperyalistlerin adım atmaması-atamaması için ölmesi emrediliyordu. Bugün Mehmetçiklere, emperyalistlerin aşağılık çıkarlarına hizmet etmesi için ölmesi emrediliyor.

   89 yıl önce Birinci Kuvayimilliyeciler, halkların kanlarıyla beslenen emperyalistlere karşı Mazlum Halkların yanlarında oldular. “Kardeşim” dediklerine düşman olmadılar. Bugün Arap Halklarının düşmanlığını kazanıyoruz Ortaçağcı İrticacıların sayesinde.

   89 yıl önce Birinci Kuvayimilliyeciler, Emperyalist İşgalcilerin ülkelerine sağ salim dönmesi için dua etmediler. Bugün Tayyipgiller’in ağızlarından duaları, kendilerini lağım deliğine şimdilik süpürmeyen AB-D Emperyalistleri için dökülüyor.

   89 yıl önce Türklerin ve Kürtlerin ortak mücadelesiyle bu vatan Batılı Emperyalistlerden kurtarıldı. Bugün bin yıllık kardeşlik, AB-D Emperyalistlerinin bin ülkeli bir dünya projesi uğruna düşmanlığa dönüştürülmekte.

   89 yıl önce Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının önderliğinde verilen mücadelenin arkasında Lenin vardı, Sovyet Halkları vardı. Mustafa Suphiler, Onbeşler, gerçek TKP, Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı desteklediler bu kutsal savaşı. Denizler de, Mahirler de sahiplendiler bu mücadeleyi ve kendilerini bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaşçıları olarak nitelendirdiler. Bugün gafil solcularımız Mustafa Kemal’i emperyalizmin ajanı, Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı da Türk-Yunan Savaşı olarak görüyorlar.

   89 yıl önce Birinci Kuvayimilliyeciler zoru görünce bu vatan topraklarını bırakıp kaçmadılar, ikinci kategori insan konumuna düşmediler. Mustafa Kemal de şöyle haykırıyordu:

“Saadet ve musibetler hep bizler içindir. Kaderimiz iyi veya kötü de olsa vatanı bırakıp kaçmaya hakkımız yoktur. Alnımızın yazısı ne ise ona razı olacağız. Kabahatli isek cezamızı çekecek, fakat bu topraklar üstünde kalacağız.”

   Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı da “kara toprağın kuru öküzü” gibi yaşadığı ülkesini hiç terk etmedi, işkencelere, ömrünün üçte birini geçirdiği mahpusluklara, çektiği bütün acılara rağmen. O’nun öğrencileri de aynı davranışı sergiledi, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de. Bugün Halklarımıza, Mustafa Kemal’e, Türk Ordusu’na, Bilim İnsanlarına, Yurtseverlere karşı hayâsız akını örgütleyen AB-D Emperyalistlerinin Müdürü İblis, ABD’nin güvenli kucağında dincilik yapıyor. Halklarımızın “Yeter artık!” diyerek ayağa kalkacağı-kalktığı günlerde, AB-D Emperyalist vatanlarına yerleşebilmenin planlarını ve hazırlığını yapıyorlar yerli satılmış hainler. Onun içindir yurtdışında servet biriktirmeleri…

   89 yıl önce Birinci Kuvayimilliyecilerin eksik de olsa getirdikleri Laiklik, bugün Ortaçağcı İrticacılar eliyle ortadan kaldırılıyor.

   89 yıl önce “yarımız olan kadını”ın yeri “öküzümüzden sonra gel”miyordu. Sosyal ve iş yaşamında yer alması için uğraş veriliyordu. Bugün kadınlarımızın kafası Şeriatın bayrağı Türbanla kapatılmaya, tüm sosyal ve iş yaşamlarından soyutlanmaya çalışılıyor.

Birinci Kuvayimilliyecilerin kurdukları Köy Enstitüleriyle gençler aydınlığa kavuşturuluyordu. Bugün İmam Hatip Okullarıyla birlikte gençlerimiz Ortaçağ Karanlığına doğru yuvarlanıyorlar.

89 yıl öncekine göre durum görüldüğü gibi daha vahim. Karşıdevrimci cephe daha da genişlemiş durumda. AB-D Emperyalist canavarlarının yanında yerli Parababaları (TÜSİAD, TİSK, TOBB, MÜSİAD), Ortaçağcı-Şeriatçı Tayyipgiller, pezevenkleşmiş medya kalemşorları, gafilliğinden AB-D yolunu savunan, farkında olmadan solculuk yaptığını sanıp bu cephenin içinde yer alan Sahte Solcular, hainliğinden AB-D kucağında gönüllü yer alan Sorosçu uşaklarla…

89 yıl önceki “Birinci Kuvayı Milliyecilik: SİLÂHLI, askercil, sıcak savaştı. Bu savaşın bütün yokluklarına rağmen cephesi açıkça belirliydi. Stratejisi ve taktiği az çok genel kurallara göre basitti. Hedefi ise olağanüstü kolay anlaşılırdı.”

Bugün, İkinci Kuvayı Milliyecilikte, cephe ne denli baş döndürücü, strateji ve taktik ne denli karmakarışık, hedef ne denli güç anlaşılır olursa olsun, Birinci Kuvayimilliyeciliğin devrimci, kutsal Mustafa Kemal gelenekli CUMHURİYET BAYRAĞI başımızdadır.

Sadi, “Kâinatın bütün ırmakları, bir adamın adalete olan susuzluğunu dindiremez”, diyor. Halklarımızın nihai kurtuluşa olan, gerçek kurtuluş olan Demokratik Halk İktidarına olan özlemini hiçbir şey dindiremeyecek.

Son sözü söyleyen yiğit devrimci halklar olacaktır. İnsan soyunun en büyük düşmanı AB-D Emperyalistlerine bel bağlayanlar, onlardan medet umanlar, onlarla ittifaka girenler, AB-D yolunu çözüm diyerek savunanlar, Ortadoğu Halklarına yönelik Haçlı Savaşında AB-D Emperyalistlerine yol gösteren Ebu Rigal’ler, eninde sonunda hüsrana uğrayacaktır.

İşçi Sınıfımız, üretmen halkımız, esnafımız, namuslu aydınlarımız, Sivil-Asker Gençliğimiz ve Kürt kardeşlerimizin, “Yeter artık!” diyerek ayağa kalkacağı günler eninde sonunda gelecek. Bu halk selinin önünde hiçbir güç duramayacaktır o zaman. Ne askerleri, ne son teknoloji bombaları kâr etmeyecek o zaman. Bu halk selini de biz yönlendireceğiz bu topraklarda. Halklarımızla omuz omuza vererek, hainlerin-işbirlikçilerin egemen olduğu bu soygun ve vurgun düzenini, yerli-yabancı Parababaları düzenini yıkacağız. Demokratik Halk İktidarını kuracağız.

İşte o zaman Birinci Kuvayimilliyeci atalarımızın önsözü ve giriş bölümünü yazdıkları destanın son sözü de yazılmış olacak. 29 Ekim 2012

 

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi