AKP’giller’den Efkan Ala Genel Başkan’ımıza Tazminat Davası açmış: İşledikleri savaş suçunu tazminatla perdelemeye çalışıyorlar

04.12.2020
113
A+
A-

Suriye’ye karşı AKP Hükümetlerinin, sırf AB-D Emperyalistlerine yaranmak için, yürüttükleri savaş çığırtkanlığı ve Ortaçağcı çetelere verdikleri destek, ÖSO’ya (Özgür Suriye Ordusu) MİT TIR’larıyla gönderilen silah ve mühimmatla doruk noktasına ulaşmıştı. Suriye konusunda işlenen suçlara karşı yapılan suç duyurularında, bırakalım kovuşturmayı Cumhuriyet Savcılarınca herhangi bir soruşturma bile başlatılmamış, başvurular hep sonuçsuz kalmıştı. Çünkü 12 Eylül 2010 Referandumu’ndan sonra AKP’nin hukuk bürolarına çevrilmiş olan mahkemelerden sonuç almak mümkün olmuyordu.

Ortadoğu’yu ve özellikle de ülkemizi felakete sürükleyen ve savaş suçu oluşturan bu girişimleri durdurmak için tek müracaat mercii olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) kalmıştı. Halkın Kurtuluş Partisi ve Genel Başkanı Nurullah Ankut, 02.06.2015 tarihli Suç Duyurusu Dilekçesi ile UCM’ye başvurdu.

Bu dilekçeye cevaben UCM Savcılığı, başvurunun değerlendirmeye alındığına dair biri İngilizce biri Fransızca iki belge gönderdi.

UCM’ye başvurunu ardından o zamanın İçişleri Bakanı Efkan Ala olmak üzere, Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından “Hakaret, İftira ve Suç Uydurma” isnadıyla Ankara Başsavcılığına 08 Haziran 2016’da şikâyette bulunuldu. Bu şikâyeti sonuca bağlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “İftira” ve “Suç Uydurma” suçlamalarını yerinde bulmamış, “Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” vermiştir.

Fakat Savcı, “Hakaret” suçlamasıyla iddianame düzenleyerek dava açmıştır. Ankara 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi de 14.10.2015 tarihinde aldığı bir kararla bu iddianameyi kabul ederek dava başlatmıştır. Asliye Cezadaki Dava süreci Genel Başkanımız Nurullah Ankut’un 1 (bir) yıl 2 (iki) ay 22 (yirmiiki) gün hapis cezası ile cezalandırılmasıyla sonlanmıştır. Karar HKP Avukatları tarafından 20.04.2016 tarihli temyiz dilekçesi ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesine gönderilmiştir. Ve ceza dava süreci halen devam etmektedir.

İşte Efkan Ala ceza dava süreci daha devam ederken Genel Başkan’ımız hakkında tazminat davası açmıştır.

Böylece AKP’giller, İçişleri eski Bakanı Efkan Ala aracılığıyla, “bizimle çok uğraşan partiyi ve önderini hukuk bürolarımızda verdirttiğimiz cezalarla yıldıramadık, bir de yüksek meblağlı tazminat davası açalım, bizimle uğraşmak neymiş gösterelim” mesajını gönderiyorlar.

Genel Başkanımız hakkında, Efkan Ala tarafından açılan 50.000 TL’lik manevi tazminat davasının perde arkası budur.

Oysa ne diyor gerçek insan gerçek devrimci Nurullah Ankut:

“Bilmiyorlar ki doğruyu, haklılığı, adaleti ve tahrip edilmiş en insancıl, en yüce değerleri savunanlar, o değerlerin simgesi olanlar, Tarihte hiçbir zaman yargılanamamıştır.

“Onlar katledilebilir, işkenceye uğratılabilir ama asla yargılanamaz. Tarih ve halklar onları her zaman beraat ettirirler. Ve biz de çoktan bu davadan beraat etmiş durumdayız. Halkımız karşısında, insanlık vicdanı karşısında, uluslararası adalet ve hukuk karşısında ve Tarih karşısında çoktan beraat etmiş durumdayız.”

AKP’giller biz silah göndermedik diyemiyorlar, bizi Uluslararası Ceza Mahkemesine şikayet ederek Türkiye’ye ve Dünyaya rezil ettiniz, “şerefimizi” iki paralık ettiniz diyerek feveran ediyorlar.

Belli ki Suriye’de sebep oldukları felaket hiç mi hiç umurlarında değil. Dökülen binlerce Müslüman’ın kanı onların içini hiç acıtmıyor. Parçalanan topraklar, yağma edilen Suriye Tarihi, bölünmüş aileler, milyonların mülteci konumuna düşmesi AKP’gillerin şerefine halel getirmiyor ama bir ülkenin AB-D Emperyalistlerince ve Eşbaşkanları AKP’gillerce talan edilmesine duyarsız kalamayan HKP ve önderinin mücadeleleri bunların kanına dokunuyor. Sonuçta genel başkanımızın dediği gibi biz tarih önünde şimdiden beraat etmişiz, sizin verdireceğiniz cezalar bize vız gelir vız.

Açılan tazminat davasına sunduğumuz cevap dilekçesinde söylediğimiz gibi, Efkan Ala “neden zarar görmüştür. Müvekkil Genel Başkan’ın UCM’ye Şikayeti haksız ise Davacı son derece rahat olmalıdır, fiziki, ruhi acılar duymaz, yaşama sevinci eksilmez. Yaptıklarında yanlış olmadığını düşünen kişi bu duyguların hiçbirini yaşamaz, bu duyguları yaşıyorsa demek ki bir kabahati, suçu vardır ki bu durumun huzursuzluğunu hisseder ve sözü edilen fiziki, ruhi acılara düçar olur, içi içini yer. O halde de demek ki müvekkil Genel Başkan’ın hukuki yollara başvurmasında hiçbir haksızlık yoktur, aksine haklıdır ve kesinleşmemekle birlikte ceza mahkemesince verilen karar da hukuka aykırıdır ve bu tazminat talepli dava buna delil olur. İşbu dava Davacının itirafıdır.”

Dayandıkları Tefeci-Bezirgân Sınıfının da karakteri gereği AKP’giller haksız kazanç elde etme ile kendilerini var ettiler, emekçi halkın sırtından aşırdıkları değerlerle kendilerini var ediyorlar. Genlerine işledi alınteri dökmeden para kazanmak. Kendilerinin hukuk bürolarına dönüştürdükleri yargıyı da bu haksız, haram kazançlarına alet ediyorlar. Daha MİT TIR’ları ile ilgili devam eden ceza davaları daha kesinleşmeden tazminat peşine düşüyorlar. Hapis cezaları bunları durduramadı verdireceğimiz tazminat cezaları durdurur mu diye düşünüyorlar. Tabiî ki aldanıyorlar. Tarihteki bütün zalimler gibi aldanıyorlar. Arkalarını yerli yabancı Parababalarına dayayan zalimler, sırtını Emekçi Halka dayayan, gücünü emekçi halktan alan Devrimciler karşısında yenilmeye mahkûmdur.

Ey AKP’giller İnanmıyor musunuz?

O zaman tarihe bir bakın. Tarih size sonunuzun ne olacağını gösteriyor.

04.12.2020

 

HKP

Genel Merkezi