Abdullah Bin Mübarek, 700’lü yıllardaki “İnsanların En Alçağı Din Kisvesi Altında Dünya Menfaati Sağlayandır!” sözünden beraat etti!

13.02.2015
362
A+
A-

Bilindiği gibi Halkın Kurtuluş Partisi bu ülkede hiçbir muhalefet partisinin yapmadığını yapmakta ve en büyük işleri halkımızı “Allah’la Aldatmak” olan Tayyipgiller’in ve tüm sömürücülerin işledikleri suçlarla ilgili suç duyurularında bulunmakta, soruşturmaları ve davaları takip etmekte, gerekli itirazlarda bulunmakta vb. birçok yolla bu suç çetesi ile mücadele etmektedir. Tape’lerden hatırlanacaktır ki, bu din bezirgânları hırsızlık yaparken bile “inşallah maşallah”ı, “Allah’a emanet ol”u ağızlarından düşürmüyor, Allah’ı hırsızlıklarına alet ederek, “Bakara/makara” diyerek halkımızın kutsal değerlerine en büyük aşağılamayı yapıyorlardı.  Ancak tüm bu suç duyurularına kayıtsız kalan Yargı, Tayyipgiller’in hukuk bürosu gibi çalışarak bunları kulak ardı etmekte, kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekte fakat onlara karşı en ufak bir tepkiyi ise cezalandırmaktadır. Yıllardır halkımızın temiz dini inancını sömürerek din tüccarlığının alasını yapanlar cezalandırılmazken buna karşı çıkanlar hem de 700’lü yıllarda söylenen bir söz üzerinden yargılandılar.

08.02.2014 tarihinde yerel seçimler dolayısıyla, o dönem Başbakan olan Recep Tayip Erdoğan AKP’nin Kartal’da düzenlediği mitingde konuşma yaparken, Halkın Kurtuluş Partisi Kartal İlçe Örgütü’nün pencere camına “İNSANLARIN EN ALÇAĞI DİN KİSVESİ ALTINDA DÜNYA MENFAATİ SAĞLAYANDIR. Abdullah Bin Mübarek” yazılı pankart asılıp, anlaşılamayan sloganlar attıkları ve böylece Başbakan’a hakaret suçunu işledikleri kanısıyla”, ilçe yöneticisi 4 arkadaşımıza kamu davası açılmıştı.

Recep Tayip Erdoğan’ın avukatları ise suçtan zarar gördükleri iddiası ile Kartal 60. Asliye Ceza Mahkemesine başvurarak davaya katılma talebinde bulunmuşlardı. Davanın ilk duruşması 23.09.2014 tarihinde görülmüş Recep Tayyip Erdoğan’ın katılma talebi mahkemece kabul edilmişti. O duruşmada HKP Kartal İlçe Başkanı ve yöneticileri ifade vermişler, ifadelerinde bu pankartın Parti binasında 1 yıldır asılı olduğunu ve pankartın içeriğine aynen katıldıklarını beyan etmişlerdi. Kurtuluş Partili Hukukçular yaptıkları savunmalarla aslında yargılayanları yargılamışlardı.

Savunmalar özetle şöyleydi:

“Abdullah Bin Mübarek 700’lü yıllarda yaşadığı halde 1300 yıl sonra Türkiye’de yargılanıyor. Bu söze kim itiraz edebilir? Katılanlar acaba Mahkemenin Abdullah Bin Mübarek’e de tebligat çıkartmasını talep etti mi?

“(…) Pankartın içeriği kanunda öngörülen kutsal değerlere birebir atıf yapmamaktadır. Bu eleştiri içerikli pankart dini siyasal çalışmalarına alet edenlere ve bu yolla da servetlerini kat kat büyütenleri eleştirme amaçlıdır. Oysa bildiğimiz kadarıyla Müslüman olduğunu düşündüğümüz Tayyip Erdoğan’ın inandığı İslam dinine göre kul hakkı yemenin, fitre ve zekât vermemenin, israfın günah ve haram sayılan fiiller olduğu bilinmektedir.  Bu kapsamda Abdullah Bin Mübarek’in sözü suç konusu yapılamaz

“Bu davada asıl yargılanan Abdullah Bin Mübarek’tir.  Abdullah Bin Mübarek 736 yılında Merv’de doğdu. Dünya ve dünyalığa rağbet etmezdi. Merv’de ticaretle uğraşır kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. Sözü senetti. Böyle bir insanın sözüne karşı Recep Tayyip Erdoğan’ın müdahale talebinde bulunması halkımız ve ülkemiz için içler acısı bir durumdur.

“Burada yargılanan Hz. Muhammed’in din anlayışıdır.

“Sanıkların 1300 yıl önce bir İslam âliminin sözünden dolayı yargılandıklarını ve bu sözün doğruluğu tarihsel bakımdan hiçbir tereddüt duymadığımız gibi hukuksal olarak ifade edilmesinde de hiçbir yasaya aykırılık görmemekteyiz. AKP’lilerin şikâyeti üzerine kolluk harekete geçmiştir. Bu yaklaşımla ülkede hiçbir siyasi parti hiçbir propaganda yapamaz”

“Burada HKP siyasi parti faaliyeti nedeniyle yargılanmaktadır.  Dinlenen tanık ifadelerinden HKP’nin bu faaliyetinin iktidar partisi tarafından beğenilmediği ve ona göre işlem yapıldığı görülmektedir. Burada mağdur olan siyasi faaliyetleri engellenen parti üyeleridir.

“Abdullah Bin Mübarek’in bu sözü bir boy aynasıdır. Biz ve müvekkillerimiz neden bu sözden rahatsız olmuyoruz. Çünkü “din kisvesi altında dünya menfaati” sağlamıyoruz. Müvekkiller “Vatan aşkını söylemekten korkar hale gelmektense ölmek yeğdir” diyerek 17 yaşında Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızda savaşmış Köyceğiz Kuvayimilliye komutanı Hikmet Kıvılcımlı’nın devamcılarıdır. Bu tür davalarla HKP yıldırılamaz.”

Duruşma 12 Şubat 2015’e ertelenmişti. 12 Şubat günü görülen davada Kurtuluş Partili Hukukçular suçlamayı kabul etmediklerine dair önceki beyanlarını tekrar ederek müvekkillerinin beraatlarını talep etti. Mahkeme, sanık avukatlarının açılan pankart içeriğinin dini bir düşünürün sözü olduğu ve müşteki Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik bir ibare ve yazı olmadığı ve pankartın buraya olay tarihinden çok önce asıldığı gerekçesi ile tüm sanıklar için ayrı ayrı BERAAT kararı verdi.

Yargılayanların yargılanan olduğu bu dava da Tarih sayfasındaki yerini aldı. Tayyipgiller ne kadar susturmaya çalışırlarsa çalışsınlar Halkın Kurtuluş Partisi susmadı, susmayacak! Gerçekleri haykırmaya devam edecektir! 12.02.2015

 

Davamız Halkın Kurtuluş Davasıdır!

Halkız Haklıyız Kazanacağız!

 Kurtuluş Partili Hukukçular