Ders Zili Değil Dert Zili Çalıyor, Eğitim Asgari Ücrete Sığmıyor!

2026- 2027 Eğitim ve Öğretim yılına girerken halkımız, yerli-yabancı Parababaları ve siyasi temsilcileri AKP’giller tarafından yaratılan Ekonomik yıkım ve ABD Emperyalist Haydudunun ülkemizdeki BOP Projesini hayata geçirmeyi hızlandırma hamlesinden başka bir şey olmayan “Çerçeve Yasa” denilen bir yıkımla karşı karşıyadır. Halkın Kurtuluş Partisi Konya İl Örgütü olarak, ABD yapımı ve hizmetkarı AKP’giller tarafından ülkemizin ve çalışan değer yaratan halkımızın düşürüldüğü bu insanlık dışı, hainane gidişi Konya da Gedavet Meydanı’nda yaptığımız eylemle protesto ettik.
Eylemde basın açıklamasını Konya İl Yönetim Kurulu Üyesi Nurgül Kuşçu Yoldaş’ımız yaptı.
Nurgül Yoldaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
***
Yeni bir Eğitim-Öğretim Yılı başlıyor: Ders zili çalıyor.
Bir yanda işsizlik-pahalılık-zam-zulüm artmış, diğer yanda Laik Cumhuriyet yıkılıyor, Vatan elden gidiyor: Dert zili çalıyor.
Pekiyi biz emekçi halk, ezilen-sömürülenler olarak gereken dersi verdik mi bizi dertlendirenlere?
Ne yazık ki hayır!
O halde bir avuç sömürgene ders verme vakti geldi geçiyor bile…
İş bulup da çalışabilenler bakımından ortalama işçi ücretinin Asgari Ücrete eşitlendiği yani 28 bin 75 lira 50 kuruş; işsizlik TÜİK ‘in gerçeği yansıtmayan Temmuz 2026 istatistiklerine göre yüzde 7,9; Birleşik Metal İş Sendikasının araştırmasına göre yüzde 28,8; çalışmak istemesine rağmen iş bulamayanların sayısı 5,1 milyon kişi, resmi işsizlerin yüzde 83’ü işsizlik ödeneğinden yoksun. Bu ülkede gel de çocuk okut.
Ebeveynlerin kaygısı büyük! Derin!
İlkokul öğrencisinin asgari kırtasiye ve temel okul ihtiyacı 5 bin 65 TL, kıyafet ve ayakkabı gideri 6 bin 500 TL, servis ücretlerinin ortalama 8 bin TL olduğu düşünülürse yani toplamda bir asgari ücret bedeli sadece bir çocuk için harcanıyor. Birden fazla çocuğu öğrenci olan ailelerin bu giderleri karşılayabilmesi mümkün değil!
Kısacası; “Derin yoksulluk koşullarında yaşayan çocukların evlerinde okul hazırlıklarına yönelik ‘tatlı bir telaş’ yok.” Nasıl olsun ki:
Okullarımız okul olmaktan çıktı, Muaviye-Yezid günümüzdeki adıyla CIA-Pentagon dininin afyonlarıyla sorgulayamaz-düşünemez dindar ve kindar nesillerin yetiştirildiği Peşaver Medreselerine dönüştürüldü. Okullara eğitim-öğretim giremiyor ama okullarımızda Dırâr Mescitleri açılıyor Valilik Genelgeleriyle.
Evet aileler telaş ediyor. Ama bu telaşları tatlı, sevinçli bir telaş değil.
Çocuk İşçiliğin yasal kılıfa büründürüldüğü bir AKP’giller projesi olan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM)’lerde 2024-2025 öğretim yılı içerisinde en az 72 çocuk çalışırken iş cinayetine kurban gitti.
Çocuklarımız güvende değil, Aileler nasıl telaş etmesin?
Çocuklarımızın kaldıkları yurtlarda yaşam güvencesi yok, yangınlarda katlediliyor, intihara sürükleniyorlar. Aileler nasıl telaş etmesin, kıyamadıkları, uğruna canlarını verecekleri çocuklarının eğitim-öğretim için gittikleri okullarda güvencesiz, korunaksız okuyacakları şüphesi yaşarken.
***
Halkımızın da ilgiyle dinlediği basın açıklamamız sloganlarla sona erdi.
İşsizliğe Pahalılığa Zamma Zulme Son!
Yeni Sevr’e Karşı Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız!
Yaşasın Halkın Kurtuluş Partisi!
13 Eylül 2026
HKP
Konya İl Örgütü