Cazim Gürbüz Yaşamını İnsan Olarak Tamamladı

İçtenlikli, Namuslu, Dürüst insan Cazim Gürbüz’ün kaybı üzdü bizleri.
Kimdir Cazim Gürbüz?
Kontrgerilla ve Süper NATO’nun dünyadaki ilk öğrencilerinden, bu insanlık dışı örgütlerin emriyle 1965’te siyasi parti formundaki paramiliter örgütü MHP’yi kuran, kandırdığı milliyetçi gençleri katiller ordusuna dönüştüren, bu gençleri de yükselen devrimci hareketin önünü kesmek için devrimci gençlerin karşısına çıkaran Alparslan Türkeş’in kandırdığı gençlerdendi Cazim Gürbüz. Öğrencilik yıllarından başlayarak ömrünün 35-40 yılını geçirdi bu hareketin içerisinde.
Ama Cazim Gürbüz kendi deyimiyle sürekli sancılı, araştıran, sorgulayan bir beyne sahipti. Sonunda anladı MHP’nin ve şefi Alparslan Türkeş’in ulusal onurdan yoksun kişiliksiz içyüzünü. Sadece kendinde tutmadı bu düşüncelerini, kandırılan ve de kandırılabilecek olan milliyetçi gençleri ayıktırabilmek için “Tanış Ünlüler” kitabında sergiledi MHP’nin ve CIA Milliyetçisi Şefi Alparslan Türkeş’in iğrenç, insanlık düşmanı yüzlerini. Cazim Gürbüz bu kitabında ortaya koydu, Alparslan Türkeş’in dincilik oynama işinde nerelere savrulduğunu, ne kadar acınacak, mide bulandırıcı işler yapar durumlara düştüğünü.
Bir makalesinde geçmişin özeleştirisi olarak da şunları yazmıştı:
“ ‘İnsanın 40 yaşına kadar geçen yılları bir kitap, geri kalan yılları da o kitabın eleştirisidir’ der Schopenhaur. Ben de bunu yapmışımdır yazarak. Yazmayı da sürdüreceğim. Ancak böyle hafifler geçmişle hesaplaşmanın ağrıları, acıları; genç kuşaklara böyle ışık tutabilirim, tarihe yararlı notlar düşebilirim.”
Şiirine de yansımıştı geçmiş ile hesaplaşması, pişmanlığı:
Bugünkü aklım o gün olaydı/
harcar mıydım gençliğimi,/
dövüp sövdüklerime/
uzatırdım elimi…
Cazim Gürbüz kendini din dogmalarından da sıyırabilen, dolayısıyla aydınlık bir düşünceye kavuşabilen insanlardandı. Şöyle diyordu kendisi ile yapılan bir söyleşide:
“Dindar bir ailenin çocuğuydum. Hatta şu anda annem sağ benim, 89 yaşında. Bana bazen, biliyor yazdığım kitapları da, ‘oğlum, tövbe et’ diyor; ‘peygamber efendimize yaptığın hakaretlerden dolayı tövbe et…’ Böyle bir ailenin çocuğuyum. 47 sene oruç tuttum. 36 yıl beş vakit namaz kıldım ama, sürekli sancılı bir beyne sahibim, araştıran, sorgulayan, öyle her şeye ikna olmayan bir beyne sahibiz.”
Genel Başkanımız Nurullah Efe hep uyarır insanlarımızı:
“Demek ki bize yüklenen değerlerle değil; zihnimizi işleterek, sorgulayan bir akılla araştırarak, inceleyerek, emek çekerek akıl erdirdiğimiz, gördüğümüz, kavradığımız gerçeklerle değerlerle yaşayalım. Böylece kendimizi özgür, özerk kişi haline getirebiliriz. Yoksa aksi durumda kul kişilik oluruz, kendimize ait hiçbir değer taşıyamayız.”
İşte Cazim Gürbüz zihnini işletip, kendini kul kişilikten sıyırıp özgür, özerk bir kişi haline getirebilen nadir insanlardandı. Alparslan Türkeş’in tuzağına düşürdüğü, sola düşman milliyetçi bir genç olarak başladığı yaşamını “Daim Sola Daim Sola” diyerek tamamladı. Yani insan olarak tamamladı ömrünü.
Halkın Kurtuluş Partisi olarak ailesine ve Halkımıza başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
10 Şubat 2026
Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi