Suriye’deki PYD-HTŞ Anlaşmasının da Türkiye’deki ihanet açılımının da sahibi, planlayıcısı, yöneticisi, ABD Emperyalist Haydududur!

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Bu Tayyipgiller, bu din alıp satıcılar, bu insanlarımızı Allah’la aldatıcılar, bu din tüccarları her gün bizim midemizi bulandırıyor yapıp ettikleriyle. Ne bunlar böyle ya?

Bugün de medyaya düşen Tayyip’in Kaçak ve de Haram Saray’ındaki şu sözde ödül törenine bir bakalım.

Neymiş adı?

“8. Türkiye Diyanet Vakfı İyilik Ödülleri”ymiş. Şunlara bakın, buldukları şu adlara bakın. Ama işte böylece din alıp satacaklar ki, insanlarımızı devamlı afyonlasınlar, narkozlasınlar. İzleyelim bir şu sefalet görüntülerini, mide bulandırıcı görüntüleri:

Şimdi bu 92 yaşındaki ihtiyardan mı iğrenirsiniz, onu oraya getirip pazarlayan kızından mı iğrenirsiniz, kendisinden 21 ya da 22 yaş büyük bir ihtiyara hiç utanıp sıkılmadan elini öptüren Tayyip’ten mi iğrenirsiniz, onun yanı başındaki Din İşleri Müdürü Ali Erbaş’tan mı iğrenirsiniz, hangisi daha iğrenç bunların sizce? Hepsi birbiriyle yarışır değil mi?

Ama bunlar bizim kültürümüzden değil, bizim halkımızdan değil bunlar. Ne demek ya, insan kendi yaşıtına bile elini öptürmez bizim geleneğimizde, kültürümüzde. Ancak kendinden küçük yaştakilere elini öptürür insanlar. Ama bunların bizimle bir ilgileri yok. Yok!

Bunları, Amerikan Emperyalist Haydudu, taşıdıkları bu insan sefaleti içyüzlerinden ve ihanet potansiyellerinden dolayı devşirip, örgütleyip, partileştirip, ülkemizin başına bir lanet halkası olarak doladılar. Ve ne yazık ki insanlarımız 23 senedir bunlara katlanıyor ve hâlâ bu insanlıktan çıkmış, zıvanadan çıkmış iktidar yüzde 30 civarında oy potansiyeline sahip.

Ama insanlarımızda zihin hasarı yaratan, insanlarımıza psikolojik operasyon çeken; 30 tarikat, yüzlerce cemaat, binlerce İmam Hatip Okulu, yüze yakın İlahiyat Fakültesi, 211 bin kişilik Diyanet kadrosu var, binlerce Kur’an Kursu var. Bunların alayı zihin hasarı yaratıyor insanlarımızda, beyin çürümesi yaratıyor. En etkili narkozlar bile ancak bunların halkımıza verdiği afyon kadar uyuşturucu olabilir. Düşünmekten alıkoyuyor, insanlıktan çıkarıyor insanlarımızı.

İnsanlarımız hiç akıl etmiyor; bir buçuk milyara yakın İslam dünyasının önemli bir bölümü, günde beş vakit:

“Ebu Leheb’in elleri kurusun. Kurudu da. Karısı da öyle. Onları büyük bir cehennem ateşi bekliyor. Karısı da bir odun hamalı olarak, boynunda kalın fitilli bir ip taşıyarak onun ardından gelecek cehenneme”, diye dua okuyor.

Yahu, Ebu Leheb 1400 sene önce ölmüş, izi tozu, toprağı, bir şey kalmamış. Sen hâlâ, “Ebu Leheb’in elleri kurusun”, diye beddua ediyorsun.

Doğaüstü bir gücün böyle bir buyruğu olabilir mi, diye akıl edemiyor insan.

Yine aynı Kur’an, Hz. Muhammed’e, alabileceği aile çevresinden kadınları sayıyor. 9 kadını var, hâlâ şunları da alabilirsin, diyor Ahzâp Suresinde. Cariyeler müstesna diyor; sayısız cariye de alabilirsin, diyor. Evlatlığı Zeyd’in halasının kızı Zeynep’i, Allah nikâhlıyor Hz. Muhammed’e. Hz. Ayşe bile buna isyan ediyor; “Bakıyorum senin Rabbin”, diyor “senin zevk işlerini halletmede hiç gecikme yapmıyor”, diyor. “Hiç vakit kaybetmiyor”, diyor.

Bizce Hz. Hatice gibi, Hz. Ayşe de inanmıyor Hz. Muhammed’in kurduğu dine. Çok yakınında olduğu için o da netçe görüyor.

İşte onların bir benzeri de nerede var?

Suriye’de değil mi?

Bu Golani adlı satılmış, vatansız, Amerikan-İsrail uşağı, meşru Suriye BAAS iktidarını; Amerika’yla, İsrail’le, Tayyipgiller iktidarıyla ve Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi PKK-YPD-YPG’yle saldırarak ortaklaşa bir hücumla yıktılar değil mi? Ve parça parça ettiler Suriye’yi; dört parçaya böldüler. Ve Siyonist İsrail batısından güneyine kadar kuşattı işgal etti. Ve “buradan ebediyen çıkmayacağım”, diyor.

Ve bu alçak da ne yapıyor?

Şam’da, sarayında; “ben devlet başkanıyım”, diye dolaşıyor.

Daha önceki MOSSAD Başkanı Efraim Halevy’i, El Cezire’ye açıkça söylüyor, diyor ki;

HTŞ militanları, BAAS iktidarına karşı yani Beşşar Esad’ın liderliğindeki iktidara karşı savaşırken yaralanan bu Ortaçağcı din meczupları bize geliyorlardı, onları biz tedavi ediyorduk, diyor. İç içeydik onlarla, diyor.

Şuraya bakın, bu Müslüman oluyor!

Bu Golani alçağı, Siyonist İsrail’le beraber ülkesinin meşru iktidarını yıkmak için işbirliğine giriyor. CIA’yla zaten irtibata geçmiş yıllar öncesinden, CIA’nın emrinde. Ve bu da din alıp satarak, göbeğine kadar bıraktığı sakalla halkı kandırarak, insanları peşine takıyor.

Niye?

O da orada afyonluyor insanları.

Ve şimdi bunlar ne yaptı Amerikancı Burjuva Kürt Hareketiyle?

Masaya oturdular ve Suriye’nin paylaşımını kendi aralarında gerçekleştirdiler, değil mi?

Evet.

Ve bunu kim yaptırdı, onları kim yönetti?

ABD Emperyalist Alçağı. Açık, net.

Bunların alayı kukla. Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi; PKK-PYD-DEM-YPG kukla, Amerika oynatır bunları.

Bu HTŞ-Golani kukla, onu da Amerika oynatır birebir.

Türkiye’ye gelirsek Tayyipgiller, aynen kukla.

Bohçalı, kukla bunları da ABD oynatır.

Ana muhalefeti de ABD oynatır. Hepsi kukla bunların.

İşte dünün Sözcü Gazetesi 12 Mart Çarşamba’nın. (Gazeteyi göstererek)

Bu anlaşmayı yaptıran, onları masaya oturtan kim?

Amerikan Merkez Kuvvetleri Komutanı Michael Kurilla. Anlaşmadan önce bu, Mazlum Abdi’yle görüşüyor bakın, direktiflerini veriyor, anlaşma metnini bunun da eline veriyor. Tıpkı bu Golani satılmışının eline verdiği gibi.

Sonra ne yapıyor?

Kuzeydoğu Suriye’deki Pekekistan’dan… Orada biliyorsunuz Amerika’nın da yığınla askeri üssü var ve iki bin civarında askeri var. Yüz bin kişilik orduyla silahlandırdı Amerika orada bu Amerikancı Burjuva Kürt Hareketini, Pekekistan’ı.

Bir Chinook helikopteri ile ne yapıyor?

Bu Mazlum Abdi adlı Amerikan kuklasını taşıyor. Ama öyle koruma altına alıyor ki, iki Apache saldırı helikopteri de bu Mazlum Abdi’yi taşıyan helikopteri koruyor. Böylece Şam’a götürüp, masaya oturtup, anlaşmayı yaptırtıp geri getiriyor.

Demek ki patron kimmiş?

ABD’ymiş, onun Ortadoğu’daki temsilcisi, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Komutanlığı (United States Central Command-USCENTCOM) Komutanı, Michael Kurilla’ymış. Oyun bu kadar açık.

Biz ne dedik?

Türkiye de 1950’den itibaren Amerika’nın yarısömürgesi durumuna girdi. Siyasi iktidarları da, orduyu da, kültürü de, sanatı da, eğitimi de, Amerika yönetiyor. Ne yazık ki Türk Ordusu’nu da (NATO, komuta kesiminin ruhlarını ve zihinlerini yok ettiği için), tek kurşun atmadan teslim aldı FETÖ ile Tayyipgiller.

Bu ihanet sürecine karşı onlar da ne yapıyorlar?

Hiç ses çıkaramıyorlar.

Ve Tayyip ne dedi bu Mazlum Abdi’yle Golani adlı alçağın yaptığı anlaşmaya?

“Kazanan Suriye olacak”, diye övgü düzdü.

İşte “Erdoğan’dan Suriye’deki anlaşmaya ilk yorum.”

Hani bunlar terör örgütüydü, ne oldu?

Yok, onlar Tayyipgiller’in dostu oldu çünkü ortak paydaları aynı.

Daha bu ilk Öcalan Açılımı’nı değerlendirirken de ne demiştik?

Bunu yöneten ABD Emperyalist Haydudu, demiştik.

Bohçalı’ya da, Tayyipgiller’e de o açılım emrini veren aynı Emperyalist Haydut; ABD, yüzde yüz kesinliğe sahip bu gerçek.

Ve ne demiştik?

Bu Tayyipgiller iktidarı, aynen Irak’taki Barzanistan kurulurken yaptıkları gibi, bu kuzeydoğu Suriye’deki Pekekistan’a da ellerinden gelen, daha doğrusu ABD tarafından istenen her türlü yardımı yapacaklar.

Barzanistan’ın biliyorsunuz havalimanlarını, üniversitelerini, hastanelerini, devlet kurumlarını ve hatta oradaki Amerikan Konsolosluğu binasını kim yaptı?

Tayyipgiller iktidarı yaptı.

Pekekistan’ın da aynı şekilde yardımcısı, destekçisi olacak bunlar. Ve BOP’un Suriye ayağı da kesinkes hayata geçmiş oldu bu şekilde. Artık özerk bir devlet statüsü kazanmış oldu kuzeydoğu Suriye’deki Pekekistan.

Trump ne diyor?

“Muazzam bir komutan”, diyor Mazlum Abdi’ye, değil mi?

Evet. ABD’nin Ortadoğu’daki, İsrail’le birlikte en önemli dostu, müttefiki artık bu Burjuva Kürt Hareketidir, Barzanistan’la birlikte tabiî…

Sıra nereye geldi BOP haritasında?

İran’a geldi. İran’da da BOP’u uygulayacaklar ve sıra ondan sonra Türkiye’ye gelecek. Bu açık net! Bunu biz on yıllardır söylüyoruz. 1991’den bu yana ABD Emperyalist Haydudunun Türkiye’yi en az üç parçaya bölmek isteyeceğini ve bunun için çalışma yapacağını söyledik, literatürümüzde var. Yani Sevr’i yeniden önümüze koyacak ABD ve AB Emperyalist Haydutları, dedik. İşte BOP, Yeni Sevr’dir ve bugün Türkiye’nin önündedir. Bunu netçe görmezsek sadece olayların, gerçeklerin kabuğunu kemirmekle vaktimizi geçiririz, günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı geçiririz. Ama onun esasını, özünü asla görüp kavrayamayız.

Demek ki biz 1967’den bu yana; “Katil Amerika Ortadoğu’dan Defol!”, derken, işbirlikçileriyle birlikte tabiî, çok haklı, çok net, çok vatansever, çok halksever bir savaş yürütüyormuşuz. Dediğimiz gibi hep; ülkemizin, vatanımızın ve halkımızın gerçek savunucusu sadece biz gerçek devrimcileriz.

Kalın sağlıcakla…

13 Mart 2025