27 Mayıs, ülkemizin AB-D Emperyalistlerinin oltasına balık yapılmasına tepkidir

26.05.2015
189
A+
A-

14 Mayıs 1950 seçimleriyle iktidara getirilir Amerikancı Demokrat Parti (DP). Ancak bedeli vardır iktidara getirilmenin. AB-D Emperyalistleri dünyada hangi kuklayı iktidara taşır da ödülünü istemez?

Demokrat Parti’nin AB-D Emperyalistlerine sunduğu ödül, Mehmetçikleri, onların pis çıkarları için, cepheye sürmek olmuştur. İlk elden 4500 Vatan Evladı dünyanın öbür ucuna, Kore’ye gönderilir ve 1300 Mehmetçik Amerikan Emperyalizminin çıkarı için katledilir. 1300 vatan evladının göz göre göre emperyalistlerin pis çıkarına kurban edilmesinin karşılığı, Türkiye’nin 1952 yılında AB-D Emperyalistlerinin askercil savaş örgütü NATO’ya alınmasıdır. NATO’ya alınmanın da ayrıca bir bedeli vardır. Bu bedel kanlı cinayet örgütü Kontrgerilla’nın, “Seferberlik Tetkik Kurulu”nun kurulmasıdır.

AB-D Emperyalistleri tüm dünyadan antiemperyalizmi ve sosyalizmi kazımak için saldırıya geçmiştir. Türkiye, dünyada Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’nı zaferle taçlandıran ilk ülkedir. Mazlum Uluslara örnek bir ülkedir. Emperyalistlerin Sevr Antlaşması’nı parçalayıp çöpe atarak emperyalistlerin heveslerini kursaklarında bırakan bir ülkedir. İşte mazlum uluslar için olumlu, emperyalist çakallar için olumsuz bu örneğin yok edilmesi gerekiyordu. Bunun yolu da Türkiye’yi tipik bir Amerikan uydusu haline getirmekti. Yerli satılmışların partisi DP, bunu için iktidara getirilmişti. Gereğini yapacaktı, layıkıyla yaptı da. Devrimcilere, Demokratlara, Yurtseverlere nefes aldırmadı. Yaşamı halkımız için çekilmez hale getirdi. Bakan olacakları Elçisi aracılığıyla ABD’ye sordu, oradan onay aldıktan sonra atadı. Ruhunu emperyalistlere satmış hainleri milletvekili, bakan yaptı DP İktidarı. CIA ajanları MAH’ı ve sonrasında MAH’ın devamı olarak oluşturulan MİT’i ele geçirdiler. Emperyalist kültürü aşılamak için Milli Eğitimi, kültürü ele geçirdiler. Orduyu ele geçirip Rüştü Erdelhun gibi Generalleri uşaklaştırdılar. Tabiî ki satılık DP iktidarı aracılığıyla. AB-D Emperyalistlerine ve kuklaları DP İktidarına bu da yetmedi. “Vatan Cephesi” adında kurdukları uyduruk cepheyle toplumu ikiye böldüler.

Ulusal kurtuluş savaşlarında bizi örnek alan mazlum uluslara karşı da AB-D Emperyalistlerinin safında yer tuttu DP İktidarı. 1950’li yıllarda Cezayir Halk Savaşı sırasında, Birleşmiş Milletler’de Fransız Emperyalistlerinin safında oy kullandı, Amerikan kuklası DP iktidarı. Yine Lübnan iç savaşında Müslümanlara karşı savaşan Hıristiyanlara silah taşındı, “Müslüman” Bayar-Menderes Hükümetinin emriyle. Türkiye’den kalkan uçaklar 85 sorti yaptı, Lübnan İçsavaşı’nda Müslümanlara karşı.

İşte 27 Mayıs; ülkenin tümden bir ABD üssü haline getirilmesine, halklarımıza çektirilen ekonomik ve siyasi zulme, Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın bütün kazanımlarını ortadan kaldırmak ve Önderi Mustafa Kemal’in izini tozunu silmek isteyen halk düşmanı Bayar-Menderes Hükümetine karşı, Sivil ve Ordu Gençliği’mizin bir tepkisidir.

27 Mayıs; halklarımızın, İşçi Sınıfımızın, yurtseverlerin, devrimcilerin yararına Politik bir Devrimdir. Bunun içindir ki Partimizin ilk Genel Başkanı Hikmet Kıvılcımlı 27 Mayıs’ı selamlamıştır. Halktan yana politik bir devrim olduğu ve Cumhuriyet döneminin en demokrat anayasası olan 1961 Anayasası’nı hediye ettiği içindir ki, bizler gibi Denizler, Mahirler de sahiplenmişlerdir 27 Mayıs’ı.

Bayar’ların-Menderes’lerin bugünlerdeki en sadık devamcıları Tayyipgiller de 27 Mayıs’a; halktan yana olduğu için, sınırlı da olsa özgürlük ortamı yarattığı için, Sosyalizmin önünü açtığı için, İşçi Sınıfının yararına kanunlar çıkarttığı için, siyasi iktidarın keyfi tutumlarını denetleyecek, yerli satılmışlardan yana kanunlar yapılmasını engelleyecek Anayasa Mahkemesi kurumunu yerleştirdiği için, toplumun parçalanmasına engel olmak istediği için, ülkenin tümden Amerikan üssü haline getirilmesine karşı bir politik devrim olduğu için karşı çıkarlar ve saldırırlar. Ergenekon, Balyoz vb. adlı CIA operasyonlarına, yeni 27 Mayıslar gündeme gelmesin diye taşeron olurlar Tayyipgiller.

Tayyipgiller, 27 Mayıs Politik Devrimi’ne karşı çıkış nedenlerini böyle gündeme getirmezler. Gerçek düşüncelerini Menderes’lerin idamıyla gizlerler. İdamları gündeme getirerek mağdur edebiyatıyla insanlarımızı etkilemeye çalışırlar. Bayar-Menderes Hükümetinin 1300 vatan evladını Kore’ye göndererek katletmesini, gençlerimizin canına kıydığını söylemezler, söyleyemezler Tayyipgiller de aynı toptan kesme oldukları için. Kendilerinin de elleri kanlı olduğu için.

Parti olarak, cinsel suçlar hariç insanların ölümle cezalandırılmasına taraftar değiliz. Bu nedenle Menderes’lerin asılması gerekmiyordu. Ama yargılanıp, dünyanın öbür ucunda Mehmetçikleri katlettirdikleri, topraklarımızı ABD’nin üssü haline getirdikleri, tam bir Amerikan uşağı oldukları, ülkemizi ekonomik harabeye çevirdikleri için yargılanıp en ağır cezaya mahkum edilip, duvarlar arasında ömürlerini geçirmeliydiler. Aslında bu ceza, Menderesgiller gibi canları tatlı yaratıklar için ölümden daha beter bir ceza olurdu.

Tayyipgiller, Bayar’ların-Menderes’lerin yaptıklarının aynısını yapıyorlar. DP’nin 27 Mayıs Politik Devrimi’yle sekteye uğrayan yarım kalan politikalarını tamamlıyorlar. 12 Mart, 12 Eylül Faşizmleriyle ortadan kaldırılan 1961 Anayasası’nın yerine konulan faşist anayasasının Ortaçağcı güruha hazırladığı “özgürlük” ortamıyla ülke, AB-D Emperyalistleri Tayyipgiller eliyle Yeni Sevr’e doğru götürülüyor.

Satılmadık fabrika, liman, tersane, tesis bırakmadılar Tayyipgiller. Ortadoğu Halklarının katledilmesine, birbirlerine düşürülmesine, bağımsızlıklarının AB-D Emperyalistlerine teslim edilmesine katkı sunuyorlar, Tayyipgiller. Yeni Sevr’e karşı çıkan Yurtseverleri zindanlara atıyorlar, Ortaçağa gidişe karşı çıkan gençlerimizi Şanlı Gezi İsyanı’mızda olduğu gibi katlediyorlar, zaten evlat acısıyla yüreklerinde kapanmayacak yaralar açılan Analarımızı meydanlarda meczuplaştırdıkları yığınlara yuhalatıyorlar. Cennet vatanımızı halkımız için, işsizlik pahalılık, zam zulüm cehennemine çeviriyorlar. Yargı Tayyipgiller’in Hukuk Bürosuna, Üniversiteler medreselere dönüştürülüyor. İşçilerimiz iş cinayetleriyle katlediliyor. Tayyipgiller vatana ihanet ve insanlık suçu işliyorlar.

Tayyipgiller’in ihanetlerinin ve halkımıza, insanlığa karşı işledikleri suçların hesabını soracak olan Halkın İktidarıdır. Bu hesap sorulacaktır. Tayyipgiller hiç korkmasın. Irz suçu işlemedikleri sürece ne ipe gönderilecek, ne kurşuna dizileceklerdir. Ama şundan da emin olsunlar: Ellerine çelik bilezik geçirilecek, dört duvar arasında ömürlerini tamamlamaları sağlanacaktır. Bu böyle biline.

27 Mayıs 2015

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi