“Yüzyılın Felaketi” Tayyipgiller’den kurtulabilmek için bazı illerde CHP Adaylarını desteklemeliyiz”

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Defalarca belirttiğimiz gibi, Tayyipgiller iktidarı ve onların AKP’giller’i, yasalara göre çalışan normal bir sermaye partisi değildir. Amerikan yapımı, çıkar amaçlı, mafyatik bir suç örgütüdür. Bunlar için ne milletimizin ne halkımızın zerre miktarda bir değeri vardır. Ne de dinin, imanın, Allah’ın, Kitabın, Peygamberin, Ahlâkın, Onurun zerre miktarda bir değeri vardır bunların gözünde. Bunlar varsa yoksa çıkara, hırsızlığa, vurguna, soyguna odaklanmışlardır: “Fırsat bu fırsat, küpümüzü dolduralım.” En tepesinden, Kaçak Saray’ın sultanından başlamak üzere en alttaki il, ilçe yöneticilerine ve belediye yöneticilerine varıncaya kadar…
ABD bunları niye Türkiye’nin başına bela etti?
Türkiye’yi BOP cehennemine sürüklemek istiyor. “Yeni Sevr” demek olan BOP’u Türkiye’de uygulamak istiyor. Onlar Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’nın öcünü alma peşindeler. Ve Sevr’den vazgeçmiş değiller.
İşte o yüzden biz hep ne diyoruz?
AKP’giller-Tayyipgiller, Türkiye’nin başına dolanmış bir lanet halkasıdır. Bu halkayı ABD Emperyalist Haydudu dolamıştır. Ve bu Tayyipgiller iktidarı “Yüzyılın Felaketi”dir. Bunlar, adım adım Türkiye’yi bir taraftan BOP cehennemine sürüklüyorlar, bir taraftan 1400 yıl öncesinin Ortaçağ’ın karanlıklarına doğru sürükleyip götürüyorlar. İşte bu sebeple biz bu felaketten kurtulmayı en öncelikli devrimci görev saymaktayız.
Ekonomiyi bitirdiler. Yeni belirledikleri 17 bin 2 liralık Asgari Ücret, 17 bin 400 küsur lira olan Açlık Sınırının şimdiden altında kaldı. Emekliler ise zaten 10 bin küsur liralık, yeni artırılmış, 10 bin 300, 10 bin 500 liralık emekli maaşıyla ölüme terk edilmiş durumdalar. 16 milyon emekli insanımız ölüme terk edilmiştir. Ki ben de bu emekliler arasındayım.
2002’de Tayyipgiller iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı, Asgari Ücretin yüzde 40 üstündeydi. Şu anda en düşük emekli maaşı, Asgari Ücretin yüzde 40 altında. AKP iktidara geldiğinde, bir işçi aldığı maaşın yüzde 70’ini alarak emekli olabiliyordu. AKP bunu, bu oranı bugün %28’e kadar düşürdü. Yani 100 lira maaş alan bir işçi AKP iktidara geldiğinde 70 lira emekli maaşı alıyordu. Ama bugün 28 lira emekli maaşı alır duruma geldi.
Bu AKP’giller yaktı yıktı mahvetti memleketi. Ne ekonomi bıraktı, ne bağımsızlık bıraktı, ne Laik Cumhuriyet bıraktı, ne eğitim bıraktı, ne ordu bıraktı, ne istihbarat bıraktı, ne yargı bıraktı, ne ahlâk bıraktı.
İşte bu sebeple önümüzdeki 31 Mart Yerel Seçimlerinde başta İstanbul, Ankara gelmek üzere Mersin, Adana, Antalya gibi büyükşehirlerimiz gelmek üzere, AKP ile CHP arasında bıçak sırtı konumu arz eden illerimizde kayıtsız şartsız CHP’nin adaylarını desteklemeliyiz. Çünkü bunların yerel seçimlerde de bir kez daha İstanbul, Ankara gibi büyükşehirleri ve güney illerimizin büyükşehirlerini almaları, Türkiye’yi, sürükledikleri felaket uçurumuna daha da yaklaştıracaktır. O uçuruma sürükleme hızını daha da artıracaktır.
Biz tabiî ki Sosyalistiz, Sosyalizm mücadelesi yapmak istiyoruz ama şu anki Türkiye’nin şartlarında, 100 yıl önce 3 buçuk yıl süren bir Kurtuluş Savaşı sonucu Mustafa Kemal’lerin, İnönü’lerin, Albay Reşat’ların, Binbaşı Nazım Bey’lerin ve yüzbinlerce şehidimizin kanıyla kazandığımız Laik Cumhuriyet’i kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız.
Yani Laik Türkiye Cumhuriyeti elden gitmek üzere. Yeniden Ortaçağ’a götürülüyoruz, yeniden Sevr’e götürülüyoruz.
İşte bu sebeple öncelikli olarak bu Cumhuriyeti korumak durumundayız. Bu Cumhuriyeti koruyalım, bu sağlam kalsın ki orada bir Sosyalizm mücadelesi verebilelim. Halkın İktidarını başta İşçi Sınıfımız gelmek üzere kurabilelim ve giderek sosyal eşitsizlikleri ortadan kaldırabilelim. Ama şu anki görev, kısmen de olsa Laik Cumhuriyet’imizi koruma görevidir.
İşte içinde bulunduğumuz koşullar böylesine açık felaket, böylesine yakıcı, vahim bir durum arz ederken; hangi gerekçeyle olursa olsun CHP adayının karşısına başka aday çıkarmak, bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek Tayyipgiller’e çalışmak, AKP’giller’e çalışmak anlamına gelir. Başka hiçbir anlama gelmez. İyi niyetli olanlar için söylüyorum; kendi kişicil siyasi hırslarını, partisinin sözüm ona dar çıkarlarını memleketin, halkımızın, milletimizin çıkarlarının önüne geçirmek ve daha üstün tutmak anlamına gelir. Açık ve kesindir bu. Her arkadaşımız bu bilinçle davranmalı, önümüzdeki 31 Mart Seçimlerinde.
Kalın sağlıcakla…
29 Ocak 2024