Söyle bakalım Bin Kalıplı parti hırsızı kalpazan; Uğur Mumcu “CIA, MOSSAD ajanı” mı yoksa “namuslu yurtsever, Atatürkçü, aydın” mı?

Bin Kalıplı Doğu Perinçek ve PDA Avanesinin İhanete Karmış Hazin Siyasi Serüvenine Dair… (21)

Söyle bakalım Bin Kalıplı parti hırsızı kalpazan; Uğur Mumcu “CIA, MOSSAD ajanı” mı

yoksa “namuslu yurtsever, Atatürkçü, aydın” mı?

Kendin de çok iyi bilirsin ya, su içer, nefes alır gibi yani o rahatlıkta yalan söylersin. Ve de iftira atıp karalarsın insanları. Hep diyoruz ya insani his yoksunu olduğun için bu ahlâksızlıklar hiç rahatsız etmez seni. Tabiî bir kalıptan çıkıp bir kalıba girmek de. Uzun siyasi ömrün hep böyle işler yapmakla geçti senin. Aslında insani açıdan baktığımız zaman acıklı bir durum ve boşa gitmiş bir ömür…

Neyse geçelim.

Gelelim konumuza:

Soner Yalçın, 1993’ten 2005’e kadar birlikte olmuştur Doğu Perinçek ve PDA Avanesiyle. O avanenin yayın organlarında muhabirlik yapmıştır, yazarlık yapmıştır. Bu sebeple o da iyi tanır bu çevreyi.

Hep Gün Zileli’den aktarmalar yapacak değiliz ya… Bu kez de sözü araştırmacı gazeteci Soner Yalçın’ın imtiyaz sahibi olduğu Oda TV imzasıyla yayımlanan yazının yazarına verelim: Görelim şimdi konumuza ilişkin 20.11.2007 tarihli Oda TV’de yayımlanan sözü geçen yazıda neler dendiğine:

DOĞU PERİNÇEK, UĞUR MUMCU’NUN KEMİKLERİNİ SIZLATTI!!

“Doğu Perinçek gençliğinde sağcıydı.

“Babası Sadık Perinçek Süleyman Demirel’in sağ koluydu.

“Yani,  Perinçek “dün dündür bugün ise bugün”  çizgisine sahip politik bir gelenekten gelmektedir.

“Aydınlık’ın PKK ile ilişkisine de bu oportünizm hakim olmuştur.

“1) Aydınlık hareketi, 1970’li yıllarda PKK ile mücadele etti. Bu uğurda Aydınlıkçılar canlarını verdiler.

“2) 12 Eylül 1980’den sonra Aydınlık hareketi özeleştiri yaptı. PKK’ya yakınlaştı.

Bu yakınlık öylesine sıcak diyaloglara döküldü ki, Aydınlıkçılar yayın organları 2000’e Doğru’da, “gerillalar komutan kaçırdı” gibi propaganda kokan yalan haberler bile yaptılar.

“Ödüllerini de aldılar: Öcalan başta Doğu Perinçek olmak üzere üç Aydınlıkçı’nın SHP listesinden TBMM’ye girmesini teklif etti.

Ancak Perinçek daha çok milletvekili istedi. Anlaşamadılar.

“3) 1990 yılların ikinci yarısından sonra Aydınlık ile PKK arasında soğuk rüzgârlar esmeye başladı.

“4) Son yıllarda Aydınlık, PKK’ya tıpkı 1970’li yıllarda olduğu gibi savaş açtı.

“Şimdi gelelim meselenin Uğur Mumcu’yla ilişkisine: Uğur Mumcu öldürülmeden önce “Öcalan-MİT” ilişkisini araştırıyordu. O dönemde Perinçek, Öcalan’a Bekaa’da kırmızı karanfil veriyordu.

“Mumcu, Öcalan MİT ilişkisi konusunda Cumhuriyet’te bazı makaleler yazdı.

“Mumcu’nun, Öcalan’la ilgili yazdıklarına en büyük tepki kimden geldi dersiniz; Doğu Perinçek’ten!

“Yayın organı 2000’e Doğru dergisinde Mumcu’yu, CIA-MOSSAD ajanlığı ile itham etti.  Perinçek’i bu kadar öfkelendiren neydi biliyor musunuz?

Mumcu’ya göre Öcalan Aydınlık’ın (o dönemdeki adı Şafak’tı) bildirilerini dağıtırken, yakalanmış ve bu dönemde MİT tarafından “devşirilmişti”.

“Uzatmayalım, gelelim bugüne:

“Doğu Perinçek ve Aydınlıkçılar, Mumcu’nun doğru yazdığını söylüyorlar. Aydınlık’ın son sayısında Uğur Mumcu’ya övgüler düzüyorlar!

“Rahmetli Mumcu, Perinçek ile aynı çizgide buluşmaktan memnun mudur bilenmez.

Bilinen; Mumcu’nun yaşadığında, “Öcalan’ın MİT ile ilişkisi neden Aydınlıkçıları rahatsız ediyor” sorusuna yanıt bulamadığıdır.

“Sahi 1990’lı yılların başında Öcalan’ın istihbarat ilişkilerinden rahatsız olan Aydınlık bugün neden “PKK’yı MİT kurdu” diye haber yapmaktadır.

“Siz siz olun Perinçek’in ne dediğine değil, ne demediğine bakın!

“Odatv.com” (http://www.odatv.com/n.php?n=dogu-perincek-ugur-mumcunun-kemiklerini-sizlatti-2011071200)

Bizim de her satırına katıldığımız bir yazı bu. Son derecede doğru tespitlerde bulunuyor Bin Kalıplı fırıldak PDA Şeyhi hakkında.

Yazının son cümlesindeki okuyuculara yönelik uyarı da çok yerinde ve haklı.

Biz, 1969’dan bu yana D. Perinçek ve PDA Avanesinin söyleyip savunduklarının hep tam karşısında olduk.

Adamda halkımızın deyişiyle her yol var. Başka türlü dersek; her yol mubah… Onun bütün derdi, kendi deyişleriyle, “Büyük Güçler Platformuna çıkmak.” İşte onu başarabilmek için de duruma ve şartlara göre görüş oluşturmak yani bir kalıptan çıkıp bir kalıba girmek…

Bu adam ve avanesi için tutarlılıkmış, siyasi ahlâkmış, vicdanmış, insani değerlermiş hiçbir önem taşımaz. Boş şeyler onlara göre bütün bu saydıklarımız.

E, sonuçta onlarınki de bir seçim. Ne yapabilirsiniz ki?..

Biz, onur yaşamdan önemlidir. İnsan şerefi için yaşar diyoruz. Onlarsa “Büyük Güçler Platformuna çıkmak”, diyorlar. Yazık! Ne diyelim başka?.. Hep dediğimiz gibi, insanız tabiî; akılla birlikte duygu varlığıyız da… Bu sebepten kızıyoruz onlara zaman zaman da, aslında acınacak yaratıklar bunlar.

İnsan olarak doğmuşlar, sonra da kendi iradeleriyle insanlıktan vazgeçmişler… 26.02.2015

 Nurullah Ankut

HKP Genel Başkanı