Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de “Türkiye’siz Düzen” provası yapıyorlar…

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Söylemekten usandık ama tekrar sayısı, öğrenmeyi olumlu yönde etkiler diye, öğrenme psikolojisinin çok önemli bir kuralı var. Tekrarlayalım o yüzden biz de:

ABD Emperyalist Haydudu ve Avrupa Birliği Emperyalist Haydutları, dünyada en azgın bir şekilde Türkiye’ye düşmandırlar. Onların işi gücü, derdi günü, nihai amacı; Türkü Türkiye’de azınlığa düşürmek ve ellerinden gelirse Orta Asya’ya sürmektir.

Onların bu niyeti asla değişmez. Ne zaman ki insanlık Proletarya Enternasyonalizmine ulaşır, tüm dünya komünist uluslardan oluşur ancak ondan sonra bu düşmanlık o ülkelerde olmaz, ortadan kalkar. Yoksa bunların hepsi Sevr peşinde. Ki, onu Amerika açık haritalandırdı BOP diye işte. BOP’la Sevr’i yan yana koyduğunuz zaman, sadece ülkelerin miktarı genişler, 22 ülke parçalanacak, der BOP’ta. Sevr’de sadece Osmanlı’yı parçalıyordu biliyorsunuz. Bunda ikircikliğe düşen, gaflete düşen, büyük bir kötülük eder istemeden bile olsa ülkemize. Eğer bilerek bu gerçeği inkâr ederse, açıkça ihanete karmış olur tutumu ve o Batının artık ajanı rolünü oynar. Emperyalist Batının çıkarlarına hizmet eden bir hain durumuna gelmiş olur.

İşte bunun bir kanıtı daha:

Bu haber 7 Kasım 2025 tarihini taşıyor, BUGÜNKIBRIS İnternet Sitesinde yer alıyor;

TÜRKİYE’SİZ DÜZENİN PROVASI

Donald Trump’ın yeniden göreve gelmesinin ardından, Doğu Akdeniz enerji sahnesinde diplomatik trafik hızlandı. 2025 yılı boyunca bölgedeki enerji haritasını yeniden şekillendiren çok taraflı anlaşmalara bir yenisi daha eklendi: Yunanistan’da dün düzenlenen (Yunanistan’da düzenleniyor dikkatinizi çekerim. – N. Efe) 3+1 Enerji Bakanları Zirvesi (Neymiş bu 3+1? Parantez içinde açıyor. N. Efe) (Yunanistan–Kıbrıs–İsrail–ABD) Washington’un bölgeye şirket değil, devlet düzeyinde dönüşünü ilan etti.”

Demek ki, artık sadece tekelci şirketleri eliyle bölgeye müdahalede bulunmuyor, devlet olarak da o şirketlerin Yürütme Komitesi rolünü oynayarak bölgeye el koyuyor, ABD Emperyalist Haydudu.

“3+1 FORMÜLÜ YENİDEN SAHNEDE

“Atina’daki toplantıya Kıbrıs Enerji Bakanı Yorgos Papastasiu, Yunanistan Enerji Bakanı, İsrail Enerji ve Altyapı Bakanı Eli Cohen ve ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum katıldı. Dört ülkenin ortak bildirisinde, ‘Doğu Akdeniz’de enerji güvenliği ve işbirliğinin geliştirilmesi’ (Bunları tırnak içinde almış, onların ibaresi bu. “Doğu Akdeniz’de enerji güvenliği ve işbirliğinin geliştirilmesi” adı altında bir toplantı yapıyorlar. – N. Efe) taahhüt edildi. Bakanlar, Hindistan–Orta Doğu–Avrupa Koridoru kapsamında yürütülen elektrik ve gaz bağlantı projelerine destek vereceklerini açıkladılar.”

Yani şirketlerinin projelerine devlet olarak destek vereceğiz, diyorlar bu Bakanlar.

“İSRAİL’DEN ‘TÜRKİYE’ AÇIKLAMASI

“ABD, bu kez yalnızca özel enerji şirketleri aracılığıyla değil, doğrudan devlet mekanizmasıyla sahada. Kıbrıs Enerji Bakanı (tabiî Rum Yönetimi kastedilen. -N. Efe) Papastasiu, ‘Amerikalılar artık devlet olarak geri döndü’ derken; İsrailli mevkidaşı Eli Cohen, ‘Trump yönetimi bugüne kadarki en güçlü siyasi desteği sunuyor’ ifadelerini kullandı.

“Cohen, ‘doğal gaz boru hattı görüşmelerinde Türkiye’nin dışlandığını’ da açıkladı.”

Yani Türkiye devre dışı artık, yok. Onun buralarda adı geçmeyecek, ismi cismi olmayacak. Doğu Akdeniz Kıbrıs’ıyla, enerji potansiyeliyle sadece bizden sorulacak, diyor.

“ELEKTRİK HATTI VE GAZ KORİDORU

“ABD tarafı her iki projenin de ‘stratejik enerji güvenliği’ kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Bu, Washington’un Doğu Akdeniz enerji denklemini yeniden ‘jeopolitik öncelik’ haline getirdiği anlamına geliyor.”

Neymiş Arkadaşlar?

Artık Doğu Akdeniz elektrik, gaz, petrol soygunu, vurgunu yeniden stratejik önceliği haline gelmiş, ABD Emperyalist Haydudunun. Ve bütün bu 3+1 toplantıları kendi yandaşlarıyla, kendi dostlarıyla yapıyorlar dikkat ederseniz. Türkiye ise düşmanları.

“Dört ülke, 2026 yılının ikinci çeyreğinde finansman kararları için Washington’da yeniden buluşacak.”

Demek ki ne gibi çalışmalar yapacağız, bu petrol ve doğalgazı nasıl denizaltından çıkarıp borularımıza aktaracağız, diye şirketlere devletler de finansman sağlayacak.

“YENİ BLOK ŞEKİLLENİYOR

“Trump yönetiminin enerji politikası, Doğu Akdeniz’de ‘Rusya ve İran etkisini sınırlama’ hedefiyle birleşiyor. ABD, Kıbrıs–Yunanistan–İsrail üçgenini stratejik ortaklık olarak tanımlıyor. Bu yapı, Türkiye’nin bölgesel enerji ağlarındaki rolünü daraltan ve Kıbrıs’ı yeniden merkez haline getiren yeni bir blokun habercisi.”

İşte bu sebeple Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de Federasyon yanlısı yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Güneydeki Rumların, dolayısıyla onun ardındaki Yunanistan’ın, onun ardındaki Avrupa Birliği Emperyalist Haydutlarının ve Amerika’nın emrine sunalım diye, Tufan Erhürman adlı bir ABD kuklasına Cumhurbaşkanlığı Seçimini kazandırttılar.

Adım adım Kıbrıs felakete sürükleniyor bizim açımızdan. Buna karşı uyanık olmamız, dikkatli olmamız, Türkiye’deki günlük hayhuy içinde, Tayyipgiller’in vurgunları, soygunları, kanunsuzlukları konu edilip, gündem edilip tartışılırken, Kıbrıs ne yazık ki muhalefeti oynayan siyasiler tarafından da medya tarafından da hiç görülmüyor, önemsenmiyor. Oysa Kıbrıs’ın kaybedilmesi Türkiye’nin daha önce de söylediğimiz gibi İskenderun ve Antalya Körfezine hapsedilmesi anlamına gelir. Türkiye’nin Akdeniz’e bile doğrudan açılan kapılarının kapatılması anlamına gelir. Tabiî denizaltındaki servetin de tümünün elden çıkması anlamına gelir. Bunu bu şekilde görüp, kavrayıp, ona göre tutum belirlemek, tavır almak, hareket koymak gerekir.

Kalın sağlıcakla…

07 Kasım 2025