Keyfinize bakın ha! Öyle mi Vatan Satıcılar?!

15.05.2021
139
A+
A-

7 Mayıs’ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız.” açıklamasında bulunduktan sonra gelen tepkiler üzerine, “‘Güvenli Turizm Konsepti’ çalışmamız var… Turist dediğimizde neden akla sadece yabancı turistler geliyor? Yerli turistlerimiz yok mu?”, diyerek toparlamaya çalışmıştı.

Dün (14.05.2021) Turizm Bakanlığının tanıtım ajansı “Go Türkiye” tarafından yayınlanan video ile “Güvenli Turizm Konsepti”nin de ne olduğu anlaşılmış oldu.

Videoda; Pilotlardan, hosteslere, aşçısı, garsonu, lobi görevlisi… otel çalışanlarının tamamının, yani “Turistin görebileceği herkesin” ağız-burun maskeli oldukları ve maskelerinin üzerinde tam ağız bölgelerine denk gelecek şekilde de İngilizce olarak “Enjoy. I’m vaccinated” (Keyfine Bak. Ben aşılandım.) yazdığı görülüyor.

Burada artık bir ulusun namusu, onuru söz konusudur. O nedenle; döviz kuru konularına, kayıp 128 milyar dolara, turizm gelirlerine olan ihtiyaca hiç girmeyeceğiz.

Eyy Hırsızlar İmparatorluğu; siz, ulusumuzu besi hayvanı, “Sevebilir miyim? Isırır mı, aşısı var mı?” sorularının öznesi, tasmayla dolaştırılan evcil köpek olarak sunuyorsunuz emperyalist metropollere ha!..

Bunu da ancak siz yapardınız. Hiçbir ulusal onur taşımadığınızı daha nasıl gösterebilirsiniz ki!

Ancak sömürge ülkelerinde görülebilecek bu aşağılık pazarlama metotlarını sizden başka kim reva görebilirdi kendi ülkesinin insanlarına?

Siz Antika Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının temsilcilerinden, halkımızı kandırmak için din alıp din satanlardan başka kim?..

Hiçbir insan, hiçbir sınıf ve ulusa yapılamaz bu denli bir aşağılama. Ama siz bu aşağılamayı, emperyalizme karşı muzaffer olmuş ilk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yaratıcısı, ulusal onur duymaksa -yarıştırılmaz ama- bunu kanı canıyla en çok hak eden bu ülke insanlarına yapmakta hiçbir beis görmediniz.

Bir burjuva devleti, modern dünyada Finans-Kapital devleti, ezer-sömürür kendi ülkesinin insanlarını da; yine de bu, modern işçi-işveren uzlaşmaz çelişkisinin kuralları çerçevesinde olur. Ama sizin yaptığınızı yapmaz be… Ne kokuşmuşluk ne adilik be!

Bu yaptığınız; iktidara mahkûm olmakla, kaybetmemek için her yolu mubah görmekle açıklanabilir mi?

Açıklanamaz.

Siz, emperyalizmin en pis kenefinde döllendiniz ve bela edildiniz bu ülke insanlarının başına Antika-Modern Parabablarının siyasi plandaki temsilcileri olarak ve önce “Yeşil Kuşak Projesi” çerçevesinde sonra da “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” çerçevesinde. 50’lerden beri de hizmet etmektesiniz ağababalarınıza. Ve doğruyu söylemek gerekirse hiç yanıltmadınız; Tefeci-Bezirgân Sermayenin temsilcileri olarak 20 yıldır da açıktan iktidardasınız ve yerlisi yabancısı tüm Parababalarına; “keyfinize bakın” biz sizin için her şeyi satılığa çıkardık, dediniz.

Derelerimiz, ormanlarımız, meralarımız, madenlerimiz, Cumhuriyet yadigârı tüm fabrikalarımız ve kurumlarımız… Satamadıklarınızı da kapattınız. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü de bunlardan biri. Aşımız yoksa, işte aşı üretecek bu Cumhuriyet kurumunu da kapattığınız içindir.

On binlerce insanımız öldü ve ölmeye devam ediyor Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle. Bu ölümlerin büyük çoğunluğu önlenebilirdi ve bundan sonra da önlenebilir, ancak bilim ile…

Siz halkımızı ölüme mahkûm ettiniz, ama sadece bu hastalık nedeniyle değil, yoksulluktan, açlıktan. Onlar da önlenebilirdi.

Şimdi de görünen o ki, onurunu, namusunu satılığa çıkartmaya karar verdiniz. Doğu toplumuyuz biz. Açlığa katlanılır, yokluğa katlanılır, hastalığa, ölüme katlanılır, bazen de çıldırtan bir sükûnet ile olur bu.

Ama biz bu toprağın çocuklarıysak, biliyoruz ki, bu halkın onurunu, namusunu pazara çıkartmaya vardırdıysanız işi, sonlardan son beğenin ve sadece vaktinizi bekleyin. Bu halk bunu yanınıza koymaz. Bunu böyle bilin.

Ant olsun ki Partimiz de en önde olacaktır; onu da unutmayın. 15.05.2021

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi