Kadınlarımız bir davaya inandılar mı, erkeklerden çok daha cesur ve mücadeleci olurlar

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Daha önce de size defalarca söylediğimi hatırlıyorum; kadınlar bir davaya inandılar mıydı erkeklerden çok daha cesur, çok daha savaşçı ve çok daha mücadeleci olurlar. Gözü kara olurlar, korkusuz olurlar. Şu saygıdeğer Hanımefendinin feryadını bir izleyelim:

***

Bir Kadın: Gideceğiniz günü dört gözle bekliyoruz, dört gözle. İnşallah bir an önce defolup gidersiniz. Bu kadar da net ve açık söylüyorum. Yazıklar olsun size! Yazıklar olsun! Bu ülkeyi bizim dedelerimiz Çanakkale’de kurtardı, bu ülke için vatan için can verdi kan verdi ama siz üç kuruş vatandaşlık için ve oy için satıyorsunuz. Vatandaşlığı satıyorsunuz, yazıklar olsun! MHP sana da yazıklar olsun! Sen hangi ülkenin milliyetçisisin? Sen Türk milliyetçisi değilsin. Sen o vatan o mecliste oturmayı hak etmiyorsun. Benim dedelerim, benim dedelerim burada can verdi bu topraklar için. Elin ne idüğü belirsiz Afgan’ını, Suriyelisini, Pakistanlısını bu topraklara getirin diye vermedi. Yarın öbür gün Lübnan’dan beter olacak burası. Birilerinin bunları söylemesi lazım.

***

Evet, Tayyipgiller’in yani bu Amerikan devşirmesi, Amerikan yapımı, Amerikan işbirlikçisi, Amerikan, İngiliz ve Siyonist İsrail dostu ve onların hizmetkârı Tayyipgiller’in içyüzlerini nasıl netçe görüyor değil mi? Ve Tayyipgiller’in Kaçak ve de Haram Saray’ının kaset tutsağı, arkadan Bohçalı’sının iç yüzünü nasıl görüyor değil mi? Bu yiğit kadınlarımızın söylediğini muhalifi oynayan medyada her gün dillidüdük gibi öten sözde televizyoncular, gazeteciler, akademisyenler söyleyebiliyor mu?

Söyleyemezler, yürekleri yetmez, dürüstlükleri yetmez.

Ne yazık ki işte onların o korkaklığından dolayı Türk’e, Kuvayimilliye’ye, Türk milletine ve Laik Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman, Amerikan kuklası Tayyip 23 yıldan bu yana zulmünü sürdürebiliyor, zulüm iktidarını sürdürebiliyor.

Ne dedi bu adam?

“Demokrasi benim için bir tramvay”, dedi. Yani bu adamın demokrat olmasına, laik olmasına imkân var mı? Gideceğiniz yere kadar, amacınıza ulaşacağınız yere kadar kullanırsınız, ondan sonra terk edersiniz, dedi. Böyle bir adamın en alt düzeyde, muhtarlık düzeyinde bile kamu görevi yapmaması, buna yaptırılmaması gerekir.

Ama Türkiye 1950’den itibaren Amerika’nın yarısömürgesi durumuna düşürülünce, işte devletin tüm kurumları ne yazık ki ordudan eğitime, yargıdan kültüre, sinemaya, sanata hepsi Amerika’nın yönetimine girdi. Ve böylece insanlarımızın ruhları yok edildi, bilinçleri yok edildi. Ve Tayyip gibi bizim inanç yönünden Taliban’dan bir farklılığımız yok, diyen adam hâlâ iktidarda.

Bunun Anayasa’yı ihlalden, ilk dört maddesini ihlalden, Türkiye Cumhuriyeti’nin TCK’sini ihlalden avanesiyle birlikte, anında derdest edilip, yargı önüne çıkarılması gerekir. Ama bunu söyleyemiyor ki insanlar, çünkü muhalefeti oynayanlar da üretilmiş muhalefet, siyasetçisinden medyasına kadar…

Durup dinlenmeden hırsızlık, yolsuzluk, soygun yapıyor Tayyip ama bunlar artık kanıksandı. Siyasiler de bununla uğraşmıyor. Tayyip’in diplomasının olmadığı matematiksel bir kesinlikte ortada. Bu, uydurulmuş sahte bir diplomayla kendisini CB Adayı yaptırdı. Bu, gayrimeşru; kendisi de, hükümetleri de, yapıp ettiği her şey de ama buna karşı çıkan yok bizim dışımızda. Bir de bu yiğit kadınlarımız var. İşte bir de Ali Yeşildağ var, hakkını yemeyelim.

Evet, kadınlar daha yiğit, daha cesur, daha savaşçıdır, yeter ki bilinçlensinler, bir davaya inansınlar, örgütlensinler, çok daha yenilmez savaşçılar olurlar.

Ve biz 2004 yılında Ankara Üniversitesinin Tıp Fakültesinin Konferans Salonunda verdiğimiz bir konferansta, “Kadın Meselesi”ni ele aldık. Ve sonradan 2016 yılında kitaplaştırdı o konferans metnini Yayın Komitesindeki Yoldaşlarımız. Üçüncü baskısını yaptı bu kitabımız.

Nedir adı?

“KADIN-İnsanlığa Geçiş-Tarih-Sosyalizm”

Primatlığın son aşamasından insanlığa geçişte de kadının belirleyici rolü var. Erkekle kıyaslanamayacak kadar belirleyici rolü var kadının. Ve kadın, on bin yıl öncesine kadar yeryüzünde bütün toplumların lideri, bütün kavimlerin yöneticisi. Yani bir milyon sekiz yüz bin yıllık İnsanlık Tarihinde, ki bunun yüz ila yüz elli bin yıllık kesimi Homo Sapiens İnsanın yani bugünkü formdaki insanın varlığını içerir, toplumun yöneticisi kadın. On bin yıl önce Sürü Ekonomisine, Çoban Topluma geçince, kadın, erkek tarafından alta düşürüldü. İkinci kategori insan statüsüne düşürüldü. Yani bir milyon sekiz yüz bin yıl kadınlar yönetiyor toplumu. Erkek egemen toplumun geçmişi on bin yıl. Demek ki kadın, insanlık tarihinde böylesine önemli rol oynamış bir yarımız yani insanlığın yarısı.

İşte son dönemdeki sokak röportajlarında ve sosyal medya paylaşımlarında gördüğümüz gibi, buna tanık olduğumuz gibi, yiğit kadınlar sözlerini sakınmadan, gerçekleri olduğu gibi açıkça, kesince ortaya koyabiliyorlar. Kadınlarımız güçlüdür, saygıdeğerdir.

Kalın sağlıcakla…

13 Şubat 2025