İstanbul Sancaktepe’de Eğitim Emekçisine Soruşturma

12.04.2013
203
A+
A-

“Kişiyi nasıl bilirsiniz?  Kendim gibi bilirim” der bir atasözümüz

 

Tayyipgiller ve bulundukları makamda onların bilinçlice kapıkulluğunu yapan sözde kamu görevlileri,  bürokratlar tüm kamu kurumlarında olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı kurumlarda da boş durmuyorlar.  Tayyipgiller’in vatanımızı Ortaçağın karanlığına hızla sürüklemesine karşı onurluca tavır alan, vatanına, geleceğine sahip çıkan biz ilerici, devrimci, yurtsever tüm insanlara düşmandırlar onlar. Çünkü biz halkımıza bunların alçak, kirli oyunlarını anlatır, halkımızı yanımıza alır çoğalırsak heveslerinin o pis kursaklarında kalacağını adları gibi bilirler. Onlarca yıldır halkımızın saf, temiz inançlarını siyasete–ticarete alet ederek iktidara gelenler, iktidarda kalabilmek için de kendilerine sorgusuz sualsiz oy verecek insan tipini yaratmaya çalıştılar; kısmen de başarılı oldular.

Gelelim soruşturma meselesine. Geçtiğimiz günlerde Sancaktepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü; gerici bir velinin 9 veliyi de kandırarak ilerici, devrimci, yurtsever bir öğretmeni şikâyet etmesi üzerine soruşturma başlatmıştır. Şikâyetin konusu; derste 4+4+4 Kesintili Eğitim Modeline karşı olduğunu ifade etmek, cemaatler–tarikatlar ABD’ye bağlı demek, çocuklar ellerinde Kur’an’larla dolaşıyor demek, mezhep ayrımı yapmak, mezhebe göre not vermek gibi kimisi suç bile teşkil etmeyen deli saçması iddialar.

Evet, vatansever, ilerici, devrimci bir öğretmen,  4+4+4 Kesintili Eğitim Modeline karşı olmalıdır zaten. Bunu söylemek suç değildir, zira 4+4+4 eğitim sisteminin yarattığı kötü sonuçları öğrencilerimiz ve velilerimiz günbegün yaşamaktadırlar ve yaşayacakları sıkıntıların çoğu da daha geride.

Şimdi gelelim mezhep ayrımı suçlamasına; evet başlıkta da değindik “kişiyi nasıl bilirsin? Kendim gibi bilirim”, der bir atasözümüz. Tayyipgiller’in atadığı milli eğitim yönetici kadroları kendileri gibi bilirler kişileri. Bildiğimiz gibi mezhep ayrımını gerçek anlamda uygulayan, Alevi vatandaşlarımızın hiçbir hakkını tanımayan, fırsatını bulsalar Türkiye’yi de Suriye’deki benzerleri olan “Müslüman Kardeşler”in hayalindeki gibi Alevi mezarlığına çevirecek olan Tayyipgiller’dir.

Şimdi bu inceleme, soruşturma, ceza verme silsileleri ile biz ilerici, yurtsever, devrimci eğitim emekçilerini yıldırarak korkutarak, eksiğine gediğine rağmen şimdilik kısmen laik olan eğitim sistemini hızla Şeriatçı bir modele doğru götürmelerinin önündeki engelleri kaldıracaklarını sanırlar; kişiyi kendileri gibi bildikleri için burada da yanılırlar. Atalarımız yine ne güzel de söylemişler “Hain korkak olur”, diye. Hain olan biz değiliz ki korkalım; vız gelir ve de gelmelidir…

 

Yaşasın Parasız, Bilimsel, Laik, Anadilde Eğitim Mücadelemiz!

                         

    İstanbul’dan Kurtuluş Partili

Eğitim Emekçileri